 |
|
|
 |
 |
| ABDULHAMİD HAN |
ABDÜLHAMİD HAN
Osmanlı padişahlarının 34'üncüsü olan Sultan II. Abdülhamid Han aklı, zekası ve ilmi fevkalade üstün olan bir zattı. Batılıların ve iç düşmanların asırlar boyunca devleti yok etmek için hazırladığı yıkıcı, sinsi planlarını sezip, önlerine aşılmaz bir set olarak dikildi. Hazırlayanları ve maşa olarak kullandıkları yerli işbirlikçilerini, sahte kahramanları işbaşından uzaklaştırdı.
İşte bu büyük zatın 10 şubat, 96. yıldönümü idi. Yıldönümü vesilesi ile Yıldız Üniversitesi ve İstanbul Medeniyet Üniversitesi işbirliği ile iki açık oturumdan oluşan etkinlik düzenlendi. İlk panel Abdülhamid'in sağlık politikasıyla ilgiliydi. Oturum başkanlığını yaptığım bu panelde konuşmacılar özet olarak şunları anlattılar:
Prof. Dr. Hüsrev Hatemi; Abdülhamid'in çok iyi niyetli, sağlam karakterli ve vefalı bir insan olduğunu söyledi. Kendisinden çok devleti düşünürdü. 33 sene zalimlik yapmadan devleti ustalıkla idare etmişti. Ona atılan iftiralardan biri de pinti olduğuna dairdi. Bu çok çirkin bir suçlama olduğunu ifade etti. Aristokrat havada, halktan uzak yaşamamıştı. Atatürk'ün Abdülhamid'i küçümseyici veya kötüleyici bir sözünün olmadığını da ekledi.
Prof. Dr. Nil Sarı ise Abdülhamid'in sağlık alanındaki eserlerinden söz etti ve bazılarının fotoğraflarını gösterdi. Abdülhamid 90 adet gureba hastanesi, 19 adet belediye hastanesi, 89 adet askeri hastane ayrıca eğitim hastaneleri, kadın hastaneleri, akıl hastaneleri açmıştı. Bu hastaneler ülkemizden Lübnan'a, Yemen'den İsrail'e, Makedonya'dan Suriye'ye, Yunanistan'dan Libya'ya, Suudi Arabistan'dan Irak'a pek çok yerleşim bölgesine yayılmıştı. Ayrıca eczaneler, hapishane, sağlık merkezleri, fakirler, acizler ve hacılar için misafirhane de pek çoktur. Müthiş bir sağlık hizmetidir bu. Maalesef tahttan düştükten sonra bu eserlerin isimleri değiştirilmiş, bazıları yıkılmış ve bir kısmı da başka alanlarda kullanılmaya başlanmıştır. Kısacası bu büyük insan unutturulmak istenmiştir. Kasımpaşa, Haydarpaşa, Gülhane ve Mektebi Tıbbiye-i Şahane adlı eğitim ve üniversite hastanelerini açan da Abdülhamid olmuştur.
Doç. Dr. Adem Ölmez ise Abdülhamid Han'ın özellikle eğitim, sağlık, ulaşım ve asayişe önem verdiğini anlattı. Zamanında yeni bulunan aşıları ülkeye getirmiş, aşı ve kuduz hastalığı üzerine merkezler kurmuş, Bimarhaneleri yani akıl hastanelerini ıslah etmiştir. Akıl hastalarına zincir kullanımını yasaklayarak bugün bile saldırgan hastalarda kullanılan gömleği yerine koymuştur.
Dr. Şerif Esendemir konuşmasına Necip Fazıl'ın, "Abdülhamid'i anlamak her şeyi anlamak olacaktır." sözleriyle başladı. Abdülhamid'in tren yolları, bakteriyolojihane, cami ve mektepler yaptırdığını, çağına uygun yaşlılık politikası izlediğini, habitat yani biyosferi merkezi alan ekolojik politikaya önem verdiğini anlattı.
Bunları dinlerken aklıma hep başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan çağrışım yaptı. O da ülkeye duble yollar, hızlı trenler, Marmaray, üçüncü boğaz köprüsü, çok sayıda havaalanı gibi sayılamayacak eserler hediye etti. Sağlık alanında yeni hastaneleri hizmete açtı. Sağlık hizmetlerini halka yaydı. Eğitim alanını pek çok üniversite, sayısız derslik ve binlerce yeni öğretmenle destekledi güçlendirdi. Kısacası Abdülhamid'in çağdaş bir takipçisiyle karşı karşıyayız.
Abdülhamid Han'ı nasıl ki bir takım vicdansız, merhametsiz ve acımasız kişiler, iç ve dış düşmanların oyununa gelerek, maşası olarak bir saray darbesi ile düşürdülerse aynı komplo şu an başbakanımıza karşı düzenlenmektedirler. Bu ülkeye hizmet etmek bazılarının gözüne batmakta ve ellerinden geleni yapmaktadırlar.
Rabbim Başbakanımızı korusunu2026 |
 |
 |
|
|
 |
|
Kıyamet Alametleri
Hadis ve ayetlerle kıyamet alametleri: —kıyamet alametleri birbirini takiben meydana gelir. Bir dizideki boncukların art arda kopması gibi.
(Eşrâtu's-Saa), âhir zamanda (zamanın sonları) ortaya çıkarak Kıyâmet'in yaklaştığını, kopmak üzere olduğunu gösteren belirtiler. Bu belirtiler genellikle Küçük Alametler (Alâmât-ı Suğra) ve Büyük Alametler (Alâmât-ı Kübrâ) olmak üzere iki bölüm halinde incelenir.
Kur'an, Kıyâmet'in zamanını Allah'tan başka kimsenin bilemeyeceğini belirtir (el-A'raf, 7/187; Lokmun 31/34; el-Ahzab, 33/63). Buna karşılık yaklaştığını (el-Zümer, 54/1), yakın olduğunu (en-Nahl, 16/77), ansızın geleceğini (el-A'raf, 7/187) bildirir. Kıyâmet alametlerinin belirdiğini (Muhammed, 47/18) ifade etmekle birlikte bunlar hakkında bilgi vermez. Ancak, "Saat yaklaştı, ay yarıldı yarılacak" (el-Kamer, 54/1) âyetinin ikinci bölümünün "ay yarılacak" biçimde anlaşılması durumunda, bu olay Kur'an'da anılan tek Kıyâmet alameti olma özelliği kazanır.
Hadis külliyâtları ise Kıyâmet'ten önce ortaya çıkacak alametlerden söz eden çok sayıda hadis ihtiva eder. İslâm bilginleri hadislerde dile getirilen alametleri nitelikleri açısından değerlendirerek bunları Küçük Alametler (Alâmât-ı Suğrâ) ve Büyük Alametler (Alâmât-ı Kübrâ) olmak üzere iki başlık altında toplamışlardır. Âhir zaman olarak tanımlanan Kıyâmet öncesi donemde dini duygu, düşünce ve davranışların zayıflaması, dini kurallara gereken önemin verilmemesi, ibadetlerin terkedilmesi, ahlaksızlığın çoğalması biçiminde kendini gösteren Küçük Alametler'in başlıcaları şu şekilde sıralanabilir:
a) İnsanların bina yapmakta birbiriyle yarışmaları (Buhârî, Fiten, 25; bk. Tecrid-i Sarih Terc; 1/58).
b) İnsanların ölümü temenni etmeleri (Buharî, Fifen, 25; Müslim, Fiten, 53-54)
c) Câriyenin efendisini doğurması (Müslim, İmân, 1).
d) Hicaz'da bir ateşin çıkarak Busra'da (Şam yakınlarında bir yer) develerin ayaklarını aydınlatması (Buhârî, Fiten, 24; Müslim, Fiten, 42).
e) Fırat nehrinin sularının çekilerek, nehir yatağından altın çıkması (Müslim, Filen, 29-31).
f) İkisi de hak iddiasında bulunan iki büyük İslâm ordusunun birbiriyle savaşması (Buhârı, Fiten, 25; Müslim, Fiten, 17).
g) İslâmî ilimlerin ortadan kalkması, cehaletin artması (Buhârî, Fiten, 4).
h) Depremlerin çoğalması (Buhârî, Fiten, 25).
ı) Zamanın yaklaşması, gece ile gündüzün eşit olması (Buhârî, Fiten, 25).
i) Cinâyetlerin çoğalması, fitnelerin zuhur etmesi (Buhârî, Fiten, 4; Müslim, Fiten, 18).
j) Yahudilerle Müslümanların savaşmaları, Müslümanların Yahudileri öldürmesi (Tecrid-i Sarih Tercümesi, VIII, 341; Müslim, Fiten, 79-82).
k) Zinanın açıkça işlenmesi, içki tüketiminin artması, kadınların çoğalıp erkeklerin azalması (el-Ali en-Nâsif Tac, 5/335).
l) Kahtân'dan bir kişinin çıkarak, insanları asâsı ile sevketmesi Buhârî, Fiten, 23).
Kıyâmetin büyük alâmetleri ise şu hadis-i şerifte toplu olarak zikredilir: Huzeyfetu'l-Gifarı (r.a)'den rivayet edilmiştir: Biz bir gün kendi aramızda konuşurken, Hazreti Peygamber yanımıza çıkageldi. Bize "Ne konuşuyorsunuz?" dedi. Biz de "Kıyâmet gününden konuşuyoruz" diye cevap verdik. Hazreti Peygamber" Şüphesiz on alâmet görülmedikçe kıyamet kopmayacaktır" dedi ve "Deccâl'i, dumanı(duhan), Dâbbetü'l-arz'ı, güneşin batıdan doğmasını, İsa (a.s.)'ın yere inmesini, Ye'cûc ve Me'cuc'u, doğuda, batıda ve Arap yarımadasında olmak üzere üç yer çöküntüsünü, son olarak da Yemen'den çıkarak insanları Mahşere sürecek ateşin vuku bulacağını söyledi" (Müslim, Fiten, 39).
Kıyâmetin bu on büyük alameti başka hadislerce ya da İslâm bilginlerince şu şekilde açıklanır:
1. Deccal'in ortaya çıkışı: Deccâl, kıyâmette zuhur edecek yalancı bir kişidir, İslâm Dini'ni ve müslümanları ifsad edip, kötülüğe ve bozgunculuğa sevketmek isteyecektir. Deccal'in sağ gözünün kör olduğu, iki gözünün arasında "kâfir" yazdığı, çocuğunun olmadığı, Medine'ye ve Mekke'ye giremeyeceği, ortaya çıktıktan sonra yeryüzünde kırk gün kalacağı, bu süre içerisinde istidrac türünden bazı olağanüstü olaylar göstereceği, daha sonra da yine kıyâmetin büyük alametlerinden olan Hz. İsa'nın yeryüzüne inmesiyle onun tarafından öldürüleceği sahih hadislerde belirtilmiştir (Buhârı, Fiten, 26; Müslim, Fiten, 37, 39, 40, 91, 101, 110, 112).
2. Duhan'ın çıkışı: Duman anlamına gelen duhan da kıyâmetin büyük alametlerinden biridir (Müslim, Fiten, 39). Kıyâmetin vukuundan önce dünyayı bir duman bulutu kaplayarak, kırk gün ve kırk gece kalacak, mü'minler nezleye tutulmuş gibi, kâfirler ise sarhoş gibi olacaklardır.
3. Dabbetü'l-arz'ın çıkışı: Kıyâmet'ten önce çıkacağı bildirilen bir yaratıktır. Kelime anlamı "yer hayvanı" demektir. Kur'an-ı Kerim'de "Kendilerine söylenmiş olan başlarına geldiği zaman, yerden bir çeşit hayvan (dâbbe) çıkarırız ki o, onlara, insanların âyetlerimize kesin olarak inanmadıklarını söyler" (en-Neml, 27/82) buyurulmaktadır. Hz. Peygamber Dâbbetü'l-arz hakkında "Çıkacak olan kıyâmet alametlerinden ilki, güneşin batı tarafından doğması ile, bir kuşluk vakti insanlara karşı bir dâbbenin (hayvanın) zuhurudur. Bu iki alametten biri, arkadaşından evvel olur. Akabinde diğeri de onun izi üzerinde yakın olarak meydana gelir" (Müslim, Fiten, 118) buyurmuştur.
4) Güneşin Batıdan doğması: Güneş batıdan doğacak, insanlar topluca iman edecek, ancak daha önce iman etmemiş olanların imanları kendilerine bir yarar sağlamayacaktır (Tecrid-i Sarih Tercümesi, XII 307; Müslim, Fiten, 118).
5. Hazreti İsa (a.s)'ın inmesi: Ehl-i sünnet itikadına göre Kıyâmetin vukuundan önce Hazreti İsa yeryüzüne inecek, hristiyanları İslâm'a davet edecek, Deccâl'i öldürecek, Hazreti Peygamber (s.a.s)'in şerîati ile hükmedecektir (Buhârî, Büyû, 102; Müslim, İmân, 242-247).
6. Ye'cûc ve Me'cûc'ün çıkışı: Kıyâmetin vukuundan önce çıkarak "yeryüzünde bozgunculuk yapacak" (el-Kehf, 18/94) olan asılları ve soyları belirsiz iki insan topluluğudur (Muhammed Hamdi Yazır, Hak Dini Kur'an Dili, IV, 3288). Hz. ZülKarneyn'in önlerine yaptığı seddin yıkılarak (el-Enbiya, 21/96) açılması ile yeryüzüne dağılacaklar insanlara saldıracak, kentleri yakıp-yıkarak harabe haline getireceklerdir. Bazı rivayetlerde bu seddin Çin seddi olduğu zikredilir (Muhammed Hamdi Yazır, a.g.e., IV, 3291, 3374; Buhârı, Enbiyâ, 7; Müslim, Fiten, 1,2).
7.8.9. Doğuda, Batıda, Arap Yarımadasında olmak üzere üç bölgede yer çöküntülerinin meydana gelmesi de Kıyâmet'in büyük alametlerindendir (Müslim, Fiten, 39).
10. Yemen'den çıkacak olan büyük bir ateşin insanları önüne katarak sürmesi (Müslim, Fiten, 39).
Ebu Davud ve Tirmizi'nin Sünen'lerinde yeralan bazı hadislere göre Mehdî'nin çıkması da Kıyâmet'in büyük alametlerindendir (Sünen-i Tirmizî, IV, s.1-93: Sünen-i Ebu Davud, N. Şr. M.Abdul Hamid IV, 100, 106).
Hz. Peygamber (s.a.s), Kıyâmetin kötü insanlar ve kâfirler üzerine kopacağını bildirmiştir. Bu hadislere göre Kıyâmet kopmadan önce mü'minlerin ruhları alınacak ve onların âhirete göçmeleri sağlanacaktır (Buhari, Fiten, 5; Müslim, imare, 53).
Ahmet ÖZGEN (Samil Islam Ans.)
REHBERİM.NET
KIYAMET ALAMETLERİ NELERDİR ?
Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem Veda Haccı’nı yaptığı zaman, Kabe-i Şerif’in halkasını tuttu ve ashabına şöyle bir konuşma yaptı:
-Ey insanlar. Ben şimdi sizlere kıyametin alametlerini muhakkak haber vereceğim. Sizler şimdi beni iyi dinleyiniz.
İyi biliniz ki muhakkak altmış haslet yani huy ve sıfat kıyamet alametlerindendir, buyurdu. Orakakilerden biri tarafından:
-Onlar nedir? Ey Allah’ın Resulü, diye sordu. Allah’ın Resulü de:
1. Namazların zayi edilmesi,
2. Şehevi ve nefsani arzulara uyulması,
3. Heva ve hevesata temayül edilmesi,
4. Emanetlerin zayi edilmesi
5. Haram olan şeylerin helal sayılması,
6. Faiz parasının yenilmesi,
7. Yüksek yüksek binaların kurulması,
8. Rüşvetlerin alınması,
9. Dünya malına karşılık dinin satılması,
10. Hısım ve akrabalık münasebetlerinin kesilmesi,
11. Hakimler tarafından haklı hükmün satılması,
12. Polis ve zabıta memurlarının çoğalması,
13. Çocukların devlet reisi olması,
14. Bir takım çalgıcı kızların yetiştirilmesi,
15. Yırtıcı hayvanların derilerinden kürk manto ve benzeri gibi birtakım elbiseler yapılması,
16. Her memlekette zulüm fiillerinin ortaya çıkması,
17. Karı koca boşanmaları çoğalması,
18. Zina ffilleri etrafa yayılacak,
19. Emin kişilere hain gözü ile bakılacak,
20. Hainler de emin kişi kabul edilecek,
21. İftira ve
22. Yalan şahitlikleri çoğalacak,
23. Yağan yağmurlar sıcak ve afet olacak,
24. Çocuklar hırçın ve öfkeli olacak,
25. Zekat ibadeti verilmeyecek,
26. Şarap ve benzeri içkilerin içilmesine devam edilecek,
27. O zamanda alenen günah işlemekten çekinmeyen bir takım fasık ve facir devlet başkanları ve valiler olacak.
28. Hain vezirler,
29. Çocukları yetiştiren eğitimciler,
30. Fasık ve facir Kur’an okuyan hafızlar,
31. Yağcı ve yardakçı alimler,
32. Hain tüccarlar, olacak,
33. kur’an-ı Kerim ve Mushaf-ı Şerifler süslenecek,
34. Camiler tezyin edilecek,
35. Minareler uzatılacak,
36. Vali ve amirler yani hükumet ricali çoğalacak.
37. Din ilmini bilen fakih ve alimler azalacak,
38. Parlak hatipler çoğalacak.
39. Emin kişiler azalacak,
40. Fakirler çoğalacak.
41. Ahitler ve antlaşmalar çoğalacak.
42. Allah’ın tayin ettiği cezalar iptal edilecek yani geçersiz sayılacak.
43. Şarkıcı kızlar yetiştirilecek,
44. Çalgı ve musiki aletleri edinilecek,
45. Tartılar;
46. Kilo ve ölçekler eksik yapılacak.
47. Kadın kendi idarecisini doğuracak (yani çocuklarının tahakkümü altına girecek)
48. Kadın da çalışarak kocasının ticaret işlerine katılacak.
49. Kadınlar kendilerini erkeklere,
50. Erkekler de kendilerini kadınlara benzetecekler,
51. Ancak tanınan ve bilinen kişilere selam verilecek.
52. Kişi kendisinden şahitlik istenmediği halde kendiliğinden şahitlik edecek,
53. İlik, ibadet etmek için olmayıp dünyalık için tahsil edilecek,
54. İnsanlar ahiret işi ile dünyalık isteyecekler,
55. O zamanın insanları arasında kafirler,
56. Zalimler aziz yani muteber, muhterem ve kadri yüksek olacak,
57. O zamanın insanları arasında münafıklar,
58. Fasıklar, kuvvetli olacak.
59. onların arasında cahiller şerefli olacak.
60. Takva sahibi mümin de onları arasında hor ve hakir olacak ve değiştirmeye, düzeltmeye muktedir olamadığı kötülüklerden dolayı tuzun suda erimesi gibi kalbi eriyecek. O zamanda insanların en akıllıları, tilkinin ele geçmemesi için sağa sola yan çizmesi gibi dini ile yan çizip ele geçmeyenleridir.
Buhari’de bildirildiğine göre şunlar da kıyamet alametlerindendir:
1. İki büyük İslam ordusu birbirleriyle harp etmedikçe kıyamet kopmayacaktır.
2. Yine hepsi ben Allah’ın Resulüyüm, Peygamberiyim, diye iddia eden otuza yakın yala9ncı, mel’un deccallar türemedikçe kıyamet kopmayacaktır.
3. Hakiki ilim adamlarının ölümleri ile İslami ilimler alınıp kaldırılmadıkça,
4. Zelzeleler çoğalmadıkça,
5. Zaman takarrub edip gece ile gündüz yaklaştırılmadıkça,
6. Bir takim fitneler zuhur etmedikçe,
7. Hercümerç yani adam öldürme vakaları çoğalmadıkça,
8. Keza, aranızda mal, servet çoğalıp sel gibi akmadıkça,
9. Mal sahibi malının zekatını kim kabul eder diye endişelenmedikçe,
10. Mal sahibi bazı kimselere malının zekatını vermeyi isteyip fakat zekatını arzettiği kimse, Benim zekata ihtiyacım yok, diye reddetmedikçe,
11. Yine, halk yüksek kaşaneler yapmak yarışına çıkmadıkça,
12. Bir kimse herhangi birinin mezarı başından geçerken: Keşke bunun yerinde yatan ben olsaydım diye temenni etmedikçe,
Güneş batı tarafından doğmadıkça kıyamet kopmayacaktır.
Haberin Devamı: http://www.rehberim.net/forum/islam-ve-insan-216/18940-kiyamet-alametleri-nelerdir.html#ixzz2JeU63WVz
Kiyamet Alametlerİ
16 Kasım 2006 Mehdilik ve deccaliyet. Mehdi kıyamet alametleri içinde en popüler olan, hakkında en çok hadis uydurulan ve en çok istismar edilen karakterdir.
milligorusportal.com›showthr
18Kuranda Kıyamet Alametleri
Kuranda Kıyamet Alametleri. Kıyamet Saati Yakındır. İnsanların büyük bir bölümü kıyamet günü hakkında bilgi sahibidir.
islamgunesi.com›kiyamet-alametleri/771…kiyamet…
Kiyamet alametleri
4 Ekim 2008 Huzeyfe ibn-i Esid RA. 277/6. Kıyamet alâmetleri birbiri takiben meydana gelir. Bir dizideki boncukların ard arda kopması gibi.
yenidendogus.net›forum…kiyamet-alametleri.html kopya daha fazlası
KIYAMETİN BÜYÜK ALÂMETLERİ
Küçük alâmetlerden sonra gelecek olan büyük alâmetler melhameler ve Hz. Mehdi AS ile başlamakta ve Güneş´in batıdan doğmasına kadar, takriben 55-60 sene devam etmektedir. Bu devir insanlar için büyük imtihanlarla dolu olmakla beraber, Hz. Mehdi AS´ın 7 senelik ve Onu takiben de Hz. İsa AS´ın 40 senelik, yeryüzünü adaletle dolduran idareleri de bu devir içinde bulunmaktadır.
Hadisler anlaşılabildiği nisbette oluş zamanına göre sıralanmıştır. Doğrusunu Allah bilir.
a. Kıyametin On Büyük Alâmeti
100/5. Şu on alâmet olmadan kıyaet gelmez: Duhan, Dabbetül-arz, Deccal, Güneşin garbdan doğuşu, üç yere batış. Şark, garb ve Ceziretül-Arab´da, İsa ibn-i Meryem´in inmesi, Ye´cüc ve Me´cüc´ün çıkması ve Aden içinden bir ateş çıkması ve insanları mahşere (Şam´a) sürmesi ve yanlarından ayrılmaması. Öyle ki onlar geceleyince, o ateş de geceler. Kaylûle yaptıklarında, o da yanlarında bekler.
Hz. Huzeyfe ibn-i Esid RA
277/6. Kıyamet alâmetleri birbiri takiben meydana gelir. Bir dizideki boncukların ard arda kopması gibi.
Hz. Ebû Hüreyre RA
299/5. Yakında fitneler olacak.
Dediler ki:
"--Ne emredersin Yâ Rasûlallah?"
Buyurdu ki:
"--Şam´a bakın!"
Hz. Bekr ibn-i Hakim RA
35/13. Batı tarafından gelen bir fitne, doğu tarafından gelen bir fitne ile karşılaşınca, Şam´ın ortasında toplanın. O gün yerin altı üstünden daha hayırlıdır.
Hz. İbn-i Abbas RA
313/6. Ne mutlu Şam´a. Zira Allah-u Zülcelâl Hazretleri´nin melekleri Şam üzerine kanatlarını germiş bulunur.
Hz. Zeyd ibn-i Sabit RA
b.Melhameler ve Melhame-i Kübrâ (Büyük Harb)
64/14. İki azatlı, Arab azatlısı ve Rum azatlısı Melik olduklarında, onların elleri ile melhameler doğar.
Hz. İbn-i Amr RA
66/7. Melhameler vuku bulduğunda Allah-u Teàlâ Şam cihetinden, Mevali kabilesinden bir grubu gönderir ki onlar Arap´ın en iyi ata binenleri ve silahlı olanlarıdır. Allah onların sebebi ile bu dini kuvvetlendirir.
Hz. Ebû Hüreyre RA
351/8. İnsanlar için üç temerküz noktası vardır. Antakya Amik´inde olan Melhame-i Kübrâ´da toplanma merkezi Şam olur. Deccal vak´asında merkezleri Kudüs; Ye´cüc ve Me´cüc hadisesinde Tur-u Sinâ...
Hz. Hüseyin RA
393/10. Müslümanların Melhamede merkezleri Şam, Deccalde merkezleri Kudüs ve Ye´cüc Me´cüc vak´asında merkezleri Tur-u Sinâ´dır.
Hz. Ebû Zahiriyye RA
319/11. Beytül-Makdis´in mâmur olmasını Medine´nin harab olması takip eder. Onu da Melhamenin çıkışı ve onu da Kostantiniyye´nin fethi takip eder. Onu ise Deccal´in çıkması takip eder.
Hz. Muaz RA
236/18. Melhame-i Kübra, Kostantıniyye´nin fethi ve Deccal´in çıkması 7 ay (sene) içinde olur.
Hz. Muaz RA
246/4. Melhame-i Kübra ile Kostantıniyye´nin fethi arasında altı sene vardır. Yedinci de Mesih Deccal çıkar.
Hz. Abdullah ibn-i Buğr RA
354/13. Allah bu ümmete Deccal ile Melhamenin kılıcını birden vermez.
Hz. Muaz RA
298/4. Size dünya fetholunacak. Eğer bir menzilde muhayyer kılınırsanız Şam denilen şehre bakın. Zira orası melhamelerde müslümanların toplandığı yerdir. Onun karargâhı da "Guta" denilen yer olacaktır.
322/10. Melhame-i Kübra gününde müslümanların merkezi Şam şehrinde Guta denilen yerdedir. O gün müslümanların menzillerinin en hayırlısı orasıdır.
Hz. Ebüd-Derdâ RA
74/3. Kıyametin önü sıra altı şeyi say: Benim ölümüm, koyun kıran gibi ölüm çokluğu, Kudüs´ün fethi, mal bolluğu; öyle ki, bir kişiye yüz dinar (altın para) verilir de beğenmiz. Arap evleriden girmedik hiç bir evin kalmadığı bir fitne Benî Esfer´in (Rumlar´ın) sizinle olan sulhunun bozulması ve 12 000 kişilik 80 sancakla size hücüm etmesi. (Amik Ovası harbi)
Hz. Avf ibn-i Mâlik RA
296/7. Altı şey kıyamet alâmetlerindendir: Benim ölümüm, Kudüs´ün fethi, bir adama bin dinar (altın para) verildiği halde azımsaması, her müslümanhın evinde ateşi duyulan fitne, koyun boynuzu kıvrımları gibi insanlar arasında ölüm çokluğu, Rum´un gadri, şöyle ki: Her biri 12 000 kişilik 80 sancakla müslümanların üzerine yürümeleri. (Amik Ovası´nda vukua gelecek harb)
Hz. Muaz RA
296/8. Ey ümmet! Altı şey vardır ki onlar olmadan kıyamet kopmaz: Peygamberinizin vefatı, aranızda malın artması. Öyle ki, bir adama on bin dirhem (gümüş para) verilecek de yine öfkelenecek. Sizden her erkeğin evine giren bir fitne. Koyun boynuzu kıvrımları gibi ölüm çokluğu. Benî Esfer´le (Rumlar´la) aranızdaki sulh. Öyle ki, kadının hamileliği süresi gibi, dokuz ay toplanırlar, sonra size gadirlik yaparlar. Medinenin fethi.
Denildi ki:
"--Hangi medine?.."
Buyurdu ki:
"--Kostantıniyye."
258/3. Sizinle Benî Esfer (Rumlar) arasında sulh olur. Sonra onlar muahedeyi bozarlar ve onikibin kişilik seksen fırkalık bir kuvvetle üzerinize yürürler. (Amik Ovası harbi)
Hz. Avf ibn-i Mâlik RA
298/1. Yakında siz Rumlar´la emin bir sulh yapacaksınız. Sonra siz gaza edeceksiniz. Onlar da gerinizde sizin gaza ettiğinize düşman olacaklar. O harpten muzaffer çıkacak ve ganimet alacaksınız. Sonra yeşil bir ovaya konacaksınız. Orada bir Rum neferi salibini kaldıracak ve diyecek ki: "Haç galip geldi." Ona müslümanlardar biri karşı koyup, kendisini öldürecek. Bunun üzerine Rumlar muahedeyi bozacak ve gadredecek. Büyük muharebeler olacak. Sizin için toplanacaklar ve seksen sancak halinde üstünüze gecekler. Her bir sancak altında onbin (on iki bin) kişi olarak. (Amik Ovası´nda önlenecek olan hadise)
Hz. Zu Mihmer RA
299/8. Yakında, sizinle Rumlar arasında dört sulh anlaşması olur. Dördüncü Âl-i Harun´dan biri ile gerçeklenir. Ve bu yedi sene devam eder.
Denildi ki:
"--Yâ Rasûlallah, o gün insanların imamı kimdir?"
Buyurdu ki:
"--İmam, benim evlâdımdan kırk yaşında, yüzü parlar bir yıldız gibi olan, sağ yanağında siyah bir beni bulunan ve üzerinde iki kutvânî aba olan, bir kimsedir. Tavrı Benî İsrâil ulemasına benzer. Yirmi sene hüküm sürer. Arzdaki hazineleri çıkarır ve şirk beldelerini fetheder."
Hz. Ebû Umame RA
Not: Görüldüğü gibi Rumlar (Hristiyanlar) bir düşmana karşı müslümanlara yardım maksadı ile, müttefik olarak, Amik ovasına 960 000 kişilik, 80 tümenlik bir kuvvet getirdikten sonra, müslümanların o düşmana galib gelmesi üzerine anlaşmayı bozub, gadirlik yapacaklar ve müslümanlar üzerine hücum edecekler. Bu harbe Melhame-i Kübrâ deniyor ve Antakya´da Amik Ovası ve civarında cereyan edeceği anlaşılıyor. Bu harbde merkez Şam´da bulunuyor ve müslümanların başında kumandan olarak Hz. Mehdi AS bulunuyor. Ve Allah´ın inayeti ile müslümanların bu harbi de kazanacakları anlaşılıyor.
c. Hz. Mehdi AS´ın Zuhûru, Vasıfları ve Müddeti
344/7. Nasıl helâk olur bir ümmet ki, evvelinde ben, sonunda Meryem oğlu İsa (AS) ve ortasında da ehl-i beytimden Mehdi (AS) vardır.
Hz. İbn-i Abbas RA
498/1. Yâ Abbas, bu işi Allah benimle başlattı. Senin sülâlenden biri ile bitirecek. O delikanlı dünyayı, evvelce zulümle dolduğu gibi, tekrar adaletle dolduracak ve o İsa AS´la namaz kılacak.
Hz. Ammar İbn-i Yaser RA
257/11. Aranızda nübüvvet Allah´ın isteği kadar sürer sonra ona kaldırmayı istediği zaman kaldırır. Sonra Allah´ın sürmesini murad ettiği kadar (otuz sene) nübüvvet yolunda halifelik gelir. Sonra kaldırmayı istediği zaman onu kaldırır. Ve Allah´ın murad ettiği kadar devam eden şiddetli bir meliklik idaresi gelir. Sonra ona kaldırmayı istediği zaman kaldırır. Sonra zorba bir idare bir hilâfet gelir.
Hz. Huzeyfe RA
518/4. Benden sonra hulefâ, hulefadan sonra umerâ, umerâdan sonra melikler, meliklerden sonra cebâbire, cebâbireden sonra ise ehl-i beytimden bir kimse gelir de, o yeryüzündü adaletle doldurur. Ondan sonra da kâhtani gelir. Beni gönderen zâta kàsem ederim ki, o, diğerlerinden dûn değildir.
Hz. Abdurrahman ibn-i Kays RA
477/6. Kâhtandan (Yemen´de bir yer) bir adam çıkıp da asası ile insanları sevk etmedikçe kıyamet kopmaz.
Hz. Saad RA
236/21. Mehdi benim ehl-i beytimden ve evlâd-ı Fâtıme´dendir.
Hz. Ümmü Seleme RA
236/20. Mehdi Amcam Abbasın sülâlesindendir.
Hz. Osman ibn-i Affan RA
237/2. Mehdinin ismi ismime, babasının ismi de babamın ismine uyar.
Hz. İbn-i Mes´ud RA
508/10. Ehl-i beytimden bir adam çıkar, ismi ismime, ahlâkı ahlâkıma mutabık olur. Dünyayı ahlâk ve nesafetle doldurur; evvelce zulm ve cevir ile dolduğu gibi.
Hz. İbn- iMes´ud RA
237/1. Mehdi bizdendir, ey ehl-i beyt! Size müjdeler olsun. Allah onu bir gecede ibraz eder. (Olgunlaştırır.)
Hz. Ali RA
477/8. Benim ehl-i beytimden bir adam yer yüzüne hakim olmadıkça kıyamet kopmaz. Onun alnı açıktır, kemer burunludur. O yer yüzünün daha evvel zulümle doldurulduğu gibi, dünyayı adaletle doldurur. İdaresi yedi sene sürer.
Hz. Ebû Said RA
359/2. Dünyanın ancak bir günlük ömrü kalsa, Allah yine o bir günü uzatır ve ehl-i beytimden ismi ismime, babasının ismi babamın ismine uygun birini meydana çıkarır (Mehdi AS) ve o da dünyayı adalet ve nesafetle doldururdu. Daha önce zulm ve cevir ile doldurduğu gibi.
Hz. İbn-i Mes´ud RA
508/6. Şarktan bir cemaat çıkar, Mehdi´nin saltanatına yardım ederler.
Hz. Abdullah bin-i Haris RA
508/4. Horasan´dan siyah bayraklılar çıkar ve İlya´ya (Kudüs´e) kadar önlerinde bir şey tutunamaz.
Hz. Ebû Hüreyre RA
33/5. Siyah bayraklar gelip de karşınıza çıktında, Farslılar´a ikramda bulunun. Zira sizin devletiniz onlarla beraberdir.
Hz. İbn-i Abbas RA
135/3. Biz öyle bir ehl-i beytiz ki, Allah bizlere dünyayı değil ahireti nasib etti. Benden sonra ehl-i beytim, belâ, şiddet ve tarda maruz kalacaklar; doğu tarafından siyah bayraklılar gelinceye kadar... Bunlar mal isteyecek, kendilerine mal verilmeyecek. Bunlar döğüşecekler, sonra geri çekilecekler. İstedikleri kendilerine verilecek, fakat kabul etmeyecekler. Ve onu, ismi ismime, babasının adı, babamın adına uyan, ehl-i beytimden bir kimseye teslim edecekler.
O (Mehdi) arza sahip olur ve kendisinden önce baskı ve zulümle dolu olan arzı, doğruluk ve adaletle doldurur. Sizden veya sonra gelenlerden birisi ona yetişirse, kar üzerine sürünerek dahi olsa, gelsin ona katılsın! Muhakkak ki onlar hidayet sancaklarıdır.
Hz. İbn-i Mes´ud RA
48/1. Horasan cihetinden gelen siyah sancaklar gördüğüzde onlara katılın! Zira onların içinde Allah´ın halifesi Mehdi (AS) vardır.
Hz. Sevban RA
298/2. Yakında size Horasan tarafından siyah bayraklılar gelecek. Kar üzerinde emekleyerek olsa da onlara iltihak ediniz! Zira onların arasındra Allah´ın halifesi Mehdi (AS) vardır.
Hz. Sevban RA
518/5. Ramazanda bir seda olur. (Mânâsı anlaşılır). Şevvalde de bir seda olur. (Mânâsı anlaşılmaz). Zilkadede kabileler birbiriyle çarpışır. Zilhiccede hacılar talana uğrar. Muharremde gökten şöyle nida olur: "Dikkat ediniz. Filan kimse Allah´ın halkının hayırlılarındandır. Onu dinleyiz ve ona uyunuz!"
Hz. Şehr ibn-i Havşeb RA
346/6. Hiç şüphe yok ki, arz cevir ve zulümle dolacak. Zulüm ve cevirle dolduğu o zaman, Allah ehl-i beytimden ismi benim ismimde, babasının ismi babamın isminde bir kimseyi gönderir de dünyayı adaletle ve nesafetle doldurur. Önce zulüm ve cevirle dolduğu gibi. O zaman gök yağmurunu, yer mahsülünü esirgemeyecek ve o aranızda yedi, sekiz, çok çok dokuz vakit duracak.
Hz. Muaviye ibn-i Kur´a RA
508/8. Ümmetimin içinden Mehdi (AS) çıkar. Beş veya yedi veya dokuz (sene) kalır. (Râvi sayda tereddüt etmiş.) Sonra üzerlerine bol rahmet gönderilir. Arz nebatatını bir şey saklamaz bitirir. Mal hakir olur. Bir adam ona gelir ve şöyle der: "Ya Mehdi bana ver, bana ver!" Ona elbisenin taşıyabileceği kadar verir.
Hz. Ebu Said RA
508/7. Ümmetimin sonunda Mehdi (AS) çıkar. Allah-u Zülcelâl Hazretleri ona rahmetini indirir. Arz ona nebatını çıkarar. Mal sahih olarak verilir ve müsavat üzere taksim edilir. Davar çok olur. Cariyeler bile saygı görür. Yedi veya sekiz yıl yaşar. (Râvi yedi veya sekizde tereddüt etmiştir.)
Hz. Ebû Said RA
7/7. Mehdi ile müjdelenin. O Kureyş´ten ve ehl-i beytimden bir kişidir. O, insanların ihtilâf ve ictimâî sarsıntılar içinde bulundukları bir sırada çıkar. O yeryüzünü, kendinden önce zulüm ve baskı ile doldurulduğu gibi, adalet ve insaf ile doldurur. Ondan yer ve gök ehli razıdır. Ve o malı sabah üzere taksim eder.
Dediler ki:
"--Sabah nedir?"
Buyurdu ki:
"--Seviye üzere demektir.
Ve ümmet-i Muhammed´in kalblerini zenginlikle doldurur ve adalati onları ihata eder. O kadar ki, bir münâdiye "Kimin ihtiyacı varsa bana gelsin!" diye nida etmesi emrolunduğunda, bir kişiden başka kimse gelmez. O kimse istekte bulunur. O da "Hazinedara git sana versin" der. O da gider ve "Ben Mehdi tarafından, kendisine istediği verilmesi için gönderilen kimseyim." dediğinde, hazinedar "Al!" der. O da alır.
Fakat aldığını taşımaya gücü yetmez. Bunun üzerine taşıyabileceğini alır, fazlasını geri bırakır. O malla çıkar ama, sonra pişman olur ve "Ümmet-i Muhammed´in nefis cihetinden en aç gözlüsü herhalde benim. Onların hepsi de mala davet olundukları halde, benden başkası buna icabet etmedi." diyerek, aldığı malı iade etmek ister. Hazinedar da: "Biz verdiğimizi kat´iyyen geri almayız!" der. Bu devir altı, yedi, sekiz veya dokuz sene devam eder. Bundan sonraki hayatta ise hayır yoktur.
Hz. Ebû Said el-Hudrî RA
477/1. Kıyamet kopmaz, siz yahudilerle harp etmedikçe... Hatta taşlar bile, "Ey müslüman şu benim arkamdaki yahudidir, onu öldür." diye arkasındaki yahudiyi haber verir.
Hz. Ebû Hüreyre RA
256/6. Yahudilerle mukatele eder ve onlara musallat olursunuz. Öyle durum olur ki, onlardan biri bir taşın arkasına gizlendiğinde, taş şöyle der: "Ey Allah´ın kulu, şu arkamdaki yahudidir. Onu öldür!"
Hz. İbn-i Ömer RA
d. Kıyamete Kadar Hak Üzere Bir Grubun Bulunacağı
471/12. Ümmetimden bir taife hak üzerine mücadele etmekte, kıyamete kadar gàlib olarak devam edecektir.
Hz. Cabir RA
472/3. Ümmetimden bir taife kıyamet kopuncaya kadar yardım görmekte devam eder. Kendilerini terk edenlerin ayrılmaları da onlara bir zarar vermez.
Hz. Muaviye ibn-i Kur´a RA
472/1. Ümmetimden bir taife, Allah´ın emriyle hareket etmekte devam eder. Onlar hak üzerinde oldukları halde, kıyamet kopana kadar kendilerini tek eden ve muhalefet eden kimsenin onlara bir zararı dokunmaz. Tâ ki Allah´ın emri gelinceye kadar onlar insanlara galibdirler.
Hz. Muaviye RA
187/2. Şu anda kıtal geldi. Ümmetimden hak üzerine çarpışan ve kâfirler üzerine galib gelen bir kavim hiç bir zaman eksik olmaz. Allah onlar için diğer kavimlerin kalblerini kaydırır ve daraltır. Kâfirlerle savaşırlar. Allah onları rızıklandırır. Allah´ın emri gelene kadar bu böyle devam eder. O günde mü´minlerin evlerinin yeri Şam´dır. Hayır kıyamete kadar, atların nasiyesine bağlıdır. Bana vahyolunduğuna göre, ben (dünyada) çok kalcı değilim, yakında gidiciyim. Siz de beni yaşlanarak takip edeceksiniz. Ve bazınız, bazınızın boynunu vuracak. Kıyametten önce iki büyük hadise vardır. Şiddetli veba ve sonra da zelzeleli yıllar.
Hz. Seleme RA
476/9. Kıyamet kopmaz, ümmetimden bir taife herkes üzerinde hakim olmadıkça. Onlar kendilerini terk edenlerin terk etmesine aldırmazlar ve kendilerine yardım edene de aldırmazlar.
Hz. Muaviye RA
65/6. Şam ehli helâk olduğunda ümmetimde hayır kalmaz. Bununla beraber, Deccal´le savaş oluncaya kadar ümmetimden bir taifenin hak üzere gàlib olması devam edecektir.
Hz. Muaviye ibn-i Curre RA
472/2. Ümmetimden bir taife, kendilerine düşmanlık edenlere galib oldukları halde hak ozerinde mücadelede devam ederler. Hatta onların sonuncusu Mesihüd-Deccal ile harp eder.
Hz. İmran RA
487/6. Bu iş ondan ayrılanlara rağmen muzaffer olarak devam edecektir. Muhaliflerin ve ayrılanların ona zararı olmaz, tâ ki Kureyş´ten on iki halife gelene kadar.
Hz. Câbir RA
487/6. Bu din, Kureyş´ten on iki halife gelip gidinceye kadar kàim olarak devam eder. Her birinde ümmet birleşmiş vaziyettedir. Ondan sonra ise herc ü merc başlar.
Hz. Câbir ibn-i Semure RA
e. Kostantıniyye´nin ve Roma´nın fethi
478/5. Rumlara ait Kostantıniyye (Roma) tesbihle ve tekbirle müslümanlarca feth edilmedikçe kıyamet kopmaz.
Hz. Amr İbn-i Avf RA
(Yetmiş bin Şamlı bunu yapacakmış.)
489/8. Allah (z.c.Hz.) bu ümmeti yarım günden öteye bırakmaz. Şam bir adamın ve ehli beytinin sofrasını görmedikçe. Şam o adamın sofrasını gödüğünde Kostantıniyye feth olunur.
Hz. Ebu Salebe RA
f. Hadramut´tan Bir Ateşin Zuhuru
297/7. Yakında Hadramut´tan veya Hadramut denizinden bir ateş çıkacak ve kıyametten evvel insanları toplayacak.
Dediler ki:
"--Ya Rasûlallah, bize ne emredersin?"
Buyurdu ki:
"--Siz Şam´a gitmeye bakın!"
Hz. İbn-i Ömer RA
NOT: Bu toplanma yerinin Şam olduğu bilindiği için melhamelerde Hz. Mehdi zamanında merkez Şam´da olmakla, bu hadise tahminen buraya yerleştirilmişse de doğrusunu Allah-u Teàlâ bilir.
http://www.fanidunya.net/foru
Kıyamet Alametleri
KIYAMETİN KOPMASINDAN ÖNCE ZUHUR EDECEK KÜÇÜK ALÂMETLER
a. Çeşitli Alâmetler
296/7. Altı şey kıyamet alâmetlerindendir: Benim ölümüm, Kudüs'ün fethi, bir adama bir dinar (altın) verildiği halde azımsaması, her müslümanın evinde ateşi duyulan fitne, koyun boynuzu kıvrımları gibi insanlar arasında ölüm çokluğu, Rumun gadri. Şösk seksen sancakla müslümanların üzerine yürümeleri.
Hz. Muaz RA
(Rumun bu gadri, Antakya Amik ovasında, müttefik oldukları halde, müslümanlar üzerine yürümeleri hadisesi olan "Melhame-i Kübra" olayıdır.)
296/8. Ey ümmet! Altı şey vardır ki, onlar olmadan kıyamet kopmaz: Peygamberinizin vefâtı. Aranızda malın artması, öyle ki bir adama on bin dirhem (gümüş para) verilecek de yine öfkelenecek. Sizden her erkeğin evine giren bir fitne. Koyun boynuzu kıvrımları gibi ölüm çokluğu Benî esferle (Rumlarla) aranızdaki sulh. Öyle ki, kadının hamileliği gibi dokuz ay toplanırlar, sonra size gadirlik yaparlar. Medinenin fethi.
Denildi ki:
"--Hangi Medine?"
Buyurdu ki:
"--Kostantıniyye. (Bu Kostantiniyye'nin Mehdi AS'ca yapılacak fethidir.)
Hz. İbn-i Amr RA
448/8. Kıyamet alâmetlerindendir: Çocuğun öfkeli, yağmurun hararetli olması, şerlerin taşması; yalancının tasdiki, doğrunun yalanlanması, hâine güvenilmesi, emine ihanet edilmesi; münafıkların kabileye efendi olması, çarşıya münafıkların hâkim oluşu; mihrabların süslenmesi, kalplerin harab edilişi; erkeklerin erkeklerle, kadınların kadınlarla yetinmesi; dünyanın mâmur kısmının harab, harab kısmının mamur olması; şübhenin ve fâizin âşikâr olması, çalgının ve eğlence aletlerinin alenîleşmesi, içkinin içilmesi; zaptiyenin, gammazların ve gıybetçilerin çoğalması.
Hz. İbn-i Mes'ud RA
46/7. İnsanların akidlerini bozduklarını, emânetleri hafife aldıklarını ve --parmaklarını birbirine geçirip-- böyle olduklarını gördügün zaman, evini tercih et! Lisanına sahip ol, maruf olanı al, münkeri bırak, kendi işinle meşgul ol ve ammenin işlerini kendine bırak!
Hz. Abdullah ibn-i Amr RA
53/8. Emânet zayi edildiğinde kıyâmeti bekle.
Denildi ki:
"--Emanetin zayi edilmesi nasıl olur?"
Buyurdu ki:
"--Vazife ehlinden başkasına verildiği zaman, kıyameti bekleyin!"
Hz. Ebû Hüreyre RA
459/1. Nefsim yed-i kudretinde olana yemin ederim ki, kıyamet kopmaz, hasisilik, fuhuş zahir oluncaya, emine hıyanet edilinceye, haine güvenilinceye, "vuul" helâk oluncaya, "tuhut" zahir oluncaya kadar.
Denildi ki:
"--Vuul ve tuhut nedir?"
Buyurdu ki:
"--Vuul insanların eşrafı, tuhut ise, insanların ayak takımıdır."
Hz. Ebû Hüreyre RA
91/7. Allah-u Zülcelâl Hazretleri, fâhiri de mütefâhiri de sevmez. Fuhuş ve tefahuş açık olmadan, komşular fenâlaşmadan, hainler emin, eminler hain sayılmadan, akrabalık arasında soğukluk olmadan kıyamet kopmaz.
Hz. Ömer RA
448/6. Kıyamet alâmetlerindendir, hàine itimad edip, emine ihanet edilmesi.
Hz. İbn-i Amr RA
121/4. Kıyametin önü sıra, sadece tanıdık kimselere selam vermek âdet olur. Ticaret meydan alır, o derece ki kadın erkeğine yardımcı olur. Akraba yoklamaları kalkar. Yalancı şahitler çıkar, gerçek şahitlik gizlenir. Muharrirler ise çoğalır.
Hz. İbn-i Mes'ud RA
448/7. Kıyamet alâmetidir, komşuluğun kötüleşmesi, akrabanın yoklanmaması, cihadın kalkması, dünyanın dini ihlâl etmesi.
Hz. Ebû Hüreyre RA
338/5. Bina kıyamet alâmetindendir. Bir adamın camiden geçip de iki rekat kılmaması, tanıdığından başkasına selâm vermemesi ve çocuğun yaşlı bir kimseyi işe koşturması da kıyamet alâmetlerindendir.
Hz. İbn-i Mes'ud RA
132/7. Mâmur yerlerin harabe olması, harabe yerlerin îmar edilmesi, cihadın terki, devenin pervasızca otlaması gibi bir adamın da elindeki emanetten faydalanması, kıyamet alâmetlerindendir.
Hz. Atiyye RA
265/5. Şu üç şeyi gördüğün zaman kıyametin kopması yakındır: Mamur yerler yıkılıp, harap yerler imar ediliyor. Maruf münker, münker ma'ruf addediliyor. Deve yaprağa nasıl davranırsa, adam da emanete öyle davranıyor.
Hz. Urve RA
258/7. Altı hal var ki, onlar vaki olduğunda ölümü temenni edebilirsiniz: Sefihlerin beyliği, hükmün para ile satılması, kanın istihfaf edilmesi, zaptiyenin çoğalması, akrabalığın kesilmesi, Kur'an-ı Kerim'i eğlence yapanların çoğalması ve onun musiki yerine dinlenmesi. Öyle ki, adamı mihraba, nağme dinlemek için geçirirler. Halbuki o adamın fıkıhtan haberi bile yoktur. İşte bu durumlarda ölümü istemekte haklı olursunuz.
Hz. Abin el Gefani RA
304/6. Ümmetimden ehl-i kitaptan bir cemaat ve ehl-i liban (çöl halkı) helâk olacak.
Denildi ki:
"--Ehl-i kitap kimdir?"
Buyurdu ki:
"--Kitabullahı öğrenip müslümanlarla mücadele edecek bir kavimdir."
Denildi ki:
"--Ehl-i liban kimdir?"
Buyurdu ki:
"--Şehvetlerine uyup, namazı terk edecek bir kavimdir."
Hz. Ukbe RA
b. Ticaretin Artması, Malın Çoğalması
33/7. Kıyamet yaklaştığında, taylasan giyilmesi çoğalır. Ticaret artar, mal çoğalır, mal sahibine malı için tâzim edilir. Fuhuş yayılır. Çocuklar âmir duruma gelir. Kadınların sayısı artar. Sultan zulmeder. Eksik ölçü ve tartı yapılır. Bir adamın köpek yavrusu yetiştirmesi, kendi çocuğunu yetiştirmekten daha cazip gelir. Büyüğe hürmet, küçüğe de merhamet edilmez. Gayri meşrû çocuklar çoğalır. Hatta, yol ortasında adam kadınla yakınlaşır. İnsanlar, kalbleri kurt olduğu halde, koyun postuna bürünürler. O zamanda insanın en iyi görüneni müdâhin olanıdır. (Kötülükleri gördüğü halde karışmayıp kendi işine bakan kimse.)
Hz. Ebû Zer RA
476/12. Sizde mal çoğalıp artmadıkça kıyamet kopmaz. Öyle ki mal sahibi zekâtını kabul edecek birini arar da, ona arz eder. O da şöyle der:
"--Benim (şimdi) buna ihtiyacım yok!"
Hz. Ebû Hüreyre RA
459/5. Nefsim yed-i kudretinde olana kasem ederim ki, İran ve Rum diyarı fetholunacak ve dünya devleti üzerinize yağacak. Ekmeğiniz, etiniz bollaşacak... O kadar ki, bunların çoğuna besmele bile çekilmeyecek.
Hz. Abdullah ibn-i Busr RA
472/6. "Lâ ilâhe illallah" kelimesi halktan gamı, kederi men etmeye devam eder; dünyaları düzelip de dinden gideni ehemmiyetsiz görmedikçe... O zaman bu kelimeyi söylediklerinde, kendilerine "Yalan söylüyorsunuz, siz onun ehli değilsiniz!" denilir.
Hz. Zeyd ibn-i Erkam RA
78/6. Kıyamet yaklaştıkça insanların ancak dünyaya tamahları ve Allah'tan uzaklaşmaları artar.
Hz. İbn-i Mes'ud RA
504/7. İnsanlar üzerine bir zaman gelecek, kaygıları mideleri, şerefleri malları, kıbleleri kadınları olacak. Dinleri de altın ve gümüşleri olacaktır. Bunlar halkın şerlileridir ve Allah yanında onların nasibleri yoktur.
Hz. Ali RA
503/1. İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelir ki, yanında altın ve gümüşü olmayan rahat etmez.
Hz. Mikdam RA
59/15. Ahir zaman geldiğinde, insanlar için dirhem ve dinara (paraya) ihtiyaç daha fazla olur. Zira insan o zaman din ve dünyasını onlarla ayakta tutabilir.
Hz. Mikdam ibn-i Madikerb RA
504/6. İnsanlar üzerine bir zaman gelecek, günaha girmeksizin aralarında geçinmeye kuvvet bulamayacak. Öyle ki, adam yalan söyleyecek ve yemin de edecek. Bu zaman gelince kaçın!
Denildi ki:
--Nereye kaçalım?
Buyurdu ki:
--Allah'a, kitabına ve Peygamber'in sünnetine kaçın!
360/7. İnsanlar üzerine bir zaman gelecek ki, adam malı helâlden mi, haramdan mı, nereden aldığına ehemmiyet vermeyecek.
Hz. Ebû Hüreyre RA
502/9. İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelecek ki, adam malın kendisine nereden geldiğine, helâlden mi, haramdan mı geldiğine aldırmayacak.
Hz. Ebû Hüreyre RA
456/7. Beni hak ile baas eden Allah'a yemin ederim ki, benden sonra ümmetimin içinde fetret devri olacak. O devirde herkes helâli aramadan mal talebinde bulunacak, kanlar akıtılacak ve şiir Kur'an'a bedel tutulacak.
Hz. İbn-i Ömer RA
360/8. İnsanlar üzerine bir zaman gelecek ki, onlardan riba yemeyen hiç kimse kalmayacak. Yemese bile, hiç olmazsa kendisine tozu isabet edecek.
Hz. Ebû Hüreyre RA
503/7. İnsanlar üzerine bir zaman gelir ki, o zamanda onlar riba yerler, yemeyene de tozu bulaşır.
Hz. Ebû Hüreyre RA
141/4. İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelir ki, faiz yemeyen adam kalmaz. Onu yemese bile kendisine tozu isabet eder.
Hz. Ebû Hüreyre RA
29/8. Bu ümmet şarabı üzüm suyu, faizi alış-veriş, rüşveti hediye gibi kabul eder ve zekâtı (öşrü) ticaret vesilesi yaparsa, işte bu, günahı artırdıklarından dolayı helâklarına sebep olur.
Hz. Huzeyfe RA
503/4. İnsanlar üzerine bir zaman gelir ki, camilerde halka halinde toplanılar, gayeleri dünyevî olur. Allah'ın onlara ihtiyacı yoktur. Bunların arasına girmeyin!
Hz. Enes RA
301/3. İnsanlar üzerin bir zaman gelecek ki, camilerde halk halka oturacaklar, ancak dünya üzerine muhabbet edecekler. Bunlara rastlarsanız, onlara katılmayın! Zira Allah-u Zülcelâl Hazretleri'nin o kimselerle alâkası yoktur.
Hz. İbn-i Mes'ud RA
304/1. Ümmetimin sonunda bir takım kavimler olur ki, camilerini süsler, kalblerini ise viran ederler. Onlardan birisi dinine vermediği ehemmiyetten fazlasını elbisesine verir. Bunlar, dünyaları selâmet oldu mu, ahiret işini kaale almazlar.
Hz. İbn-i Abbas RA
476/5. Kıyamet kopmaz, tâ ki insanlar mescidler hususunda tefâhur etmedikçe.
Hz. Enes RA
c. Çocukların Durumu
478/3. Çocuk öfkeli, yağmur sıcak olmadıkça, âdî kimseler iyi addedilmedikçe, iyilere kızılmadıkça, küçük büyüğe ve karaktersiz kimse iyi insanlara cür'etkârlık yapmadıkça kıyamet kopmaz.
Hz. Aişe RA
504/4. İnsanlar üzerin bir zaman gelecek, şeytanlar onların evlâdlarına ortak olacaklar.
Denildi ki:
--Bu da olacak mı yâ Rasûlallah?
Buyurdu ki:
--Evet.
Dediler ki:
--Bizim evlâdlarımızı onların evlâdlarından nasıl ayırd edeceğiz?..
Buyurdu ki:
--Hayâ ve merhamet azlığından anlaşılacak.
477/13. Kalbler birbirine yabancı olmadan. sözler birbirinden ayrılmadan, ana-baba bir kardeşler farklı dinden olmadıkça kıyamet kopmaz.
Hz. Huzeyfe RA
d. Kur'an'ın Merasimi ve Müslümanlığın İsminin Kalışı
301/4. İnsanlar üzerine bir zaman gelecek ki, Kur'an'ın merasimi ve müslümanlığın da ismi kalacak. Onlar müslüman ismi alırlar, halbuki kendileri müslümanlıktan insanların en uzağıdırlar. Camileri süslü olur, hidayet bakımından ise viran olur. O zamanın âlimleri, gök kubbesi altındaki âlimlerin en şerlisi olup, fitne onlardan başlar ve yine onlara döner.
Hz. Muaz RA
301/1. Ümmetime yakında bir zaman gelir ki, Kur'an okuyucu çok, fakihler az olur. İlim kabzolunur. Kargaşalık çoğalır. Ondan sonra bir zaman gelir ki, ümmetimden bir takım adamlar Kur'an okurlar ama, bu gırtlaklarını geçmez. Bundan sonra yine öyle bir zaman gelir ki, müşrik mü'minle aynı mevzuda söylediğinin mislinde mücadele eder.
Hz. Ebû Hüreyre RA
302/12. Benden sonra, yakında, ümmetimden bir taife zuhur eder ki, Kur'an okurlar ama boğazlarını geçmez. Dinden de okun yaydan çıktığı gibi çıkarlar ve avdet de etmezler. Onlar halkın ve mahlûkàtın en şerlisidir. Alâmetleri de yüzünü, gözünü tıraş etmeleridir.
Hz. Ebû Zer RA
303/3. Benden sonra ümmetimden bir kavim gelir. Kur'an'ı okur, dini ilimlerden de ma'lûmâtları olur. Şeytan onlara gelir:
"--Dünyalığınızı düzeltmek için hükümete sokulsanız ya! Siz yine dininizde onlara uymazsınız." der.
Nasıl çalıdan dikenden başka bir şey alınmazsa, onlara sokulmaktan da günahtan başka bir şey elde edilmez.
Hz. İbn-i Abbas RA
e. Ulemânın Durumu
504/5. İnsanlar üzerine bir zaman gelecek, ulemâsı da, hukemâsı da fitne olacak. Mescidler ve kurrâ çoğalacak ama hiç âlim bulunmayacak, tek tük ulemâ kalacak.
503/9. Ümmetim üzerine bir zaman gelir ki, fukaha birbirini çekemez. Tekelerin birbirlerini kıskandığı gibi, birbirlerini kıskanırlar.
Hz. İbn-i Ömer RA
448/10. Kıyametin yaklaşmasındandır, minberlerin hatiplerinin çoğalması; ulemânın süslere meyledip haramı helâl, helâli haram etmeleri ve insanların istediği gibi fetva vermeleri; altın ve gümüşlerinizi helâl saymayı öğütlemeleri ve Kur'an'ı ticaret metaı edinmeleri.
Hz. Ali RA
503/12. İnsanlar üzerine bir zaman gelir ki, onda ulema, köpekler öldürülür gibi öldürülr. Keşke o zaman ulema birlik olsaydı!..
Hz. İbn-i Abbas RA
449/1. Kıyametin yaklaşmasındandır, yağmurun çok, ekinin az, okumuşun çok, fakihin az oluşu ve umerânın çok, emin adamın az oluşur.
Hz. Abdurrahman ibn-i Amr RA
472/7. Ümmet şeriat-ı hasene üzere devam eder, aralarında şu üç hal zahir olmadıkça: Aralarında habis veled çoğalmadıkça, "sakkàrûn" aralarında zâhir olmadıkça.
Dediler ki:
"--Sakkàrûn nedir?"
Buyurdu ki:
"--Bunlar içmeden sarhoş olanlardır. Ahir zamanda gelirler, birbirleriyle karşılaştıklarında aralarındaki selâmları lânetleşmektir."
Hz. Muaz ibn-i Enes RA
303/7. Ahir zamanda ümmetimden birtakım insanlar meydana gelir ki, kendimizin de babalarımızın da işitmediği şeyleri anlatırlar. Sizler ve babalarınız bunlardan kendinizi çekin!
Hz. Ebû Hüreyre RA
61/4. Ahir zaman olduğu ve heva hevesler muhtelif olduğu zaman (bid'atler hususunda) işte o zaman size köy ehlinin ve de kocakarıların itikadını tavsiye ederim.
Hz. İbn-i Ömer RA
(Bundan maksad, fazla bilgi sahibi oluyorum zannı ile insanın itikadını karıştırması yerine, az fakat öz bilgisi olan bir köylü veya kocakarı gibi sağlam itikad sahibi olmayı tavsiye ediyor.)
136/2. Siz bugün öyle bir zamandasınız ki, alimleri çok, hatibleri azdır. Bugün bir kimse bildiğinin onda birini terketse, düşer. Bir zaman gelecektir ki, bileni az, anlatmaya çalışanı (hatibleri) çok olacak. O zamanda bildiğinin onda birini yapan kurtulacaktır.
Hz. Ebû Zer RA
f. Umerânın Durumu
360/9. İnsanlar üzerine bir zaman gelecek ki, onlara sefih önderler hakim olacak. Şerlilerini öne geçirecekler. Onlar da suretâ hayırlıların sevgisini izhar edecekler. Namazı vaktinden sonraya bırakacaklardır. Kim bu zamana yetişirse reis olmasın, memur olmasın, vergi memuru olmasın, maliyeci de olmasın!
Hz. Ebû Said RA
121/2. Kıyametin önü sıra hilekâr seneler vardır. O zamanlarda emin adamlara töhmet, haine emniyet edilir. Ve emin susturulur. Yalancıya emin nazarı ile bakılır. Ve rüveybida söz sahibi olur.
"--Rüveybida kimdir?" diye soruldu.
"--Ammenin işleri hakkında söz sahibi olan sefih kimselerdir." buyruldu.
Hz. Avf ibn-i Mâlik RA
121/1. Kıyametin önü sıra yalancılar vardır. Onlardan sakının!
Hz. Câbir ibn-i Semûre RA
518/6. Ahir zamanda zalim umera, fasık vüzera, hain hakimler ve yalancı ulema gelir. Her kim onlara yetişirse sakın onların yardımcıları, vergi memuru, haznedarı ve onların emniyet memurları olmasın!
Hz. Ebû Hüreyre RA
507/12. Ahir zamanda cahil reisler topluluğu çıkar, insanları fitneye düşürürler. Hem dalâlete düşerler, hem de dalâlete düşürürler.
Hz. Ebû Hüreyre RA
300/2. Yakında başınıza bazı emirler gelecek. Rızıklarınıza el atacak, sizi yalanlarla avutacaklar. İş yapacaklar lâkin yaptıkları fena olacak. En fena tarafları da kötülüklerini siz güzel görmedikçe ve yalanlarını tasdik etmedikçe sizden razı olmayacaklar. O zaman (yalnız) emirlik haklarını tanıyın. Sizi de tecavüzle kendilerine uydurmaya kalktıklarında, onlarla mukatele edin. Kim bu yolda öldürülürse o şehiddir.
Hz. Ebû Sülâbe el-Eslemî RA
303/4. Yakında bazı emirler gelecek. Siz onların bazı işlerini beğenecek, bazılarından ise hoşlanmayacaksınız. Kim onlarla mücadele ederse necat bulur. Kim onlardan ayrılırsa selâmet bulur. Kim de onlara karışırsa helâk olur.
Hz. İbn-i Abbas RA
299/1. Benden sonra, yakında sizin üzeriniz bazı umera gelecek. İyi görmediğinizi amel edecekler ve fena gördüklerinizi de yapacaklar. Bunlar emiriniz değildir.
Hz. Ubade RA
303/6. Sizin üzerinize bazı umera peydah olur. Namazı vakitlerinden geciktirir ve bid'atler çıkarırlar.
İbn-i Mes'ud RA dedi ki:
"--Onlara yetişirsem nasıl yapayım?"
Buyurdu ki:
"--Ey Ümm-ü Abd'in oğlu! Benden nasıl yapacağını soruyorsun. Allah'a isyan edene itaat yoktur!"
Hz. İbn-i Mes'ud
140/8. Sizin üzerinize yakında kabul edeceğiniz veya kabul etmeyeceğiniz işler yapan umera gelr. Kim ki bunu reddeder, beraat kazanır. Hoşlanmayan selâmet kazanır. Hoşlanan, uyan fitneye uğramış olur.
Dediler ki:
"--Onlarla cenkleşmeyelim mi?"
Buyurdu ki:
"--Namaz kılarlarsa, cenkleşmeyin!"
Hz. Ümmü Seleme RA
302/11. Benden sonra yakında bir takım sultanlar peydah olur. Kapılarında fitneler develerin yatakları gibidir. Kimseye bir hayır göstermezler. Bir şey verilirse, ancak onların dinlerinden bir taviz kopararak verilir.
Hz. Abdullah ibn-i Hars RA
298/3. Benden sonra birtakım emirler gelecek ve dedikleri dedik olacak. İşte bunlar maymunun atılması gibi cehenneme atılacaklar.
Hz. Muaviye RA
302/10. Ahir zamanda, zalim hükümdarın avanesi olur ki, onlar sabah Allah'ın gazabında yürürler. Akşamda Allah'ın buğzu içinde dolaşırlar. Sakın onların sırdaşlarından olmayın!
Hz. Ebû Umâme RA
46/8. Ümmetimin zalime, "Sen zalimsin!" demekten koktuğunu görürsen, onlardan ayrılabilirsin.
Hz. Abdullah ibn-i Amr RA
502/11. insanlar üzerine öyle bir zaman gelir ki, onların yüzleri insan yüzü, kalbleri şeytan kalbidir. Kan dökücüdürler. Çirkin hareketlerden kaçmazlar. Eğer sen onlara tâbi olursan, seni gözetirler. Eğer onlara güvenirsen, sana ihanet ederler. Onların çocukları ahlâksız, gençleri arsız olur. Yaşlıları ise ma'rufu emretmez, münkeri nehyetmez olur. Sünnet aralarında bid'at, bid'at ise aralarında sünnet gibidir. İdarecileri sapıktır. İşte bu zamanda Allah onlara şerlilerini musallat kılar. Hayırlıları dua eder, fakat duları kabul olmaz.
Hz. İbn-i Abbas RA
458/9. Nefsim yed-i kudretinde olana kasem ederim ki, kıyamet kopmaz, imamınızı öldürünceye, kılıcınızı birbirinizde deneyinceye ve şerirleriniz dünyaya hakim oluncaya kadar.
Hz. Hüreyre RA
518/7. Ahir zamanda bir kavim sultanın huzuruna varır. Sultanlar Allah'ın emri ile hareket etmezler, onlar da nehyetmezler. Allah'ın lâneti işte bunların üzerine olsun!
Hz. İbn-i Mes'ud RA
g. İmanı Muhafazanın ve Sünnete Uymanın Güçleşmesi
503/11. İnsanlar üzerine bir zaman gelir ki, adamın imanı soyulur da haberi olmaz. Halbuki o, gömleğinin soyulduğu gibi soyulmuştur.
Hz. Ebüd-Derdâ RA
360/5. İnsanlar üzerin bir zaman gelecek ki, kableri acem kalbi olacaklar.
Denildi ki:
"--Acem kalbi nedir?"
Buyurdu ki:
"--Kalblerinde dünya muhabbeti, âdetleri bedevî âdeti gibi. Kendilerine rızık verildi mi hayvanlarnı çoğaltır, gazayı zarar addeder ve zekâtı cereme sayarlar."
Hz. İbn-i Ömer RA
502/10. insanlar üzerine öyle bir zaman gelecek ki, ümmetin ihtilâfı sırasında benim sünnetime tutunan eliyle ateş tutan bir kimse gibi olacaktır.
Hz. İbn-i Mes'ud RA
477/12. Zühd lâftan, vera' da yalandan ibaret olmadıkça kıyamet kopmaz.
Hz. Ebû Hüreyre RA
503/10. Sizin üzerinize bir zaman gelir ki, adam acizlikle fâcirlik arasında muhayyer kalır. Kim bu zamana ulaşırsa, aczi fücura tercih etsin!
Hz. Ebû Hüreyre RA
504/1. İnsanlar üzerin bir zaman gelecek ki, şimdi sizin aranızda münafığın gizlendiği gibi, mü'min gizlenecek.
Hz. Câbir RA
504/2. İnsanlar üzerine bir zaman gelecek, adam bir kavmin içinde oturacak da, kendisini dile alacaklar korkusu ile kalkamayacak.
Hz. Ebû hüreyre RA
h. Fitnelerin Zuhuru
476/13. iki büyük taife, davaları bir olduğu halde çarpışmadan kıyamet kopmaz. aralarında büyük bir mukatele olur ve otuza yakın deccal ve yalancı baas olunur. Onların hepsi de kendini Allah'ın rasûlü zanneder.
Hz. Ebû Hüreyre RA
243/2. Kaprakanlık gece parçaları gelmeden amellere müsâraat ediniz ki, o devirde de insan sabah mü'min olur, akşama kâfir olarak ulaşır. Mü'min olarak geceye gider, kâfir olarak sabaha çıkar. Ve o günün adamları, dinini dünyadan az bir şeye karşılık satarlar.
Hz. Ebû Hüreyre RA
299/7. Yakında fitneler olur. Adam müslüman sabahlar, akşama kâfir olur. Ancak, Allah'ın kendisini ilmi ile ihyâ ettikleri müstesnâ.
Hz. Ebû Umâme RA
299/9. Yakında hadiseler, tefrika, fırka ve ihtilâflar olacak. O günde katil olmaktan kurtulup maktul olabilirsen ol!
Hz. Halid ibn-i Urfuta RA
18/11. Sizleri benden sonra vuku bulacak yedi fitneden sakınmaya davet ederim: Medineden çıkacak bir fitne, Mekke'den çıkacak bir fitne, Yemen'den çıkacak bir fitne, Şam'dan çıkacak bir fitne, şarktan çıkacak bir fitne, garbdan çıkacak bir fitne... Bir fitne de Şam'ın merkezinden zuhur eder ki, işte bu Süfyânî'nin fitnesidir. (Mehdi AS'dan bir sene evvel çıkacak bir fitne.)
Hz. İbn-i Mes'ud RA
300/3. Benden sonra fitneler olur. Birisi de ahlâs fitnesidir. (Deve çulu fitnesi, yâni milletin boynunda temelli kalır.) Harpler, hicretler olur. Sonra daha şiddetli bir fitne olur. Ha bitti denir, daha da devam eder. O derece ki, fitnelerin kendine dokunmadığı ev ve müslüman kalmaz. Bu hal ehl-i beytimden bir müslüman (Mehdi AS) çıkıncaya kadar devam eder.
Hz. Ebû Said RA
300/1. Yakında dört fitne olacak: Kanın mubah sayıldığı fitne; kanın mubah ve malın helâl sayıldığı fitne; kanın mubah, malın ve namusun helâl sayıldığı fitne... (Dördüncüsü Deccal fitnesidir.)
Hz. İmran RA
i. Deccal'in Önüsıra Olacak Hadiseler
132/5. Malın meydan alması, kâtiplerin artması, ticaretin çoğalması, cehlin yayılması, insanın ticareti "Falan kimselerden izin olmadıkça olmaz!" şeklinde yapması; müstakil bir mahalde kâtib bulunmaması (Ticaretin çokluğundan yazmaya vakti olan adam bulunmaz.) kıyamet alâmetlerindendir.
Hz. Amr ibn-i Tuğlabe RA
503/8. İnsanlar üzerine bir zaman gelir ki, zenginler tenezzüh için, orta halliler ticaret için, onların kurrâları riya ve gösteriş için, fakirleri ise dilenmek için haccederler.
Hz. Enes RA
303/8. Ümmetimin sonunda bir takım kadınlar peydah olur ki, erkekler gibi eğerlere biner ve mescidin kapısında inerler. Onlar giyinik çıplaklardır. Başlarını da zayıf devenin hörgücü gibi yaptırırlar Bunları tel'in edin! Zira onlar mel'undurlar. Eğer sizden sonra gelecek ümmet olsaydı, bunlar da o gelecek ümmete hizmetçi olurlardı. Nasıl ki sizden evvelki ümmetlerin kadınlarının size hizmetçi oldukları gibi.
Hz. İbn-i Amr RA
141/1. Âhir zamanda ümmetim üzerine şiddetli bir belâ zuhur eder. Bundan ancak iki sınıf kurtulur: Biri Allah'ın dinini tanır ve onun için lisan ve kalbi ile mücadele eder. İkincisi ise dinini anlamış, dinlemiş ve tasdik etmiştir. (Cahil kalanlar bu belâda tehlikededir.)
Hz. Ömer RA
29/9. Ümmetim şu beş şeyi helâl saydığı zaman, helak onların üzerine hemen gelir. Aralarında lânetleşmenin ortaya çıkmasını, ipekli giyilmesini, şarkıcı kadınlar ittihaz edilmesini, şarab içilmesini; erkeğin erkekle, kadının kadınla iktifa etmesini helâl saydıkları zaman.
Hz. Enes RA
503/5. İnsanlar üzerinde öyle bir zaman gelir ki, boğulmaya maruz adam gibi dua etmeyen yakayı kurtaramaz.
Hz. Huzeyfe RA
503/3. Sizin üzerinize öyle bir zaman gelir ki, boğulmaya maruz adam gibi dua etmeyen yakayı kurtaramaz.
Hz. Huzeyfe RA
457/2. Nefsim yed'i kudretinde olana kasem ederim ki, dünya gitmez. Ta ki bir adam bir kabre uğrar da, onun üzerinde yuvarlanarak, "Keşke şu kabir sahibinin yerinde ben olsaydım." demedikce... Sanki din onun başının belâsı gibi olur.
Hz. Ebû Hureyre RA
346/8. İslâm'ın usulleri teker teker bozulacak ve halkı dalâlete düşürücü hükümet adamları çıkacak ve ondan sonra da onların üzerine üç deccal gelecek.
Hz. Huzeyfe RA
346/7. Hiç şüphe yok ki, İslâm'ın usulleri birer birer bozulacak, birisi bozulduğunda halk ötekine hücum edecek. İlk evvela hükmü kaldıracaklar, en sonra da namazı bozacaklar.
Hz. Ümâme RA
346/9. Sizler hiç şüphe yok, evvelkilerin âdetlerini karış karış ve arşın arşın yapacaksınız. Hatta birisi kelerin deliğine girse, siz de gireceksiniz. Onlardan birisi yolda kadını ile münasebette bulunsa, siz de yapacaksınız.
Hz. İbn-i Abbas RA
121/3. Kıyametin önü sıra Deccal ve onun önü sırada otuz kadar ve daha fazla yalancı gelir. Bu yalancıların alâmetleri soruldu. Buyruldu ki:
"--Onlar sizde olmayan âdetler getirirler ve diyanetinizi o âdetlerle değiştirirler. Bunları gördüğünüzde onlardan sakının ve onlara düşman olun!"
Hz. İbn-i Ömer RA
258/8. Deccal'in önü sıra hud'alı seneler olur: Yağmur çok yağar, fakat nebat az olur. Sàdıklar tekzib olunur, yalancılar ise tasdik olunur. Haine itimad edilir, emin ise hain addedilir. Ve "Rüveybiza" söz sahibi olur.
Denildi ki:
"--Yâ Rasûlallah, Rüveybiza nedir?"
Buyurdu ki:
"--Kendisine itimad olunmayan ve kıymet verilmeyen kimselerdir."
Hz. Avf ibn-i Mâlik RA
504/3. İnsanlar üzerine bir zaman gelecek ki, onların hepsi Kur'an okur, ibadete çalışırlar ve ehli bid'atle de meşgul olurlar. Lâkin bilmedikleri cihetten müşrik olurlar. Okumalarına ve ilimlerine bedel rızık alırlar ve dünyayı din karşılığında yerler. İşte bunlar kör Deccal'in avanesi olacaklardır.
Hz. İbn-i Mes'ud RA
KIYAMETİN BÜYÜK ALÂMETLERİ
Küçük alâmetlerden sonra gelecek olan büyük alâmetler melhameler ve Hz. Mehdi AS ile başlamakta ve Güneş'in batıdan doğmasına kadar, takriben 55-60 sene devam etmektedir. Bu devir insanlar için büyük imtihanlarla dolu olmakla beraber, Hz. Mehdi AS'ın 7 senelik ve Onu takiben de Hz. İsa AS'ın 40 senelik, yeryüzünü adaletle dolduran idareleri de bu devir içinde bulunmaktadır.
Hadisler anlaşılabildiği nisbette oluş zamanına göre sıralanmıştır. Doğrusunu Allah bilir.
a. Kıyametin On Büyük Alâmeti
100/5. Şu on alâmet olmadan kıyaet gelmez: Duhan, Dabbetül-arz, Deccal, Güneşin garbdan doğuşu, üç yere batış. Şark, garb ve Ceziretül-Arab'da, İsa ibn-i Meryem'in inmesi, Ye'cüc ve Me'cüc'ün çıkması ve Aden içinden bir ateş çıkması ve insanları mahşere (Şam'a) sürmesi ve yanlarından ayrılmaması. Öyle ki onlar geceleyince, o ateş de geceler. Kaylûle yaptıklarında, o da yanlarında bekler.
Hz. Huzeyfe ibn-i Esid RA
277/6. Kıyamet alâmetleri birbiri takiben meydana gelir. Bir dizideki boncukların ard arda kopması gibi.
Hz. Ebû Hüreyre RA
299/5. Yakında fitneler olacak.
Dediler ki:
"--Ne emredersin Yâ Rasûlallah?"
Buyurdu ki:
"--Şam'a bakın!"
Hz. Bekr ibn-i Hakim RA
35/13. Batı tarafından gelen bir fitne, doğu tarafından gelen bir fitne ile karşılaşınca, Şam'ın ortasında toplanın. O gün yerin altı üstünden daha hayırlıdır.
Hz. İbn-i Abbas RA
313/6. Ne mutlu Şam'a. Zira Allah-u Zülcelâl Hazretleri'nin melekleri Şam üzerine kanatlarını germiş bulunur.
Hz. Zeyd ibn-i Sabit RA
b.Melhameler ve Melhame-i Kübrâ (Büyük Harb)
64/14. İki azatlı, Arab azatlısı ve Rum azatlısı Melik olduklarında, onların elleri ile melhameler doğar.
Hz. İbn-i Amr RA
66/7. Melhameler vuku bulduğunda Allah-u Teàlâ Şam cihetinden, Mevali kabilesinden bir grubu gönderir ki onlar Arap'ın en iyi ata binenleri ve silahlı olanlarıdır. Allah onların sebebi ile bu dini kuvvetlendirir.
Hz. Ebû Hüreyre RA
351/8. İnsanlar için üç temerküz noktası vardır. Antakya Amik'inde olan Melhame-i Kübrâ'da toplanma merkezi Şam olur. Deccal vak'asında merkezleri Kudüs; Ye'cüc ve Me'cüc hadisesinde Tur-u Sinâ...
Hz. Hüseyin RA
393/10. Müslümanların Melhamede merkezleri Şam, Deccalde merkezleri Kudüs ve Ye'cüc Me'cüc vak'asında merkezleri Tur-u Sinâ'dır.
Hz. Ebû Zahiriyye RA
319/11. Beytül-Makdis'in mâmur olmasını Medine'nin harab olması takip eder. Onu da Melhamenin çıkışı ve onu da Kostantiniyye'nin fethi takip eder. Onu ise Deccal'in çıkması takip eder.
Hz. Muaz RA
236/18. Melhame-i Kübra, Kostantıniyye'nin fethi ve Deccal'in çıkması 7 ay (sene) içinde olur.
Hz. Muaz RA
246/4. Melhame-i Kübra ile Kostantıniyye'nin fethi arasında altı sene vardır. Yedinci de Mesih Deccal çıkar.
Hz. Abdullah ibn-i Buğr RA
354/13. Allah bu ümmete Deccal ile Melhamenin kılıcını birden vermez.
Hz. Muaz RA
298/4. Size dünya fetholunacak. Eğer bir menzilde muhayyer kılınırsanız Şam denilen şehre bakın. Zira orası melhamelerde müslümanların toplandığı yerdir. Onun karargâhı da "Guta" denilen yer olacaktır.
322/10. Melhame-i Kübra gününde müslümanların merkezi Şam şehrinde Guta denilen yerdedir. O gün müslümanların menzillerinin en hayırlısı orasıdır.
Hz. Ebüd-Derdâ RA
74/3. Kıyametin önü sıra altı şeyi say: Benim ölümüm, koyun kıran gibi ölüm çokluğu, Kudüs'ün fethi, mal bolluğu; öyle ki, bir kişiye yüz dinar (altın para) verilir de beğenmiz. Arap evleriden girmedik hiç bir evin kalmadığı bir fitne Benî Esfer'in (Rumlar'ın) sizinle olan sulhunun bozulması ve 12 000 kişilik 80 sancakla size hücüm etmesi. (Amik Ovası harbi)
Hz. Avf ibn-i Mâlik RA
296/7. Altı şey kıyamet alâmetlerindendir: Benim ölümüm, Kudüs'ün fethi, bir adama bin dinar (altın para) verildiği halde azımsaması, her müslümanhın evinde ateşi duyulan fitne, koyun boynuzu kıvrımları gibi insanlar arasında ölüm çokluğu, Rum'un gadri, şöyle ki: Her biri 12 000 kişilik 80 sancakla müslümanların üzerine yürümeleri. (Amik Ovası'nda vukua gelecek harb)
Hz. Muaz RA
296/8. Ey ümmet! Altı şey vardır ki onlar olmadan kıyamet kopmaz: Peygamberinizin vefatı, aranızda malın artması. Öyle ki, bir adama on bin dirhem (gümüş para) verilecek de yine öfkelenecek. Sizden her erkeğin evine giren bir fitne. Koyun boynuzu kıvrımları gibi ölüm çokluğu. Benî Esfer'le (Rumlar'la) aranızdaki sulh. Öyle ki, kadının hamileliği süresi gibi, dokuz ay toplanırlar, sonra size gadirlik yaparlar. Medinenin fethi.
Denildi ki:
"--Hangi medine?.."
Buyurdu ki:
"--Kostantıniyye."
258/3. Sizinle Benî Esfer (Rumlar) arasında sulh olur. Sonra onlar muahedeyi bozarlar ve onikibin kişilik seksen fırkalık bir kuvvetle üzerinize yürürler. (Amik Ovası harbi)
Hz. Avf ibn-i Mâlik RA
298/1. Yakında siz Rumlar'la emin bir sulh yapacaksınız. Sonra siz gaza edeceksiniz. Onlar da gerinizde sizin gaza ettiğinize düşman olacaklar. O harpten muzaffer çıkacak ve ganimet alacaksınız. Sonra yeşil bir ovaya konacaksınız. Orada bir Rum neferi salibini kaldıracak ve diyecek ki: "Haç galip geldi." Ona müslümanlardar biri karşı koyup, kendisini öldürecek. Bunun üzerine Rumlar muahedeyi bozacak ve gadredecek. Büyük muharebeler olacak. Sizin için toplanacaklar ve seksen sancak halinde üstünüze gecekler. Her bir sancak altında onbin (on iki bin) kişi olarak. (Amik Ovası'nda önlenecek olan hadise)
Hz. Zu Mihmer RA
299/8. Yakında, sizinle Rumlar arasında dört sulh anlaşması olur. Dördüncü Âl-i Harun'dan biri ile gerçeklenir. Ve bu yedi sene devam eder.
Denildi ki:
"--Yâ Rasûlallah, o gün insanların imamı kimdir?"
Buyurdu ki:
"--İmam, benim evlâdımdan kırk yaşında, yüzü parlar bir yıldız gibi olan, sağ yanağında siyah bir beni bulunan ve üzerinde iki kutvânî aba olan, bir kimsedir. Tavrı Benî İsrâil ulemasına benzer. Yirmi sene hüküm sürer. Arzdaki hazineleri çıkarır ve şirk beldelerini fetheder."
Hz. Ebû Umame RA
Not: Görüldüğü gibi Rumlar (Hristiyanlar) bir düşmana karşı müslümanlara yardım maksadı ile, müttefik olarak, Amik ovasına 960 000 kişilik, 80 tümenlik bir kuvvet getirdikten sonra, müslümanların o düşmana galib gelmesi üzerine anlaşmayı bozub, gadirlik yapacaklar ve müslümanlar üzerine hücum edecekler. Bu harbe Melhame-i Kübrâ deniyor ve Antakya'da Amik Ovası ve civarında cereyan edeceği anlaşılıyor. Bu harbde merkez Şam'da bulunuyor ve müslümanların başında kumandan olarak Hz. Mehdi AS bulunuyor. Ve Allah'ın inayeti ile müslümanların bu harbi de kazanacakları anlaşılıyor.
c. Hz. Mehdi AS'ın Zuhûru, Vasıfları ve Müddeti
344/7. Nasıl helâk olur bir ümmet ki, evvelinde ben, sonunda Meryem oğlu İsa (AS) ve ortasında da ehl-i beytimden Mehdi (AS) vardır.
Hz. İbn-i Abbas RA
498/1. Yâ Abbas, bu işi Allah benimle başlattı. Senin sülâlenden biri ile bitirecek. O delikanlı dünyayı, evvelce zulümle dolduğu gibi, tekrar adaletle dolduracak ve o İsa AS'la namaz kılacak.
Hz. Ammar İbn-i Yaser RA
257/11. Aranızda nübüvvet Allah'ın isteği kadar sürer sonra ona kaldırmayı istediği zaman kaldırır. Sonra Allah'ın sürmesini murad ettiği kadar (otuz sene) nübüvvet yolunda halifelik gelir. Sonra kaldırmayı istediği zaman onu kaldırır. Ve Allah'ın murad ettiği kadar devam eden şiddetli bir meliklik idaresi gelir. Sonra ona kaldırmayı istediği zaman kaldırır. Sonra zorba bir idare bir hilâfet gelir.
Hz. Huzeyfe RA
518/4. Benden sonra hulefâ, hulefadan sonra umerâ, umerâdan sonra melikler, meliklerden sonra cebâbire, cebâbireden sonra ise ehl-i beytimden bir kimse gelir de, o yeryüzündü adaletle doldurur. Ondan sonra da kâhtani gelir. Beni gönderen zâta kàsem ederim ki, o, diğerlerinden dûn değildir.
Hz. Abdurrahman ibn-i Kays RA
477/6. Kâhtandan (Yemen'de bir yer) bir adam çıkıp da asası ile insanları sevk etmedikçe kıyamet kopmaz.
Hz. Saad RA
236/21. Mehdi benim ehl-i beytimden ve evlâd-ı Fâtıme'dendir.
Hz. Ümmü Seleme RA
236/20. Mehdi Amcam Abbasın sülâlesindendir.
Hz. Osman ibn-i Affan RA
237/2. Mehdinin ismi ismime, babasının ismi de babamın ismine uyar.
Hz. İbn-i Mes'ud RA
508/10. Ehl-i beytimden bir adam çıkar, ismi ismime, ahlâkı ahlâkıma mutabık olur. Dünyayı ahlâk ve nesafetle doldurur; evvelce zulm ve cevir ile dolduğu gibi.
Hz. İbn- iMes'ud RA
237/1. Mehdi bizdendir, ey ehl-i beyt! Size müjdeler olsun. Allah onu bir gecede ibraz eder. (Olgunlaştırır.)
Hz. Ali RA
477/8. Benim ehl-i beytimden bir adam yer yüzüne hakim olmadıkça kıyamet kopmaz. Onun alnı açıktır, kemer burunludur. O yer yüzünün daha evvel zulümle doldurulduğu gibi, dünyayı adaletle doldurur. İdaresi yedi sene sürer.
Hz. Ebû Said RA
359/2. Dünyanın ancak bir günlük ömrü kalsa, Allah yine o bir günü uzatır ve ehl-i beytimden ismi ismime, babasının ismi babamın ismine uygun birini meydana çıkarır (Mehdi AS) ve o da dünyayı adalet ve nesafetle doldururdu. Daha önce zulm ve cevir ile doldurduğu gibi.
Hz. İbn-i Mes'ud RA
508/6. Şarktan bir cemaat çıkar, Mehdi'nin saltanatına yardım ederler.
Hz. Abdullah bin-i Haris RA
508/4. Horasan'dan siyah bayraklılar çıkar ve İlya'ya (Kudüs'e) kadar önlerinde bir şey tutunamaz.
Hz. Ebû Hüreyre RA
33/5. Siyah bayraklar gelip de karşınıza çıktında, Farslılar'a ikramda bulunun. Zira sizin devletiniz onlarla beraberdir.
Hz. İbn-i Abbas RA
135/3. Biz öyle bir ehl-i beytiz ki, Allah bizlere dünyayı değil ahireti nasib etti. Benden sonra ehl-i beytim, belâ, şiddet ve tarda maruz kalacaklar; doğu tarafından siyah bayraklılar gelinceye kadar... Bunlar mal isteyecek, kendilerine mal verilmeyecek. Bunlar döğüşecekler, sonra geri çekilecekler. İstedikleri kendilerine verilecek, fakat kabul etmeyecekler. Ve onu, ismi ismime, babasının adı, babamın adına uyan, ehl-i beytimden bir kimseye teslim edecekler.
O (Mehdi) arza sahip olur ve kendisinden önce baskı ve zulümle dolu olan arzı, doğruluk ve adaletle doldurur. Sizden veya sonra gelenlerden birisi ona yetişirse, kar üzerine sürünerek dahi olsa, gelsin ona katılsın! Muhakkak ki onlar hidayet sancaklarıdır.
Hz. İbn-i Mes'ud RA
48/1. Horasan cihetinden gelen siyah sancaklar gördüğüzde onlara katılın! Zira onların içinde Allah'ın halifesi Mehdi (AS) vardır.
Hz. Sevban RA
298/2. Yakında size Horasan tarafından siyah bayraklılar gelecek. Kar üzerinde emekleyerek olsa da onlara iltihak ediniz! Zira onların arasındra Allah'ın halifesi Mehdi (AS) vardır.
Hz. Sevban RA
518/5. Ramazanda bir seda olur. (Mânâsı anlaşılır). Şevvalde de bir seda olur. (Mânâsı anlaşılmaz). Zilkadede kabileler birbiriyle çarpışır. Zilhiccede hacılar talana uğrar. Muharremde gökten şöyle nida olur: "Dikkat ediniz. Filan kimse Allah'ın halkının hayırlılarındandır. Onu dinleyiz ve ona uyunuz!"
Hz. Şehr ibn-i Havşeb RA
346/6. Hiç şüphe yok ki, arz cevir ve zulümle dolacak. Zulüm ve cevirle dolduğu o zaman, Allah ehl-i beytimden ismi benim ismimde, babasının ismi babamın isminde bir kimseyi gönderir de dünyayı adaletle ve nesafetle doldurur. Önce zulüm ve cevirle dolduğu gibi. O zaman gök yağmurunu, yer mahsülünü esirgemeyecek ve o aranızda yedi, sekiz, çok çok dokuz vakit duracak.
Hz. Muaviye ibn-i Kur'a RA
508/8. Ümmetimin içinden Mehdi (AS) çıkar. Beş veya yedi veya dokuz (sene) kalır. (Râvi sayda tereddüt etmiş.) Sonra üzerlerine bol rahmet gönderilir. Arz nebatatını bir şey saklamaz bitirir. Mal hakir olur. Bir adam ona gelir ve şöyle der: "Ya Mehdi bana ver, bana ver!" Ona elbisenin taşıyabileceği kadar verir.
Hz. Ebu Said RA
508/7. Ümmetimin sonunda Mehdi (AS) çıkar. Allah-u Zülcelâl Hazretleri ona rahmetini indirir. Arz ona nebatını çıkarar. Mal sahih olarak verilir ve müsavat üzere taksim edilir. Davar çok olur. Cariyeler bile saygı görür. Yedi veya sekiz yıl yaşar. (Râvi yedi veya sekizde tereddüt etmiştir.)
Hz. Ebû Said RA
7/7. Mehdi ile müjdelenin. O Kureyş'ten ve ehl-i beytimden bir kişidir. O, insanların ihtilâf ve ictimâî sarsıntılar içinde bulundukları bir sırada çıkar. O yeryüzünü, kendinden önce zulüm ve baskı ile doldurulduğu gibi, adalet ve insaf ile doldurur. Ondan yer ve gök ehli razıdır. Ve o malı sabah üzere taksim eder.
Dediler ki:
"--Sabah nedir?"
Buyurdu ki:
"--Seviye üzere demektir.
Ve ümmet-i Muhammed'in kalblerini zenginlikle doldurur ve adalati onları ihata eder. O kadar ki, bir münâdiye "Kimin ihtiyacı varsa bana gelsin!" diye nida etmesi emrolunduğunda, bir kişiden başka kimse gelmez. O kimse istekte bulunur. O da "Hazinedara git sana versin" der. O da gider ve "Ben Mehdi tarafından, kendisine istediği verilmesi için gönderilen kimseyim." dediğinde, hazinedar "Al!" der. O da alır.
Fakat aldığını taşımaya gücü yetmez. Bunun üzerine taşıyabileceğini alır, fazlasını geri bırakır. O malla çıkar ama, sonra pişman olur ve "Ümmet-i Muhammed'in nefis cihetinden en aç gözlüsü herhalde benim. Onların hepsi de mala davet olundukları halde, benden başkası buna icabet etmedi." diyerek, aldığı malı iade etmek ister. Hazinedar da: "Biz verdiğimizi kat'iyyen geri almayız!" der. Bu devir altı, yedi, sekiz veya dokuz sene devam eder. Bundan sonraki hayatta ise hayır yoktur.
Hz. Ebû Said el-Hudrî RA
477/1. Kıyamet kopmaz, siz yahudilerle harp etmedikçe... Hatta taşlar bile, "Ey müslüman şu benim arkamdaki yahudidir, onu öldür." diye arkasındaki yahudiyi haber verir.
Hz. Ebû Hüreyre RA
256/6. Yahudilerle mukatele eder ve onlara musallat olursunuz. Öyle durum olur ki, onlardan biri bir taşın arkasına gizlendiğinde, taş şöyle der: "Ey Allah'ın kulu, şu arkamdaki yahudidir. Onu öldür!"
Hz. İbn-i Ömer RA
d. Kıyamete Kadar Hak Üzere Bir Grubun Bulunacağı
471/12. Ümmetimden bir taife hak üzerine mücadele etmekte, kıyamete kadar gàlib olarak devam edecektir.
Hz. Cabir RA
472/3. Ümmetimden bir taife kıyamet kopuncaya kadar yardım görmekte devam eder. Kendilerini terk edenlerin ayrılmaları da onlara bir zarar vermez.
Hz. Muaviye ibn-i Kur'a RA
472/1. Ümmetimden bir taife, Allah'ın emriyle hareket etmekte devam eder. Onlar hak üzerinde oldukları halde, kıyamet kopana kadar kendilerini tek eden ve muhalefet eden kimsenin onlara bir zararı dokunmaz. Tâ ki Allah'ın emri gelinceye kadar onlar insanlara galibdirler.
Hz. Muaviye RA
187/2. Şu anda kıtal geldi. Ümmetimden hak üzerine çarpışan ve kâfirler üzerine galib gelen bir kavim hiç bir zaman eksik olmaz. Allah onlar için diğer kavimlerin kalblerini kaydırır ve daraltır. Kâfirlerle savaşırlar. Allah onları rızıklandırır. Allah'ın emri gelene kadar bu böyle devam eder. O günde mü'minlerin evlerinin yeri Şam'dır. Hayır kıyamete kadar, atların nasiyesine bağlıdır. Bana vahyolunduğuna göre, ben (dünyada) çok kalcı değilim, yakında gidiciyim. Siz de beni yaşlanarak takip edeceksiniz. Ve bazınız, bazınızın boynunu vuracak. Kıyametten önce iki büyük hadise vardır. Şiddetli veba ve sonra da zelzeleli yıllar.
Hz. Seleme RA
476/9. Kıyamet kopmaz, ümmetimden bir taife herkes üzerinde hakim olmadıkça. Onlar kendilerini terk edenlerin terk etmesine aldırmazlar ve kendilerine yardım edene de aldırmazlar.
Hz. Muaviye RA
65/6. Şam ehli helâk olduğunda ümmetimde hayır kalmaz. Bununla beraber, Deccal'le savaş oluncaya kadar ümmetimden bir taifenin hak üzere gàlib olması devam edecektir.
Hz. Muaviye ibn-i Curre RA
472/2. Ümmetimden bir taife, kendilerine düşmanlık edenlere galib oldukları halde hak ozerinde mücadelede devam ederler. Hatta onların sonuncusu Mesihüd-Deccal ile harp eder.
Hz. İmran RA
487/6. Bu iş ondan ayrılanlara rağmen muzaffer olarak devam edecektir. Muhaliflerin ve ayrılanların ona zararı olmaz, tâ ki Kureyş'ten on iki halife gelene kadar.
Hz. Câbir RA
487/6. Bu din, Kureyş'ten on iki halife gelip gidinceye kadar kàim olarak devam eder. Her birinde ümmet birleşmiş vaziyettedir. Ondan sonra ise herc ü merc başlar.
Hz. Câbir ibn-i Semure RA
e. Kostantıniyye'nin ve Roma'nın fethi
478/5. Rumlara ait Kostantıniyye (Roma) tesbihle ve tekbirle müslümanlarca feth edilmedikçe kıyamet kopmaz.
Hz. Amr İbn-i Avf RA
(Yetmiş bin Şamlı bunu yapacakmış.)
489/8. Allah (z.c.Hz.) bu ümmeti yarım günden öteye bırakmaz. Şam bir adamın ve ehli beytinin sofrasını görmedikçe. Şam o adamın sofrasını gödüğünde Kostantıniyye feth olunur.
Hz. Ebu Salebe RA
f. Hadramut'tan Bir Ateşin Zuhuru
297/7. Yakında Hadramut'tan veya Hadramut denizinden bir ateş çıkacak ve kıyametten evvel insanları toplayacak.
Dediler ki:
"--Ya Rasûlallah, bize ne emredersin?"
Buyurdu ki:
"--Siz Şam'a gitmeye bakın!"
Hz. İbn-i Ömer RA
NOT: Bu toplanma yerinin Şam olduğu bilindiği için melhamelerde Hz. Mehdi zamanında merkez Şam'da olmakla, bu hadise tahminen buraya yerleştirilmişse de doğrusunu Allah-u Teàlâ bilir.
DECCAL'İN ÇIKIŞI, VASIFLARI VE HELÂKI
a. Ümmet İçinde Çıkacak Yalancılar
RE. 324/6. Ümmetimde yirmiyedi tane yalancı ve deccal olacak ki, onlardan dördü kadındır. Ben peygamberlerin sonuyum. Benden sonra hiçbir peygamber yoktur.
Hz. Huzeyfe RA
RE. 518/3. Deccal'den evvel, yetmiş küsur deccal olacaktır. (73-79 kadar)
Hz. Enes RA
RE. 477/10. Yetmiş tane yalancı çıkmadan kıyamet kopmaz.
Hz. İbni Amr RA
RE. 346/8. İslâmın usülleri (tutanakları) teker teker bozulacak ve halkı dalâlete düşürücü hükümet adamları çıkacak ve ondan sonra da onların izi üzerine üç deccal gelecek.
Hz. Huzeyfe RA
b. Peygamberlerin Kavimlerini Deccal'e Karşı İkazları
RE. 143/1. Nuh AS'dan sonra hiçbir peygamber olmadı ki, kavmini Deccal ile korkutmuş olmasın. Şüphesiz ben de sizi onunla korkutuyorum. Olur ki, beni görüp sözümü işitenlerden ona yetişen bulunur. Ashab dediler ki:
"--O zaman kalblerimiz nasıl olur?"
Buyurdu ki:
"--Şimdiki gibi veya daha hayırlı.
Hz. Ebû Ubeyde RA
RE. 373/8. Adem AS'ın yaradılışı ile kıyametin kopması arasındaki zamanda Deccal'den büyük hadise yoktur.
Hz. Hişam ibn-i Amir RA
RE. 362/1. Deccal sizin gibi, belki de sizden hayırlı bir kavme yetişecek. Bir ümmet ki başında ben, sonunda İsâ AS geliyor, Allah onları hor etmez.
Hz. Abdurrahman ibn-i Cübeyr RA
c. Deccal'in Çıkacağı Zaman
RE. 236/18. Melhame-i Kübra, Kostantıniye'nin fethi ve Deccal'in çıkması yedi ay veya (sene) içinde olur.
Hz. Muaz RA
RE. 319/11. Beyt-i Makdis'in mâmur olmasını, Medine'nin harab olması takip eder. Onu da Melhame'nin çıkışı ve onu da Kostantıniyye'nin fethi takip eder. Onu ise Deccal'in çıkması takip eder.
Hz. Muaz RA
RE. 258/4. Dört fitne olacak; kan, mal ve ırz mubah kılınacak ve dördüncü ise Deccal fitnesi olacak.
Hz. İmran ibn-i Husayn RA
RE. 485/9. Bir müslümana, canının çıkmasından hoş bir şey olmadıkça (canından bezmedikçe) Deccal çıkmaz.
Hz. İbn-i Mes'ud RA
RE. 485/11. Deccal insanlarca kendinden bahsedilmekten zuhul edilmedikce (unutulmadıkca) ve imamlar da minberlerde ondan bahsetmeyi terk etmedikce çıkmaz.
Hz. Saab ibni Cessame RA
d. Deccal'in Çıkacağı Yer ve Kendisine Tabi Olacak Kimseler
RE. 508/5. Şark tarafından bir cemaat meydana gelir. Kur'an okurlar hançerelerinden aşağı geçmez. Onlardan bir taife inkiraz ederse diğer taife zuhur eder. Son partileri Deccal ile beraber olurlar.
Hz. İbn-i Amr RA
RE. 207/8. Deccal şarkta, Horasan denilen yerden çıkar ve ona katmerli yüzü olanlar uyar.
Hz. Ebu Bekir RA
RE. 506/9. Deccal'e Isfahan yahudilerinden yetmişbin yahudi tabi olur. Hepsinin üzerlerinde taylasan vardır.
Hz. Enes RA
RE. 508/2. Deccal, Horasan denilen yerden çıkar. Ona bir kavim tabi olur ki, yüzleri meşin gibidir.
Hz. Ebubekir RA
RE. 97/7. Deccal şarktan, Horasan'dan çıkar ve ona kalkan yüzlüler tabi olur. (Yahudiler ve Moğollar vs.)
Hz. Ebubekir RA
e. Deccal'in Vasıfları ve Yapacağı Bazı İşler:
RE. 207/7. Deccal'in sol gözü şaşıdır. Saçları çoktur. Yanında da cennet, ve cehennemi vardır. Onun cehennemi cennet, cenneti de cehennemdir.
Hz. Huzeyfe RA
RE. 97/6. Deccal'in sol gözü kör ve alnında "kâfir" diye yazılıdır. Gözlerinin üzerinde de kalın bir perde vardır.
Hz. Enes RA
RE. 140/11. Benden evvelki peygamberlerden ümmetini Deccal ile korkutmayan hiç kimse olmadı. Onun sol gözü şaşı, sağ gözü ise perdelidir. Ve alnında "kâfir" diye yazılıdır. Yanında cennet, cehennem diye iki vadi olur. Cennet dediği cehennem, cehennemi ise cennettir.
Yanında peygamber kıyafetinde iki melek bulunur; biri sağında, biri solundadır. Bu beraberlik insanları imtihan içindir.
Deccal onlara sorar:
"--Ben sizin Rabbiniz değil miyim? Diriltiyorum, öldürüyorum."
Meleklerden biri:
"--Yalan söylüyorsun!" der.
Fakat bu sözü yanındaki melekten başkası duymaz. İkinci melek diğerine:
"--Doğru söylüyorsun." der.
İkinci meleğin sözünü insanlar işitir ve zannederler ki, Deccal'i tasdik etti. Bu da imtihan içindir. Sonra Medine'ye yürür. Giremeyince, "Bu onun ülkesidir!" der. Sonra Şam'a yürür Orada "Akabetü Efik" mevkiinde Allah onu helâk eder.
Hz. Sefine RA
RE. 507/10. Deccal çıkar ve beraberinde bir nehir ve bir de ateş hendeği bulunur. Kim onun nehrine girerse, günahı sabit olur, ecrini ise kaybeder. Kim ki ateş hendiğine girerse, ecri sabit olur, günahı ise sükût eder. Bundan sonra işte o kıyamet saatidir.
Hz. Huzeyfe RA
f. Deccal'in Varamayacağı Yerler
RE. 97/8. Deccal her yere varır, yalnız dört mescidin bulunduğu yere varamaz: Mescid-i Haram, Mescid-i Medine, Mescid-i Aksa ve Mescid-i Tur-i Sinâ.
RE. 486/5. Deccal Mekke ve Medine'ye giremez.
Hz. Aişe RA
RE. 486/4. Medine'ye Deccal korkusu girmez. O günü Medine'nin yedi kapısı vardır ve her birinde de ikişer melek duracaktır.
Hz. Ebubekir RA
g. Hz. İsâ AS'ın Deccal'i Öldürmesi
RE. 512/12. Sizin kalanlarınız, Ürdün nehri üzerinde Deccal'la mukatele edeceksiniz. Siz nehrin doğusunda, onlar ise batısında olduğu halde.
Hz. Nuheyk ibn-i Sarimin RA
RE. 97/5. Hiç şüphe yok ki Deccal çıkacaktır. Onun sol gözü kördür ve üzerinde beyaz bir ben vardır. Gözsüzleri ve abraşı iyi eder. Ölüleri diriltir ve "Ben Rabbinizim!" der. Kim onu tasdik ederse, fitne-i Deccale düştü. Kim de "Rabbim Allah!" der ve böyle ölürse, o zaman Deccal'in fitnesine düşmemiş olur. Ona bir daha fitne ve azab yoktur.
Deccal yerde Allah'ın dilediği kadar kalır. Sonra İsa AS gelir. O bana vekil ve benim dinim üzere gelir. Deccal'i öldürür ondan sonra kıyamet kopar.
Hz. Sümüre RA
RE. 201/2. Gazâ geçerlidir; benim baas olunduğum günden, Deccal'le yapılacak gazaya kadar... Onu zalimin zulmü, adilin adaleti kaldıramaz.
Hz. Enes RA
h. Beklenen Yedi Şey Dolayısıyla Amellere Acele Etmek Lüzumu
RE. 243/1. Beklemekte olduğunuz şu yedi şey için amellere müsâraat (acele) ediniz:
1. Unutturucu fakirlik,
2. Azdırıcı zenginlik,
3. Hayatınızı ifsad edici hastalık,
4. Bunaklık verici ihtiyarlık,
5. Ani ölüm,
6. Deccal ki, o beklenen şerdir.
7. Kıyamet ki, hepsinden daha büyük ve daha dehşetlidir.
Hz. Ebû Hüreyre RA
HZ.İSÂ AS'IN ZUHURU
a. Hz. İsâ AS'ın Tekrar Dünyaya Geleceği
344/7. Nasıl helâk olur bu ümmet ki, evvelinde ben, sonunda Meryem oğlu İsâ AS ve ortasında da ehl-i beytimden Mehdî AS vardır.
Hz. İbni Abbas RA
487/12. İş günden güne şiddetini ardırır ve dünyada ancak geilemiyi artırır. İnsanların da ancak hasisliği artar. Kıyamette ancak şerliler üzerinde kopar. Benden sonra Meryem oğlu İsâ AS'dan başka nübüvvet mertebesinde kimse gelmiyecektir.
Hz. Enes RA
b. Hz. İsâ AS'ın Vasıfları ve Devrindeki Durum
191/5. Peygamberler, baba bir ana ayrı kardeşlerdir. Dinleri de birdir. Meryem oğlu İsâ AS da benim kardeşimdir ve aramızda başka peygamber yoktur. O tekrar yeryüzüne gelecektir. Onu gördüğünüzde tanırsınız. Orta boylu, kırmızı beyaz renkli bir zattır. Üzerinde Mısır kumaşından iki parçalı elbise vardır. Su isabet etmediği halde başında damlalar görülür. Haçı kırar, domuzu öldürür, cizyeyi kaldırır ve milletleri İslâm'a davet eder. İslâm'dan başka din kalmaz. Arslanlar develerle, kaplanlar sığırlarla, kurtlar koyunlarla dolaşıp otlarlar. Ve çocuklar yılanlarla oynarlar. Ve hiç biri de diğerine zarar vermezler. O kırk sene yaşayacak ve ölecektir. Cenazesini müslümanlar kaldıracaktır.
Hz. Ebu Hüreyre RA
314/2. Ne mutlu İsâ AS indikten sonraki hayata! Göğe rahmet için, arza da yeşertmek için müsaade edilir. Taş üzerine tohum ekilse biter. İnsanlar arasında kin ve çekememezlik olmaz. Hatta bir adam bir arslana rastlarsa, arslan ona dokunmaz; yılana bassa, yılan onu sokmaz.
Hz. Ebu Hureyre RA
c. Hz. İsa AS'ın Haçı Kırıp, Cizyeyi Kaldırması ve Malın Artması
478/7. Meryemoğlu İsâ AS hakem, adalet dağıtıcı ve imâm-ı àdil olarak nâzil olmadıkça kıyamet kopmaz. Öyleki; o haçı kırar, domuzu öldürür, cizyeyi kaldırır. Mal da çok artar ve onu kabul ettirecek kimse bulunmaz.
Hz. Ebû Hureyre RA
456/4. Vallàhi Meryem oğlu (İsâ AS) adil bir hükümdar olarak inecek, haçı kıracak, hınzırı öldürecek, cizyeyi kaldıracak, deveye lüzum kalmayacak; düşmanlık, boğazlaşma, hasedleşme gidecek. Mala davet edecek, kimse sahip çıkmayacak.
Hz. Ebû Hureyre RA
d. İmanın Medine'de Toplanması
485/5. Nefsim yed-i kudretinde olana yemin ederim ki, bu iş (müslümanlık) başladığı gibi avdet eder ve her iman Medine'ye toplanır. Hattâ bütün iman Medine'de oluncaya kadar.
Hz. Câbir RA
YE'CÜC VE ME'CÜC'ÜN ÇIKIŞI, VASIFLARI VE HELÂKI
a. Ye'cüc-Me'cüc'ün, Adem AS'ın sulbünden olduğu
134/2. Ye'cüc ve Me'cüc, Adem AS'ın sulbündendir. Şayet onlar insanlar üzerine gönderilirse insanların yaşayışlarını ifsad ederler. Onlardan hiç kimse geride bin veya daha fazla zürriyet bırakmadıkca ölmez. O Ye'cüc ve Me'cüc'ün arkasından üç ümmet daha olacaktır. Te'vil, Te'ris ve Mensek.
Hz. İbn-i Amr RA
245/9. Allah-u Zülcelâl Hazretleri beni, geceleyin yürüttüğünde (Mi'rac'da) Ye'cüc ve Me'cüc'e baas etti. Ben de onları Allah'ın dinine ve ibadetine davet ettim. Bana icabetten yüz çevirdiler. Bunlar, Âdem AS'ın evlâdından isyan edenler ve iblisin taifesi cehennemdedir.
Hz. İbn-i Abbas RA
b. Hz. Hızır ve İlyas'ın Her Gece Sed Üzerinde Buluşması
97/3. Hızır yerde ve İlyas denizdedir. Onlar her gece Zülkarneyn'in insanlar ile Ye'cüc ve Me'cüc arasında yaptığı set üzerinde birleşirler. Senede bir kere de hac ve umre yaparlar ve zemzem içerler. O zemzem, bunlara bir sene yeter.
Hz. Enes RA
322/3. Bugün Ye'cüc ve Me'cüc'ün seddinden şunun kadar açıldı. (Peygamberimiz SAS eliyle dokuz işareti yaptılar.)
Hz. Ebû Hureyre RA
c. Kendileri ile Harb Yapılacak Bazı Kavimler
477/2. Acemlerden Kirman ve Huz ile mukatele etmedikce kıyamet kopmaz. Onların burunları yassı, küçük gözlü, kalkan gibi kırmızı meşin suratlıdırlar. Ve keçe ayakkabıları vardır.
Hz. Ebû Hureyre RA
477/2. Kıyamet kopmaz, siz Türklerle mukatele etmedikçe. Onlar küçük gözlü, basık burunlu, kırmızı meşin suratlı, aynı zamanda keçe ayakkabılıdır.
Öyle zaman gelir ki, sizden biri ehli ve malı da dahil, her ne pahasına olursa olsun beni görmek ister.
Hz. Ebû Hureyre RA
(Burada Türklerden maksad, Moğollar ve Çinlilerdir)
d. Ye'cüc ve Me'cüc'ün Vasıfları
477/7. Sığırların dilleri ile yemeleri gibi, dilleri ile yiyen bir kavim çıkmadıkca kıyamet kopmaz.
160/9. Kıyametin ilk alâmetleri: Deccal, İsâ AS'ın inmesi, Aden toprağından bir ateşin çıkıp halkı mahşere (Şam'a) sürmesi, öyle ki onlar kaylule (öğle uykusu) yaptığı zaman o ateş bekler. (Onlar yürüyünce o da yürür) Ve bir de Duhan, Dabbe ve Ye'cüc ve Me'cüc'ün zuhurudur.
Denildi ki:
"--Yâ Rasûlallah, Ye'cüc ve Me'cüc nedir?
Buyurdu ki:
"--Ye'cüc ve Me'cüc bir takım ümmetlerdir ki, her biri dörtyüzbinliktir. Onlardan her bir kişi etrafında, kendi sulbünden gelme bin tane göz görmedikçe ölmez. Bunlar Adem evlâdıdır. Ve dünyanın harab olmasına çalışırlar. Geldiklerinde Fırat ve Dicle'den içerler. Taberiye gölünü kuruturlar. Beytül-Makdis'e vardıklarında ise şöyle derler:
'--Dünya halkını tamanen öldürdük. Şimdi de göktekilerini öldürelim!'
Ve oklarını göğe doğru atarlar da o oklar kana bulaşmış olarak geri dönerler. Bunun üzerine:
'-Semadakileri de öldürdük.' derler.
O sırada İsâ AS ve Müslümanlar Turi-Sina dağında bulunurlar. Allah, İsâ AS'a şöyle vahyeder:
'--Kullarımı Tur Dağı ve Eyle etrafında muhafaza et!'
Sonra İsâ AS ellerini semaya kaldırıp dua eder. Mü'minler de âmin derler. Bunun üzerine Allah, Ye'cüc ve Me'cüc'ün üzerine "hegaf" denen ve insanların burnundan giren kurtcukları gönderir. Bu kurtcuklar onları Şam'dan Şark'a kadar sarar. Böylece Ye'cüc ile Me'cüc'ün hepsi ölürler. Öyle ki, onların cifelerinden arz kokar.
O zaman Allah, göğe emreder, ve gökten kırbadan boşanırcasına yağmur yağar, onların cife ve kokularından arzı yıkar. İşte ondan sonra güneşin garbden doğma vakti gelir.
Hz. Huzeyfetül-Yemânî RA
e. Ye'cüc ve Me'cüc Hadisesinde Toplanma Merkezinin Tr-u Sînâ Olacağı
351/8. İnsanlar için üç temerküz noktası vardır: Antakya Amik'inde olan Melhame-i Kübra'da toplama merkezi Şam olur. Deccal vak'asında merkezleri Kudüs; Ye'cüc ve Me'cüc hadisesinde Tr-u Sînâ...
Hz. Hüseyin RA
304/7. Müslümanlar Ye'cüc ve Me'cüc'ün ok ve kalkanlarından kalanı yedi sene yakacaklardır.
Hz. Nüvvaz İbni Sin'an RA
510/2. Müslümanlar onların silahlarının kılıflarını, yaylarını, kalkanlarını, oklarını yedi sene yakacaklar.
Hz. Nervas RA
f. Ye'cüc ve Me'cüc'den Sonra da Hac ve Umre Yapılacağı
561/6. Bu Beyt'e, yâni Kâbe'ye Ye'cüc Me'cüc çıktıktan sonra da hac ve umre yapılacaktır.
Hz. Ebû Said RA
109/8. İnsanlar Ye'cüc Me'cüc çıktıktan sonra hacca da giderler, umre de yaparlar, hurma da yetiştirirler.
Hz. Ebû Said RA
NOT: Yukarıdaki hadis-i şeriflerden anlaşılacağı üzere, Ye'cüc ve Me'cüc denilen kavimle yardakçılarının milyonlarca ve belki de milyarlarca oldukları ve bunların Hz. İsâ AS'ın 40 senelik devri zarfında zuhur edecekleri anlaşılıyor. Fakat bu 40 senelik devrin başlarında mı, ortalarında mı yoksa sonlarına doğru mu olduğu pek belli olmuyor. Herhalde sondan 8-10 seneden evvel olacağı yukardaki 304/7 ve 510/2 sayılı hadislerden anlaşılmaktadır.
DABBETÜL-ARZ'IN ZUHURU VE GÜNEŞİN BATIDAN DOĞMASI
a. Dabbetül-Arz'ın Yapacağı Şeyler
249/8. Dabbetül-Arz beraberinde Hz. Süleyman AS'ın mührü, Hz. Mûsâ AS'ın asası bulunduğu halde çıkar. Mü'minin âsa ile yüzünü nurlandırır. Kâfirin de mühürle burnunu mühürler. Öyle ki, ziyafet ehli toplanırlar da, biri diğerine, "Ya mü'min!" veya "Yâ kâfir!" diye hitab edebilir olurlar.
Hz. Ebû Hüreyre RA
NOT: Dabbet-ül Arz'ın nasıl bir mahlûk olduğu tam mânâsı ile bilinmemekle beraber, kendisi Kıyametin büyük alâmetlerinden olup güneşin batıdan doğuşu sırasında zuhur eden bir mahlûk olduğu anlaşılmaktadır.
b. Güneşin Batıdan Doğması
243/3. Altı şey gelmeden amellere müsâraat ediniz, koşuşturunuz! Güneşin batıdan doğuşu, duhan, Dabbetül-Arz, Deccal, ölüm (çokluğ) ve kıyamet.
Hz. Enes RA
477/4. Güneş batıdan doğmadıkça kıyamet kopmaz. O batıdan doğduğunda, insanlar onu görür ve hepsi de iman ederler. Lâkin işte bu imanın, daha önce iman etmediği için hiç bir nefse fayda vermediği zamandır.
Hz. Ebû Hüreyre RA
c. Güneşin Batıdan Doğuşu ile Tevbe Kapısının Kapanacağı
87/10. Allah-u Zülcelâl Hazretleri tevbe için mağribde bir kapı yarattı; genişliği yetmiş yıllıktır. Güneş batıdan doğmadıkça bu kapı kapanmaz. Bunlar âyet istiyorlar. "O günde iman edeceklerin imanı fayda vermeyecektir."
Hz. Satvan ibni Assal RA
322/4. Allah-u Zülcelâl Hazretleri batıdan tevbe için öyle bir kapı açtı ki, genişliği yetmiş yıllık mesafedir. Bu kapı, güneş batıdan doğmayınca kapanmaz.
Hz. Safvan RA
242/2. Tevbe kapısı açıktır. Güneş batıdan doğuncaya kadar kapanmaz.
Hz. Safvan RA
PEYGAMBER SAS EFENDİMİZ'İN TAVSİYELERİ
Bu bölümde; kıyamet alâmetlerinin sıklaştığı, fitne ve fesadın çoğaldığı zamanlar için, Peyamberimiz SAS'in ümmetine yaptığı tavsiye ve emirlere ait hadis-i şerifler belirtilmeye çalışılmıştır.
a. Ma'rufla Emir, Münkerden Nehy Etmek
393/5. Ma'ruf ile emredin, münkerden nehyedin! Allah'a dua edip de duanız kabul edilmeyecek hale gelmeden evvel ve af dileyip de mağfiret olunmayacağımız hale gelmeden önce. Muhakkak ki, ma'rufu emretmek, münkeri nehyetmek, eceli yaklaştırmaz. Yahudilerin bilginleri, nasaranın rahipleri, ma'rufu emretmeyi ve münkeri nehyetmeyi terk ettikleri zaman, Aziz ve Celil olan Allah onlara peygamberlerinin diliyle lânet etti. Sonra onları umûmî azaba dûçar eyledi.
Hz. İbn-i Ömer RA
136/5. Siz mansur ve muzaffer olacaksınız. İsabetli yol üzerindesiniz. Siz ganimete, şarkla garbın fütuhâtına erişeceksiniz. Sizden herhangi biriniz buna ulaşırsa, Allah'dan korksun, takvâyı elden bırakmasın! Emri bil-ma'ruf, nehyi anil-münker yapsın ve sıla-i rahimde bulunsun. Akrabalık bağlarını birleştirsin. Kim kasden bana yalan isnad ederse, ateşteki yerine hazırlansın!
Hz. İbn-i Mes'ud RA
91/9. Allah-u Zülcelâl Hazretleri hususî bir zümrenin ameli ile topluma azab vermez. Şayet toplum gücü yettiği halde, hususi zümreye aldırmaz ise, hepsine azap eder.
Hz. Adiy bin Amire RA
243/7. Kişiye; değiştirmeye gücü yetmeyen bir münkeri gördüğü zaman, hiç değilse Allah'ın o münkeri sevmediğini bilmesi yeter. (Kalb ile buğz etmesi)
Hz. İbn-i Mes'ud RA
b. Amelde Müsaraat (Acele) Etmek
243/2. Kapkaranlık gece parçaları gelmeden (fitnelerin zulmetinde nur temini için) amellere müsaraat ediniz ki, o devirde insan sabah mü'min olur, akşama kâfir olarak ulaşır. Mü'min olarak geceye girer, kâfir olarak sabaha çıkar. Ve o günün adamları dinini dünyadan az bir şeye karşılık satarlar.
Hz. Ebû Hüreyre RA
243/1. Beklemekte olduğunuz şu yedi şey için amellere müsaraat (acele) ediniz: Unutturucu fakirlik, azdırıcı zenginlik, hayatınızı ifsad edici hastalık, bunaklık verici ihtiyarlık, ani ölüm, Deccal ki, o beklenen şerdir. Kıyamet ki, hepsinden daha büyük ve daha dehşetlidir.
Hz. Ebû Hüreyre RA
243/3. Altı şey gelmeden amellere müsaraat ediniz: Güneşin batıdan doğuşu, duhan, Dabbetül-Arz, Deccal, ölüm ve kıyamet.
Hz. Enes RA
163/6. Bana göre, sizin için Deccal'den daha ziyade koktuğum şeyi haber vereyim mi?.. O gizli şirktir ki, kişinin kalkıp adamın makamına gösteriş için amel etmesidir.
Hz. Ebû Said RA
262/11. Üç şey vardır ki, kimde üçü veya biri bulunmazsa, amelinden hiçbir şey ona fayda vermez: Kendisini, Allah'ın bildirdiği günahlardan alıkoyan takvâ, insanlarla iyi geçinmeyi sağlayan güzel ahlâk, sefihi karşılayan hilim.
Hz. İbn-i Abbas RA
164/7. Size, amellerinizin en hayırlısını, en temizini, derecelerinizi en fazla yükseltenini, altın ve gümüş infak etmekten daha hayırlı olanını ve düşmanla karşılaşıp sizin onların, onların da sizin boyunlarınızı vurmasından daha hayırlı olanını haber vereyim mi?.. Allah'ı çok zikrediniz!..
Hz.İbn-i Ömer RA
322/5. Adamın, ehli, malı, nefsi, evlâdı ve komşusundaki fitnesine; orucu, namazı, sadakası, emr-i bil-maruf, nehy-i anil-münkeri kefaret olur.
Hz. Huzeyfe RA
176/4. Fitnelerden sakının! Zira, lisanla fitneye düşmek kılıç çalmak gibidir. (Kılıcı tesiri gibidir.)
Hz. İbn-i Ömer RA
100/6. Mes'ud kimse, fitnelerden uzaklaştırılmış kimsedir. Fitneye düşmüş de sabretmiş, ne güzel şey, ne güzel şey, ne güzel şey!.. Fitneyi yayanların ise vay haline, vay haline, vay haline!..
Hz. Mikdad ibn-i Esver RA
c. Zalim Umera ile Birlikte Olmamak
518/6. Ahir zamanda zalim umera, fasık vüzera, hain hakimler ve yalancı ulema gelir. Her kim onlara yetişirse sakın onların yardımcıları, vergi memuru, haznedarı ve onların emniyet memuru olmasın.
Hz. Ebû Hüreyre RA
360/9. İnsanlar üzerine bir zaman gelecek ki, onlara sefih önderler hakim olacak. Şerlilerini öne geçirecekler. Onlar da sureta hayırlıların sevgsini izhar edecekler. Namazı vaktinden sonraya bırakacaklardır. Kim bu zamana yetişirse reis olmasın, memur olmasın, vergi memuru olmasın, maliyeci de olmasın!
Hz. Ebû Said RA
303/6. Sizin üzerinizde bazı umerâ peydah olur. Namazı vakitlerinden geciktirir ve bid'atler çıkarırlar.
İbn-i Mes'ud RA dedi ki:
"--Onlara yetişirsem nasıl yapayım?"
Buyurdu ki:
--Ey Ümmü Abd'in oğlu! Benden nasıl yapacağını soruyorsun. Allah'a isyan edene itaat yoktur!"
Hz. İbn-i Mes'ud RA
303/4. Yakında bazı emirler gelecek. Siz onların bazı işlerini beğenecek, bazılarından ise hoşlanmayacaksınız. Kim onlardan ayrılırsa selâmet bulur, kim de onlara karışırsa helâk olur.
Hz. İbn-i Abbas RA
303/3. Benden sonra ümmetimden bir kavim gelir. Kur'an'ı okur, dini ilimlerden de ma'lûmatları olur. Şeytan onlara gelir:
"--Dünyalığınızı düzeltmek için hükümete sokulsanız ya! Siz yine dininizde onlara uymazsınız." der.
Nasıl çalıdan; dikenden başka bir şey alınmazsa, onlara sokulmaktan da günahtan başka bir şey elde edilmez.
Hz. İbn-i Abbas RA
46/7. İnsanların akidlerini bozduklarını, emanetleri hafife aldıklarını ve --parmaklarını birbirine geçirip-- böyle olduklarını gördüğün zaman, evini tercih et! Lisanına sahip ol, ma'ruf olanı al, münkeri bırak; kendi işinle meşgul ol ve âmmenin işlerini kendilerine bırak!
Hz. Abdullah ibn-i Amr RA
53/8. Emanet zâyi edildiğinde kıyameti bekle. Denildi ki:
"--Emanetin zâyi edilmesi nasıl olur?"
Buyurdu ki:
"--Vazife, ehlinden başkasına verildiği zaman kıyameti bekleyin!"
Hz. Ebû Hüreyre RA
91/11. Allah Zülcelâl Hazretleri ilmi kullarından soyup almaz. Ancak âlimsiz kalanlar, cahil kimseleri önder edinirler, onlar da ilimsiz fetvâlar verirler. Ve hem kendilerini, hem de bakalarını saptırırlar.
Hz. Aişe RA
d. Şam'da Toplanmayı Tavsiye
299/5. Yakında fitneler olacak!
Dediler ki:
"--Ne emredersin yâ Rasûlallah?"
Buyurdu ki:
"--Şam'a bakın!"
Hz. Bekr ibn-i Hakim RA
35/13. Batı tarafından gelen bir fitne, doğu tarafından gelen bir fitne ile karşılaşınca, Şam'ın ortasında toplanın! O gün yerin altı üstünden daha hayırılıdır.
Hz. İbn-i Abbas
136/7. Yakında birkaç bölüğe ayrılacaksınız. Bir kısmınız Şam, Mısır, Irak ve Yemen'de olacak. Dediler ki:
"--Hangi tarafta bulunalım?"
Buyurdu ki:
"--Şamdakilere katılın! Veya ona katılamazsnız, Yemen'e gidin ve onun göllerinin suyundan istifade edin! Allah-u Teàlâ bana Şam'ı tekellüf etti.
Hz. Ebûd-Derdâ RA
187/8. Ebdaller Şam ehlindendir. Onların sayesinde yardım görülür ve onlar sayesinde rızıklanılır.
Hz. Avf ibn-i Mâlik RA
154/7. Şam ehli Allah'ın yeryüzündeki kamçısıdır. Kullarından dilediinden onlar vasıtası ile intikam alır. Onalrın münafıklarının, mü'minler üzerinde galib gelmelerinin imkânı yoktur. Onlar ancak hem, gayz, gam ve hüzün içinde ölürler.
Hz. Hüzeym İbn-i Fatik RA
48/1. Horasan cihetinden gelen siyah sancaklar görüldüğünde onlara katılın. Zira onların içinde Allah'ın halifesi Mehdi (AS) vardır.
Hz. Sevban RA
282/2. Yakında siize Horosan tarafından siyah bayraklılar gelecek. Kar üzerinde emekleyerek olsa da onlara iltihak ediniz. Zira onların arasında Allah'ın halifesi Mehdi (AS) vardır.
Hz. Sevban RA
484/3. Allah-u Zülcelâl Hazretleri ümmetimi ebediyyen dalâlette cem etmez. Büyük karaltıda olun. Allah'ın kudret eli cemaat üzerindedir.
Hz. ibn-i Ömer RA
441/4. Bir kimse bir kavmin kalabalığını artırırsa, o da onlardan olur. Kim bir kavmin ameline razı olursa, onların ameline ortak olur.
Hz. İbn-i Mes'ud RA
46/8. Ümmetimin zalime "Sen zalimsin!" demekten korktuğunu görürsen, onlardan ayrılabilirsin.
Hz. Abdullah ibn-i Amr RA
e. Mücahidlerin Fazîleti
113/9. Fîsebîlillâh mücahid olanlar en ufak bir zorlama ile bir senelik oruç bedeli ve bir senelik gece ibadeti hak ederler. Soruldu: "En ufak zorlama nedir?" Buyuruldu ki: Meselâ böyle bier mücahid gece giderken hayvan üzerinde uyuklar ve kamçısını düşürür, inip bunu alması en ufak zorlamalardandır.
Hz. Samit ibn-i Ebû Asım RA
268/9. Üç sınıfı Allah-u Zülcelâl Hazretleri sever ve onların yüzüne güler ve onlarla istibşar (müjde) eder: Öndeki arkadaşları bozulmuş olduğu halde ger dönmüyor ve düşmanla harbe devam ediyor; yardım gelene veya şehid oluncaya kadar. İşte böyle kimseye allah kâfidir ve "Şu kuluma bakın. Benim için nasıl sabretti!" diye buyurur.
Güzel hanımı ve yumuşak da yatağı olduğu halde, gecenin bir vaktinde ibadete duryor. Cenab-ı Hak, bunlar için de, "Kulum şehvetini bırakıyor, beni zikrediyor, isteseydi uyurdu." diye buyurur.
Ve bir adam ki, seferde, arkadaşları yatıp uyurlarken, kendisi darda da, genişlikte de olsa seherde durmuş, nöbet bekleyip ibadet ediyor.
Hz. Ebûd-Derdâ RA
467/7. Düşmanla karşılaşmayı temenni etmeyin. Allah'dan afiyet isteyin. Zira siz onlarla beraber neyin imtihan edildiğini bilmezsiniz. Onlarla karşılaşınca:
(Allahüme ente rabbinâ ve rabbühüm ve nevâsìnâ ve nevâsìhim biyedike ve innemâ taktülühüm ente) "Yâ Rab! Onların da bizim de Rabbimiz sensin! Bizim de onların da nasiyelerimiz, bütün varlığımız senin elindedir ve onları ancak sen yok edersin." deyin ve yere çökün. Ne vakit üzerinize yürürlerse kalkın ve tekbir alın.
Hz. Câbir RA
467/6. Düşmanla karşılaşmayı istemeyin. Allah'dan afiyet isteyin. Onlarla karşılaşınca da direnin ve Allah'ı çok zikredin. Eğer onlar gürültülü ve şamata yaparlarsa, siz sükût edin.
Hz. İbn-i Amr RA
f. Aczin Fücûra Tercih Edileceği Zaman
503/10. Sizin üzerinize bir zaman gelir ki, adam acizlikle facirlik arasında muhayyer kalır. Kim bu zamana ulaşırsa aczi, fücûra tercih etsin!
Hz. Ebû Hüreyre RA
301/2. İnsanlar üzerine bir zaman gelecek ki; o zamanda adam acz ve fücur arasında muhayyer kalacak. Kim bu zamana yetişirse, fücûra aczi tercih etsin.
Hz. İbn-i Mes'ud RA
29/1. Benden sonra yakında, muzlim gecelerin karanlık dalgaları gibi bir takım fitneler olacak. O fitnelerde adam sabah mü'min, akşam kâfir, akşam mü'min, sabah kâfir olacak.
Denildi ki:
"--O zaman ne yapalım?"
Buyurdu ki:
"--Elinize sahip olun. Allah'ın katil kulu olmaktansa, mazlum kulu olun. Zira öyle zamanda İslâm adamın ağzında olur. Kardeşinin malını yer, kanını akıtır, Rabbine âsi olur, Hâlıkına küfreder. Neticede de kendisine cehennem vacib olur."
Hz. Cündeb el-Becelî RA
36/10. Allah bir kavme azab indirdiğinde, o azab onların içinde olan herkese isabet eder. Sonra amellerine göre ba'solunurlar.
Hz. İbn-i Ömer RA
g. Fitne ve Belâlardan Kurtulma Çareleri
243/9. İman itibariyle bir adama, "Rabbimin Allah, rasûlümün Hz. Muhammed SAS ve dinimin İslâm oluşan razıyım." demesi yetişir.
Hz. İbn-i Abbas RA
267/7. Bir kimse şu üç şeyi yaparsa imanın tadını tadar: Yalnız Allah'a kul olur ve 'Lâ ilâhe illallah' der. Gönül hoşluğu ile zekâtını verir, şöyle ki: Yaşlısını, zayıfını, hastasını, adisini değil, fakat malının ortasından verir. Muhakkak ki Allah onun en güzelini sizden istemez. Lâkin, en kötüsünü de emretmemiştir. Nefsini tezkiye eder. Denildi ki:
"--Nefsi tezkiye ne demektir?"
Buyurdu ki:
"--Kişinin nerede olursa olsun, Allah'ın kendisi ile beraber olduğunu bilmesidir."
Hz. Abdullah ibn-i Muaviye RA
163/3. İnsanların hayırılıları ile şerlilerini size haber vereyim mi? İnsanların hayırlıları öyle kimselerdir ki; ölüm atının sırtında, yahud devesinin üzerinde veyahut da ayaklarının üzerinde iken, ona gelinceye kadar Alah yolunda çalışır. İnsanların şerlisi ise o kimsedir ki, hakikaten fâcir ve çok cüretkârdır. Allah'ın kitabını okur da, onun buyruklarından hiçbirine uymaz.
Hz. Ebû Said RA
136/2. Siz bugün öyle bir zamandasınız ki, alimleri çok hatibleri azdır. Bugün bir kimse bildiğinin onda birini terketse düşer. Bir zaman gelektir ki bileni az, anlatmaya çalışan (hatibler) çok olacak. O zamanda, bildiğinin onda birini yapan kurtulacaktır.
Hz. Ebû Zer RA
136/1. Siz bugün öyle bir zamandasınız ki, sizlere emrolunanın onda birini terketseniz helâk olursunuz. Ama öyle bir zaman gelecektir ki, emrolunanın onda birini yapanlar kurtulacaklardır.
Hz. Ebû Hüreyre RA
504/6. İnsanlar üzerine bir zaman gelecek ki, günaha girmeksizin aralarında geçinmeye kuvvet bulunamayacak. Öyle ki, adam yalan söyleyecek ve yemin de edecek. Bu zaman gelince kaçın!..
Denildi ki:
"--Nereye kaçalım?"
Buyurdu ki:
"--Allah'a, kitabına ve Peygamber'in sünnetine kaçın!"
Hz. Enes RA
267/6. Üç kişiye dünya ve ahiret fitnesi dokunmaz: Kaderi teslim edene, yıldıza itibar etmeyene, sünnetimi iz be-iz takip edene.
Hz. Ebû Hüreyre RA
299/7. Yakında fitneler olur. Adam müslüman sabahlar, akşama kâfir olur Ancak, Allah'ın kendisini ilmiyle ihyâ ettikleri müstesnâ.
Hz. Ebû Umâme RA
141/1. Ahir zamanda ümmetim üzerine şiddetli bir belâ zuhur eder. Bundan ancak iki sınıf kurtulur: Biri Allah'ın dinini tanır ve onun için lisan ve kalbi ile mücadele eder. İkincsi ise dinini anlamış, dinlemiş ve tasdik etmiştir. (Yâni cahil kalanlar bu belâda tehlikededir.)
Hz. Ömer RA
105/7. Fitne gelir, kulları fırtına gibi savurur. Bunun içerisinden âlim, ancak ilmiyle kendini kurtarır.
Hz. Ebû Hüreyre RA
105/9. Fitne gelir savrulur. Hevâ ve sabrı da beraber gelir. Kim hevâya tâbi olursa onun fitnesi siyah (kara) olur. Kim de sabra tâbi olursa, onun fitnesi ak (nur) olur.
Hz. Ebû Mâlik el-Eş'arî RA
280/11. Fitne zamanında insanların en hayırlısı, Allah yolunda kılıcından yiyen (ganimet payına kanaat eden) ve dağ başında koyununun sütünden yiyendir. (Hükümet kapısından beklememek lâzım!)
Hz. İbn-i Hayseme RA
243/5. Sadakayı erken verin. Zira belâ sadakayı çiğneyip geçmez.
Hz. Enes RA
h. Gam, Keder ve Musibet İsabetinde Söylenecek Dualar
31/6. Sizden birine gam veya keder isabet ettiğinde şöyle desin: (Allah, Allahu rabbî, lâ üşrikü bihî şey'â) "Allah, Allah rabbimdir. Ona hiçbir şeyi ortak koşmam."
Hz. Aişe RA
462/4. (Lâ ilâhe ilallahül-hakîmül-kerîm. Sübhànallàhi ve tebârekâllàhu rabbül-arşil-azîm. Vel-hamdü lillâhi rabbil-àlemîn.) "Allah'dan başka ilâh yoktur. O hakimdir, kerem sahibidir. Allah'ı tesbih ederiz. O ne yücedir, büyük Arş'ın sahibdir. Hamd alemlerin rabbi olan Allah'adır."
Hz. Ali RA
(Peygamberimiz bir musibet isabet ettiğinde okunması için, Hz. Ali RA'a bu duayı öğretmişlerdir.)
462/1. "Lâ ilâhe illallàhül-halîmül-kerîm. Sübhanallàhi rabbil-arşil-kerîm. Elhamdü lillâhi rabbil-àlemîn. Allahümmağfirlî, allahümme tecâvez annî, allahümma'fu feinneke afüvvün gafûr."
Hz. Abdurrahman ibn-i Ca'fer RA.
(Bu tesbih sıkıntı zamanlarında söylenir.)
136/4. Siz memleketinizin kıtlığından (kıtluk, pahalılık, şiddet) şikâyetçi olursunuz. Yağmurdan (azlığından) şikâyetçi olursunuz. Halbuki Aziz ve Celîl olan Allah, size duayı emretmiş ve şu duaya icabet etmeyi de size vaad etmiştir:
"Bütün hamdler, Rahman Rahîm ve Alemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur. O cezâ gününün sahibidir. Ondan başka gerçek ma'bud yoktur. O murad ettiğini yapar. Ey Allah'ım! Sen Allahsın, senden başka ilâh yoktur. Ancak sensin zengin. Biz ise fukarâyız. Bize yağmur indir... Bize indirdiğini bizim için kuvvet yap, ulaştırıcı yap, bir vakte kadar."
Hz. Aişe RA
442/1. Bir kimse bu duaya devam ederse belâdan zor görmeden vefat eder: (Allàhümme ahsin àkıbetenâ fil-umûri küllühâ ve ecirnâ min hizyid-dünya ve azâbül-âhireh.) "Allahım bütün işlerin hepsinde sonucumuzu güzelleştir ve bzi dünyada rüsvay olmaktan ve ahiret azabından koru!"
Hz. Busr ibn-i Ertad RA
462/2. "Lâ ilâhe illallah" sözü kulları Allah'ın azabından korur, dünyalarını dinlerine tercih etmedikçe. Şayet dünyalarını dinlerine tercih ederler de, sonra "Lâ ilâhe illallah" derlerse, bu tevhid kendilerine reddolunur ve Allah-u Teàlâ onlara, "Yalan söylediniz!" buyurur.
Hz. Enes RA
164/2. Azameti gökle yer arasını dolduran ve yetmişbin meleğin tâzim ve teşyi ettiği bir sûreyi size haber vereyim mi?.. O Kehf Sûresi'dir. Her kim cuma günü onu okursa, Allah-u Teàlâ bu sebeple o kimsenin diğer cumaya kadarki ve ondan sonra da üç gün ilâvesi içindeki günahlarını mağfiret eder. Ayrıca kendisine semâya kadar erişen bir nur verilir ve Deccal fitnesinden de korunmuş olur. Her kim yatacağı zaman bu sûrenin sonundan beş ayet okursa, korunur ve gecenin istediği vaktinde de uyandırılır.
Hz. İsmail ibn-i Rafi' RA
207/12. Dua, mü'minin silahıdır ve dinin direğidir. Göklerin ve yerin nurudur.
Hz. Ali RA
97/10. Duanın, nazil olan ve olmayan belâya da faidesi vardır. Ey Allah'ın kulları, duaya sarılın, Allah'a çok yalvarın!
Hz. İbn-i Ömer RA
503/2. İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelecek ki, mü'min o zaman mü'minlere dua edecek de, Allah-u Zülcelâl Hazretleri şöyle buyuracak: KIYAMETİN BÜYÜK ALÂMETLERİ
Küçük alâmetlerden sonra gelecek olan büyük alâmetler melhameler ve Hz. Mehdi AS ile başlamakta ve Güneş'in batıdan doğmasına kadar, takriben 55-60 sene devam etmektedir. Bu devir insanlar için büyük imtihanlarla dolu olmakla beraber, Hz. Mehdi AS'ın 7 senelik ve Onu takiben de Hz. İsa AS'ın 40 senelik, yeryüzünü adaletle dolduran idareleri de bu devir içinde bulunmaktadır.
Hadisler anlaşılabildiği nisbette oluş zamanına göre sıralanmıştır. Doğrusunu Allah bilir.
a. Kıyametin On Büyük Alâmeti
100/5. Şu on alâmet olmadan kıyaet gelmez: Duhan, Dabbetül-arz, Deccal, Güneşin garbdan doğuşu, üç yere batış. Şark, garb ve Ceziretül-Arab'da, İsa ibn-i Meryem'in inmesi, Ye'cüc ve Me'cüc'ün çıkması ve Aden içinden bir ateş çıkması ve insanları mahşere (Şam'a) sürmesi ve yanlarından ayrılmaması. Öyle ki onlar geceleyince, o ateş de geceler. Kaylûle yaptıklarında, o da yanlarında bekler.
Hz. Huzeyfe ibn-i Esid RA
277/6. Kıyamet alâmetleri birbiri takiben meydana gelir. Bir dizideki boncukların ard arda kopması gibi.
Hz. Ebû Hüreyre RA
299/5. Yakında fitneler olacak.
Dediler ki:
"--Ne emredersin Yâ Rasûlallah?"
Buyurdu ki:
"--Şam'a bakın!"
Hz. Bekr ibn-i Hakim RA
35/13. Batı tarafından gelen bir fitne, doğu tarafından gelen bir fitne ile karşılaşınca, Şam'ın ortasında toplanın. O gün yerin altı üstünden daha hayırlıdır.
Hz. İbn-i Abbas RA
313/6. Ne mutlu Şam'a. Zira Allah-u Zülcelâl Hazretleri'nin melekleri Şam üzerine kanatlarını germiş bulunur.
Hz. Zeyd ibn-i Sabit RA
b.Melhameler ve Melhame-i Kübrâ (Büyük Harb)
64/14. İki azatlı, Arab azatlısı ve Rum azatlısı Melik olduklarında, onların elleri ile melhameler doğar.
Hz. İbn-i Amr RA
66/7. Melhameler vuku bulduğunda Allah-u Teàlâ Şam cihetinden, Mevali kabilesinden bir grubu gönderir ki onlar Arap'ın en iyi ata binenleri ve silahlı olanlarıdır. Allah onların sebebi ile bu dini kuvvetlendirir.
Hz. Ebû Hüreyre RA
351/8. İnsanlar için üç temerküz noktası vardır. Antakya Amik'inde olan Melhame-i Kübrâ'da toplanma merkezi Şam olur. Deccal vak'asında merkezleri Kudüs; Ye'cüc ve Me'cüc hadisesinde Tur-u Sinâ...
Hz. Hüseyin RA
393/10. Müslümanların Melhamede merkezleri Şam, Deccalde merkezleri Kudüs ve Ye'cüc Me'cüc vak'asında merkezleri Tur-u Sinâ'dır.
Hz. Ebû Zahiriyye RA
319/11. Beytül-Makdis'in mâmur olmasını Medine'nin harab olması takip eder. Onu da Melhamenin çıkışı ve onu da Kostantiniyye'nin fethi takip eder. Onu ise Deccal'in çıkması takip eder.
Hz. Muaz RA
236/18. Melhame-i Kübra, Kostantıniyye'nin fethi ve Deccal'in çıkması 7 ay (sene) içinde olur.
Hz. Muaz RA
246/4. Melhame-i Kübra ile Kostantıniyye'nin fethi arasında altı sene vardır. Yedinci de Mesih Deccal çıkar.
Hz. Abdullah ibn-i Buğr RA
354/13. Allah bu ümmete Deccal ile Melhamenin kılıcını birden vermez.
Hz. Muaz RA
298/4. Size dünya fetholunacak. Eğer bir menzilde muhayyer kılınırsanız Şam denilen şehre bakın. Zira orası melhamelerde müslümanların toplandığı yerdir. Onun karargâhı da "Guta" denilen yer olacaktır.
322/10. Melhame-i Kübra gününde müslümanların merkezi Şam şehrinde Guta denilen yerdedir. O gün müslümanların menzillerinin en hayırlısı orasıdır.
Hz. Ebüd-Derdâ RA
74/3. Kıyametin önü sıra altı şeyi say: Benim ölümüm, koyun kıran gibi ölüm çokluğu, Kudüs'ün fethi, mal bolluğu; öyle ki, bir kişiye yüz dinar (altın para) verilir de beğenmiz. Arap evleriden girmedik hiç bir evin kalmadığı bir fitne Benî Esfer'in (Rumlar'ın) sizinle olan sulhunun bozulması ve 12 000 kişilik 80 sancakla size hücüm etmesi. (Amik Ovası harbi)
Hz. Avf ibn-i Mâlik RA
296/7. Altı şey kıyamet alâmetlerindendir: Benim ölümüm, Kudüs'ün fethi, bir adama bin dinar (altın para) verildiği halde azımsaması, her müslümanhın evinde ateşi duyulan fitne, koyun boynuzu kıvrımları gibi insanlar arasında ölüm çokluğu, Rum'un gadri, şöyle ki: Her biri 12 000 kişilik 80 sancakla müslümanların üzerine yürümeleri. (Amik Ovası'nda vukua gelecek harb)
Hz. Muaz RA
296/8. Ey ümmet! Altı şey vardır ki onlar olmadan kıyamet kopmaz: Peygamberinizin vefatı, aranızda malın artması. Öyle ki, bir adama on bin dirhem (gümüş para) verilecek de yine öfkelenecek. Sizden her erkeğin evine giren bir fitne. Koyun boynuzu kıvrımları gibi ölüm çokluğu. Benî Esfer'le (Rumlar'la) aranızdaki sulh. Öyle ki, kadının hamileliği süresi gibi, dokuz ay toplanırlar, sonra size gadirlik yaparlar. Medinenin fethi.
Denildi ki:
"--Hangi medine?.."
Buyurdu ki:
"--Kostantıniyye."
258/3. Sizinle Benî Esfer (Rumlar) arasında sulh olur. Sonra onlar muahedeyi bozarlar ve onikibin kişilik seksen fırkalık bir kuvvetle üzerinize yürürler. (Amik Ovası harbi)
Hz. Avf ibn-i Mâlik RA
298/1. Yakında siz Rumlar'la emin bir sulh yapacaksınız. Sonra siz gaza edeceksiniz. Onlar da gerinizde sizin gaza ettiğinize düşman olacaklar. O harpten muzaffer çıkacak ve ganimet alacaksınız. Sonra yeşil bir ovaya konacaksınız. Orada bir Rum neferi salibini kaldıracak ve diyecek ki: "Haç galip geldi." Ona müslümanlardar biri karşı koyup, kendisini öldürecek. Bunun üzerine Rumlar muahedeyi bozacak ve gadredecek. Büyük muharebeler olacak. Sizin için toplanacaklar ve seksen sancak halinde üstünüze gecekler. Her bir sancak altında onbin (on iki bin) kişi olarak. (Amik Ovası'nda önlenecek olan hadise)
Hz. Zu Mihmer RA
299/8. Yakında, sizinle Rumlar arasında dört sulh anlaşması olur. Dördüncü Âl-i Harun'dan biri ile gerçeklenir. Ve bu yedi sene devam eder.
Denildi ki:
"--Yâ Rasûlallah, o gün insanların imamı kimdir?"
Buyurdu ki:
"--İmam, benim evlâdımdan kırk yaşında, yüzü parlar bir yıldız gibi olan, sağ yanağında siyah bir beni bulunan ve üzerinde iki kutvânî aba olan, bir kimsedir. Tavrı Benî İsrâil ulemasına benzer. Yirmi sene hüküm sürer. Arzdaki hazineleri çıkarır ve şirk beldelerini fetheder."
Hz. Ebû Umame RA
Not: Görüldüğü gibi Rumlar (Hristiyanlar) bir düşmana karşı müslümanlara yardım maksadı ile, müttefik olarak, Amik ovasına 960 000 kişilik, 80 tümenlik bir kuvvet getirdikten sonra, müslümanların o düşmana galib gelmesi üzerine anlaşmayı bozub, gadirlik yapacaklar ve müslümanlar üzerine hücum edecekler. Bu harbe Melhame-i Kübrâ deniyor ve Antakya'da Amik Ovası ve civarında cereyan edeceği anlaşılıyor. Bu harbde merkez Şam'da bulunuyor ve müslümanların başında kumandan olarak Hz. Mehdi AS bulunuyor. Ve Allah'ın inayeti ile müslümanların bu harbi de kazanacakları anlaşılıyor.
c. Hz. Mehdi AS'ın Zuhûru, Vasıfları ve Müddeti
344/7. Nasıl helâk olur bir ümmet ki, evvelinde ben, sonunda Meryem oğlu İsa (AS) ve ortasında da ehl-i beytimden Mehdi (AS) vardır.
Hz. İbn-i Abbas RA
498/1. Yâ Abbas, bu işi Allah benimle başlattı. Senin sülâlenden biri ile bitirecek. O delikanlı dünyayı, evvelce zulümle dolduğu gibi, tekrar adaletle dolduracak ve o İsa AS'la namaz kılacak.
Hz. Ammar İbn-i Yaser RA
257/11. Aranızda nübüvvet Allah'ın isteği kadar sürer sonra ona kaldırmayı istediği zaman kaldırır. Sonra Allah'ın sürmesini murad ettiği kadar (otuz sene) nübüvvet yolunda halifelik gelir. Sonra kaldırmayı istediği zaman onu kaldırır. Ve Allah'ın murad ettiği kadar devam eden şiddetli bir meliklik idaresi gelir. Sonra ona kaldırmayı istediği zaman kaldırır. Sonra zorba bir idare bir hilâfet gelir.
Hz. Huzeyfe RA
518/4. Benden sonra hulefâ, hulefadan sonra umerâ, umerâdan sonra melikler, meliklerden sonra cebâbire, cebâbireden sonra ise ehl-i beytimden bir kimse gelir de, o yeryüzündü adaletle doldurur. Ondan sonra da kâhtani gelir. Beni gönderen zâta kàsem ederim ki, o, diğerlerinden dûn değildir.
Hz. Abdurrahman ibn-i Kays RA
477/6. Kâhtandan (Yemen'de bir yer) bir adam çıkıp da asası ile insanları sevk etmedikçe kıyamet kopmaz.
Hz. Saad RA
236/21. Mehdi benim ehl-i beytimden ve evlâd-ı Fâtıme'dendir.
Hz. Ümmü Seleme RA
236/20. Mehdi Amcam Abbasın sülâlesindendir.
Hz. Osman ibn-i Affan RA
237/2. Mehdinin ismi ismime, babasının ismi de babamın ismine uyar.
Hz. İbn-i Mes'ud RA
508/10. Ehl-i beytimden bir adam çıkar, ismi ismime, ahlâkı ahlâkıma mutabık olur. Dünyayı ahlâk ve nesafetle doldurur; evvelce zulm ve cevir ile dolduğu gibi.
Hz. İbn- iMes'ud RA
237/1. Mehdi bizdendir, ey ehl-i beyt! Size müjdeler olsun. Allah onu bir gecede ibraz eder. (Olgunlaştırır.)
Hz. Ali RA
477/8. Benim ehl-i beytimden bir adam yer yüzüne hakim olmadıkça kıyamet kopmaz. Onun alnı açıktır, kemer burunludur. O yer yüzünün daha evvel zulümle doldurulduğu gibi, dünyayı adaletle doldurur. İdaresi yedi sene sürer.
Hz. Ebû Said RA
359/2. Dünyanın ancak bir günlük ömrü kalsa, Allah yine o bir günü uzatır ve ehl-i beytimden ismi ismime, babasının ismi babamın ismine uygun birini meydana çıkarır (Mehdi AS) ve o da dünyayı adalet ve nesafetle doldururdu. Daha önce zulm ve cevir ile doldurduğu gibi.
Hz. İbn-i Mes'ud RA
508/6. Şarktan bir cemaat çıkar, Mehdi'nin saltanatına yardım ederler.
Hz. Abdullah bin-i Haris RA
508/4. Horasan'dan siyah bayraklılar çıkar ve İlya'ya (Kudüs'e) kadar önlerinde bir şey tutunamaz.
Hz. Ebû Hüreyre RA
33/5. Siyah bayraklar gelip de karşınıza çıktında, Farslılar'a ikramda bulunun. Zira sizin devletiniz onlarla beraberdir.
Hz. İbn-i Abbas RA
135/3. Biz öyle bir ehl-i beytiz ki, Allah bizlere dünyayı değil ahireti nasib etti. Benden sonra ehl-i beytim, belâ, şiddet ve tarda maruz kalacaklar; doğu tarafından siyah bayraklılar gelinceye kadar... Bunlar mal isteyecek, kendilerine mal verilmeyecek. Bunlar döğüşecekler, sonra geri çekilecekler. İstedikleri kendilerine verilecek, fakat kabul etmeyecekler. Ve onu, ismi ismime, babasının adı, babamın adına uyan, ehl-i beytimden bir kimseye teslim edecekler.
O (Mehdi) arza sahip olur ve kendisinden önce baskı ve zulümle dolu olan arzı, doğruluk ve adaletle doldurur. Sizden veya sonra gelenlerden birisi ona yetişirse, kar üzerine sürünerek dahi olsa, gelsin ona katılsın! Muhakkak ki onlar hidayet sancaklarıdır.
Hz. İbn-i Mes'ud RA
48/1. Horasan cihetinden gelen siyah sancaklar gördüğüzde onlara katılın! Zira onların içinde Allah'ın halifesi Mehdi (AS) vardır.
Hz. Sevban RA
298/2. Yakında size Horasan tarafından siyah bayraklılar gelecek. Kar üzerinde emekleyerek olsa da onlara iltihak ediniz! Zira onların arasındra Allah'ın halifesi Mehdi (AS) vardır.
Hz. Sevban RA
518/5. Ramazanda bir seda olur. (Mânâsı anlaşılır). Şevvalde de bir seda olur. (Mânâsı anlaşılmaz). Zilkadede kabileler birbiriyle çarpışır. Zilhiccede hacılar talana uğrar. Muharremde gökten şöyle nida olur: "Dikkat ediniz. Filan kimse Allah'ın halkının hayırlılarındandır. Onu dinleyiz ve ona uyunuz!"
Hz. Şehr ibn-i Havşeb RA
346/6. Hiç şüphe yok ki, arz cevir ve zulümle dolacak. Zulüm ve cevirle dolduğu o zaman, Allah ehl-i beytimden ismi benim ismimde, babasının ismi babamın isminde bir kimseyi gönderir de dünyayı adaletle ve nesafetle doldurur. Önce zulüm ve cevirle dolduğu gibi. O zaman gök yağmurunu, yer mahsülünü esirgemeyecek ve o aranızda yedi, sekiz, çok çok dokuz vakit duracak.
Hz. Muaviye ibn-i Kur'a RA
508/8. Ümmetimin içinden Mehdi (AS) çıkar. Beş veya yedi veya dokuz (sene) kalır. (Râvi sayda tereddüt etmiş.) Sonra üzerlerine bol rahmet gönderilir. Arz nebatatını bir şey saklamaz bitirir. Mal hakir olur. Bir adam ona gelir ve şöyle der: "Ya Mehdi bana ver, bana ver!" Ona elbisenin taşıyabileceği kadar verir.
Hz. Ebu Said RA
508/7. Ümmetimin sonunda Mehdi (AS) çıkar. Allah-u Zülcelâl Hazretleri ona rahmetini indirir. Arz ona nebatını çıkarar. Mal sahih olarak verilir ve müsavat üzere taksim edilir. Davar çok olur. Cariyeler bile saygı görür. Yedi veya sekiz yıl yaşar. (Râvi yedi veya sekizde tereddüt etmiştir.)
Hz. Ebû Said RA
7/7. Mehdi ile müjdelenin. O Kureyş'ten ve ehl-i beytimden bir kişidir. O, insanların ihtilâf ve ictimâî sarsıntılar içinde bulundukları bir sırada çıkar. O yeryüzünü, kendinden önce zulüm ve baskı ile doldurulduğu gibi, adalet ve insaf ile doldurur. Ondan yer ve gök ehli razıdır. Ve o malı sabah üzere taksim eder.
Dediler ki:
"--Sabah nedir?"
Buyurdu ki:
"--Seviye üzere demektir.
Ve ümmet-i Muhammed'in kalblerini zenginlikle doldurur ve adalati onları ihata eder. O kadar ki, bir münâdiye "Kimin ihtiyacı varsa bana gelsin!" diye nida etmesi emrolunduğunda, bir kişiden başka kimse gelmez. O kimse istekte bulunur. O da "Hazinedara git sana versin" der. O da gider ve "Ben Mehdi tarafından, kendisine istediği verilmesi için gönderilen kimseyim." dediğinde, hazinedar "Al!" der. O da alır.
Fakat aldığını taşımaya gücü yetmez. Bunun üzerine taşıyabileceğini alır, fazlasını geri bırakır. O malla çıkar ama, sonra pişman olur ve "Ümmet-i Muhammed'in nefis cihetinden en aç gözlüsü herhalde benim. Onların hepsi de mala davet olundukları halde, benden başkası buna icabet etmedi." diyerek, aldığı malı iade etmek ister. Hazinedar da: "Biz verdiğimizi kat'iyyen geri almayız!" der. Bu devir altı, yedi, sekiz veya dokuz sene devam eder. Bundan sonraki hayatta ise hayır yoktur.
Hz. Ebû Said el-Hudrî RA
477/1. Kıyamet kopmaz, siz yahudilerle harp etmedikçe... Hatta taşlar bile, "Ey müslüman şu benim arkamdaki yahudidir, onu öldür." diye arkasındaki yahudiyi haber verir.
Hz. Ebû Hüreyre RA
256/6. Yahudilerle mukatele eder ve onlara musallat olursunuz. Öyle durum olur ki, onlardan biri bir taşın arkasına gizlendiğinde, taş şöyle der: "Ey Allah'ın kulu, şu arkamdaki yahudidir. Onu öldür!"
Hz. İbn-i Ömer RA
d. Kıyamete Kadar Hak Üzere Bir Grubun Bulunacağı
471/12. Ümmetimden bir taife hak üzerine mücadele etmekte, kıyamete kadar gàlib olarak devam edecektir.
Hz. Cabir RA
472/3. Ümmetimden bir taife kıyamet kopuncaya kadar yardım görmekte devam eder. Kendilerini terk edenlerin ayrılmaları da onlara bir zarar vermez.
Hz. Muaviye ibn-i Kur'a RA
472/1. Ümmetimden bir taife, Allah'ın emriyle hareket etmekte devam eder. Onlar hak üzerinde oldukları halde, kıyamet kopana kadar kendilerini tek eden ve muhalefet eden kimsenin onlara bir zararı dokunmaz. Tâ ki Allah'ın emri gelinceye kadar onlar insanlara galibdirler.
Hz. Muaviye RA
187/2. Şu anda kıtal geldi. Ümmetimden hak üzerine çarpışan ve kâfirler üzerine galib gelen bir kavim hiç bir zaman eksik olmaz. Allah onlar için diğer kavimlerin kalblerini kaydırır ve daraltır. Kâfirlerle savaşırlar. Allah onları rızıklandırır. Allah'ın emri gelene kadar bu böyle devam eder. O günde mü'minlerin evlerinin yeri Şam'dır. Hayır kıyamete kadar, atların nasiyesine bağlıdır. Bana vahyolunduğuna göre, ben (dünyada) çok kalcı değilim, yakında gidiciyim. Siz de beni yaşlanarak takip edeceksiniz. Ve bazınız, bazınızın boynunu vuracak. Kıyametten önce iki büyük hadise vardır. Şiddetli veba ve sonra da zelzeleli yıllar.
Hz. Seleme RA
476/9. Kıyamet kopmaz, ümmetimden bir taife herkes üzerinde hakim olmadıkça. Onlar kendilerini terk edenlerin terk etmesine aldırmazlar ve kendilerine yardım edene de aldırmazlar.
Hz. Muaviye RA
65/6. Şam ehli helâk olduğunda ümmetimde hayır kalmaz. Bununla beraber, Deccal'le savaş oluncaya kadar ümmetimden bir taifenin hak üzere gàlib olması devam edecektir.
Hz. Muaviye ibn-i Curre RA
472/2. Ümmetimden bir taife, kendilerine düşmanlık edenlere galib oldukları halde hak ozerinde mücadelede devam ederler. Hatta onların sonuncusu Mesihüd-Deccal ile harp eder.
Hz. İmran RA
487/6. Bu iş ondan ayrılanlara rağmen muzaffer olarak devam edecektir. Muhaliflerin ve ayrılanların ona zararı olmaz, tâ ki Kureyş'ten on iki halife gelene kadar.
Hz. Câbir RA
487/6. Bu din, Kureyş'ten on iki halife gelip gidinceye kadar kàim olarak devam eder. Her birinde ümmet birleşmiş vaziyettedir. Ondan sonra ise herc ü merc başlar.
Hz. Câbir ibn-i Semure RA
e. Kostantıniyye'nin ve Roma'nın fethi
478/5. Rumlara ait Kostantıniyye (Roma) tesbihle ve tekbirle müslümanlarca feth edilmedikçe kıyamet kopmaz.
Hz. Amr İbn-i Avf RA
(Yetmiş bin Şamlı bunu yapacakmış.)
489/8. Allah (z.c.Hz.) bu ümmeti yarım günden öteye bırakmaz. Şam bir adamın ve ehli beytinin sofrasını görmedikçe. Şam o adamın sofrasını gödüğünde Kostantıniyye feth olunur.
Hz. Ebu Salebe RA
f. Hadramut'tan Bir Ateşin Zuhuru
297/7. Yakında Hadramut'tan veya Hadramut denizinden bir ateş çıkacak ve kıyametten evvel insanları toplayacak.
Dediler ki:
"--Ya Rasûlallah, bize ne emredersin?"
Buyurdu ki:
"--Siz Şam'a gitmeye bakın!"
Hz. İbn-i Ömer RA
NOT: Bu toplanma yerinin Şam olduğu bilindiği için melhamelerde Hz. Mehdi zamanında merkez Şam'da olmakla, bu hadise tahminen buraya yerleştirilmişse de doğrusunu Allah-u Teàlâ bilir.
DECCAL'İN ÇIKIŞI, VASIFLARI VE HELÂKI
a. Ümmet İçinde Çıkacak Yalancılar
RE. 324/6. Ümmetimde yirmiyedi tane yalancı ve deccal olacak ki, onlardan dördü kadındır. Ben peygamberlerin sonuyum. Benden sonra hiçbir peygamber yoktur.
Hz. Huzeyfe RA
RE. 518/3. Deccal'den evvel, yetmiş küsur deccal olacaktır. (73-79 kadar)
Hz. Enes RA
RE. 477/10. Yetmiş tane yalancı çıkmadan kıyamet kopmaz.
Hz. İbni Amr RA
RE. 346/8. İslâmın usülleri (tutanakları) teker teker bozulacak ve halkı dalâlete düşürücü hükümet adamları çıkacak ve ondan sonra da onların izi üzerine üç deccal gelecek.
Hz. Huzeyfe RA
b. Peygamberlerin Kavimlerini Deccal'e Karşı İkazları
RE. 143/1. Nuh AS'dan sonra hiçbir peygamber olmadı ki, kavmini Deccal ile korkutmuş olmasın. Şüphesiz ben de sizi onunla korkutuyorum. Olur ki, beni görüp sözümü işitenlerden ona yetişen bulunur. Ashab dediler ki:
"--O zaman kalblerimiz nasıl olur?"
Buyurdu ki:
"--Şimdiki gibi veya daha hayırlı.
Hz. Ebû Ubeyde RA
RE. 373/8. Adem AS'ın yaradılışı ile kıyametin kopması arasındaki zamanda Deccal'den büyük hadise yoktur.
Hz. Hişam ibn-i Amir RA
RE. 362/1. Deccal sizin gibi, belki de sizden hayırlı bir kavme yetişecek. Bir ümmet ki başında ben, sonunda İsâ AS geliyor, Allah onları hor etmez.
Hz. Abdurrahman ibn-i Cübeyr RA
c. Deccal'in Çıkacağı Zaman
RE. 236/18. Melhame-i Kübra, Kostantıniye'nin fethi ve Deccal'in çıkması yedi ay veya (sene) içinde olur.
Hz. Muaz RA
RE. 319/11. Beyt-i Makdis'in mâmur olmasını, Medine'nin harab olması takip eder. Onu da Melhame'nin çıkışı ve onu da Kostantıniyye'nin fethi takip eder. Onu ise Deccal'in çıkması takip eder.
Hz. Muaz RA
RE. 258/4. Dört fitne olacak; kan, mal ve ırz mubah kılınacak ve dördüncü ise Deccal fitnesi olacak.
Hz. İmran ibn-i Husayn RA
RE. 485/9. Bir müslümana, canının çıkmasından hoş bir şey olmadıkça (canından bezmedikçe) Deccal çıkmaz.
Hz. İbn-i Mes'ud RA
RE. 485/11. Deccal insanlarca kendinden bahsedilmekten zuhul edilmedikce (unutulmadıkca) ve imamlar da minberlerde ondan bahsetmeyi terk etmedikce çıkmaz.
Hz. Saab ibni Cessame RA
d. Deccal'in Çıkacağı Yer ve Kendisine Tabi Olacak Kimseler
RE. 508/5. Şark tarafından bir cemaat meydana gelir. Kur'an okurlar hançerelerinden aşağı geçmez. Onlardan bir taife inkiraz ederse diğer taife zuhur eder. Son partileri Deccal ile beraber olurlar.
Hz. İbn-i Amr RA
RE. 207/8. Deccal şarkta, Horasan denilen yerden çıkar ve ona katmerli yüzü olanlar uyar.
Hz. Ebu Bekir RA
RE. 506/9. Deccal'e Isfahan yahudilerinden yetmişbin yahudi tabi olur. Hepsinin üzerlerinde taylasan vardır.
Hz. Enes RA
RE. 508/2. Deccal, Horasan denilen yerden çıkar. Ona bir kavim tabi olur ki, yüzleri meşin gibidir.
Hz. Ebubekir RA
RE. 97/7. Deccal şarktan, Horasan'dan çıkar ve ona kalkan yüzlüler tabi olur. (Yahudiler ve Moğollar vs.)
Hz. Ebubekir RA
e. Deccal'in Vasıfları ve Yapacağı Bazı İşler:
RE. 207/7. Deccal'in sol gözü şaşıdır. Saçları çoktur. Yanında da cennet, ve cehennemi vardır. Onun cehennemi cennet, cenneti de cehennemdir.
Hz. Huzeyfe RA
RE. 97/6. Deccal'in sol gözü kör ve alnında "kâfir" diye yazılıdır. Gözlerinin üzerinde de kalın bir perde vardır.
Hz. Enes RA
RE. 140/11. Benden evvelki peygamberlerden ümmetini Deccal ile korkutmayan hiç kimse olmadı. Onun sol gözü şaşı, sağ gözü ise perdelidir. Ve alnında "kâfir" diye yazılıdır. Yanında cennet, cehennem diye iki vadi olur. Cennet dediği cehennem, cehennemi ise cennettir.
Yanında peygamber kıyafetinde iki melek bulunur; biri sağında, biri solundadır. Bu beraberlik insanları imtihan içindir.
Deccal onlara sorar:
"--Ben sizin Rabbiniz değil miyim? Diriltiyorum, öldürüyorum."
Meleklerden biri:
"--Yalan söylüyorsun!" der.
Fakat bu sözü yanındaki melekten başkası duymaz. İkinci melek diğerine:
"--Doğru söylüyorsun." der.
İkinci meleğin sözünü insanlar işitir ve zannederler ki, Deccal'i tasdik etti. Bu da imtihan içindir. Sonra Medine'ye yürür. Giremeyince, "Bu onun ülkesidir!" der. Sonra Şam'a yürür Orada "Akabetü Efik" mevkiinde Allah onu helâk eder.
Hz. Sefine RA
RE. 507/10. Deccal çıkar ve beraberinde bir nehir ve bir de ateş hendeği bulunur. Kim onun nehrine girerse, günahı sabit olur, ecrini ise kaybeder. Kim ki ateş hendiğine girerse, ecri sabit olur, günahı ise sükût eder. Bundan sonra işte o kıyamet saatidir.
Hz. Huzeyfe RA
f. Deccal'in Varamayacağı Yerler
RE. 97/8. Deccal her yere varır, yalnız dört mescidin bulunduğu yere varamaz: Mescid-i Haram, Mescid-i Medine, Mescid-i Aksa ve Mescid-i Tur-i Sinâ.
RE. 486/5. Deccal Mekke ve Medine'ye giremez.
Hz. Aişe RA
RE. 486/4. Medine'ye Deccal korkusu girmez. O günü Medine'nin yedi kapısı vardır ve her birinde de ikişer melek duracaktır.
Hz. Ebubekir RA
g. Hz. İsâ AS'ın Deccal'i Öldürmesi
RE. 512/12. Sizin kalanlarınız, Ürdün nehri üzerinde Deccal'la mukatele edeceksiniz. Siz nehrin doğusunda, onlar ise batısında olduğu halde.
Hz. Nuheyk ibn-i Sarimin RA
RE. 97/5. Hiç şüphe yok ki Deccal çıkacaktır. Onun sol gözü kördür ve üzerinde beyaz bir ben vardır. Gözsüzleri ve abraşı iyi eder. Ölüleri diriltir ve "Ben Rabbinizim!" der. Kim onu tasdik ederse, fitne-i Deccale düştü. Kim de "Rabbim Allah!" der ve böyle ölürse, o zaman Deccal'in fitnesine düşmemiş olur. Ona bir daha fitne ve azab yoktur.
Deccal yerde Allah'ın dilediği kadar kalır. Sonra İsa AS gelir. O bana vekil ve benim dinim üzere gelir. Deccal'i öldürür ondan sonra kıyamet kopar.
Hz. Sümüre RA
RE. 201/2. Gazâ geçerlidir; benim baas olunduğum günden, Deccal'le yapılacak gazaya kadar... Onu zalimin zulmü, adilin adaleti kaldıramaz.
Hz. Enes RA
h. Beklenen Yedi Şey Dolayısıyla Amellere Acele Etmek Lüzumu
RE. 243/1. Beklemekte olduğunuz şu yedi şey için amellere müsâraat (acele) ediniz:
1. Unutturucu fakirlik,
2. Azdırıcı zenginlik,
3. Hayatınızı ifsad edici hastalık,
4. Bunaklık verici ihtiyarlık,
5. Ani ölüm,
6. Deccal ki, o beklenen şerdir.
7. Kıyamet ki, hepsinden daha büyük ve daha dehşetlidir.
Hz. Ebû Hüreyre RA
HZ.İSÂ AS'IN ZUHURU
a. Hz. İsâ AS'ın Tekrar Dünyaya Geleceği
344/7. Nasıl helâk olur bu ümmet ki, evvelinde ben, sonunda Meryem oğlu İsâ AS ve ortasında da ehl-i beytimden Mehdî AS vardır.
Hz. İbni Abbas RA
487/12. İş günden güne şiddetini ardırır ve dünyada ancak geilemiyi artırır. İnsanların da ancak hasisliği artar. Kıyamette ancak şerliler üzerinde kopar. Benden sonra Meryem oğlu İsâ AS'dan başka nübüvvet mertebesinde kimse gelmiyecektir.
Hz. Enes RA
b. Hz. İsâ AS'ın Vasıfları ve Devrindeki Durum
191/5. Peygamberler, baba bir ana ayrı kardeşlerdir. Dinleri de birdir. Meryem oğlu İsâ AS da benim kardeşimdir ve aramızda başka peygamber yoktur. O tekrar yeryüzüne gelecektir. Onu gördüğünüzde tanırsınız. Orta boylu, kırmızı beyaz renkli bir zattır. Üzerinde Mısır kumaşından iki parçalı elbise vardır. Su isabet etmediği halde başında damlalar görülür. Haçı kırar, domuzu öldürür, cizyeyi kaldırır ve milletleri İslâm'a davet eder. İslâm'dan başka din kalmaz. Arslanlar develerle, kaplanlar sığırlarla, kurtlar koyunlarla dolaşıp otlarlar. Ve çocuklar yılanlarla oynarlar. Ve hiç biri de diğerine zarar vermezler. O kırk sene yaşayacak ve ölecektir. Cenazesini müslümanlar kaldıracaktır.
Hz. Ebu Hüreyre RA
314/2. Ne mutlu İsâ AS indikten sonraki hayata! Göğe rahmet için, arza da yeşertmek için müsaade edilir. Taş üzerine tohum ekilse biter. İnsanlar arasında kin ve çekememezlik olmaz. Hatta bir adam bir arslana rastlarsa, arslan ona dokunmaz; yılana bassa, yılan onu sokmaz.
Hz. Ebu Hureyre RA
c. Hz. İsa AS'ın Haçı Kırıp, Cizyeyi Kaldırması ve Malın Artması
478/7. Meryemoğlu İsâ AS hakem, adalet dağıtıcı ve imâm-ı àdil olarak nâzil olmadıkça kıyamet kopmaz. Öyleki; o haçı kırar, domuzu öldürür, cizyeyi kaldırır. Mal da çok artar ve onu kabul ettirecek kimse bulunmaz.
Hz. Ebû Hureyre RA
456/4. Vallàhi Meryem oğlu (İsâ AS) adil bir hükümdar olarak inecek, haçı kıracak, hınzırı öldürecek, cizyeyi kaldıracak, deveye lüzum kalmayacak; düşmanlık, boğazlaşma, hasedleşme gidecek. Mala davet edecek, kimse sahip çıkmayacak.
Hz. Ebû Hureyre RA
d. İmanın Medine'de Toplanması
485/5. Nefsim yed-i kudretinde olana yemin ederim ki, bu iş (müslümanlık) başladığı gibi avdet eder ve her iman Medine'ye toplanır. Hattâ bütün iman Medine'de oluncaya kadar.
Hz. Câbir RA
YE'CÜC VE ME'CÜC'ÜN ÇIKIŞI, VASIFLARI VE HELÂKI
a. Ye'cüc-Me'cüc'ün, Adem AS'ın sulbünden olduğu
134/2. Ye'cüc ve Me'cüc, Adem AS'ın sulbündendir. Şayet onlar insanlar üzerine gönderilirse insanların yaşayışlarını ifsad ederler. Onlardan hiç kimse geride bin veya daha fazla zürriyet bırakmadıkca ölmez. O Ye'cüc ve Me'cüc'ün arkasından üç ümmet daha olacaktır. Te'vil, Te'ris ve Mensek.
Hz. İbn-i Amr RA
245/9. Allah-u Zülcelâl Hazretleri beni, geceleyin yürüttüğünde (Mi'rac'da) Ye'cüc ve Me'cüc'e baas etti. Ben de onları Allah'ın dinine ve ibadetine davet ettim. Bana icabetten yüz çevirdiler. Bunlar, Âdem AS'ın evlâdından isyan edenler ve iblisin taifesi cehennemdedir.
Hz. İbn-i Abbas RA
b. Hz. Hızır ve İlyas'ın Her Gece Sed Üzerinde Buluşması
97/3. Hızır yerde ve İlyas denizdedir. Onlar her gece Zülkarneyn'in insanlar ile Ye'cüc ve Me'cüc arasında yaptığı set üzerinde birleşirler. Senede bir kere de hac ve umre yaparlar ve zemzem içerler. O zemzem, bunlara bir sene yeter.
Hz. Enes RA
322/3. Bugün Ye'cüc ve Me'cüc'ün seddinden şunun kadar açıldı. (Peygamberimiz SAS eliyle dokuz işareti yaptılar.)
Hz. Ebû Hureyre RA
c. Kendileri ile Harb Yapılacak Bazı Kavimler
477/2. Acemlerden Kirman ve Huz ile mukatele etmedikce kıyamet kopmaz. Onların burunları yassı, küçük gözlü, kalkan gibi kırmızı meşin suratlıdırlar. Ve keçe ayakkabıları vardır.
Hz. Ebû Hureyre RA
477/2. Kıyamet kopmaz, siz Türklerle mukatele etmedikçe. Onlar küçük gözlü, basık burunlu, kırmızı meşin suratlı, aynı zamanda keçe ayakkabılıdır.
Öyle zaman gelir ki, sizden biri ehli ve malı da dahil, her ne pahasına olursa olsun beni görmek ister.
Hz. Ebû Hureyre RA
(Burada Türklerden maksad, Moğollar ve Çinlilerdir)
d. Ye'cüc ve Me'cüc'ün Vasıfları
477/7. Sığırların dilleri ile yemeleri gibi, dilleri ile yiyen bir kavim çıkmadıkca kıyamet kopmaz.
160/9. Kıyametin ilk alâmetleri: Deccal, İsâ AS'ın inmesi, Aden toprağından bir ateşin çıkıp halkı mahşere (Şam'a) sürmesi, öyle ki onlar kaylule (öğle uykusu) yaptığı zaman o ateş bekler. (Onlar yürüyünce o da yürür) Ve bir de Duhan, Dabbe ve Ye'cüc ve Me'cüc'ün zuhurudur.
Denildi ki:
"--Yâ Rasûlallah, Ye'cüc ve Me'cüc nedir?
Buyurdu ki:
"--Ye'cüc ve Me'cüc bir takım ümmetlerdir ki, her biri dörtyüzbinliktir. Onlardan her bir kişi etrafında, kendi sulbünden gelme bin tane göz görmedikçe ölmez. Bunlar Adem evlâdıdır. Ve dünyanın harab olmasına çalışırlar. Geldiklerinde Fırat ve Dicle'den içerler. Taberiye gölünü kuruturlar. Beytül-Makdis'e vardıklarında ise şöyle derler:
'--Dünya halkını tamanen öldürdük. Şimdi de göktekilerini öldürelim!'
Ve oklarını göğe doğru atarlar da o oklar kana bulaşmış olarak geri dönerler. Bunun üzerine:
'-Semadakileri de öldürdük.' derler.
O sırada İsâ AS ve Müslümanlar Turi-Sina dağında bulunurlar. Allah, İsâ AS'a şöyle vahyeder:
'--Kullarımı Tur Dağı ve Eyle etrafında muhafaza et!'
Sonra İsâ AS ellerini semaya kaldırıp dua eder. Mü'minler de âmin derler. Bunun üzerine Allah, Ye'cüc ve Me'cüc'ün üzerine "hegaf" denen ve insanların burnundan giren kurtcukları gönderir. Bu kurtcuklar onları Şam'dan Şark'a kadar sarar. Böylece Ye'cüc ile Me'cüc'ün hepsi ölürler. Öyle ki, onların cifelerinden arz kokar.
O zaman Allah, göğe emreder, ve gökten kırbadan boşanırcasına yağmur yağar, onların cife ve kokularından arzı yıkar. İşte ondan sonra güneşin garbden doğma vakti gelir.
Hz. Huzeyfetül-Yemânî RA
e. Ye'cüc ve Me'cüc Hadisesinde Toplanma Merkezinin Tr-u Sînâ Olacağı
351/8. İnsanlar için üç temerküz noktası vardır: Antakya Amik'inde olan Melhame-i Kübra'da toplama merkezi Şam olur. Deccal vak'asında merkezleri Kudüs; Ye'cüc ve Me'cüc hadisesinde Tr-u Sînâ...
Hz. Hüseyin RA
304/7. Müslümanlar Ye'cüc ve Me'cüc'ün ok ve kalkanlarından kalanı yedi sene yakacaklardır.
Hz. Nüvvaz İbni Sin'an RA
510/2. Müslümanlar onların silahlarının kılıflarını, yaylarını, kalkanlarını, oklarını yedi sene yakacaklar.
Hz. Nervas RA
f. Ye'cüc ve Me'cüc'den Sonra da Hac ve Umre Yapılacağı
561/6. Bu Beyt'e, yâni Kâbe'ye Ye'cüc Me'cüc çıktıktan sonra da hac ve umre yapılacaktır.
Hz. Ebû Said RA
109/8. İnsanlar Ye'cüc Me'cüc çıktıktan sonra hacca da giderler, umre de yaparlar, hurma da yetiştirirler.
Hz. Ebû Said RA
NOT: Yukarıdaki hadis-i şeriflerden anlaşılacağı üzere, Ye'cüc ve Me'cüc denilen kavimle yardakçılarının milyonlarca ve belki de milyarlarca oldukları ve bunların Hz. İsâ AS'ın 40 senelik devri zarfında zuhur edecekleri anlaşılıyor. Fakat bu 40 senelik devrin başlarında mı, ortalarında mı yoksa sonlarına doğru mu olduğu pek belli olmuyor. Herhalde sondan 8-10 seneden evvel olacağı yukardaki 304/7 ve 510/2 sayılı hadislerden anlaşılmaktadır.
DABBETÜL-ARZ'IN ZUHURU VE GÜNEŞİN BATIDAN DOĞMASI
a. Dabbetül-Arz'ın Yapacağı Şeyler
249/8. Dabbetül-Arz beraberinde Hz. Süleyman AS'ın mührü, Hz. Mûsâ AS'ın asası bulunduğu halde çıkar. Mü'minin âsa ile yüzünü nurlandırır. Kâfirin de mühürle burnunu mühürler. Öyle ki, ziyafet ehli toplanırlar da, biri diğerine, "Ya mü'min!" veya "Yâ kâfir!" diye hitab edebilir olurlar.
Hz. Ebû Hüreyre RA
NOT: Dabbet-ül Arz'ın nasıl bir mahlûk olduğu tam mânâsı ile bilinmemekle beraber, kendisi Kıyametin büyük alâmetlerinden olup güneşin batıdan doğuşu sırasında zuhur eden bir mahlûk olduğu anlaşılmaktadır.
b. Güneşin Batıdan Doğması
243/3. Altı şey gelmeden amellere müsâraat ediniz, koşuşturunuz! Güneşin batıdan doğuşu, duhan, Dabbetül-Arz, Deccal, ölüm (çokluğ) ve kıyamet.
Hz. Enes RA
477/4. Güneş batıdan doğmadıkça kıyamet kopmaz. O batıdan doğduğunda, insanlar onu görür ve hepsi de iman ederler. Lâkin işte bu imanın, daha önce iman etmediği için hiç bir nefse fayda vermediği zamandır.
Hz. Ebû Hüreyre RA
c. Güneşin Batıdan Doğuşu ile Tevbe Kapısının Kapanacağı
87/10. Allah-u Zülcelâl Hazretleri tevbe için mağribde bir kapı yarattı; genişliği yetmiş yıllıktır. Güneş batıdan doğmadıkça bu kapı kapanmaz. Bunlar âyet istiyorlar. "O günde iman edeceklerin imanı fayda vermeyecektir."
Hz. Satvan ibni Assal RA
322/4. Allah-u Zülcelâl Hazretleri batıdan tevbe için öyle bir kapı açtı ki, genişliği yetmiş yıllık mesafedir. Bu kapı, güneş batıdan doğmayınca kapanmaz.
Hz. Safvan RA
242/2. Tevbe kapısı açıktır. Güneş batıdan doğuncaya kadar kapanmaz.
Hz. Safvan RA
PEYGAMBER SAS EFENDİMİZ'İN TAVSİYELERİ
Bu bölümde; kıyamet alâmetlerinin sıklaştığı, fitne ve fesadın çoğaldığı zamanlar için, Peyamberimiz SAS'in ümmetine yaptığı tavsiye ve emirlere ait hadis-i şerifler belirtilmeye çalışılmıştır.
a. Ma'rufla Emir, Münkerden Nehy Etmek
393/5. Ma'ruf ile emredin, münkerden nehyedin! Allah'a dua edip de duanız kabul edilmeyecek hale gelmeden evvel ve af dileyip de mağfiret olunmayacağımız hale gelmeden önce. Muhakkak ki, ma'rufu emretmek, münkeri nehyetmek, eceli yaklaştırmaz. Yahudilerin bilginleri, nasaranın rahipleri, ma'rufu emretmeyi ve münkeri nehyetmeyi terk ettikleri zaman, Aziz ve Celil olan Allah onlara peygamberlerinin diliyle lânet etti. Sonra onları umûmî azaba dûçar eyledi.
Hz. İbn-i Ömer RA
136/5. Siz mansur ve muzaffer olacaksınız. İsabetli yol üzerindesiniz. Siz ganimete, şarkla garbın fütuhâtına erişeceksiniz. Sizden herhangi biriniz buna ulaşırsa, Allah'dan korksun, takvâyı elden bırakmasın! Emri bil-ma'ruf, nehyi anil-münker yapsın ve sıla-i rahimde bulunsun. Akrabalık bağlarını birleştirsin. Kim kasden bana yalan isnad ederse, ateşteki yerine hazırlansın!
Hz. İbn-i Mes'ud RA
91/9. Allah-u Zülcelâl Hazretleri hususî bir zümrenin ameli ile topluma azab vermez. Şayet toplum gücü yettiği halde, hususi zümreye aldırmaz ise, hepsine azap eder.
Hz. Adiy bin Amire RA
243/7. Kişiye; değiştirmeye gücü yetmeyen bir münkeri gördüğü zaman, hiç değilse Allah'ın o münkeri sevmediğini bilmesi yeter. (Kalb ile buğz etmesi)
Hz. İbn-i Mes'ud RA
b. Amelde Müsaraat (Acele) Etmek
243/2. Kapkaranlık gece parçaları gelmeden (fitnelerin zulmetinde nur temini için) amellere müsaraat ediniz ki, o devirde insan sabah mü'min olur, akşama kâfir olarak ulaşır. Mü'min olarak geceye girer, kâfir olarak sabaha çıkar. Ve o günün adamları dinini dünyadan az bir şeye karşılık satarlar.
Hz. Ebû Hüreyre RA
243/1. Beklemekte olduğunuz şu yedi şey için amellere müsaraat (acele) ediniz: Unutturucu fakirlik, azdırıcı zenginlik, hayatınızı ifsad edici hastalık, bunaklık verici ihtiyarlık, ani ölüm, Deccal ki, o beklenen şerdir. Kıyamet ki, hepsinden daha büyük ve daha dehşetlidir.
Hz. Ebû Hüreyre RA
243/3. Altı şey gelmeden amellere müsaraat ediniz: Güneşin batıdan doğuşu, duhan, Dabbetül-Arz, Deccal, ölüm ve kıyamet.
Hz. Enes RA
163/6. Bana göre, sizin için Deccal'den daha ziyade koktuğum şeyi haber vereyim mi?.. O gizli şirktir ki, kişinin kalkıp adamın makamına gösteriş için amel etmesidir.
Hz. Ebû Said RA
262/11. Üç şey vardır ki, kimde üçü veya biri bulunmazsa, amelinden hiçbir şey ona fayda vermez: Kendisini, Allah'ın bildirdiği günahlardan alıkoyan takvâ, insanlarla iyi geçinmeyi sağlayan güzel ahlâk, sefihi karşılayan hilim.
Hz. İbn-i Abbas RA
164/7. Size, amellerinizin en hayırlısını, en temizini, derecelerinizi en fazla yükseltenini, altın ve gümüş infak etmekten daha hayırlı olanını ve düşmanla karşılaşıp sizin onların, onların da sizin boyunlarınızı vurmasından daha hayırlı olanını haber vereyim mi?.. Allah'ı çok zikrediniz!..
Hz.İbn-i Ömer RA
322/5. Adamın, ehli, malı, nefsi, evlâdı ve komşusundaki fitnesine; orucu, namazı, sadakası, emr-i bil-maruf, nehy-i anil-münkeri kefaret olur.
Hz. Huzeyfe RA
176/4. Fitnelerden sakının! Zira, lisanla fitneye düşmek kılıç çalmak gibidir. (Kılıcı tesiri gibidir.)
Hz. İbn-i Ömer RA
100/6. Mes'ud kimse, fitnelerden uzaklaştırılmış kimsedir. Fitneye düşmüş de sabretmiş, ne güzel şey, ne güzel şey, ne güzel şey!.. Fitneyi yayanların ise vay haline, vay haline, vay haline!..
Hz. Mikdad ibn-i Esver RA
c. Zalim Umera ile Birlikte Olmamak
518/6. Ahir zamanda zalim umera, fasık vüzera, hain hakimler ve yalancı ulema gelir. Her kim onlara yetişirse sakın onların yardımcıları, vergi memuru, haznedarı ve onların emniyet memuru olmasın.
Hz. Ebû Hüreyre RA
360/9. İnsanlar üzerine bir zaman gelecek ki, onlara sefih önderler hakim olacak. Şerlilerini öne geçirecekler. Onlar da sureta hayırlıların sevgsini izhar edecekler. Namazı vaktinden sonraya bırakacaklardır. Kim bu zamana yetişirse reis olmasın, memur olmasın, vergi memuru olmasın, maliyeci de olmasın!
Hz. Ebû Said RA
303/6. Sizin üzerinizde bazı umerâ peydah olur. Namazı vakitlerinden geciktirir ve bid'atler çıkarırlar.
İbn-i Mes'ud RA dedi ki:
"--Onlara yetişirsem nasıl yapayım?"
Buyurdu ki:
--Ey Ümmü Abd'in oğlu! Benden nasıl yapacağını soruyorsun. Allah'a isyan edene itaat yoktur!"
Hz. İbn-i Mes'ud RA
303/4. Yakında bazı emirler gelecek. Siz onların bazı işlerini beğenecek, bazılarından ise hoşlanmayacaksınız. Kim onlardan ayrılırsa selâmet bulur, kim de onlara karışırsa helâk olur.
Hz. İbn-i Abbas RA
303/3. Benden sonra ümmetimden bir kavim gelir. Kur'an'ı okur, dini ilimlerden de ma'lûmatları olur. Şeytan onlara gelir:
"--Dünyalığınızı düzeltmek için hükümete sokulsanız ya! Siz yine dininizde onlara uymazsınız." der.
Nasıl çalıdan; dikenden başka bir şey alınmazsa, onlara sokulmaktan da günahtan başka bir şey elde edilmez.
Hz. İbn-i Abbas RA
46/7. İnsanların akidlerini bozduklarını, emanetleri hafife aldıklarını ve --parmaklarını birbirine geçirip-- böyle olduklarını gördüğün zaman, evini tercih et! Lisanına sahip ol, ma'ruf olanı al, münkeri bırak; kendi işinle meşgul ol ve âmmenin işlerini kendilerine bırak!
Hz. Abdullah ibn-i Amr RA
53/8. Emanet zâyi edildiğinde kıyameti bekle. Denildi ki:
"--Emanetin zâyi edilmesi nasıl olur?"
Buyurdu ki:
"--Vazife, ehlinden başkasına verildiği zaman kıyameti bekleyin!"
Hz. Ebû Hüreyre RA
91/11. Allah Zülcelâl Hazretleri ilmi kullarından soyup almaz. Ancak âlimsiz kalanlar, cahil kimseleri önder edinirler, onlar da ilimsiz fetvâlar verirler. Ve hem kendilerini, hem de bakalarını saptırırlar.
Hz. Aişe RA
d. Şam'da Toplanmayı Tavsiye
299/5. Yakında fitneler olacak!
Dediler ki:
"--Ne emredersin yâ Rasûlallah?"
Buyurdu ki:
"--Şam'a bakın!"
Hz. Bekr ibn-i Hakim RA
35/13. Batı tarafından gelen bir fitne, doğu tarafından gelen bir fitne ile karşılaşınca, Şam'ın ortasında toplanın! O gün yerin altı üstünden daha hayırılıdır.
Hz. İbn-i Abbas
136/7. Yakında birkaç bölüğe ayrılacaksınız. Bir kısmınız Şam, Mısır, Irak ve Yemen'de olacak. Dediler ki:
"--Hangi tarafta bulunalım?"
Buyurdu ki:
"--Şamdakilere katılın! Veya ona katılamazsnız, Yemen'e gidin ve onun göllerinin suyundan istifade edin! Allah-u Teàlâ bana Şam'ı tekellüf etti.
Hz. Ebûd-Derdâ RA
187/8. Ebdaller Şam ehlindendir. Onların sayesinde yardım görülür ve onlar sayesinde rızıklanılır.
Hz. Avf ibn-i Mâlik RA
154/7. Şam ehli Allah'ın yeryüzündeki kamçısıdır. Kullarından dilediinden onlar vasıtası ile intikam alır. Onalrın münafıklarının, mü'minler üzerinde galib gelmelerinin imkânı yoktur. Onlar ancak hem, gayz, gam ve hüzün içinde ölürler.
Hz. Hüzeym İbn-i Fatik RA
48/1. Horasan cihetinden gelen siyah sancaklar görüldüğünde onlara katılın. Zira onların içinde Allah'ın halifesi Mehdi (AS) vardır.
Hz. Sevban RA
282/2. Yakında siize Horosan tarafından siyah bayraklılar gelecek. Kar üzerinde emekleyerek olsa da onlara iltihak ediniz. Zira onların arasında Allah'ın halifesi Mehdi (AS) vardır.
Hz. Sevban RA
484/3. Allah-u Zülcelâl Hazretleri ümmetimi ebediyyen dalâlette cem etmez. Büyük karaltıda olun. Allah'ın kudret eli cemaat üzerindedir.
Hz. ibn-i Ömer RA
441/4. Bir kimse bir kavmin kalabalığını artırırsa, o da onlardan olur. Kim bir kavmin ameline razı olursa, onların ameline ortak olur.
Hz. İbn-i Mes'ud RA
46/8. Ümmetimin zalime "Sen zalimsin!" demekten korktuğunu görürsen, onlardan ayrılabilirsin.
Hz. Abdullah ibn-i Amr RA
e. Mücahidlerin Fazîleti
113/9. Fîsebîlillâh mücahid olanlar en ufak bir zorlama ile bir senelik oruç bedeli ve bir senelik gece ibadeti hak ederler. Soruldu: "En ufak zorlama nedir?" Buyuruldu ki: Meselâ böyle bier mücahid gece giderken hayvan üzerinde uyuklar ve kamçısını düşürür, inip bunu alması en ufak zorlamalardandır.
Hz. Samit ibn-i Ebû Asım RA
268/9. Üç sınıfı Allah-u Zülcelâl Hazretleri sever ve onların yüzüne güler ve onlarla istibşar (müjde) eder: Öndeki arkadaşları bozulmuş olduğu halde ger dönmüyor ve düşmanla harbe devam ediyor; yardım gelene veya şehid oluncaya kadar. İşte böyle kimseye allah kâfidir ve "Şu kuluma bakın. Benim için nasıl sabretti!" diye buyurur.
Güzel hanımı ve yumuşak da yatağı olduğu halde, gecenin bir vaktinde ibadete duryor. Cenab-ı Hak, bunlar için de, "Kulum şehvetini bırakıyor, beni zikrediyor, isteseydi uyurdu." diye buyurur.
Ve bir adam ki, seferde, arkadaşları yatıp uyurlarken, kendisi darda da, genişlikte de olsa seherde durmuş, nöbet bekleyip ibadet ediyor.
Hz. Ebûd-Derdâ RA
467/7. Düşmanla karşılaşmayı temenni etmeyin. Allah'dan afiyet isteyin. Zira siz onlarla beraber neyin imtihan edildiğini bilmezsiniz. Onlarla karşılaşınca:
(Allahüme ente rabbinâ ve rabbühüm ve nevâsìnâ ve nevâsìhim biyedike ve innemâ taktülühüm ente) "Yâ Rab! Onların da bizim de Rabbimiz sensin! Bizim de onların da nasiyelerimiz, bütün varlığımız senin elindedir ve onları ancak sen yok edersin." deyin ve yere çökün. Ne vakit üzerinize yürürlerse kalkın ve tekbir alın.
Hz. Câbir RA
467/6. Düşmanla karşılaşmayı istemeyin. Allah'dan afiyet isteyin. Onlarla karşılaşınca da direnin ve Allah'ı çok zikredin. Eğer onlar gürültülü ve şamata yaparlarsa, siz sükût edin.
Hz. İbn-i Amr RA
f. Aczin Fücûra Tercih Edileceği Zaman
503/10. Sizin üzerinize bir zaman gelir ki, adam acizlikle facirlik arasında muhayyer kalır. Kim bu zamana ulaşırsa aczi, fücûra tercih etsin!
Hz. Ebû Hüreyre RA
301/2. İnsanlar üzerine bir zaman gelecek ki; o zamanda adam acz ve fücur arasında muhayyer kalacak. Kim bu zamana yetişirse, fücûra aczi tercih etsin.
Hz. İbn-i Mes'ud RA
29/1. Benden sonra yakında, muzlim gecelerin karanlık dalgaları gibi bir takım fitneler olacak. O fitnelerde adam sabah mü'min, akşam kâfir, akşam mü'min, sabah kâfir olacak.
Denildi ki:
"--O zaman ne yapalım?"
Buyurdu ki:
"--Elinize sahip olun. Allah'ın katil kulu olmaktansa, mazlum kulu olun. Zira öyle zamanda İslâm adamın ağzında olur. Kardeşinin malını yer, kanını akıtır, Rabbine âsi olur, Hâlıkına küfreder. Neticede de kendisine cehennem vacib olur."
Hz. Cündeb el-Becelî RA
36/10. Allah bir kavme azab indirdiğinde, o azab onların içinde olan herkese isabet eder. Sonra amellerine göre ba'solunurlar.
Hz. İbn-i Ömer RA
g. Fitne ve Belâlardan Kurtulma Çareleri
243/9. İman itibariyle bir adama, "Rabbimin Allah, rasûlümün Hz. Muhammed SAS ve dinimin İslâm oluşan razıyım." demesi yetişir.
Hz. İbn-i Abbas RA
267/7. Bir kimse şu üç şeyi yaparsa imanın tadını tadar: Yalnız Allah'a kul olur ve 'Lâ ilâhe illallah' der. Gönül hoşluğu ile zekâtını verir, şöyle ki: Yaşlısını, zayıfını, hastasını, adisini değil, fakat malının ortasından verir. Muhakkak ki Allah onun en güzelini sizden istemez. Lâkin, en kötüsünü de emretmemiştir. Nefsini tezkiye eder. Denildi ki:
"--Nefsi tezkiye ne demektir?"
Buyurdu ki:
"--Kişinin nerede olursa olsun, Allah'ın kendisi ile beraber olduğunu bilmesidir."
Hz. Abdullah ibn-i Muaviye RA
163/3. İnsanların hayırılıları ile şerlilerini size haber vereyim mi? İnsanların hayırlıları öyle kimselerdir ki; ölüm atının sırtında, yahud devesinin üzerinde veyahut da ayaklarının üzerinde iken, ona gelinceye kadar Alah yolunda çalışır. İnsanların şerlisi ise o kimsedir ki, hakikaten fâcir ve çok cüretkârdır. Allah'ın kitabını okur da, onun buyruklarından hiçbirine uymaz.
Hz. Ebû Said RA
136/2. Siz bugün öyle bir zamandasınız ki, alimleri çok hatibleri azdır. Bugün bir kimse bildiğinin onda birini terketse düşer. Bir zaman gelektir ki bileni az, anlatmaya çalışan (hatibler) çok olacak. O zamanda, bildiğinin onda birini yapan kurtulacaktır.
Hz. Ebû Zer RA
136/1. Siz bugün öyle bir zamandasınız ki, sizlere emrolunanın onda birini terketseniz helâk olursunuz. Ama öyle bir zaman gelecektir ki, emrolunanın onda birini yapanlar kurtulacaklardır.
Hz. Ebû Hüreyre RA
504/6. İnsanlar üzerine bir zaman gelecek ki, günaha girmeksizin aralarında geçinmeye kuvvet bulunamayacak. Öyle ki, adam yalan söyleyecek ve yemin de edecek. Bu zaman gelince kaçın!..
Denildi ki:
"--Nereye kaçalım?"
Buyurdu ki:
"--Allah'a, kitabına ve Peygamber'in sünnetine kaçın!"
Hz. Enes RA
267/6. Üç kişiye dünya ve ahiret fitnesi dokunmaz: Kaderi teslim edene, yıldıza itibar etmeyene, sünnetimi iz be-iz takip edene.
Hz. Ebû Hüreyre RA
299/7. Yakında fitneler olur. Adam müslüman sabahlar, akşama kâfir olur Ancak, Allah'ın kendisini ilmiyle ihyâ ettikleri müstesnâ.
Hz. Ebû Umâme RA
141/1. Ahir zamanda ümmetim üzerine şiddetli bir belâ zuhur eder. Bundan ancak iki sınıf kurtulur: Biri Allah'ın dinini tanır ve onun için lisan ve kalbi ile mücadele eder. İkincsi ise dinini anlamış, dinlemiş ve tasdik etmiştir. (Yâni cahil kalanlar bu belâda tehlikededir.)
Hz. Ömer RA
105/7. Fitne gelir, kulları fırtına gibi savurur. Bunun içerisinden âlim, ancak ilmiyle kendini kurtarır.
Hz. Ebû Hüreyre RA
105/9. Fitne gelir savrulur. Hevâ ve sabrı da beraber gelir. Kim hevâya tâbi olursa onun fitnesi siyah (kara) olur. Kim de sabra tâbi olursa, onun fitnesi ak (nur) olur.
Hz. Ebû Mâlik el-Eş'arî RA
280/11. Fitne zamanında insanların en hayırlısı, Allah yolunda kılıcından yiyen (ganimet payına kanaat eden) ve dağ başında koyununun sütünden yiyendir. (Hükümet kapısından beklememek lâzım!)
Hz. İbn-i Hayseme RA
243/5. Sadakayı erken verin. Zira belâ sadakayı çiğneyip geçmez.
Hz. Enes RA
h. Gam, Keder ve Musibet İsabetinde Söylenecek Dualar
31/6. Sizden birine gam veya keder isabet ettiğinde şöyle desin: (Allah, Allahu rabbî, lâ üşrikü bihî şey'â) "Allah, Allah rabbimdir. Ona hiçbir şeyi ortak koşmam."
Hz. Aişe RA
462/4. (Lâ ilâhe ilallahül-hakîmül-kerîm. Sübhànallàhi ve tebârekâllàhu rabbül-arşil-azîm. Vel-hamdü lillâhi rabbil-àlemîn.) "Allah'dan başka ilâh yoktur. O hakimdir, kerem sahibidir. Allah'ı tesbih ederiz. O ne yücedir, büyük Arş'ın sahibdir. Hamd alemlerin rabbi olan Allah'adır."
Hz. Ali RA
(Peygamberimiz bir musibet isabet ettiğinde okunması için, Hz. Ali RA'a bu duayı öğretmişlerdir.)
462/1. "Lâ ilâhe illallàhül-halîmül-kerîm. Sübhanallàhi rabbil-arşil-kerîm. Elhamdü lillâhi rabbil-àlemîn. Allahümmağfirlî, allahümme tecâvez annî, allahümma'fu feinneke afüvvün gafûr."
Hz. Abdurrahman ibn-i Ca'fer RA.
(Bu tesbih sıkıntı zamanlarında söylenir.)
136/4. Siz memleketinizin kıtlığından (kıtluk, pahalılık, şiddet) şikâyetçi olursunuz. Yağmurdan (azlığından) şikâyetçi olursunuz. Halbuki Aziz ve Celîl olan Allah, size duayı emretmiş ve şu duaya icabet etmeyi de size vaad etmiştir:
"Bütün hamdler, Rahman Rahîm ve Alemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur. O cezâ gününün sahibidir. Ondan başka gerçek ma'bud yoktur. O murad ettiğini yapar. Ey Allah'ım! Sen Allahsın, senden başka ilâh yoktur. Ancak sensin zengin. Biz ise fukarâyız. Bize yağmur indir... Bize indirdiğini bizim için kuvvet yap, ulaştırıcı yap, bir vakte kadar."
Hz. Aişe RA
442/1. Bir kimse bu duaya devam ederse belâdan zor görmeden vefat eder: (Allàhümme ahsin àkıbetenâ fil-umûri küllühâ ve ecirnâ min hizyid-dünya ve azâbül-âhireh.) "Allahım bütün işlerin hepsinde sonucumuzu güzelleştir ve bzi dünyada rüsvay olmaktan ve ahiret azabından koru!"
Hz. Busr ibn-i Ertad RA
462/2. "Lâ ilâhe illallah" sözü kulları Allah'ın azabından korur, dünyalarını dinlerine tercih etmedikçe. Şayet dünyalarını dinlerine tercih ederler de, sonra "Lâ ilâhe illallah" derlerse, bu tevhid kendilerine reddolunur ve Allah-u Teàlâ onlara, "Yalan söylediniz!" buyurur.
Hz. Enes RA
164/2. Azameti gökle yer arasını dolduran ve yetmişbin meleğin tâzim ve teşyi ettiği bir sûreyi size haber vereyim mi?.. O Kehf Sûresi'dir. Her kim cuma günü onu okursa, Allah-u Teàlâ bu sebeple o kimsenin diğer cumaya kadarki ve ondan sonra da üç gün ilâvesi içindeki günahlarını mağfiret eder. Ayrıca kendisine semâya kadar erişen bir nur verilir ve Deccal fitnesinden de korunmuş olur. Her kim yatacağı zaman bu sûrenin sonundan beş ayet okursa, korunur ve gecenin istediği vaktinde de uyandırılır.
Hz. İsmail ibn-i Rafi' RA
207/12. Dua, mü'minin silahıdır ve dinin direğidir. Göklerin ve yerin nurudur.
Hz. Ali RA
97/10. Duanın, nazil olan ve olmayan belâya da faidesi vardır. Ey Allah'ın kulları, duaya sarılın, Allah'a çok yalvarın!
Hz. İbn-i Ömer RA
503/2. İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelecek ki, mü'min o zaman mü'minlere dua edecek de, Allah-u Zülcelâl Hazretleri şöyle buyuracak:
"--Kendi nefsine dua et, sana icabet edeyim! Umûma gelince ben onlara gazablıyım."
Hz. Enes RA
503/3. Sizin üzerinize bir zaman gelir ki, boğulmaya mâruz adam gibi dua etmeyen, yakayı kurtaramaz.
Hz. Huzeyfe RA
Hülâsa olarak: Peygamberimiz SAS fitne ve belâların arttığı zamanlar için, bizlere hayırlı ameller için acele edilmesini, ma'rufla emir, münkerden nehyi, zalimlerle birlikte olmamayı, ilim öğrenmeye gayreti ve duaya sarılmayı emir buyurmaktadır. Allah müslümanların yardımcısı olsun ve iman selâmeti versin... Âmin.
"--Kendi nefsine dua et, sana icabet edeyim! Umûma gelince ben onlara gazablıyım."
Hz. Enes RA
503/3. Sizin üzerinize bir zaman gelir ki, boğulmaya mâruz adam gibi dua etmeyen, yakayı kurtaramaz.
Hz. Huzeyfe RA
Hülâsa olarak: Peygamberimiz SAS fitne ve belâların arttığı zamanlar için, bizlere hayırlı ameller için acele edilmesini, ma'rufla emir, münkerden nehyi, zalimlerle birlikte olmamayı, ilim öğrenmeye gayreti ve duaya sarılmayı emir buyurmaktadır. Allah müslümanların yardımcısı olsun ve iman selâmeti versin... Âmin.
Fitneler ve kıyamet alametleri
Fitneler ve kıyamet alametleriZeynep bt. Cahş'ın (r.ah.) anlattığına göre:Hz. Peygamber (a.s.) bir kere uykusundan: "Allah'tan... Devamı...
Gösterim: 127 - Yanıt: 0 - Başlatan:fanidunya
Ahir Zaman Alametleri...
Ahir Zaman Alametleri...Vaad edilen zamanı yaşıyoruz Kâinatın Efendisi ümmetinin geleceği ile ilgili endişeleri olmuştur Zamanın... Devamı...
Gösterim: 137 - Yanıt: 1 - Başlatan:fanidunya
!!! Hadisi Şerifte geçen küçük kıyamet alametleri
Hadisi Şerifte geçen küçük kıyamet alametleri(Zamanda yakınlık olmadıkça, bir yıl bir ay gibi, bir ay bir hafta gibi, bir hafta... Devamı...
Gösterim: 197 - Yanıt: 0 - Başlatan:fanidunya
Tevbenin Kabul Alametleri (İmam-ı Gazali)
İmam-ı Gazali Hazretleri buyurdu ki: "Tevbenin kabul edildiğine dair alametler vardır. Böyle bir kimse, Tevbe ettiği günahlar... Devamı...
Gösterim: 79 - Yanıt: 0 - Başlatan:servergazi
Tevbenin Kabul Alametleri (Abdulkadir Geylani)
Tevbenin kabul olmasına ilişkin birçok alâmet vardır. Abdulkadir Geylani (K.S) şöyle buyurmuştur:"Tevbe edenin tevbesinin kabul ... Devamı...
Gösterim: 57 - Yanıt: 0 - Başlatan:servergazi
Tevazunun Alametleri
Zünnün-i Mısr-i (ks) demiştir ki: “ Şu üç şey tevazunun alametidir: 1-Ayıplarını bilerek nefsi küçültmek, 2-Diğer insanları ke... Devamı...
Gösterim: 78 - Yanıt: 0 - Başlatan:servergazi
Hadislerle Kıyamet Alametleri Video Kilip -
Içerikler ziyaretçilerimize gösterilmemektedir. Kayit Olun veya Giris Yapin Devamı...
Gösterim: 124 - Yanıt: 0 - Başlatan:fanidunya
Resuullah'tan sonra kıyamet alametleri
Resuullah'tan sonra kıyamet alametleri1.(5025)- Sehl İbnu Sa'd (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)... Devamı...
Gösterim: 64 - Yanıt: 0 - Başlatan:fanidunya
Cehennemlik Olma Alametleri
Cehennemlik Olma Alametleri Bir kimsenin cehennemlik olduğunun alameti 3 şeyde açıkca görülür. Bu alametler nelerdir? Kendisine... Devamı...
Gösterim: 16 - Yanıt: 0 - Başlatan:gurbetciyim
Kıyametin Alametleri ve Belirtileri
Kıyametin Alametleri ve Belirtileri Ebû Hureyre (r.a.)'den, rivayete göre Rasûlüllâh (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “İki büyük ... Devamı...
Kiyamet alametleri
Bahsedilen Kıyamet alametleri incelendiğinde özünün aynı olduğu fakat zamanın yaşayışına göre anlatımda farklılıklar gösterdiği görülür.
tevbe.org›dini…islami…1688-kiyamet-alametleri.html
Kiyamet alametleri
Peygamber Efendimiz sav.den sonra C.C. İslam dinini korumak ve bidatları temizlemek içinyüz senede bir alim kullarından birini görevlendirir. Bunlar halk arasında zaman alimlerikutubların başımehdi vb.isimlerle anılmıştır. Bunların haricinde dostu olan veli alim kullarda İslamiyetin yayılmasında ve korunmasında büyük faydaları olmuştur. Her alim kıyamet gününü kendi zamanına göre yorumlamıştır. Fakat hepside değişik benzetme ve çağına uygun yorumlarıyla aynı şeylerden bahsetmişlerdir. Kıyamet günü ve insanların hesap günü bir gün elbet gelecektir. Tüm semavi dinlerinde kıyametin ve yeniden dirilişin meydana geleceği açıkca belirtilmiştir. Bu zamanın yaklaşmakta olduğunu insanların anlaması için dini kitaplarda ve Peygamberlerin söz ve hadislerinde bazı alametlerin olacağı ifade edilmiştir. Bu alametler; küçük alametler ve büyük alametler olarak din alimleri tarafından isimlendirilmiştir. Halkın bu Kıyamet olayının dehşetini anlayabilmesi için Alimler kendi çağlarına uygun olarak anlatmışlardır. Bahsedilen Kıyamet alametleri incelendiğinde özünün aynı olduğu fakat zamanın yaşayışına göre anlatımda farklılıklar gösterdiği görülür. Bu büyük alametlere; açık ve belirgin alametler. Küçük alametlere de;kıyametin gizli alametleri de denilir.
Küçük alametler( gizli alametler):
1)Yüksek binaların çoğalması
2)Kan dökmenin çoğalması
3)Kabirlerin süslenmesi
4)Mescidlerin çoğalmasıcemaatin azalması
5)Kadının kadınaerkeğin erkeğe ilgi duymasının artması (eş cinsel ilişkilerin çoğalması)
6)Erkeğin kadına benzemeyekadınında erkeğe benzemeye çalışması
7)İnce ve açık vücudu gösterir elbiselerin giyilmesi
Ehil olmayan kişilerin önemli makamlara gelmesi
9)Bereketin ortadan kalkması kimsenin kazancını gelirini ve işini beğenmemesi ve yetmemesi
10)İnsanlarda inancının ve takvanın kalmaması;ahlak hürmet şefkat edep hayadürüstlükcömertlikizzet gibi insanı insan yapan özelliklerin kalkması
Bunların yanında zinafuhuşcinsel sapıklıkkötülükzulumdoğal afetler (debrem sel küresel ısınma vb.)durumların artması ve yaygınlaşması.
Büyük Alametler( Açık ve Belirgin Alametler):
1)Deccalin çıkması
2)Mehdinin çıkması
3)Yecüc ve mecücün çıkması
4)3 gece ard arda ay tutulması
5)Dabbetül Arz ın çıkması
6)7 iklimde 3 yıl kıtlık meydana gelmesi
7)Büyük bir dumanın her yanı kaplaması( Duhan)
Güneşin batıdan doğması ve orda kalması
9)Beyti Şerif in yıkılması
10)İsa AS.yeryüzüne inip dedcalı öldürmesiResulullah'ın şeriatına uyması
DEDCAL VE DEDCAL HAKKINDAKİ RİVAYETLER
Dedcalin ana hatları:
Bir gözü kördür veya gözü şaşıdır. Bir rivayete göre Genç bir rivayete göre yaşlı bir adamdır. Teni kırmızı dinç ve sağlam yapılıdır. Kısa sayılabilecek boyda ve bodurdur. Ayakları yamuktur. Saçları sıkkıvırcık beyaz ve dağınıktır. Başı büyüktür. Gözlerinin ikiside kusurludur. Alnında (iki gözü arasında kafir yazılıdır. Çocuğu olmayacaktır. Babası uzun boylu şişmandır ve burnu gagaya benzer. Dedcalin üzerinde süslü elbise ve kılıçları olacaktır. Tüm dünyayı dolaşacak fakat Medine ve Mekkeye giremeyecektir.
Dedcalin dünyada; katliamların terörünzulmun arttığı ve kargaşa zamanında geleceği haber verilmiştir. Dedcal çıkmadan önce büyük bir kuraklık yaşanacağı ve bu kuraklığın ortadoğuda (özellikle Suriye ve çevresinde) olacağı bildirilmiştir.
Dedcalin Yahudilerden olacağı ve birçok Yahudinin ona bağlanacağı rivayet edilir. Hatta Hıristiyanlarında dedcali Hz.İsa sanarak ona tabi olacakları bildirilir.
Rivayetlere Göre Deccalin yapacakları:
Deccal insanlar arasında fitne ve kargaşa çıkaracaktır.
O Hulle'den( Şam ve Irak arasından) çıkacaktır. Bir rivayete görede kuzey kutbundan gelecektir.
Orduları olacaktır.Peygamber olduğunu iddia edecektir.
O rab oldugunu iddia edecektir.Yanında cennet ve cehennem bulunacaktır.
El Yese AS. İnsanları uyaracak ve onun yalancı mesih olduğunu söyleyecektir.
Önünde yetmişbin İsfahan Yahudisi bulunacak.
Deccal çıktığı zaman dünya felakete sürüklenecek.
Deccal sihirle insanları kandıracak.Mezarlardan insan suretinde şeytanları çıkaracak ve ölüleri dirilttiğini iddia edecek.
Bir yanında su ve bir yanında ateş olacak.Kendisine uyanları suya bırakacak uymayanları ateşe atacak.Gerçekte ona uyanlar ateşte yanacak.
Dedcal; dünyada kötülüğü organize edecek insanları dindenahlaktan uzaklaştıracak kargaşa kaos ve bozgunculuğa neden olacaktır.
Dedcal anarşi ve terörü teşvik edecek.Fitne ve karışıklıklar çıkaracak savaşların çıkmasına neden olacak.
Dedcal; yalancı mucizeleriyle bir çok insanı aldatacak.Gözü kör olanları iyileştirecek öllüleri diriltecek ve bazı hastalara şifa verecek. Tüm bunları sihir ve şeytanların yardımıyla yapacak.
Dedcal ın beraberinde su ve ateş vardır. Ateş olarak görünen tatlı sudur. Su olarak görünen yakıcı ateştir.
Kıyamet dedcali çıkmadan iki büyük dedcal daha çıkacağı; bunlardan biri kafirler arasından diğeri müslümanlar arasından olacağı belirtilmiştir. Dünya tarihine bakıldığında birçok kişiye yaptıklarından dolayı dedcal ismi verilmiştir. Bunlara örnek olarak:
CengizhanHitlerMussolini StalinLeninSuhartoMaoMiloseviçBush ve hatta Saddam Hüseyin gibi halkını felakete sürükleyen bir idael uğruna insanlara zulmeden liderler gösterildiği gibi; FaşizimKominizimKapitalizimDarwinizimSiyonizim gibi akımların ve ideolojilerinde dedcallik olduğu belirtilmektedir. Ayrıca DarwinSabetay Sevi gibi kişilerde dedcal olarak nitelendirilmiştir. Tüm bunlara büyük dedcalden önceki küçük dedcaller denilmiştir.
Kıyamet Dedcali gelmeden dünya insanlarının 2ye ayrılacağı bildirilmiştir. Birçok alim bu ayrılığı şu şekillerde anlatmışlardır:
1)'a inananlar ve inanmayanlar olarak(inanaçlılar ve inançsızlar)
2)Kapitalizim ve Kominizim olarak
3)Kuzey ve Güney kutuplaşması
Yeni dünya düzeninin ve dünyaya egemen olmaya kalkan gücün ardında dedcaliliğin yani dedcalin gelişine hazırlık yapan yahudilerin olduğu söylenir.
Ahir zaman yaklaştığında; İslamın zayıflayacağı din aleyhtarı sistemin insanlar arasında yayılacağı ve zulum ile kargaşanın çoğalacağı dünyada kaosun meydana geldiği zamanda dedcalin çıkacağı bildirilmiştir. Dedcalin ve yardakcıların çıkaracağı fitneler Müslümanları zor duruma sokacaktır.
Dedcalin sağında ve solunda cennet ve cehennem olacağı rivayeti :
Dedcal geldiğinde dünya Müslümanlar için zulum yeri olacaktır. Deccale uyanlar içinse dünya; dünyanın nimetlerinden faydalanılan bir yer olacaktır. Burada ifade edilmek istenilen dedcalin fitnesi yüzünden Müslümanların zorluk çekeceği İslamiyetin sadece dilde kalacağı ve 'a inancı olanların zulum göreceğidir.
Deccal kendini Mesih olarak göstereceği ve hipnozbüyü gücüyle insanları aldatacağı ve şeytan ve cinleride kullanarak olağan üstü işler yapacağı bildirilmiştir.
Yahudiler; dedcali Mesih olarak görecekler. Ondan ölülerini diriltmelerini isteyecekler.
Dedcalin alnında kafir yazısının olacağına dair alim bir zat şöyle bir açıklama getirmiştir: Müslümanlar başlarına sarık giyerken gayri müslimler şapka giyiyorlardı. Dedcalinde başında şapka olacağı ve müslümanların onu başındaki şapkadan kafir olduğunu anlayacaklarını belirtmiştir.
Dedcal büyük bir fitne çıkaracak ve insanlar dinden sapacaklar. Dünyada adaletsizlik zulum kargaşa ve savaşlar olacak. Dünya düzeni değişecek ve insanlar inancından uzaklaşacaklar. Anarşi zulum ve kan dökmeler artacak ve şimdiye kadar dünya tarihinde görülmemiş vahşetler ve bozgunculuk olacak.
Bu kötülüğe ve fitneye karşı Mehdi de çıkacak. Mehdi gelmeden önce Müslümanlara çok büyük baskı zulum ve saldırı olacağı bildirilmiştir. Mehdi; bozulan ve bidatlar içinde kalan İslam Dinini düzeltecek ve Müslümanların kurtarıcısı olacaktır.
MEHDİ VE MEHDİNİN GELİŞİ:
Kıyamet kopmadan önce Mehdinin çıkışı ve Hz.İsa'nın dünyaya gelişi ve Hz.İsa'nın Dedcali öldürmesi birbirini izleyen olaylar olarak gelişeceği bildirilmektedir.
Çoğu alim Mehdinin çıkışını yüzyıl başında olacağını söylemiştir. Bilhassa ikibin yılı hem dedcal için hemde Mehdi için çıkış zamanı olarak görülmüştür. Mehdinin geliş alametleri şu şekillerde açıklanmıştır.
1)Farslar ve Araplar arasında çıkacak savaş( İran ve Irak savaşı gösterilmiştir)
2)Kabe'de akacak kan (20 kasım 1979 gecesi Mescidi Haram da İranlı militanlar ile Suudi Askerleri çarpıştı.Kanları Akabe Cemresi nin üzerine aktı.)(1987 yılında da Haremi Şerif yakınlarında kan dökülmüş ve 402 müslüman ölmüştür.)
3)Kuyruklu yıldız görülmesi(1986 yılında Halley kuyruklu yıldızı dünyanın yakınından geçmiştir)
4)Ramazan ayında güneş ve ay tutulması(1981 yılında Ramazan ayının 15.günü ay 29.günü güneş tutulması oldu. 1982 yılında Ramazan ayının 14.günü ay 28.günü güneş tutulması gerçekleşti)
5)Fırat nehrinin suyunun kesilmesi(1973 yılında keban barajı yapımında Fıratın suyu kesilmiştir) (Fırat nehrinin suyu çekilipaltından bir dağ çıkmadıkça kıyamet kopmaz hadisini 2 şekilde yorumlamışlardır.1)Gap projesinin ve barajın ekonomik önemi ifade edildiği yönünde 2)Gerçekten Fırat Nehrinin altında altın olduğu yönünde)
6)Büyük fitnelerin yaşanacağı('a isyanın ve inkarın artacağı bir dönemin olacağı)
Ayrıca Mehdi zamanında ortadoğuda kanlı savaşların olacağı ve bu savaşa katılan yüz kişiden doksan dokuzunun öleceği bildirilmiştir.
Mehdinin Hz.Muhammed SAV. soyundan geleceği; babasının adının Abdullah kendi isminin Muhammed ( Mehmet) olacağıdır.
Mehdi; Hz.Fatma'nın evladından Hasan'ın soyundan ve Abbas'ın evladındandır. Medine'de doğacaktır.Sağ yanağında bir alameti olacaktır. Alnı genişdişleri parlak ince kaşlı sakalı sık gözleri sürmeli kemer burunlugözlerinin siyahı büyük dilinde pelteklik olacaktır.
Mehdi 18 ila 40 yaşları arasında çıkacaktır.Ömrü 5 sene ile 40 sene arasında olacağı rivayetleri vardır.
Mehdi o zamanda bidat ve hurafelerle bozulan İslam'ı aslına döndürecek ve din anlayışında köklü değişiklikler yapacaktır.
Mehdi alışılmadıkilginç ve farklı yöntemler kullanacaktır. Bazı alimler bunları olağan üstü mucizeler olarak değerlendirmişlersede Mehdi insan üstü bir varlık değildir. Mehdinin önderliğinde İslam egemenliği kurulacak ve Mehdi Hz.İsa yeryüzüne inince O'nunla birleşecek. Hz. İsa fitneci dedcali öldürecek ve dünyada 40yıl İslam dini hüküm sürecek. Dünyaya huzur ve düzen gelecek.
Hz.İsa'nın yeryüzüne inişiyle haçı kıracağı ve domuzu öldüreceği Hıristiyanlığı sapkın öğelerinden kurtarıp ilk orjinal haline döndüreceği de rivayet edilir.
Hz.İsa 'nın yeryüzüne inişiyle; Hıristiyanların Mesih sandığı dedcalden ayrılıp Hz.İsa'ya tabi olmalarıyla birlikte( buna inanç sahibi Yahudilerinde katılmasıyla) ve Müslümanlarla birlikte; inançsız dedcal ve dedcale tabi olanlar arasında savaş olacaktır. Bu savaşı Hz.İsa ve iman sahibi olanlar kazanacak ve inançsız olanlarla dedcal öldürülecektir. Böylece dünyada İslam sancağı altında huzur ve refah olacaktır.
YECÜC MECÜC HAKKINDA RİVAYETLER:
Yecüc mecüc den fesat çıkaran kavimler olarak bahsedilir. Çoğu alimler onları Moğollar ve Çinliler olarak ifade etmişlerdir.Rivayetlere bakıldığında da yapılan tarifler onları ifade etmektedir. Nüfuslarının çokluğu ve hızla çoğalmaya devam etmeleri dünya pazarını ellerine geçirmeleri dünya kaynaklarını hızla tüketmeleri yecüc ve mecücün çıkacakları yerin o bölgede olmasıtasvir edilişlerinde o insanların yapılarının belirgin anlatılması bu düşünceyi doğrular vaziyettedir.( Bu duruma örnek olarak:
Tarihte yecüc mecüc ismi; Mançur ve Moğol kabileleri için kullanılmış ve Mançur ve Moğolların Çinli kabilelerle beraber Asya ve Avrupa ülkelerine saldırmaları örnek gösterilmiştir.) Bazı alimlerde Kuranda Zülkarneyn adıyla geçen Yafes soyundan olan İskenderin; Asyanın kuzey doğusunda yaşayan Türklerin isteği üzerine yecuc mecucden onları korumak için duvardan bir set yaptı. Bu set iki dağ arasında 6 km.uzunluğunda 100m yükseklikte 25 m genişlikte olduğu ve demir ile taştan inşa edildiği rivayet edilir.
Alimlerin ortak görüşü Yecüc Mecücün insan olduğu dur.Fakat bir kısmı Adem AS. neslinden olduğunu bir kısmı Nuh AS. Zürriyetinden olduğunu ifade etmişlerdir.
AdemAS.dan olduğunu söyleyenler değişik görüşler bildirmişlerdir:
1)Adem AS. uykusunda ihtilam oldunuftesi toprağa karıştı ve o toprakta yecüc mecücü yarattı.
2)Yecüc mecücün Adem'den AS.neslinden olduğu fakat Havvadan olmadığı yani baba bir kardeşimiz olduğu görüşüdür.
3)Adem AS. ve Havva dan oldukları görüşüdür.
Nuh AS.dan olduğuna dair görüşe göre:
Nuh'un (AS.)SAMYAFESHAM adında 3 oğlu oldu. Sam'dan;AraplarFaris ve Rumlar. Yafes'den; TürklerSakabilerYecüc ve Mecücler.Ham'dan; Kıptiler Sudanlılar ve Berberiler nesli meydana gelmiştir.
Yecüc Mecücün yapıları hakkındaki rivayetler şöyledir:
Onlar 3 sınıfa ayrılırlar.1.sınıf Büyük ağaç gibidirler.2. sınıf 4 arşın uzunluk ve 4 arşın genişliktedirler.3.sınıf uzun kulakları vardır.Bu kulaklarından Birini yatak birini yorgan yaparlar.
Bir rivayete görede; kısa boylu küçük gözlü yassı yüzlü kulakları çok büyük inançsız iki kötü kavim olduğu bildirilir.
Bir diğer rivayet birkaç karış boyunda en uzunlarının 3 karış boyunda olduklarıdır.
Bir başka rivayete görede; 22 kabileden ibaret olup21 i Zülkarneyn den 1i seddin arkasında kalan Türkler dir.
Bir rivayete görede Türkler Yecüc mecüc seriyesindendir.Onlar seddin dışında kaldılar.
Yecüc mecüc; saldırgananarşist ve zulmeden zalim bir topluluk olacaktır
Diğer rivayetler:
Yecüc mecüclerden her fertsulbünden bin çocuk bırakmadıkça ölmez.
Diledikleri kadar cinsi münasebette bulunurlar ve her fert bin kişi bırakmadıkça ölmez.
Cin ve insanların toplamı 10 parçadır.9u yecüc ve mecüctür.Kalan parçası diğer insanlardır.(yani cin ve insan adetlerinin onda dokuzu yecüc ve mecüc dür.)
Yecüc ve mecücler seddi aşmak için her gün kazacaklar delmeye az bir zaman kala başları yarın kazarsınız diyecek. Ertesi gün set olduğu gibi duracak. onları insanlara göndermeyi istediğinde başları inşallah yarın kazar bitirirsiniz diyecek. Ertesi gün kaldıkları yerden kazıp seddi aşacaklar.
Yecüc ve Mecüc yüksek dağların ardından çıkacak.
Yecüc ve Mecüc kuzey kutbundan çıkacak.
Yecüc mecüc Himalaya dağlarının ardından çıkacak saldırgan ve yağmacı bir topluluktur. Moğol Tatar ve Mançu ırkındandır.
yecüc mecücü insanlara gönderecek.İnsanlar onlardan korunmak için Tur dağına çıkacak.Onlar nehirleri içip kurutacak.İnsanlar dağda mahsur kalacak ve yiyecekler değerlenecek.
Onlar yerdekileri öldürdükgöktekileride öldürelim diyecekler. Oklarını göğe atacaklar. okları kana bulanmış olarak geri gönderecek.Hz.İsa onların şerrinden kurtulmak için 'a dua edecek.'da gökden onları öldürecek kurtlar gönderecek. İnsanlar dağdan indiklerinde yerin onların leşleriyle dolu olduğunu görecekler. Tekrar 'a dua edecekler. 'da bir rüzgar gönderip o leşleri denize atacak. Sonra yağmurlar yağacak ve ortalık temizlenecek.Yer yüzü bereketlenecek.Müslümanlar yecüc mecücün silah ve gereçlerini 7 yıl odun olarak yakacaklar.
DABBETÜL ARZ HAKKINDA RİVAYETLER:
Dabbetül Arz bir yaratık ( hayvandır) denilmiştir.Safa tepesinin altından yerin yarılmasıyla çıkacaktır. Sağ elinde Musa AS.asası sol elinde Süleyman AS.yüzüğü bulunacaktır. Asa ile müminin alnına vurduğunda müminin alnında mümin diye yazılır ve yüzü nurlanır.Kafirin alnına yüzüğü bastığında kafirin alnında kafir yazılır.
Dabbetül Arzın; deve ayağı gibi 4 ayağı olduğu ve kuş gibi kanatları bulunduğu başı öküz başı gözleri domuz gözükulağı fil kulağı boynu deve boynu boynuzu gergadan boynuzu göğsü aslan göğsükuyruğu koç kuyruğurengi kaplana benzediği ve her rengin üzerinde bulunduğu; 3 günde yerden çıkacağıbaşının bulutlara kadar yükseldiği ve onu gören insanların bir bölümünün korkup kacacağı diğer bir bölümünün onu seyredip 'ın laneti zalimler üzerine olsun diyecekleri rivayet olunur.
Bir rivayete görede Dabbetül Arz her insanın secde yerini(alnını) mesheder. Müminde beyaz nokta çıkar ve yüzünde aydınlık olur. Kafirde siyah nokta çıkar ve yüzü kararır.
Dabbetül arz tüylükuyruklu ve 4 bacaklıdır.Tihame vadilerinden birinde çıkar.
Dabbetül Arz ın bir ağaç kurdu sürüsü olduğu ve bu kurtların insanın kemiklerini ağaç gibi kemireceği hatta dişinden tırnağına kadar yerleşerek insanları yiyeceği de rivayet olunur.
GÜNEŞİN BATIDAN DOĞMASI:
Güneş batıdan battığı zaman yine doğudan doğmak için dan izin isteyecek. Fakat izin verilmeyecek.3 gün geçtikten sonra batıdan doğacak ve ay ile güneş tutulması olacak.Yine batıdan batacak.Sonra eskisi gibi doğudan doğup batıdan batacak.Ancak tevbe kapısı kapanacak.
İsa AS.dünyada iken güneş batıdan doğacak görenler imana gelecek. Fakat kıyametin alametleri kesin olarak görüldüğünden bundan sonraki iman kabul olmayacak.
Güneş batıdan doğduğunda tevbe kapısıda kapanacağından yapılan tevbelerde kabul olmayacak.
Tevbe kapısı kapanınca; Meleklere artık birşey yazmamaları emredilir. Kalemler durur sayfalar dürülür.
Bu zamandan sonra kıyametin kopacağı tarih üzerinde çeşitli görüşler belirtilmiştir. Bu bildirilen zamanlar 6 ay ile 120 yıl arasındadır. Bazı rivayetlere göre 1yıl 1ay gibi olacağı; 1gününde 1 saat gibi olacağıdır. Bu tarihlerden az müddetin müminler için çok müddetin kafirler için olacağıda söylenmiştir.
DUHAN (SEMADAN İNEN DUMAN)
Kıyamet yaklaştığında semadan bir duman iner. Bu duman münafıkların kulak ve gözlerine iner.Müminlerde nezleye benzer bir hal olur.
MEDİNE 'NİN HARABI
Rivayetlere göre kıyametten 40 sene önce Medine harab olacak ve insanları oradan ayrılacaktır.
Diğer bir rivayet: Medine sakinleri Medine'den çıkacak; sonra tekrar dönecek daha sonra tekrar çıkacak fakat artık dönmeyecektir.
KABENİN YIKILMASI
Kabeyi Habeşten ince ökçeliler harab edecek
Kabe'nin yıkılmasına ses çıkarmayan kimseler bulunduğu zaman Kabe'yi yıkacaklar.
Ziynetlerini alacaklarbiçim ve duruşunu bozupsoyutlayacaklar.
DİĞER RİVAYETLER HAKKINDA:
Ahir zamanda; İnsanın eli delik olacaktan gaye insanın israfa yöneleceği ve müsrif olacağı anlatılmak istenmiştir.
Ahir zamanda dedcalin yalancı cennet ve cehennemi; İnanç sahibi mümin insanlar dedcal zamanında büyük zulum görecekler ve çıkan fitnelerden nerdeyse imanlarından şüphe etme durumuna yönelecekler. O zamanda inançsızların baskısı ve zulmü müminlerin hayatını cehenneme cevirecek; inançsızlar ise dedcalin onlara sunacağı şehvet ve maddiyatla dünya yaşamları onlara cennet görünecek.
Ahir zamanda diyecek kalmaz: Bu konuda 2 görüş vardır. Biri kıyamet dehşetini yaşamamaları için müminlerin ruhları önce kabzedilir geriye kafirler kalır. Diğeri ise; Kuran öğreten yerlerin kapatılacağı zikir dergahlarının ve tekkelerin kapatılacağı medreselerin kapanacağı ve ezan gibi kamet gibi İslami adetlerde ismullah yerine başka isimlerin konulacağı 'ın sıfatında hata edileceği dir.Bu iki görüşünde gerçekleşebileceği gibi yalnız biride gerçekleşebilir.
Ahir zamanda deccal gibi şahısların ilahlık iddiasında bulunmaları: Bu durum tarih boyunca çeşitli hükümdarlar tarafından yapıldığı gibi; kıyamet vaktindede ilahlık derecesinde kendi heykellerini yaptırıp insanlara kendilerini ilah gibi gösterip kendine ve heykellerine ruku ettirecek devlet başkanları çıkacaktır.
Ahir zamanda kimse nefsine hakim olamaz: O derece büyük fitneler çıkacak ki insanlar şehvet ve nefsani arzularına hakim olamayacaklar.(örnek olarak: kadınlı erkekli hamam ve plajlarda çıplak bulunmak vücudu gösterir ince ve dar kıyafetler giymek kadınlı erkekli karışık sohbet ve muhabbet ortamları sinemalarda ve resimlerde çıplaklığa önem verilmesi gibi örnekler çoğaltılabilinir.)
Alimler ilimleriyle dalalete düşecekler: Bilgisi ve sanatı olmadığı halde bazı alimler hakkı olmadıkları mevkilere yükselecekler. Mevkileri ve Akıllarıyla bir çok alimede tesir ederek fetvacı olacaklar.
Ahir zamanda bir erkeğin kırk kadına sahip olacağı: Bu durum için çeşitli görüşler vardır. Biri çıkan savaşlarda erkek nüfusunun azalacağı ve bir erkeğe bir çok kadın düşeceği dir. İkincisi İlahi emirle erkek nüfusunun azalacağıdoğumlarda genelde kız çocuklarının çoğalacağı ve bu sayede kadın nüfusunun artacağı dır.
Üçüncüsü; meşru nikahın azalacağı ve kalkacağı. Erkeğin bir kadına bağlanmaktansa bir çok kadınla birlikte olmayı seçmesi dir. Bu görüşlerin hepsi gerçekleşebileceği gibi bir veya bir kaçıda gerçekleşebilir.
Dabbetül Arz hakkında: Tarihte bazı kavimleri çekirge bit ve ebabil kuşlarıyla nasıl helak ettiyse ahir zamandada Dabbetül Arz adı verilen bir hayvanla bunu yapacaktır. Dabbetül Arz ın ağaç kurtları olduğu ve insanların kemiklerini ağaç gibi kemirecekleri rivayet olunur.
Dedcalin çıktığı bir günde duyulur 40 günde dünyayı gezer: Günümüzde radyotelevizyon ve uydu yayınları ile haberleşme cihazlarının olması ile ses hızına erişebilen vasıtaların yapılması bunun gerçekleşebileceğini göstermektedir.
Ahir zamanda İslam kaynaklarında; büyük kanlı savaş (Marekei Kübra) Hıristiyanlık aleminde Armageddon savaşı adı verilen kanlı ve tahrip edici savaştan söz edilmektedir.
Ahir zaman kıyamet habercisi olacak durumlar şunlardır:
Küçüklere merhamet büyüklere saygı kalmayacak
Erkek erkeklekadın kadınla yetinecekeşcinsellik aleni çoğalacak
Çoçuk ana babasına asi olacak kin ve nefret
duyacak
Akrabalık bağları zayıflayacak kopacak
Din dünya ile satılacak
Şehvet ve nefsani arzulara uyulacak
İyiliği emretmek kötülükten sakındırmak ve ahlak ortadan kalkacak
Rüşvet almak ve faiz yemek çoğalacak
Zengine itibar artacak ve üstün sayılacak
bilinmeyensirlar
Benzer Konular
Kuran'da KIYAMET ayetleri, KIYAMET ile ilgili ayetler, Kuranı Kerim'de KIYAMET...
KIYAMET CENNET ve CEHENNEM 13 VCD Yeni linkler Direkt indir...
Yaklasan Kiyamet ve Alametleri - Ahmet Mahmut Unlu (ViDEO)...
KIYAMET Cennet ve Cehennem Voll 13 VCD MP4 FLV indir...
Kıyamet Alametleri
25 Ağustos 2011 Her şeyin sonu olduğu gibi dünyanında sonu vardır. İşte insanı hayrete düşürenkıyamet alametleri… 1979- RUSYA’NIN AFGANİSTAN’I İŞGALİ “Talikan’a (Afganistan’a) yazık...
kadinname.com›dini-bilgiler…kiyamet-alametleri.htm kopya daha fazlası
Her şeyin sonu olduğu gibi dünyanında sonu vardır. İşte insanı hayrete düşüren kıyamet alametleri…
1979- RUSYA’NIN AFGANİSTAN’I İŞGALİ
“Talikan’a (Afganistan’a) yazık oldu. Şüphesiz Allah Teala’nın orada altın ve gümüş olmayan hazineleri vardır. Orada Allah’ı hakkıyla bilen insanlar vardır. Onlar ahir zaman Mehdi’sinin yardımcılarıdır.” (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 59) Hazreti Muhammet yüzyıllar önce Afganistan topraklarının işgal edileceğini ve bunun bir kıyamet alameti olduğunu yakınlarına söylemişti. 1979 yılındaki Rus-Afgan Savaşı ve Afganistan’ın işgali kıyametin bir habercisi olarak karşımıza çıktı.
1979- DÖRDÜNCÜ SULH (ARAP-İSRAİL SAVAŞI)
“Sizinle insanlar (bir nüshada Rumlar deniyor) arasında dört sulh olacak, dördüncü sulh, Heraklius ehlinden bir adam vasıtası ile olur ve bu yedi sene devam eder…” (Kıyamet Alametleri, Osman Çataklı, 299/8) Haber verilen kıyamet alametlerinden biri de Arap-İsrail Savaşı.Bu alamete göre Müslümanlarla Müslüman olmayanlar arasında 4. kez bir barış anlaşması yapılacak, bu anlaşma 7 yıl sürecektir. İslam aleminden birçok kimsenin kanaati, hadiste geçen “4. Sulh”un, 1979′da ABD-İsrail ve Mısır arasında Amerika’da Camp David’de yapılan anlaşma olduğudur.
1979- KABE’DE KAN AKITILMASI
“Onun çıkacağı yıl, insanlar hacca, başlarında bir emir bulunmadan gidecekler… Hep birlikte Beyt-i Şerif’i tavaf edecekler, sonra Mina’ya indiklerinde birbirine saldıracak, hacılar soyulacak, kanlar Akabe Cemresinin üzerine akacak.” (Kıyamet Alametleri, s. 168-169) “İnsanlar başlarında bir imam bulunmaksızın hac ederler. Mina’ya indiklerinde büyük savaşlar olur. Öyle ki ayaklar kan gölü içinde kalır.” (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 35) 1979 yılındaki hac mevsiminde Kabe’de tıpkı hadislerde belirtildiği gibi bir katliam yaşanmıştır. Güvenlik güçleri ile militanlar arasında Kabe yakınlarında çıkan çatışmada 30 kişi hayatını kaybetmiştir.
1980- İRAN – IRAK SAVAŞI
Şevval ayında ayaklanma Zilkade’de harb konuşmaları, Zilhicce’de ise harb vaki olacak.” (Kıyamet Alametleri, Berzenci, s. 166) Hadiste belirtilen Şevval, Zilkade ve Zilhicce ayları İran-Irak savaşının gelişim aşamalarıyla aynı tarihlere denk gelmektedir: İran Şahı’na karşı olan ilk ayaklanma, bilindiği gibi, hadiste belirtilen 5 Şevval 1398 (8 Eylül 1976)’de olmuştur. Hicri 1400 Zilhicce (1980 Ekim) ayında İran-Irak arasındaki savaş tam anlamıyla başlamıştır.
DEPREMLERİN ÇOĞALMASI
“Şu hadiseler meydana gelmedikçe kıyamet kopmayacaktır… depremler çoğalacak…” (Ramuz-El Ehadis, 476/11) “Kıyametten önce iki büyük hadise vardır… ve sonra da zelzeleli yıllar.” (Ramuz-El Ehadis, 187/2) Amerikan Ulusal Deprem Enformasyon Merkezi verilerine bakılırsa 1999 yılında, yeryüzünde 20.832 deprem meydana gelmiştir. Bu depremlerde yaklaşık olarak 22.000 insan hayatını kaybetmiştir. 1980 yılı ile 2003 yılı arasındaki 23 yıllık dönemde meydana gelen ve şiddeti 6,5’ten büyük olan deprem sayısı 1685 olmuştur.
1981- MISIR MELİĞİNİN ÖLDÜRÜLMESİ
“Ondan önce Şam ve Mısır melikleri öldürülecektir…” (El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 49) Mısır’ın yakın tarihi incelendiğinde hadiste de belirtildiği gibi, bir “meliğin” öldürüldüğü görülmektedir: 1970 yılında Mısır’ın başına geçen ve 11 yıl iktidarda kalan Enver Sedat. Enver Sedat 1981 yılında bir resmi geçit sırasında muhalifleri tarafından düzenlenen bir suikast sonucunda hayatını yitirmiştir.
1981-1982 RAMAZAN AYINDA GÜNEŞ VE AY TUTULMALARI
“Mehdi için 2 alamet vardır ki… Bunun birincisi, Ramazan’ın birinci gecesi Ay’ın; ikincisi de, Ramazan’ın ortasında Güneş’in tutulmasıdır.” (El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 47) “… Güneş’in oruç ayının ortasında, Ay’ın ise sonunda tutulması…” (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 37) “Ramazan’da iki defa tutulma olacaktır…” (El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 49-53) Bu tespitlere uygun olarak, 1981 yılında (Hicri-1401′de) Ramazan Ayı’nın 15. günü Ay, 29. günü de Güneş tutulmuştur. Yine “ikinci olarak”, 1982 yılında (Hicri-1402′de) Ramazan Ayının 14. günü Ay, 28. günü de Güneş tutulmuştur.
1982- ŞAM MELİĞİNİN ÖLDÜRÜLMESİ
“Ondan önce Şam ve Mısır melikleri öldürülecektir…” (El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 49) Şam kelimesi, yalnızca Suriye’deki Şam şehri için kullanılmaz. Şam, Arapçada kelime anlamı olarak “sol” anlamına gelir ve eskiden beri Hicaz bölgesinin (Mekke ve Medine şehirlerinin bulunduğu bölge) sol tarafında kalan ülkeleri ifade eder. Şam bölgesi yöneticilerinden de suikaste uğrayan çok sayıda kişi olmuştur.
1986- KUYRUKLU YILDIZIN DOĞMASI
“Mehdi’nin çıkışından evvel, (her tarafı) aydınlatan kuyruklu bir yıldız doğacaktır.” (Kıyamet Alametleri, s. 200) “O gelmeden önce, doğudan ışık veren bir kuyruklu yıldız görünecektir.” (El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 53) “O yıldızın doğması, Güneş ve Ay tutulmasından sonra olacaktır.” (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 32)
Hadislerde belirtildiği gibi 1986 yılında (Hicri 1406′da) yani 14. yüzyıl başlarında “Halley” kuyruklu yıldızı Dünyamızın yakınından geçmiştir. Bu kuyruklu yıldız parlak, ışıklı bir yıldızdır.
2003- BAĞDAT’IN ALEVLERLE YOK EDİLMESİ
“Ahir zamanda Bağdat alevlerle yok edilir…” (Risalet-ül Huruc-ül Mehdi, Cilt 3, sf. 177) 2003 Irak Savaşı’nda, savaşın ilk gününden itibaren Bağdat, en yoğun bombardımana tutulan şehirlerden biri olmuştur. Ağır bombardıman, geceleri Bağdat’ın tıpkı hadiste haber verildiği gibi alev alev yanmasına neden olmuştur. Bağdat’ın gazete ve televizyon haberlerine yansıyan görüntüleri, yukarıdaki hadiste dikkat çekilen “alevlerle yok edilir” açıklaması ile tam olarak mutabıktır. Bu da ahir zamanda bulunduğumuzu gösteren açık alametlerden biridir.
2003- IRAK VE ŞAM’A AMBARGO
“Öyle bir zaman yaklaşıyor ki, Irak ahalisine bir kafiz (ölçek), bir dirhem (bir ağırlık ölçüsüdür) sevk olunmayacak”. Dedik ki: “Bu kimden dolayı olur.” Dedi ki: “Acemler (‘Arap olmayanlar) bunu men’ ederler.” Sonra dedi: “Şam ahalisine bir dinar, bir müdy (kile, bir ölçü birimidir) sevk olunmayacak”. “Bu kimden dolayı olur” dedik. “Rumlar’dan dolayı” dedi. (Et-Tac, Ali Nâsıf el-Hüseyni) Irak ve Şam’a ambargo uygulanacak olması kıyamet öncesinde yaşanacağı bildirilen olaylardan, yani Hz. Mehdi’nin geliş alametlerinden biridir. Irak’a, hadiste haber verildiği gibi, on yılı aşkın bir süredir ambargo uygulanıyor olması dikkat çekicidir. Bununla birlikte, Suriye’ye de ambargo uygulanması ihtimali sıkça gündeme gelmektedir.
2003- IRAK HALKI ŞAM VE KUZEYE KAÇAR
“Masum ve temiz Irak halkı Şam’a kaçar.” (Risalet-ül Huruc-ül Mehdi, s. 210) 2003 senesinde Irak Savaşı başlamadan hemen önce onbinlerce Iraklı’nın, Suriye başta olmak üzere çeşitli ülkelere göç etme çabaları bu hadisteki olayla büyük bir benzerlik göstermektedir. Bu konuyla ilgili de çeşitli haber ve resimlere medyada yer verilmiştir.
2003-IRAKLILARIN PARASI KALMAYACAK
“Iraklıların elinde ölçecekleri bir tartı aleti ve alış-veriş yapabilecekleri bir para hemen hemen kalmayacak.” (Kenzul Ummal, Kitab-ul kıyame kısm-ul efal, c.5, s. 45) Ahir zaman ve dolayısıyla Hz. Mehdi’nin çıkış alametlerinden biri de Iraklıların parasının değer kaybetmesidir. Bu hadis iki ayrı duruma işaret ediyor olabilir. Bunlardan birincisi, İran-Irak ve Körfez Savaşı sonrasında Irak’ta yaşanılan ekonomik çöküntüdür. Savaş dolayısıyla büyük zarar gören Irak ekonomisi, savaş sonrası devam eden ambargolar nedeniyle bir türlü düzelmemiştir. Halkın alım gücü düşmüş, yokluk ve fakirlik en önemli sorunlardan biri haline gelmiştir.
2003- ORDUNUN KAYBOLMASI
“Mehdi’nin beş alameti bulunur. Bunlar Süfyani, Yemani, semadan bir sayha (çağrı, nara), Beyda’da bir ordunun batışı ve günahsız insanların öldürülmesidir”. (Naim Bin Hammad) “…Kendisine bir ordu gönderilecek. Bunlar yerin bir çölünde iken yere batırılacaklardır.” (Müslim’den; Geleceğin Tarihi 4, s.31) “Bir ordu savaş için gelir, çöle girdiğinde baş ve sonundakileri batar, ortadakiler de kurtulmaz.” (Hanbel, Tirmizi, İbni Mace, Ebu Davud’dan; Geleceğin Tarihi 4, s.30)
2003 yılında gerçekleşen Irak Savaşı sırasında Irak ordusunun büyük bir kısmının neredeyse birdenbire ortadan yok olması savaşın en dikkat çekici olaylarından biriydi. Birçok gazete ve televizyonda, Cumhuriyet Muhafızları olarak bilinen yaklaşık 60.000 kişilik ordunun ve Fedailer olarak bilinen yaklaşık 15.000 Iraklı askerin kaybolması haber olarak yer aldı. Yan sayfadaki hadislerde bu konuya dikkat çekilmesi, Hz. İsa’nın ve dolayısıyla Hz. Mehdi’nin geliş alametlerinden biri olan “bir ordunun batması” olayının gerçekleşmiş olabileceğini göstermektedir. (En doğrusunu Allah bilir.) Nitekim ilerleyen günlerde de savaş uçaklarının bir kısmının çöl kumları altına gömülmüş olarak bulunması, hadiste bahsedilen çölde bir ordunun batması olayının Irak ordusu ile ilgili olma ihtimalini güçlendirmektedir.
2003- IRAK’IN YENİDEN YAPILANDIRIMASI
“…Irak’a saldırmadıkça kıyamet kopmaz. Ve Irak’taki masum insanlar Şam’a doğru sığınma yerleri ararlar. Şam yeniden yapılanır, Irak da yeniden yapılanır.” (Kenzul Ummal, Kitab-ul kıyame kısm-ul efal, c.5, s. 254) Hadiste Irak’ın yeniden inşa edileceğine dikkat çekilmektedir. Önce İran-Irak Savaşı, daha sonra Körfez Savaşı, son olarak da 2003′teki Irak Savaşı’nın ardından, Irak’ta pek çok şehir yerle bir olmuştur. Bu savaşın sonrasında yaşanan yağmalama olaylarının da etkisiyle büyük bir harabeye dönüşen Irak’ın yeniden inşa edilmesi mecburi hale gelmiştir. Bu durum gazete haberlerinde de çok geniş olarak yer almıştır.
2004- DOĞU’DA YER BATMASI
“On alamet görülmeden kıyamet kopmayacaktır; … Biri doğuda, biri batıda, bir diğeri de Arap Yarımadası’nda meydana gelecek yere batma hadisesi…” (Müslim, Fiten, 39) Peygamber Efendimiz (sav)’in haber verdiği kıyamet alametlerinden bir tanesi, “doğu tarafında gerçekleşecek olan yere batma” hadisesidir. Bu alametin büyük bir kara parçasının ya da insan topluluğunun ortadan kalkması, yeryüzünden yok olması anlamına gelmesi muhtemeldir. 2004 yılının son ayında Güney Asya’da gerçekleşen büyük tsunami felaketi bu alametle çok büyük benzerlikler göstermektedir. Dolayısıyla Peygamberimiz (sav)’in haber verdiği “doğudaki yere batış” alameti, bu büyük tsunami felaketine işaret ediyor olabilir.
2005- BATI’DA YER BATMASI
“On alamet görülmeden kıyamet kopmayacaktır; … Biri doğuda, biri batıda, bir diğeri de Arap Yarımadası’nda meydana gelecek yere batma hadisesi…” (Müslim, Fiten, 39) ABD’nin Meksika Körfezi’nde yaşanan Katrina Kasırgası’nın meydana getirdiği büyük yıkım, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav)’in haber verdiği bir diğer kıyamet alametini, “Batıdaki Yere Batış”ı akıllara getirmektedir. Peygamberimiz (sav)’in ahir zamanda gerçekleşeceğini bildirdiği bu “yere batışın”, tarihteki benzerlerinden çok daha büyük, çok daha etkili olması gerekmektedir. Nitekim Katrina Kasırgası da geçmişteki benzerlerinden çok daha büyük bir yıkım meydana getirmiştir. “İnsanlara ölüm gelip evler mezar olduğu zaman halin nice olur.” (Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahir zaman Alametleri, s. 392, no. 726)
KIYAMETİN BÜYÜK ALAMETLERİ İSE HADİS-İ ŞERİF’TE TOPLU OLARAK ZİKREDİLİR:
Huzeyfetu’l-Gifarı (r.a)’den rivayet edilmiştir: Biz bir gün kendi aramızda konuşurken, Hazreti Peygamber yanımıza çıkageldi. Bize “Ne konuşuyorsunuz?” dedi. Biz de “Kıyâmet gününden konuşuyoruz” diye cevap verdik. Hazreti Peygamber “Şüphesiz on alâmet görülmedikçe kıyamet kopmayacaktır” dedi ve “Deccâl’i, dumanı(duhan), Dâbbetü’l-arz’ı, güneşin batıdan doğmasını, İsa (a.s.)’ın yere inmesini, Ye’cûc ve Me’cuc’u, doğuda, batıda ve Arap yarımadasında olmak üzere üç yer çöküntüsünü, son olarak da Yemen’den çıkarak insanları Mahşere sürecek ateşin vuku bulacağını söyledi” (Müslim, Fiten, 39). Kıyâmetin bu on büyük alameti başka hadislerce ya da İslâm bilginlerince şu şekilde açıklanır:
DECCAL’İN ORTAYA ÇIKIŞI:
Deccâl, kıyâmette zuhur edecek yalancı bir kişidir, İslâm Dini’ni ve müslümanları ifsad edip, kötülüğe ve bozgunculuğa sevketmek isteyecektir. Deccal’in sağ gözünün kör olduğu, iki gözünün arasında “kâfir” yazdığı, çocuğunun olmadığı, Medine’ye ve Mekke’ye giremeyeceği, ortaya çıktıktan sonra yeryüzünde kırk gün kalacağı, bu süre içerisinde istidrac türünden bazı olağanüstü olaylar göstereceği, daha sonra da yine kıyâmetin büyük alametlerinden olan Hz. İsa’nın yeryüzüne inmesiyle onun tarafından öldürüleceği sahih hadislerde belirtilmiştir (Buhârı, Fiten, 26; Müslim, Fiten, 37, 39, 40, 91, 101, 110, 112).
DUHAN’IN ÇIKIŞI:
Duman anlamına gelen duhan da kıyâmetin büyük alametlerinden biridir (Müslim, Fiten, 39). Kıyâmetin vukuundan önce dünyayı bir duman bulutu kaplayarak, kırk gün ve kırk gece kalacak, mü’minler nezleye tutulmuş gibi, kâfirler ise sarhoş gibi olacaklardır.
DABBET-ÜL ARZ’IN ÇIKIŞI:
Kıyâmet’ten önce çıkacağı bildirilen bir yaratıktır. Kelime anlamı “yer hayvanı” demektir. Kur’an-ı Kerim’de “Kendilerine söylenmiş olan başlarına geldiği zaman, yerden bir çeşit hayvan (dâbbe) çıkarırız ki o, onlara, insanların âyetlerimize kesin olarak inanmadıklarını söyler” (en-Neml, 27/82) buyurulmaktadır. Hz. Peygamber Dâbbetü’l-arz hakkında “Çıkacak olan kıyâmet alametlerinden ilki, güneşin batı tarafından doğması ile, bir kuşluk vakti insanlara karşı bir dâbbenin (hayvanın) zuhurudur. Bu iki alametten biri, arkadaşından evvel olur. Akabinde diğeri de onun izi üzerinde yakın olarak meydana gelir” (Müslim, Fiten, 118) buyurmuştur.
GÜNEŞİN BATIDAN DOĞMASI:
Güneş batıdan doğacak, insanlar topluca iman edecek, ancak daha önce iman etmemiş olanların imanları kendilerine bir yarar sağlamayacaktır (Tecrid-i Sarih Tercümesi, XII 307; Müslim, Fiten, 118).
HAZRETİ İSA (A.S.)’NIN İNMESİ:
Ehl-i sünnet itikadına göre Kıyâmetin vukuundan önce Hazreti İsa yeryüzüne inecek, hristiyanları İslâm’a davet edecek, Deccâl’i öldürecek, Hazreti Peygamber (s.a.s)’in şerîati ile hükmedecektir (Buhârî, Büyû, 102; Müslim, İmân, 242-247).
YE’CUC VE ME’CUC’ÜN ÇIKIŞI:
Kıyâmetin vukuundan önce çıkarak “yeryüzünde bozgunculuk yapacak” (el-Kehf, 18/94) olan asılları ve soyları belirsiz iki insan topluluğudur (Muhammed Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’an Dili, IV, 3288). Hz. ZülKarneyn’in önlerine yaptığı seddin yıkılarak (el-Enbiya, 21/96) açılması ile yeryüzüne dağılacaklar insanlara saldıracak, kentleri yakıp-yıkarak harabe haline getireceklerdir. Bazı rivayetlerde bu seddin Çin seddi olduğu zikredilir (Muhammed Hamdi Yazır, a.g.e., IV, 3291, 3374; Buhârı, Enbiyâ, 7; Müslim, Fiten, 1,2).
YER ÇÖKÜNTÜLERİ OLMASI:
Doğuda, Batıda, Arap Yarımadasında olmak üzere üç bölgede yer çöküntülerinin meydana gelmesi de Kıyâmet’in büyük alametlerindendir (Müslim, Fiten, 39).
BÜYÜK ATEŞİN ÇIKMASI:
Yemen’den çıkacak olan büyük bir ateşin insanları önüne katarak sürmesi (Müslim, Fiten, 39).
Kahtân’dan bir kişinin çıkarak, insanları asâsı ile sevketmesi Buhârî, Fiten, 23).
Ebu Davud ve Tirmizi’nin Sünen’lerinde yeralan bazı hadislere göre Mehdî’nin çıkması da Kıyâmet’in büyük alametlerindendir (Sünen-i Tirmizî, IV, s.1-93: Sünen-i Ebu Davud, N. Şr. M.Abdul Hamid IV, 100, 106).
Hz. Peygamber (s.a.s), Kıyâmetin kötü insanlar ve kâfirler üzerine kopacağını bildirmiştir. Bu hadislere göre Kıyâmet kopmadan önce mü’minlerin ruhları alınacak ve onların âhirete göçmeleri sağlanacaktır (Buhari, Fiten, 5; Müslim, imare, 53).
KIYAMETİN KÜÇÜK ALAMETLERİ BAŞLICA ŞÖYLE SIRALANABİLİR:
İnsanların bina yapmakta birbiriyle yarışmaları (Buhârî, Fiten, 25; bk. Tecrid-i Sarih Terc; 1/58).
İnsanların ölümü temenni etmeleri (Buharî, Fifen, 25; Müslim, Fiten, 53-54)
Câriyenin efendisini doğurması (Müslim, İmân, 1)
Hicaz’da bir ateşin çıkarak Busra’da (Şam yakınlarında bir yer) develerin ayaklarını aydınlatması (Buhârî, Fiten, 24; Müslim, Fiten, 42).
Fırat nehrinin sularının çekilerek, nehir yatağından altın çıkması (Müslim, Filen, 29-31).
İkisi de hak iddiasında bulunan iki büyük İslâm ordusunun birbiriyle savaşması (Buhârı, Fiten, 25; Müslim, Fiten, 17).
İslâmî ilimlerin ortadan kalkması, cehaletin artması (Buhârî, Fiten, 4).
Zamanın yaklaşması, gece ile gündüzün eşit olması (Buhârî, Fiten, 25).
Cinâyetlerin çoğalması, fitnelerin zuhur etmesi (Buhârî, Fiten, 4; Müslim, Fiten, 18)
Yahudilerle Müslümanların savaşmaları, Müslümanların Yahudileri öldürmesi (Tecrid-i Sarih Tercümesi, VIII, 341; Müslim, Fiten, 79-82).
Kahtân’dan bir kişinin çıkarak, insanları asâsı ile sevketmesi Buhârî, Fiten, 23).
KIYÂMET ALÂMETLERİ
KIYÂMET ALÂMETLERİ. Bugünkü şaşkın hâlleri; eylemişti, Resûl beyân, Demişti: (Birgün gelecek; garip olur bana uyan.
selam.org›makaleler/kiyamet.htm
KIYÂMET ALÂMETLERİ
Bugünkü şaşkın hâlleri; eylemişti, Resûl beyân,
Demişti: (Birgün gelecek; garip olur bana uyan.
Her evde çalgı çalınır; işitilmez olur ezân,
Âlim bulunmaz bir yerde; câhillere kalır meydân!
Mü'minler, olur zavallı; kâfirler sanki Süleymân.
Kadına uyar her erkek; olur evde hâkim, zenân,
Yüksek binâlar yapılır; kelp dişi gibi apartman.
Yolculuk sür'atli olur; uzaklık kalkar aradan.
Âlim diye tanıtılır, dinden haberi olmayan,
Zâlime ikrâm olunur, kurtulmak için belâdan,
Hayâsızlık pek çoğalır, deyyûslara kalır meydân,
İnsanların en alçağı, meclislerde okur fermân.
Herkes kendin âlim sanır, Müslümana denir nâdan,
Doğru konuşan azalır, yalancı söyler durmadan,
Çok medh edilen kimsede, bir zerre bulunmaz îmân,
Erkekler de kadın gibi, ipek giyer, sıkılmadan.
Alâmetlerin meşhûru, sarhoş olur, pek çok kesân.
Kadınlar dar libâs giyer, hep açılır baldır, gerdan
Fitne kaplar her tarafı, adam öldürülür yoktan.
Bid'at yayılır her yere, kalmaz sünnetlere uyan.
İslâmiyet kötülenir, harâm işlenir her yandan,
Müslümanlık lafta kalır, ses için dinlenir Kur'ân,
Mü'mine gerici denir, kayırılır mürted olan.
Bunların hepsi muhakkak, olur kıyâmet kopmadan.
Büyük alâmet Deccal'dir, çıkacağı yer Horasân,
Sonra, Şâm'daki câmiye İsâ inecek semâdan.
Bir hadîste buyuruldu: (Kızım Fatma evlâdından,
Babası Abdullah olan, Mehdî adında bir civân,
Çıkıp dîne kuvvet verir, cihâna yayılır îmân,
İsâ aleyhisselâmla, birleşerek ol pehlivân,
Deccâl'ı da öldürürler, dünya dolar adl-ü emân.
Ye'cüc Me'cüc adındaki, kavim çıkar sed ardından.
Sayısı milyonlarcadır, her tarafta dökerler kan,
Dâbbe-tül-erd çıkar sonra, Mekke'de Safâ altından,
Dağ kadar bir hayvandır, ayırır iyiyi fenâdan.
Daha sonraki alâmet, güneş doğacaktır garbdan,
Kâfirler bunu görünce, îmâna gelecek cem'an.
Fakat, kabûl olmaz artık, doğru yola gelen mihmân,
Alâmetlerin biri de, Aden'den çıkan bir duhân.
Kâbe'yi yıkacak hem de, Habeş renkli birkaç yabân.
Yer yüzünde kalmayacak, büyük nîmet olan Kur'ân,
Müslümanlar hep ölecek, yaşayacak ehl-i tuğyân.
Her kötülüğü yapacak, insan adlı canaverân,
Lâkin, Hicâz'dan bir ateş, verip herkese heyecân,
Şaşkın, azgın dolaşırken, kıyâmet kopar nâgehân.
Daha neler olur ammâ, söyleyemez onu lisân.)
Ne hazîndir, ne yazıktır, Ma'bûd oldu, falan filân,
İlâhî, sen korumazsan, olur hep sonumuz giryân!
Haznevi.Net : Kıyamet Alametleri : Kıyametin Büyük Alametleri
Kıyametin Büyük Alametleri. Kıyametin büyük alâmetleri. Küçük alâmetlerden sonra gelecek olan büyük alâmetler melhameler ve Hz.
haznevi.net›icerikoku.aspx?KID=251&BID=3 kopya daha fazlası
bilelim ögrenelim - KIYAMET GÜNÜ ALAMETLERİ
KIYAMET ALAMETLERİ. Peygamber Efendimiz sav.den sonra Allah C.C., İslam dinini korumak ve bidatları temizlemek için,yüz senede bir alim kullarından birini görevlendirir.
bilelim.tr.gg›KIYAMET-G-Ue…Ue--ALAMETLERİ.htm kopya
KIYAMET ALAMETLERİ
Peygamber Efendimiz sav.den sonra Allah C.C., İslam dinini korumak ve bidatları temizlemek için,yüz senede bir alim kullarından birini görevlendirir. Bunlar halk arasında zaman alimleri,kutubların başı,mehdi vb.isimlerle anılmıştır. Bunların haricinde Allah dostu olan, veli, alim kullarda İslamiyetin yayılmasında ve korunmasında büyük faydaları olmuştur. Her alim kıyamet gününü kendi zamanına göre yorumlamıştır. Fakat hepside değişik benzetme ve çağına uygun yorumlarıyla aynı şeylerden bahsetmişlerdir. Kıyamet günü ve insanların hesap günü bir gün elbet gelecektir. Tüm semavi dinlerinde kıyametin ve yeniden dirilişin meydana geleceği açıkca belirtilmiştir. Bu zamanın yaklaşmakta olduğunu insanların anlaması için dini kitaplarda ve Peygamberlerin söz ve hadislerinde bazı alametlerin olacağı ifade edilmiştir. Bu alametler; küçük alametler ve büyük alametler olarak din alimleri tarafından isimlendirilmiştir. Halkın bu Kıyamet olayının dehşetini anlayabilmesi için Alimler kendi çağlarına uygun olarak anlatmışlardır. Bahsedilen Kıyamet alametleri incelendiğinde özünün aynı olduğu, fakat zamanın yaşayışına göre anlatımda farklılıklar gösterdiği görülür. Bu, büyük alametlere; açık ve belirgin alametler. Küçük alametlere de;kıyametin gizli alametleri de denilir.
Küçük alametler( gizli alametler):
1)Yüksek binaların çoğalması
2)Kan dökmenin çoğalması
3)Kabirlerin süslenmesi
4)Mescidlerin çoğalması,cemaatin azalması
5)Kadının kadına,erkeğin erkeğe ilgi duymasının artması (eş cinsel ilişkilerin çoğalması)
6)Erkeğin kadına benzemeye,kadınında erkeğe benzemeye çalışması
7)İnce ve açık vücudu gösterir elbiselerin giyilmesi
8)Ehil olmayan kişilerin önemli makamlara gelmesi
9)Bereketin ortadan kalkması, kimsenin kazancını, gelirini ve işini beğenmemesi ve yetmemesi
10)İnsanlarda Allah inancının ve takvanın kalmaması;ahlak, hürmet, şefkat, edep, haya,dürüstlük,cömertlik,izzet gibi insanı insan yapan özelliklerin kalkması
Bunların yanında zina,fuhuş,cinsel sapıklık,kötülük,zulum,doğal afetler (debrem, sel, küresel ısınma vb.)durumların artması ve yaygınlaşması.
Büyük Alametler( Açık ve Belirgin Alametler):
1)Deccalin çıkması
2)Mehdinin çıkması
3)Yecüc ve mecücün çıkması
4)3 gece ard arda ay tutulması
5)Dabbetül Arz ın çıkması
6)7 iklimde 3 yıl kıtlık meydana gelmesi
7)Büyük bir dumanın her yanı kaplaması( Duhan)
8)Güneşin batıdan doğması ve orda kalması
9)Beyti Şerif in yıkılması
10)İsa AS.yeryüzüne inip dedcalı öldürmesi,Resulullah'ın şeriatına uyması
DEDCAL VE DEDCAL HAKKINDAKİ RİVAYETLER
Dedcalin ana hatları:
Bir gözü kördür veya gözü şaşıdır. Bir rivayete göre Genç, bir rivayete göre yaşlı bir adamdır. Teni kırmızı, dinç ve sağlam yapılıdır. Kısa sayılabilecek boyda ve bodurdur. Ayakları yamuktur. Saçları sık,kıvırcık, beyaz ve dağınıktır. Başı büyüktür. Gözlerinin ikiside kusurludur. Alnında (iki gözü arasında kafir yazılıdır. Çocuğu olmayacaktır. Babası uzun boylu şişmandır ve burnu gagaya benzer. Dedcalin üzerinde süslü elbise ve kılıçları olacaktır. Tüm dünyayı dolaşacak fakat Medine ve Mekkeye giremeyecektir.
Dedcalin, dünyada; katliamların, terörün,zulmun arttığı ve kargaşa zamanında geleceği haber verilmiştir. Dedcal çıkmadan önce büyük bir kuraklık yaşanacağı ve bu kuraklığın ortadoğuda (özellikle Suriye ve çevresinde) olacağı bildirilmiştir.
Dedcalin Yahudilerden olacağı ve birçok Yahudinin ona bağlanacağı rivayet edilir. Hatta Hıristiyanlarında dedcali Hz.İsa sanarak ona tabi olacakları bildirilir.
Rivayetlere Göre Deccalin yapacakları:
Deccal insanlar arasında fitne ve kargaşa çıkaracaktır.
O Hulle'den( Şam ve Irak arasından) çıkacaktır. Bir rivayete görede kuzey kutbundan gelecektir.
Orduları olacaktır.Peygamber olduğunu iddia edecektir.
O, rab oldugunu iddia edecektir.Yanında cennet ve cehennem bulunacaktır.
El Yese AS. İnsanları uyaracak ve onun yalancı mesih olduğunu söyleyecektir.
Önünde yetmişbin İsfahan Yahudisi bulunacak.
Deccal çıktığı zaman dünya felakete sürüklenecek.
Deccal sihirle insanları kandıracak.Mezarlardan insan suretinde, şeytanları çıkaracak ve ölüleri dirilttiğini iddia edecek.
Bir yanında su ve bir yanında ateş olacak.Kendisine uyanları suya bırakacak, uymayanları ateşe atacak.Gerçekte ona uyanlar ateşte yanacak.
Dedcal; dünyada kötülüğü organize edecek, insanları dinden,ahlaktan uzaklaştıracak, kargaşa, kaos ve bozgunculuğa neden olacaktır.
Dedcal anarşi ve terörü teşvik edecek.Fitne ve karışıklıklar çıkaracak, savaşların çıkmasına neden olacak.
Dedcal; yalancı mucizeleriyle bir çok insanı aldatacak.Gözü kör olanları iyileştirecek, öllüleri diriltecek ve bazı hastalara şifa verecek. Tüm bunları sihir ve şeytanların yardımıyla yapacak.
Dedcal ın beraberinde su ve ateş vardır. Ateş olarak görünen tatlı sudur. Su olarak görünen yakıcı ateştir.
Kıyamet dedcali çıkmadan, iki büyük dedcal daha çıkacağı; bunlardan biri kafirler arasından, diğeri müslümanlar arasından olacağı belirtilmiştir. Dünya tarihine bakıldığında birçok kişiye yaptıklarından dolayı dedcal ismi verilmiştir. Bunlara örnek olarak: Cengizhan,Hitler,Mussolini, Stalin,Lenin,Suharto,Mao,Miloseviç,Bush ve hatta Saddam Hüseyin gibi halkını felakete sürükleyen, bir idael uğruna insanlara zulmeden liderler gösterildiği gibi; Faşizim,Kominizim,Kapitalizim,Darwinizim, Siyonizim gibi akımların ve ideolojilerinde dedcallik olduğu belirtilmektedir. Ayrıca Darwin,Sabetay Sevi gibi kişilerde dedcal olarak nitelendirilmiştir. Tüm bunlara büyük dedcalden önceki küçük dedcaller denilmiştir.
Kıyamet Dedcali gelmeden dünya insanlarının 2ye ayrılacağı bildirilmiştir. Birçok alim bu ayrılığı şu şekillerde anlatmışlardır:
1)Allah'a inananlar ve inanmayanlar olarak(inanaçlılar ve inançsızlar)
2)Kapitalizim ve Kominizim olarak
3)Kuzey ve Güney kutuplaşması
Yeni dünya düzeninin ve dünyaya egemen olmaya kalkan gücün ardında dedcaliliğin yani dedcalin gelişine hazırlık yapan yahudilerin olduğu söylenir.
Ahir zaman yaklaştığında; İslamın zayıflayacağı, din aleyhtarı sistemin insanlar arasında yayılacağı ve zulum ile kargaşanın çoğalacağı, dünyada kaosun meydana geldiği zamanda dedcalin çıkacağı bildirilmiştir. Dedcalin ve yardakcıların çıkaracağı fitneler Müslümanları zor duruma sokacaktır.
Dedcalin sağında ve solunda cennet ve cehennem olacağı rivayeti :
Dedcal geldiğinde dünya Müslümanlar için zulum yeri olacaktır. Deccale uyanlar içinse dünya; dünyanın nimetlerinden faydalanılan bir yer olacaktır. Burada ifade edilmek istenilen, dedcalin fitnesi yüzünden Müslümanların zorluk çekeceği, İslamiyetin sadece dilde kalacağı ve Allah'a inancı olanların zulum göreceğidir.
Deccal kendini Mesih olarak göstereceği ve hipnoz,büyü gücüyle insanları aldatacağı ve şeytan ve cinleride kullanarak olağan üstü işler yapacağı bildirilmiştir.
Yahudiler; dedcali Mesih olarak görecekler. Ondan ölülerini diriltmelerini isteyecekler.
Dedcalin alnında kafir yazısının olacağına dair alim bir zat şöyle bir açıklama getirmiştir: Müslümanlar başlarına sarık giyerken, gayri müslimler şapka giyiyorlardı. Dedcalinde başında şapka olacağı ve müslümanların onu başındaki şapkadan kafir olduğunu anlayacaklarını belirtmiştir.
Dedcal büyük bir fitne çıkaracak ve insanlar dinden sapacaklar. Dünyada adaletsizlik, zulum, kargaşa ve savaşlar olacak. Dünya düzeni değişecek ve insanlar Allah inancından uzaklaşacaklar. Anarşi, zulum ve kan dökmeler artacak ve şimdiye kadar dünya tarihinde görülmemiş vahşetler ve bozgunculuk olacak.
Bu kötülüğe ve fitneye karşı Mehdi de çıkacak. Mehdi gelmeden önce Müslümanlara çok büyük baskı, zulum ve saldırı olacağı bildirilmiştir. Mehdi; bozulan ve bidatlar içinde kalan İslam Dinini düzeltecek ve Müslümanların kurtarıcısı olacaktır.
MEHDİ VE MEHDİNİN GELİŞİ:
Kıyamet kopmadan önce Mehdinin çıkışı ve Hz.İsa'nın dünyaya gelişi ve Hz.İsa'nın Dedcali öldürmesi birbirini izleyen olaylar olarak gelişeceği bildirilmektedir.
Çoğu alim Mehdinin çıkışını yüzyıl başında olacağını söylemiştir. Bilhassa ikibin yılı hem dedcal için, hemde Mehdi için çıkış zamanı olarak görülmüştür. Mehdinin geliş alametleri şu şekillerde açıklanmıştır.
1)Farslar ve Araplar arasında çıkacak savaş( İran ve Irak savaşı gösterilmiştir)
2)Kabe'de akacak kan (20 kasım 1979 gecesi Mescidi Haram da İranlı militanlar ile Suudi Askerleri çarpıştı.Kanları Akabe Cemresi nin üzerine aktı.)(1987 yılında da Haremi Şerif yakınlarında kan dökülmüş ve 402 müslüman ölmüştür.)
3)Kuyruklu yıldız görülmesi(1986 yılında Halley kuyruklu yıldızı dünyanın yakınından geçmiştir)
4)Ramazan ayında güneş ve ay tutulması(1981 yılında Ramazan ayının 15.günü ay, 29.günü güneş tutulması oldu. 1982 yılında Ramazan ayının 14.günü ay, 28.günü güneş tutulması gerçekleşti)
5)Fırat nehrinin suyunun kesilmesi(1973 yılında keban barajı yapımında Fıratın suyu kesilmiştir) (Fırat nehrinin suyu çekilip,altından bir dağ çıkmadıkça kıyamet kopmaz hadisini 2 şekilde yorumlamışlardır.1)Gap projesinin ve barajın ekonomik önemi ifade edildiği yönünde 2)Gerçekten Fırat Nehrinin altında altın olduğu yönünde)
6)Büyük fitnelerin yaşanacağı(Allah'a isyanın ve inkarın artacağı bir dönemin olacağı)
Ayrıca Mehdi zamanında ortadoğuda kanlı savaşların olacağı ve bu savaşa katılan yüz kişiden doksan dokuzunun öleceği bildirilmiştir.
Mehdinin, Hz.Muhammed SAV. soyundan geleceği; babasının adının Abdullah, kendi isminin Muhammed ( Mehmet) olacağıdır.
Mehdi; Hz.Fatma'nın evladından, Hasan'ın soyundan ve Abbas'ın evladındandır. Medine'de doğacaktır.Sağ yanağında bir alameti olacaktır. Alnı geniş,dişleri parlak, ince kaşlı, sakalı sık, gözleri sürmeli, kemer burunlu, gözlerinin siyahı büyük, dilinde pelteklik olacaktır.
Mehdi 18 ila 40 yaşları arasında çıkacaktır.Ömrü 5 sene ile 40 sene arasında olacağı rivayetleri vardır.
Mehdi, o zamanda bidat ve hurafelerle bozulan İslam'ı aslına döndürecek ve din anlayışında köklü değişiklikler yapacaktır.
Mehdi alışılmadık,ilginç ve farklı yöntemler kullanacaktır. Bazı alimler bunları olağan üstü mucizeler olarak değerlendirmişlersede Mehdi insan üstü bir varlık değildir. Mehdinin önderliğinde İslam egemenliği kurulacak ve Mehdi, Hz.İsa yeryüzüne inince, O'nunla birleşecek. Hz. İsa, fitneci dedcali öldürecek ve dünyada 40yıl İslam dini hüküm sürecek. Dünyaya huzur ve düzen gelecek.
Hz.İsa'nın yeryüzüne inişiyle, haçı kıracağı ve domuzu öldüreceği, Hıristiyanlığı sapkın öğelerinden kurtarıp, ilk orjinal haline döndüreceği de rivayet edilir.
Hz.İsa 'nın yeryüzüne inişiyle; Hıristiyanların, Mesih sandığı dedcalden ayrılıp Hz.İsa'ya tabi olmalarıyla birlikte( buna inanç sahibi Yahudilerinde katılmasıyla) ve Müslümanlarla birlikte; inançsız dedcal ve dedcale tabi olanlar arasında savaş olacaktır. Bu savaşı Hz.İsa ve iman sahibi olanlar kazanacak ve inançsız olanlarla, dedcal öldürülecektir. Böylece dünyada İslam sancağı altında huzur ve refah olacaktır.
YECÜC, MECÜC HAKKINDA RİVAYETLER:
Yecüc mecüc den fesat çıkaran kavimler olarak bahsedilir. Çoğu alimler onları Moğollar ve Çinliler olarak ifade etmişlerdir.Rivayetlere bakıldığında da yapılan tarifler onları ifade etmektedir. Nüfuslarının çokluğu ve hızla çoğalmaya devam etmeleri, dünya pazarını ellerine geçirmeleri, dünya kaynaklarını hızla tüketmeleri, yecüc ve mecücün çıkacakları yerin o bölgede olması,tasvir edilişlerinde o insanların yapılarının belirgin anlatılması bu düşünceyi doğrular vaziyettedir.( Bu duruma örnek olarak: Tarihte yecüc mecüc ismi; Mançur ve Moğol kabileleri için kullanılmış ve Mançur ve Moğolların, Çinli kabilelerle beraber Asya ve Avrupa ülkelerine saldırmaları örnek gösterilmiştir.) Bazı alimlerde Kuranda Zülkarneyn adıyla geçen Yafes soyundan olan İskenderin; Asyanın kuzey doğusunda yaşayan Türklerin isteği üzerine, yecuc mecucden onları korumak için duvardan bir set yaptı. Bu set iki dağ arasında, 6 km.uzunluğunda, 100m yükseklikte, 25 m genişlikte olduğu ve demir ile taştan inşa edildiği rivayet edilir.
Alimlerin ortak görüşü, Yecüc Mecücün insan olduğu dur.Fakat bir kısmı Adem AS. neslinden olduğunu, bir kısmı Nuh AS. Zürriyetinden olduğunu ifade etmişlerdir.
AdemAS.dan olduğunu söyleyenler değişik görüşler bildirmişlerdir:
1)Adem AS. uykusunda ihtilam oldu,nuftesi toprağa karıştı ve Allah o toprakta yecüc mecücü yarattı.
2)Yecüc mecücün Adem'den AS.neslinden olduğu fakat Havvadan olmadığı yani baba bir kardeşimiz olduğu görüşüdür.
3)Adem AS. ve Havva dan oldukları görüşüdür.
Nuh AS.dan olduğuna dair görüşe göre:
Nuh'un (AS.)SAM,YAFES,HAM adında 3 oğlu oldu. Sam'dan;Araplar,Faris ve Rumlar. Yafes'den; Türkler,Sakabiler, Yecüc ve Mecücler.Ham'dan; Kıptiler, Sudanlılar ve Berberiler nesli meydana gelmiştir.
Yecüc Mecücün yapıları hakkındaki rivayetler şöyledir:
Onlar 3 sınıfa ayrılırlar.1.sınıf Büyük ağaç gibidirler.2. sınıf 4 arşın uzunluk ve 4 arşın genişliktedirler.3.sınıf uzun kulakları vardır.Bu kulaklarından Birini yatak, birini yorgan yaparlar.
Bir rivayete görede; kısa boylu, küçük gözlü, yassı yüzlü, kulakları çok büyük, inançsız, iki kötü kavim olduğu bildirilir.
Bir diğer rivayet birkaç karış boyunda, en uzunlarının 3 karış boyunda olduklarıdır.
Bir başka rivayete görede; 22 kabileden ibaret olup,21 i Zülkarneyn den ,1i seddin arkasında kalan Türkler dir.
Bir rivayete görede Türkler, Yecüc mecüc seriyesindendir.Onlar seddin dışında kaldılar.
Yecüc mecüc; saldırgan,anarşist ve zulmeden, zalim bir topluluk olacaktır
Diğer rivayetler:
Yecüc mecüclerden her fert,sulbünden bin çocuk bırakmadıkça ölmez.
Diledikleri kadar cinsi münasebette bulunurlar ve her fert bin kişi bırakmadıkça ölmez.
Cin ve insanların toplamı 10 parçadır.9u yecüc ve mecüctür.Kalan parçası diğer insanlardır.(yani cin ve insan adetlerinin onda dokuzu yecüc ve mecüc dür.)
Yecüc ve mecücler seddi aşmak için her gün kazacaklar delmeye az bir zaman kala, başları yarın kazarsınız diyecek. Ertesi gün set olduğu gibi duracak. Allah, onları insanlara göndermeyi istediğinde, başları inşallah yarın kazar bitirirsiniz diyecek. Ertesi gün kaldıkları yerden kazıp, seddi aşacaklar.
Yecüc ve Mecüc yüksek dağların ardından çıkacak.
Yecüc ve Mecüc kuzey kutbundan çıkacak.
Yecüc mecüc Himalaya dağlarının ardından çıkacak, saldırgan ve yağmacı bir topluluktur. Moğol, Tatar ve Mançu ırkındandır.
Allah, yecüc mecücü insanlara gönderecek.İnsanlar onlardan korunmak için Tur dağına çıkacak.Onlar nehirleri içip kurutacak.İnsanlar dağda mahsur kalacak ve yiyecekler değerlenecek.
Onlar yerdekileri öldürdük,göktekileride öldürelim diyecekler. Oklarını göğe atacaklar. Allah okları kana bulanmış olarak geri gönderecek.Hz.İsa onların şerrinden kurtulmak için Allah'a dua edecek.Allah'da gökden onları öldürecek kurtlar gönderecek. İnsanlar dağdan indiklerinde yerin onların leşleriyle dolu olduğunu görecekler. Tekrar Allah'a dua edecekler. Allah'da bir rüzgar gönderip o leşleri denize atacak. Sonra yağmurlar yağacak ve ortalık temizlenecek.Yer yüzü bereketlenecek.Müslümanlar, yecüc mecücün silah ve gereçlerini 7 yıl odun olarak yakacaklar.
DABBETÜL ARZ HAKKINDA RİVAYETLER:
Dabbetül Arz bir yaratık ( hayvandır) denilmiştir.Safa tepesinin altından, yerin yarılmasıyla çıkacaktır. Sağ elinde Musa AS.asası, sol elinde Süleyman AS.yüzüğü bulunacaktır. Asa ile müminin alnına vurduğunda, müminin alnında mümin diye yazılır ve yüzü nurlanır.Kafirin alnına yüzüğü bastığında, kafirin alnında kafir yazılır.
Dabbetül Arzın; deve ayağı gibi 4 ayağı olduğu ve kuş gibi kanatları bulunduğu, başı öküz başı, gözleri domuz gözü, kulağı fil kulağı, boynu deve boynu, boynuzu gergadan boynuzu, göğsü aslan göğsü,kuyruğu koç kuyruğu,rengi kaplana benzediği ve her rengin üzerinde bulunduğu; 3 günde yerden çıkacağı,başının bulutlara kadar yükseldiği ve onu gören insanların bir bölümünün korkup kacacağı, diğer bir bölümünün onu seyredip Allah'ın laneti zalimler üzerine olsun diyecekleri rivayet olunur.
Bir rivayete görede Dabbetül Arz her insanın secde yerini(alnını) mesheder. Müminde beyaz nokta çıkar ve yüzünde aydınlık olur. Kafirde siyah nokta çıkar ve yüzü kararır.
Dabbetül arz tüylü,kuyruklu ve 4 bacaklıdır.Tihame vadilerinden birinde çıkar.
Dabbetül Arz ın bir ağaç kurdu sürüsü olduğu ve bu kurtların insanın kemiklerini ağaç gibi kemireceği, hatta dişinden tırnağına kadar yerleşerek insanları yiyeceği de rivayet olunur.
GÜNEŞİN BATIDAN DOĞMASI:
Güneş, batıdan battığı zaman yine doğudan doğmak için Allah dan izin isteyecek. Fakat izin verilmeyecek.3 gün geçtikten sonra batıdan doğacak ve ay ile güneş tutulması olacak.Yine batıdan batacak.Sonra eskisi gibi doğudan doğup, batıdan batacak.Ancak tevbe kapısı kapanacak.
İsa AS.dünyada iken güneş batıdan doğacak, görenler imana gelecek. Fakat kıyametin alametleri kesin olarak görüldüğünden bundan sonraki iman kabul olmayacak.
Güneş batıdan doğduğunda ,tevbe kapısıda kapanacağından, yapılan tevbelerde kabul olmayacak.
Tevbe kapısı kapanınca; Meleklere artık birşey yazmamaları emredilir. Kalemler durur, sayfalar dürülür.
Bu zamandan sonra kıyametin kopacağı tarih üzerinde çeşitli görüşler belirtilmiştir. Bu bildirilen zamanlar 6 ay ile 120 yıl arasındadır. Bazı rivayetlere göre 1yıl 1ay gibi olacağı; 1gününde 1 saat gibi olacağıdır. Bu tarihlerden az müddetin müminler için, çok müddetin kafirler için olacağıda söylenmiştir.
DUHAN (SEMADAN İNEN DUMAN)
Kıyamet yaklaştığında, semadan bir duman iner. Bu duman münafıkların kulak ve gözlerine iner.Müminlerde nezleye benzer bir hal olur.
MEDİNE 'NİN HARABI
Rivayetlere göre kıyametten 40 sene önce Medine harab olacak ve insanları oradan ayrılacaktır.
Diğer bir rivayet: Medine sakinleri Medine'den çıkacak; sonra tekrar dönecek, daha sonra tekrar çıkacak, fakat artık dönmeyecektir.
KABENİN YIKILMASI
Kabeyi Habeşten ince ökçeliler harab edecek
Kabe'nin yıkılmasına ses çıkarmayan kimseler bulunduğu zaman Kabe'yi yıkacaklar.
Ziynetlerini alacaklar,biçim ve duruşunu bozup,soyutlayacaklar.
DİĞER RİVAYETLER HAKKINDA:
Ahir zamanda; İnsanın eli delik olacaktan gaye, insanın israfa yöneleceği ve müsrif olacağı anlatılmak istenmiştir.
Ahir zamanda dedcalin yalancı cennet ve cehennemi; İnanç sahibi mümin insanlar dedcal zamanında büyük zulum görecekler ve çıkan fitnelerden nerdeyse imanlarından şüphe etme durumuna yönelecekler. O zamanda inançsızların baskısı ve zulmü müminlerin hayatını cehenneme cevirecek; inançsızlar ise dedcalin onlara sunacağı şehvet ve maddiyatla dünya yaşamları onlara cennet görünecek.
Ahir zamanda Allah diyecek kalmaz: Bu konuda 2 görüş vardır. Biri kıyamet dehşetini yaşamamaları için müminlerin ruhları önce kabzedilir, geriye kafirler kalır. Diğeri ise; Kuran öğreten yerlerin kapatılacağı, zikir dergahlarının ve tekkelerin kapatılacağı, medreselerin kapanacağı ve ezan gibi, kamet gibi İslami adetlerde ismullah yerine başka isimlerin konulacağı, Allah'ın sıfatında hata edileceği dir.Bu iki görüşünde gerçekleşebileceği gibi yalnız biride gerçekleşebilir.
Ahir zamanda deccal gibi şahısların ilahlık iddiasında bulunmaları: Bu durum tarih boyunca çeşitli hükümdarlar tarafından yapıldığı gibi; kıyamet vaktindede ilahlık derecesinde kendi heykellerini yaptırıp, insanlara kendilerini ilah gibi gösterip, kendine ve heykellerine ruku ettirecek devlet başkanları çıkacaktır.
Ahir zamanda kimse nefsine hakim olamaz: O derece büyük fitneler çıkacak ki insanlar şehvet ve nefsani arzularına hakim olamayacaklar.(örnek olarak: kadınlı erkekli hamam ve plajlarda çıplak bulunmak, vücudu gösterir ince ve dar kıyafetler giymek, kadınlı erkekli karışık sohbet ve muhabbet ortamları, sinemalarda ve resimlerde çıplaklığa önem verilmesi gibi örnekler çoğaltılabilinir.)
Alimler ilimleriyle dalalete düşecekler: Bilgisi ve sanatı olmadığı halde bazı alimler hakkı olmadıkları mevkilere yükselecekler. Mevkileri ve Akıllarıyla bir çok alimede tesir ederek fetvacı olacaklar.
Ahir zamanda bir erkeğin kırk kadına sahip olacağı: Bu durum için çeşitli görüşler vardır. Biri çıkan savaşlarda erkek nüfusunun azalacağı ve bir erkeğe bir çok kadın düşeceği dir. İkincisi İlahi emirle erkek nüfusunun azalacağı, doğumlarda genelde kız çocuklarının çoğalacağı ve bu sayede kadın nüfusunun artacağı dır. Üçüncüsü; meşru nikahın azalacağı ve kalkacağı. Erkeğin bir kadına bağlanmaktansa bir çok kadınla birlikte olmayı seçmesi dir. Bu görüşlerin hepsi gerçekleşebileceği gibi bir veya bir kaçıda gerçekleşebilir.
Dabbetül Arz hakkında: Tarihte Allah bazı kavimleri çekirge, bit ve ebabil kuşlarıyla nasıl helak ettiyse ahir zamandada Dabbetül Arz adı verilen bir hayvanla bunu yapacaktır. Dabbetül Arz ın ağaç kurtları olduğu ve insanların kemiklerini ağaç gibi kemirecekleri rivayet olunur.
Dedcalin çıktığı bir günde duyulur 40 günde dünyayı gezer: Günümüzde, radyo,televizyon ve uydu yayınları ile haberleşme cihazlarının olması ile ses hızına erişebilen vasıtaların yapılması bunun gerçekleşebileceğini göstermektedir.
Ahir zamanda, İslam kaynaklarında; büyük kanlı savaş (Marekei Kübra), Hıristiyanlık aleminde Armageddon savaşı adı verilen kanlı ve tahrip edici savaştan söz edilmektedir.
Ahir zaman, kıyamet habercisi olacak durumlar şunlardır:
Küçüklere merhamet, büyüklere saygı kalmayacak
Erkek erkekle,kadın kadınla yetinecek,eşcinsellik aleni çoğalacak
Çoçuk ana babasına asi olacak, kin ve nefret
duyacak
Akrabalık bağları zayıflayacak, kopacak
Din, dünya ile satılacak
Şehvet ve nefsani arzulara uyulacak
İyiliği emretmek, kötülükten sakındırmak ve ahlak ortadan kalkacak
Rüşvet almak ve faiz yemek çoğalacak
Zengine itibar artacak ve üstün sayılacak
ayrıntı için: www.bilinmeyensirlar.forumup.com
xxxxxxxxxxxxx
|
KIYAMET ALÂMETLERİ
Râmûz el-Ehàdîs'ten Dersler
Hazırlayanlar:
O. Çataklı, L. Doğan, C. Akşit
İÇİNDEKİLER:
Önsöz
Kıyametin Kopmasından Önce Zuhur Edecek Küçük Alâmetler
a. Çeşitli Alâmetler
b. Ticaretin Artması, Malın Çoğalması
c. Çocukların Durumu
d. Kur'an'ın Merasimi ve Müslümanlığın İsminin Kalışı
e. Ulemânın Durumu
f. Umerânın Durumu
g. İmanı Muhafazanın ve Sünnete Uymanın Güçleşmesi
h. Fitnelerin Zuhuru
i. Deccal'in Önüsıra Olacak Hadiseler
Kıyametin Büyük Alâmetleri
a. Kıyametin On Büyük Alâmeti
b. Melhameler ve Melhame-i Kübrâ (Büyük Harb)
c. Hz. Mehdi AS'ın Zuhûru, Vasıfları ve Müddeti
d. Kıyamete Kadar Hak Üzere Bir Grubun Bulunacağı
e. Kostantıniyye'nin ve Roma'nın fethi
f. Hadramut'tan Bir Ateşin Zuhuru
Deccal'in Çıkışı, Vasıfları ve Helâkı
a. Ümmet İçinde Çıkacak Yalancılar
b. Peygamberlerin Kavimlerini Deccal'e Karşı İkazları
c. Deccal'in Çıkacağı Zaman
d. Deccal'in Çıkacağı Yer ve Kendisine Tabi Olacak Kimseler
e. Deccal'in Vasıfları ve Yapacağı Bazı İşler
f. Deccal'in Varamayacağı Yerler
g. Hz. İsâ AS'ın Deccal'i Öldürmesi
h. Beklenen Yedi Şey Dolayısıyla Amellere Acele Etmek Lüzumu
Hz. İsâ As'ın Zuhuru
a. Hz. İsâ AS'ın Tekrar Dünyaya Geleceği
b. Hz. İsâ AS'ın Vasıfları ve Devrindeki Durum
c. Hz. İsa AS'ın Haçı Kırıp, Cizyeyi Kaldırması ve Malın Artması
d.İmanın Medine'de Toplanması
Ye'cüc ve Me'cüc'ün Çıkışı, Vasıfları ve Helâkı
a. Ye'cüc-Me'cüc'ün, Adem AS'ın sulbünden olduğu
b. Hz. Hızır ve İlyas AS'ın Her Gece Sed Üzerinde Buluşması
c. Kendileri ile Harb Yapılacak Bazı Kavimler
d. Ye'cüc ve Me'cüc'ün Vasıfları
e. Ye'cüc ve Me'cüc Hadisesinde Toplanma Merkezinin Tur-u Sînâ Olacağı
f. Ye'cüc ve Me'cüc'den Sonra da Hac ve Umre Yapılacağı
Dabbetül-Arz'ın Zuhuru ve Güneşin Batıdan Doğması
a. Dabbetül-Arz'ın Yapacağı Şeyler
b. Güneşin Batıdan Doğması
c. Güneşin Batıdan Doğuşu ile Tevbe Kapısının Kapanacağı
Güneşin Batıdan Doğuşundan Kıyamete Kadar Olacak Haller
a. Fitnelerin Artması
b. İlk Helâk Olacak Kavimler
c. Bir Takım Gençlerin ve İnsanların Durumu
d. Müslümanların Durumu ve Şeytanların Çıkışı
e. Kâbe'nin Yıkılması ve İbadetin Kalmaması
f. Bazı Harikulâde Hadiselerin Zuhuru
g. Zamanda Yakınlık ve Herc ü Merc'in Artması
h. Yere Batma, Taş Yağması ve Sûret Değiştirme Hadiseleri
i. Yağmurlarda Bereket Kalmaması ve Yıldırımların Artması
j. Kur'an'ın Silinmesi ve Kalkması
k. Salihlerin Ölümü ve Kıyametin Kopması
Peygamber SAS Efendimiz'in Tavsiyeleri
a. Ma'rufla Emir, Münkerden Nehy Etmek
b. Amelde Müsaraat (Acele) Etmek
c. Zalim Umera ile Birlikte Olmamak
d. Şam'da Toplanmayı Tavsiye
e. Mücahidlerin Fazîleti
f. Aczin Fücûra Tercih Edileceği Zaman
g. Fitne ve Belâlardan Kurtulma Çareleri
h. Gam, Keder ve Musibet İsabetinde Söylenecek Dualar
.XXXXXXX
.ÖNSÖZ
Elinizdeki kitap, Gümüşhaneli Ahmed Ziyâeddîn Hazretleri'nin hazırladığı Râmûz el-Ehàdîs isimli hadis mecmuasından alınmış, kıyamet ile ilgili hadis-i şeriflerden oluşmaktadır.
1949 - 1952 yılları arasında Abdül'aziz Bekkine Hazretleri'nin yapmış olduğu Râmûz el-Ehàdis derslerinde, Osman Çataklı tarafından tutulan notlar, Lütfi Doğan ve M. Cevad Akşit tarafından "Râmûz el-Ehàdîs, Hadisler Deryası" adı altında neşredilmiştir (1982). Bu kitabın hazırlanmasında sözkonusu tercüme esas alınmıştır.
Kitabın hazırlanma amacı, hazırlayanı tarafından şöyle ifade edilmiştir:
"Hülâsa olarak şu söylenebilir ki: Kıyametin küçük alâmetlerinin hemen hepsi zuhur etmiş ve sıra büyük alâmetlere gelmiştir.
Binâen aleyh, her müslümanın imanını koruyabilmesi için buna göre hazırlanması, bilhassa Deccal fitnesine karşı müteyakkız olması, kendisi için bir kurtuluş vesilesi olacaktır.
Bu eserde kıyametin yaklaşmasına ait alâmetleri belirten hadis-i şerifleri, tasnif edilmiş bir şekilde takdim etmekle, din kardeşlerimize faydalı olmaya çalışılmıştır.
Tevfik Allah'tandır
.KIYAMETİN KOPMASINDAN ÖNCE ZUHUR EDECEK KÜÇÜK ALÂMETLER
a. Çeşitli Alâmetler
296/7. Altı şey kıyamet alâmetlerindendir: Benim ölümüm, Kudüs'ün fethi, bir adama bir dinar (altın) verildiği halde azımsaması, her müslümanın evinde ateşi duyulan fitne, koyun boynuzu kıvrımları gibi insanlar arasında ölüm çokluğu, Rumun gadri. Şösk seksen sancakla müslümanların üzerine yürümeleri.
Hz. Muaz RA
(Rumun bu gadri, Antakya Amik ovasında, müttefik oldukları halde, müslümanlar üzerine yürümeleri hadisesi olan "Melhame-i Kübra" olayıdır.)
296/8. Ey ümmet! Altı şey vardır ki, onlar olmadan kıyamet kopmaz: Peygamberinizin vefâtı. Aranızda malın artması, öyle ki bir adama on bin dirhem (gümüş para) verilecek de yine öfkelenecek. Sizden her erkeğin evine giren bir fitne. Koyun boynuzu kıvrımları gibi ölüm çokluğu Benî esferle (Rumlarla) aranızdaki sulh. Öyle ki, kadının hamileliği gibi dokuz ay toplanırlar, sonra size gadirlik yaparlar. Medinenin fethi.
Denildi ki:
"--Hangi Medine?"
Buyurdu ki:
"--Kostantıniyye. (Bu Kostantiniyye'nin Mehdi AS'ca yapılacak fethidir.)
Hz. İbn-i Amr RA
448/8. Kıyamet alâmetlerindendir: Çocuğun öfkeli, yağmurun hararetli olması, şerlerin taşması; yalancının tasdiki, doğrunun yalanlanması, hâine güvenilmesi, emine ihanet edilmesi; münafıkların kabileye efendi olması, çarşıya münafıkların hâkim oluşu; mihrabların süslenmesi, kalplerin harab edilişi; erkeklerin erkeklerle, kadınların kadınlarla yetinmesi; dünyanın mâmur kısmının harab, harab kısmının mamur olması; şübhenin ve fâizin âşikâr olması, çalgının ve eğlence aletlerinin alenîleşmesi, içkinin içilmesi; zaptiyenin, gammazların ve gıybetçilerin çoğalması.
Hz. İbn-i Mes'ud RA
46/7. İnsanların akidlerini bozduklarını, emânetleri hafife aldıklarını ve --parmaklarını birbirine geçirip-- böyle olduklarını gördügün zaman, evini tercih et! Lisanına sahip ol, maruf olanı al, münkeri bırak, kendi işinle meşgul ol ve ammenin işlerini kendine bırak!
Hz. Abdullah ibn-i Amr RA
53/8. Emânet zayi edildiğinde kıyâmeti bekle.
Denildi ki:
"--Emanetin zayi edilmesi nasıl olur?"
Buyurdu ki:
"--Vazife ehlinden başkasına verildiği zaman, kıyameti bekleyin!"
Hz. Ebû Hüreyre RA
459/1. Nefsim yed-i kudretinde olana yemin ederim ki, kıyamet kopmaz, hasisilik, fuhuş zahir oluncaya, emine hıyanet edilinceye, haine güvenilinceye, "vuul" helâk oluncaya, "tuhut" zahir oluncaya kadar.
Denildi ki:
"--Vuul ve tuhut nedir?"
Buyurdu ki:
"--Vuul insanların eşrafı, tuhut ise, insanların ayak takımıdır."
Hz. Ebû Hüreyre RA
91/7. Allah-u Zülcelâl Hazretleri, fâhiri de mütefâhiri de sevmez. Fuhuş ve tefahuş açık olmadan, komşular fenâlaşmadan, hainler emin, eminler hain sayılmadan, akrabalık arasında soğukluk olmadan kıyamet kopmaz.
Hz. Ömer RA
448/6. Kıyamet alâmetlerindendir, hàine itimad edip, emine ihanet edilmesi.
Hz. İbn-i Amr RA
121/4. Kıyametin önü sıra, sadece tanıdık kimselere selam vermek âdet olur. Ticaret meydan alır, o derece ki kadın erkeğine yardımcı olur. Akraba yoklamaları kalkar. Yalancı şahitler çıkar, gerçek şahitlik gizlenir. Muharrirler ise çoğalır.
Hz. İbn-i Mes'ud RA
448/7. Kıyamet alâmetidir, komşuluğun kötüleşmesi, akrabanın yoklanmaması, cihadın kalkması, dünyanın dini ihlâl etmesi.
Hz. Ebû Hüreyre RA
338/5. Bina kıyamet alâmetindendir. Bir adamın camiden geçip de iki rekat kılmaması, tanıdığından başkasına selâm vermemesi ve çocuğun yaşlı bir kimseyi işe koşturması da kıyamet alâmetlerindendir.
Hz. İbn-i Mes'ud RA
132/7. Mâmur yerlerin harabe olması, harabe yerlerin îmar edilmesi, cihadın terki, devenin pervasızca otlaması gibi bir adamın da elindeki emanetten faydalanması, kıyamet alâmetlerindendir.
Hz. Atiyye RA
265/5. Şu üç şeyi gördüğün zaman kıyametin kopması yakındır: Mamur yerler yıkılıp, harap yerler imar ediliyor. Maruf münker, münker ma'ruf addediliyor. Deve yaprağa nasıl davranırsa, adam da emanete öyle davranıyor.
Hz. Urve RA
258/7. Altı hal var ki, onlar vaki olduğunda ölümü temenni edebilirsiniz: Sefihlerin beyliği, hükmün para ile satılması, kanın istihfaf edilmesi, zaptiyenin çoğalması, akrabalığın kesilmesi, Kur'an-ı Kerim'i eğlence yapanların çoğalması ve onun musiki yerine dinlenmesi. Öyle ki, adamı mihraba, nağme dinlemek için geçirirler. Halbuki o adamın fıkıhtan haberi bile yoktur. İşte bu durumlarda ölümü istemekte haklı olursunuz.
Hz. Abin el Gefani RA
304/6. Ümmetimden ehl-i kitaptan bir cemaat ve ehl-i liban (çöl halkı) helâk olacak.
Denildi ki:
"--Ehl-i kitap kimdir?"
Buyurdu ki:
"--Kitabullahı öğrenip müslümanlarla mücadele edecek bir kavimdir."
Denildi ki:
"--Ehl-i liban kimdir?"
Buyurdu ki:
"--Şehvetlerine uyup, namazı terk edecek bir kavimdir."
Hz. Ukbe RA
b. Ticaretin Artması, Malın Çoğalması
33/7. Kıyamet yaklaştığında, taylasan giyilmesi çoğalır. Ticaret artar, mal çoğalır, mal sahibine malı için tâzim edilir. Fuhuş yayılır. Çocuklar âmir duruma gelir. Kadınların sayısı artar. Sultan zulmeder. Eksik ölçü ve tartı yapılır. Bir adamın köpek yavrusu yetiştirmesi, kendi çocuğunu yetiştirmekten daha cazip gelir. Büyüğe hürmet, küçüğe de merhamet edilmez. Gayri meşrû çocuklar çoğalır. Hatta, yol ortasında adam kadınla yakınlaşır. İnsanlar, kalbleri kurt olduğu halde, koyun postuna bürünürler. O zamanda insanın en iyi görüneni müdâhin olanıdır. (Kötülükleri gördüğü halde karışmayıp kendi işine bakan kimse.)
Hz. Ebû Zer RA
476/12. Sizde mal çoğalıp artmadıkça kıyamet kopmaz. Öyle ki mal sahibi zekâtını kabul edecek birini arar da, ona arz eder. O da şöyle der:
"--Benim (şimdi) buna ihtiyacım yok!"
Hz. Ebû Hüreyre RA
459/5. Nefsim yed-i kudretinde olana kasem ederim ki, İran ve Rum diyarı fetholunacak ve dünya devleti üzerinize yağacak. Ekmeğiniz, etiniz bollaşacak... O kadar ki, bunların çoğuna besmele bile çekilmeyecek.
Hz. Abdullah ibn-i Busr RA
472/6. "Lâ ilâhe illallah" kelimesi halktan gamı, kederi men etmeye devam eder; dünyaları düzelip de dinden gideni ehemmiyetsiz görmedikçe... O zaman bu kelimeyi söylediklerinde, kendilerine "Yalan söylüyorsunuz, siz onun ehli değilsiniz!" denilir.
Hz. Zeyd ibn-i Erkam RA
78/6. Kıyamet yaklaştıkça insanların ancak dünyaya tamahları ve Allah'tan uzaklaşmaları artar.
Hz. İbn-i Mes'ud RA
504/7. İnsanlar üzerine bir zaman gelecek, kaygıları mideleri, şerefleri malları, kıbleleri kadınları olacak. Dinleri de altın ve gümüşleri olacaktır. Bunlar halkın şerlileridir ve Allah yanında onların nasibleri yoktur.
Hz. Ali RA
503/1. İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelir ki, yanında altın ve gümüşü olmayan rahat etmez.
Hz. Mikdam RA
59/15. Ahir zaman geldiğinde, insanlar için dirhem ve dinara (paraya) ihtiyaç daha fazla olur. Zira insan o zaman din ve dünyasını onlarla ayakta tutabilir.
Hz. Mikdam ibn-i Madikerb RA
504/6. İnsanlar üzerine bir zaman gelecek, günaha girmeksizin aralarında geçinmeye kuvvet bulamayacak. Öyle ki, adam yalan söyleyecek ve yemin de edecek. Bu zaman gelince kaçın!
Denildi ki:
--Nereye kaçalım?
Buyurdu ki:
--Allah'a, kitabına ve Peygamber'in sünnetine kaçın!
360/7. İnsanlar üzerine bir zaman gelecek ki, adam malı helâlden mi, haramdan mı, nereden aldığına ehemmiyet vermeyecek.
Hz. Ebû Hüreyre RA
502/9. İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelecek ki, adam malın kendisine nereden geldiğine, helâlden mi, haramdan mı geldiğine aldırmayacak.
Hz. Ebû Hüreyre RA
456/7. Beni hak ile baas eden Allah'a yemin ederim ki, benden sonra ümmetimin içinde fetret devri olacak. O devirde herkes helâli aramadan mal talebinde bulunacak, kanlar akıtılacak ve şiir Kur'an'a bedel tutulacak.
Hz. İbn-i Ömer RA
360/8. İnsanlar üzerine bir zaman gelecek ki, onlardan riba yemeyen hiç kimse kalmayacak. Yemese bile, hiç olmazsa kendisine tozu isabet edecek.
Hz. Ebû Hüreyre RA
503/7. İnsanlar üzerine bir zaman gelir ki, o zamanda onlar riba yerler, yemeyene de tozu bulaşır.
Hz. Ebû Hüreyre RA
141/4. İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelir ki, faiz yemeyen adam kalmaz. Onu yemese bile kendisine tozu isabet eder.
Hz. Ebû Hüreyre RA
29/8. Bu ümmet şarabı üzüm suyu, faizi alış-veriş, rüşveti hediye gibi kabul eder ve zekâtı (öşrü) ticaret vesilesi yaparsa, işte bu, günahı artırdıklarından dolayı helâklarına sebep olur.
Hz. Huzeyfe RA
503/4. İnsanlar üzerine bir zaman gelir ki, camilerde halka halinde toplanılar, gayeleri dünyevî olur. Allah'ın onlara ihtiyacı yoktur. Bunların arasına girmeyin!
Hz. Enes RA
301/3. İnsanlar üzerin bir zaman gelecek ki, camilerde halk halka oturacaklar, ancak dünya üzerine muhabbet edecekler. Bunlara rastlarsanız, onlara katılmayın! Zira Allah-u Zülcelâl Hazretleri'nin o kimselerle alâkası yoktur.
Hz. İbn-i Mes'ud RA
304/1. Ümmetimin sonunda bir takım kavimler olur ki, camilerini süsler, kalblerini ise viran ederler. Onlardan birisi dinine vermediği ehemmiyetten fazlasını elbisesine verir. Bunlar, dünyaları selâmet oldu mu, ahiret işini kaale almazlar.
Hz. İbn-i Abbas RA
476/5. Kıyamet kopmaz, tâ ki insanlar mescidler hususunda tefâhur etmedikçe.
Hz. Enes RA
c. Çocukların Durumu
478/3. Çocuk öfkeli, yağmur sıcak olmadıkça, âdî kimseler iyi addedilmedikçe, iyilere kızılmadıkça, küçük büyüğe ve karaktersiz kimse iyi insanlara cür'etkârlık yapmadıkça kıyamet kopmaz.
Hz. Aişe RA
504/4. İnsanlar üzerin bir zaman gelecek, şeytanlar onların evlâdlarına ortak olacaklar.
Denildi ki:
--Bu da olacak mı yâ Rasûlallah?
Buyurdu ki:
--Evet.
Dediler ki:
--Bizim evlâdlarımızı onların evlâdlarından nasıl ayırd edeceğiz?..
Buyurdu ki:
--Hayâ ve merhamet azlığından anlaşılacak.
477/13. Kalbler birbirine yabancı olmadan. sözler birbirinden ayrılmadan, ana-baba bir kardeşler farklı dinden olmadıkça kıyamet kopmaz.
Hz. Huzeyfe RA
d. Kur'an'ın Merasimi ve Müslümanlığın İsminin Kalışı
301/4. İnsanlar üzerine bir zaman gelecek ki, Kur'an'ın merasimi ve müslümanlığın da ismi kalacak. Onlar müslüman ismi alırlar, halbuki kendileri müslümanlıktan insanların en uzağıdırlar. Camileri süslü olur, hidayet bakımından ise viran olur. O zamanın âlimleri, gök kubbesi altındaki âlimlerin en şerlisi olup, fitne onlardan başlar ve yine onlara döner.
Hz. Muaz RA
301/1. Ümmetime yakında bir zaman gelir ki, Kur'an okuyucu çok, fakihler az olur. İlim kabzolunur. Kargaşalık çoğalır. Ondan sonra bir zaman gelir ki, ümmetimden bir takım adamlar Kur'an okurlar ama, bu gırtlaklarını geçmez. Bundan sonra yine öyle bir zaman gelir ki, müşrik mü'minle aynı mevzuda söylediğinin mislinde mücadele eder.
Hz. Ebû Hüreyre RA
302/12. Benden sonra, yakında, ümmetimden bir taife zuhur eder ki, Kur'an okurlar ama boğazlarını geçmez. Dinden de okun yaydan çıktığı gibi çıkarlar ve avdet de etmezler. Onlar halkın ve mahlûkàtın en şerlisidir. Alâmetleri de yüzünü, gözünü tıraş etmeleridir.
Hz. Ebû Zer RA
303/3. Benden sonra ümmetimden bir kavim gelir. Kur'an'ı okur, dini ilimlerden de ma'lûmâtları olur. Şeytan onlara gelir:
"--Dünyalığınızı düzeltmek için hükümete sokulsanız ya! Siz yine dininizde onlara uymazsınız." der.
Nasıl çalıdan dikenden başka bir şey alınmazsa, onlara sokulmaktan da günahtan başka bir şey elde edilmez.
Hz. İbn-i Abbas RA
e. Ulemânın Durumu
504/5. İnsanlar üzerine bir zaman gelecek, ulemâsı da, hukemâsı da fitne olacak. Mescidler ve kurrâ çoğalacak ama hiç âlim bulunmayacak, tek tük ulemâ kalacak.
503/9. Ümmetim üzerine bir zaman gelir ki, fukaha birbirini çekemez. Tekelerin birbirlerini kıskandığı gibi, birbirlerini kıskanırlar.
Hz. İbn-i Ömer RA
448/10. Kıyametin yaklaşmasındandır, minberlerin hatiplerinin çoğalması; ulemânın süslere meyledip haramı helâl, helâli haram etmeleri ve insanların istediği gibi fetva vermeleri; altın ve gümüşlerinizi helâl saymayı öğütlemeleri ve Kur'an'ı ticaret metaı edinmeleri.
Hz. Ali RA
503/12. İnsanlar üzerine bir zaman gelir ki, onda ulema, köpekler öldürülür gibi öldürülr. Keşke o zaman ulema birlik olsaydı!..
Hz. İbn-i Abbas RA
449/1. Kıyametin yaklaşmasındandır, yağmurun çok, ekinin az, okumuşun çok, fakihin az oluşu ve umerânın çok, emin adamın az oluşur.
Hz. Abdurrahman ibn-i Amr RA
472/7. Ümmet şeriat-ı hasene üzere devam eder, aralarında şu üç hal zahir olmadıkça: Aralarında habis veled çoğalmadıkça, "sakkàrûn" aralarında zâhir olmadıkça.
Dediler ki:
"--Sakkàrûn nedir?"
Buyurdu ki:
"--Bunlar içmeden sarhoş olanlardır. Ahir zamanda gelirler, birbirleriyle karşılaştıklarında aralarındaki selâmları lânetleşmektir."
Hz. Muaz ibn-i Enes RA
303/7. Ahir zamanda ümmetimden birtakım insanlar meydana gelir ki, kendimizin de babalarımızın da işitmediği şeyleri anlatırlar. Sizler ve babalarınız bunlardan kendinizi çekin!
Hz. Ebû Hüreyre RA
61/4. Ahir zaman olduğu ve heva hevesler muhtelif olduğu zaman (bid'atler hususunda) işte o zaman size köy ehlinin ve de kocakarıların itikadını tavsiye ederim.
Hz. İbn-i Ömer RA
(Bundan maksad, fazla bilgi sahibi oluyorum zannı ile insanın itikadını karıştırması yerine, az fakat öz bilgisi olan bir köylü veya kocakarı gibi sağlam itikad sahibi olmayı tavsiye ediyor.)
136/2. Siz bugün öyle bir zamandasınız ki, alimleri çok, hatibleri azdır. Bugün bir kimse bildiğinin onda birini terketse, düşer. Bir zaman gelecektir ki, bileni az, anlatmaya çalışanı (hatibleri) çok olacak. O zamanda bildiğinin onda birini yapan kurtulacaktır.
Hz. Ebû Zer RA
f. Umerânın Durumu
360/9. İnsanlar üzerine bir zaman gelecek ki, onlara sefih önderler hakim olacak. Şerlilerini öne geçirecekler. Onlar da suretâ hayırlıların sevgisini izhar edecekler. Namazı vaktinden sonraya bırakacaklardır. Kim bu zamana yetişirse reis olmasın, memur olmasın, vergi memuru olmasın, maliyeci de olmasın!
Hz. Ebû Said RA
121/2. Kıyametin önü sıra hilekâr seneler vardır. O zamanlarda emin adamlara töhmet, haine emniyet edilir. Ve emin susturulur. Yalancıya emin nazarı ile bakılır. Ve rüveybida söz sahibi olur.
"--Rüveybida kimdir?" diye soruldu.
"--Ammenin işleri hakkında söz sahibi olan sefih kimselerdir." buyruldu.
Hz. Avf ibn-i Mâlik RA
121/1. Kıyametin önü sıra yalancılar vardır. Onlardan sakının!
Hz. Câbir ibn-i Semûre RA
518/6. Ahir zamanda zalim umera, fasık vüzera, hain hakimler ve yalancı ulema gelir. Her kim onlara yetişirse sakın onların yardımcıları, vergi memuru, haznedarı ve onların emniyet memurları olmasın!
Hz. Ebû Hüreyre RA
507/12. Ahir zamanda cahil reisler topluluğu çıkar, insanları fitneye düşürürler. Hem dalâlete düşerler, hem de dalâlete düşürürler.
Hz. Ebû Hüreyre RA
300/2. Yakında başınıza bazı emirler gelecek. Rızıklarınıza el atacak, sizi yalanlarla avutacaklar. İş yapacaklar lâkin yaptıkları fena olacak. En fena tarafları da kötülüklerini siz güzel görmedikçe ve yalanlarını tasdik etmedikçe sizden razı olmayacaklar. O zaman (yalnız) emirlik haklarını tanıyın. Sizi de tecavüzle kendilerine uydurmaya kalktıklarında, onlarla mukatele edin. Kim bu yolda öldürülürse o şehiddir.
Hz. Ebû Sülâbe el-Eslemî RA
303/4. Yakında bazı emirler gelecek. Siz onların bazı işlerini beğenecek, bazılarından ise hoşlanmayacaksınız. Kim onlarla mücadele ederse necat bulur. Kim onlardan ayrılırsa selâmet bulur. Kim de onlara karışırsa helâk olur.
Hz. İbn-i Abbas RA
299/1. Benden sonra, yakında sizin üzeriniz bazı umera gelecek. İyi görmediğinizi amel edecekler ve fena gördüklerinizi de yapacaklar. Bunlar emiriniz değildir.
Hz. Ubade RA
303/6. Sizin üzerinize bazı umera peydah olur. Namazı vakitlerinden geciktirir ve bid'atler çıkarırlar.
İbn-i Mes'ud RA dedi ki:
"--Onlara yetişirsem nasıl yapayım?"
Buyurdu ki:
"--Ey Ümm-ü Abd'in oğlu! Benden nasıl yapacağını soruyorsun. Allah'a isyan edene itaat yoktur!"
Hz. İbn-i Mes'ud
140/8. Sizin üzerinize yakında kabul edeceğiniz veya kabul etmeyeceğiniz işler yapan umera gelr. Kim ki bunu reddeder, beraat kazanır. Hoşlanmayan selâmet kazanır. Hoşlanan, uyan fitneye uğramış olur.
Dediler ki:
"--Onlarla cenkleşmeyelim mi?"
Buyurdu ki:
"--Namaz kılarlarsa, cenkleşmeyin!"
Hz. Ümmü Seleme RA
302/11. Benden sonra yakında bir takım sultanlar peydah olur. Kapılarında fitneler develerin yatakları gibidir. Kimseye bir hayır göstermezler. Bir şey verilirse, ancak onların dinlerinden bir taviz kopararak verilir.
Hz. Abdullah ibn-i Hars RA
298/3. Benden sonra birtakım emirler gelecek ve dedikleri dedik olacak. İşte bunlar maymunun atılması gibi cehenneme atılacaklar.
Hz. Muaviye RA
302/10. Ahir zamanda, zalim hükümdarın avanesi olur ki, onlar sabah Allah'ın gazabında yürürler. Akşamda Allah'ın buğzu içinde dolaşırlar. Sakın onların sırdaşlarından olmayın!
Hz. Ebû Umâme RA
46/8. Ümmetimin zalime, "Sen zalimsin!" demekten koktuğunu görürsen, onlardan ayrılabilirsin.
Hz. Abdullah ibn-i Amr RA
502/11. insanlar üzerine öyle bir zaman gelir ki, onların yüzleri insan yüzü, kalbleri şeytan kalbidir. Kan dökücüdürler. Çirkin hareketlerden kaçmazlar. Eğer sen onlara tâbi olursan, seni gözetirler. Eğer onlara güvenirsen, sana ihanet ederler. Onların çocukları ahlâksız, gençleri arsız olur. Yaşlıları ise ma'rufu emretmez, münkeri nehyetmez olur. Sünnet aralarında bid'at, bid'at ise aralarında sünnet gibidir. İdarecileri sapıktır. İşte bu zamanda Allah onlara şerlilerini musallat kılar. Hayırlıları dua eder, fakat duları kabul olmaz.
Hz. İbn-i Abbas RA
458/9. Nefsim yed-i kudretinde olana kasem ederim ki, kıyamet kopmaz, imamınızı öldürünceye, kılıcınızı birbirinizde deneyinceye ve şerirleriniz dünyaya hakim oluncaya kadar.
Hz. Hüreyre RA
518/7. Ahir zamanda bir kavim sultanın huzuruna varır. Sultanlar Allah'ın emri ile hareket etmezler, onlar da nehyetmezler. Allah'ın lâneti işte bunların üzerine olsun!
Hz. İbn-i Mes'ud RA
g. İmanı Muhafazanın ve Sünnete Uymanın Güçleşmesi
503/11. İnsanlar üzerine bir zaman gelir ki, adamın imanı soyulur da haberi olmaz. Halbuki o, gömleğinin soyulduğu gibi soyulmuştur.
Hz. Ebüd-Derdâ RA
360/5. İnsanlar üzerin bir zaman gelecek ki, kableri acem kalbi olacaklar.
Denildi ki:
"--Acem kalbi nedir?"
Buyurdu ki:
"--Kalblerinde dünya muhabbeti, âdetleri bedevî âdeti gibi. Kendilerine rızık verildi mi hayvanlarnı çoğaltır, gazayı zarar addeder ve zekâtı cereme sayarlar."
Hz. İbn-i Ömer RA
502/10. insanlar üzerine öyle bir zaman gelecek ki, ümmetin ihtilâfı sırasında benim sünnetime tutunan eliyle ateş tutan bir kimse gibi olacaktır.
Hz. İbn-i Mes'ud RA
477/12. Zühd lâftan, vera' da yalandan ibaret olmadıkça kıyamet kopmaz.
Hz. Ebû Hüreyre RA
503/10. Sizin üzerinize bir zaman gelir ki, adam acizlikle fâcirlik arasında muhayyer kalır. Kim bu zamana ulaşırsa, aczi fücura tercih etsin!
Hz. Ebû Hüreyre RA
504/1. İnsanlar üzerin bir zaman gelecek ki, şimdi sizin aranızda münafığın gizlendiği gibi, mü'min gizlenecek.
Hz. Câbir RA
504/2. İnsanlar üzerine bir zaman gelecek, adam bir kavmin içinde oturacak da, kendisini dile alacaklar korkusu ile kalkamayacak.
Hz. Ebû hüreyre RA
h. Fitnelerin Zuhuru
476/13. iki büyük taife, davaları bir olduğu halde çarpışmadan kıyamet kopmaz. aralarında büyük bir mukatele olur ve otuza yakın deccal ve yalancı baas olunur. Onların hepsi de kendini Allah'ın rasûlü zanneder.
Hz. Ebû Hüreyre RA
243/2. Kaprakanlık gece parçaları gelmeden amellere müsâraat ediniz ki, o devirde de insan sabah mü'min olur, akşama kâfir olarak ulaşır. Mü'min olarak geceye gider, kâfir olarak sabaha çıkar. Ve o günün adamları, dinini dünyadan az bir şeye karşılık satarlar.
Hz. Ebû Hüreyre RA
299/7. Yakında fitneler olur. Adam müslüman sabahlar, akşama kâfir olur. Ancak, Allah'ın kendisini ilmi ile ihyâ ettikleri müstesnâ.
Hz. Ebû Umâme RA
299/9. Yakında hadiseler, tefrika, fırka ve ihtilâflar olacak. O günde katil olmaktan kurtulup maktul olabilirsen ol!
Hz. Halid ibn-i Urfuta RA
18/11. Sizleri benden sonra vuku bulacak yedi fitneden sakınmaya davet ederim: Medineden çıkacak bir fitne, Mekke'den çıkacak bir fitne, Yemen'den çıkacak bir fitne, Şam'dan çıkacak bir fitne, şarktan çıkacak bir fitne, garbdan çıkacak bir fitne... Bir fitne de Şam'ın merkezinden zuhur eder ki, işte bu Süfyânî'nin fitnesidir. (Mehdi AS'dan bir sene evvel çıkacak bir fitne.)
Hz. İbn-i Mes'ud RA
300/3. Benden sonra fitneler olur. Birisi de ahlâs fitnesidir. (Deve çulu fitnesi, yâni milletin boynunda temelli kalır.) Harpler, hicretler olur. Sonra daha şiddetli bir fitne olur. Ha bitti denir, daha da devam eder. O derece ki, fitnelerin kendine dokunmadığı ev ve müslüman kalmaz. Bu hal ehl-i beytimden bir müslüman (Mehdi AS) çıkıncaya kadar devam eder.
Hz. Ebû Said RA
300/1. Yakında dört fitne olacak: Kanın mubah sayıldığı fitne; kanın mubah ve malın helâl sayıldığı fitne; kanın mubah, malın ve namusun helâl sayıldığı fitne... (Dördüncüsü Deccal fitnesidir.)
Hz. İmran RA
i. Deccal'in Önüsıra Olacak Hadiseler
132/5. Malın meydan alması, kâtiplerin artması, ticaretin çoğalması, cehlin yayılması, insanın ticareti "Falan kimselerden izin olmadıkça olmaz!" şeklinde yapması; müstakil bir mahalde kâtib bulunmaması (Ticaretin çokluğundan yazmaya vakti olan adam bulunmaz.) kıyamet alâmetlerindendir.
Hz. Amr ibn-i Tuğlabe RA
503/8. İnsanlar üzerine bir zaman gelir ki, zenginler tenezzüh için, orta halliler ticaret için, onların kurrâları riya ve gösteriş için, fakirleri ise dilenmek için haccederler.
Hz. Enes RA
303/8. Ümmetimin sonunda bir takım kadınlar peydah olur ki, erkekler gibi eğerlere biner ve mescidin kapısında inerler. Onlar giyinik çıplaklardır. Başlarını da zayıf devenin hörgücü gibi yaptırırlar Bunları tel'in edin! Zira onlar mel'undurlar. Eğer sizden sonra gelecek ümmet olsaydı, bunlar da o gelecek ümmete hizmetçi olurlardı. Nasıl ki sizden evvelki ümmetlerin kadınlarının size hizmetçi oldukları gibi.
Hz. İbn-i Amr RA
141/1. Âhir zamanda ümmetim üzerine şiddetli bir belâ zuhur eder. Bundan ancak iki sınıf kurtulur: Biri Allah'ın dinini tanır ve onun için lisan ve kalbi ile mücadele eder. İkincisi ise dinini anlamış, dinlemiş ve tasdik etmiştir. (Cahil kalanlar bu belâda tehlikededir.)
Hz. Ömer RA
29/9. Ümmetim şu beş şeyi helâl saydığı zaman, helak onların üzerine hemen gelir. Aralarında lânetleşmenin ortaya çıkmasını, ipekli giyilmesini, şarkıcı kadınlar ittihaz edilmesini, şarab içilmesini; erkeğin erkekle, kadının kadınla iktifa etmesini helâl saydıkları zaman.
Hz. Enes RA
503/5. İnsanlar üzerinde öyle bir zaman gelir ki, boğulmaya maruz adam gibi dua etmeyen yakayı kurtaramaz.
Hz. Huzeyfe RA
503/3. Sizin üzerinize öyle bir zaman gelir ki, boğulmaya maruz adam gibi dua etmeyen yakayı kurtaramaz.
Hz. Huzeyfe RA
457/2. Nefsim yed'i kudretinde olana kasem ederim ki, dünya gitmez. Ta ki bir adam bir kabre uğrar da, onun üzerinde yuvarlanarak, "Keşke şu kabir sahibinin yerinde ben olsaydım." demedikce... Sanki din onun başının belâsı gibi olur.
Hz. Ebû Hureyre RA
346/8. İslâm'ın usulleri teker teker bozulacak ve halkı dalâlete düşürücü hükümet adamları çıkacak ve ondan sonra da onların üzerine üç deccal gelecek.
Hz. Huzeyfe RA
346/7. Hiç şüphe yok ki, İslâm'ın usulleri birer birer bozulacak, birisi bozulduğunda halk ötekine hücum edecek. İlk evvela hükmü kaldıracaklar, en sonra da namazı bozacaklar.
Hz. Ümâme RA
346/9. Sizler hiç şüphe yok, evvelkilerin âdetlerini karış karış ve arşın arşın yapacaksınız. Hatta birisi kelerin deliğine girse, siz de gireceksiniz. Onlardan birisi yolda kadını ile münasebette bulunsa, siz de yapacaksınız.
Hz. İbn-i Abbas RA
121/3. Kıyametin önü sıra Deccal ve onun önü sırada otuz kadar ve daha fazla yalancı gelir. Bu yalancıların alâmetleri soruldu. Buyruldu ki:
"--Onlar sizde olmayan âdetler getirirler ve diyanetinizi o âdetlerle değiştirirler. Bunları gördüğünüzde onlardan sakının ve onlara düşman olun!"
Hz. İbn-i Ömer RA
258/8. Deccal'in önü sıra hud'alı seneler olur: Yağmur çok yağar, fakat nebat az olur. Sàdıklar tekzib olunur, yalancılar ise tasdik olunur. Haine itimad edilir, emin ise hain addedilir. Ve "Rüveybiza" söz sahibi olur.
Denildi ki:
"--Yâ Rasûlallah, Rüveybiza nedir?"
Buyurdu ki:
"--Kendisine itimad olunmayan ve kıymet verilmeyen kimselerdir."
Hz. Avf ibn-i Mâlik RA
504/3. İnsanlar üzerine bir zaman gelecek ki, onların hepsi Kur'an okur, ibadete çalışırlar ve ehli bid'atle de meşgul olurlar. Lâkin bilmedikleri cihetten müşrik olurlar. Okumalarına ve ilimlerine bedel rızık alırlar ve dünyayı din karşılığında yerler. İşte bunlar kör Deccal'in avanesi olacaklardır.
Hz. İbn-i Mes'ud RA
|
| Bugün 465 ziyaretçi (793 klik) kişi burdaydı! |
|
 |
|
|
|
| Bugün 626 ziyaretçi (1444 klik) kişi burdaydı! |
|
 |
|
|