ABDULHAMİD HAN
ABDÜLHAMİD HAN
Osmanlı padişahlarının 34'üncüsü olan Sultan II. Abdülhamid Han aklı, zekası ve ilmi fevkalade üstün olan bir zattı. Batılıların ve iç düşmanların asırlar boyunca devleti yok etmek için hazırladığı yıkıcı, sinsi planlarını sezip, önlerine aşılmaz bir set olarak dikildi. Hazırlayanları ve maşa olarak kullandıkları yerli işbirlikçilerini, sahte kahramanları işbaşından uzaklaştırdı.
İşte bu büyük zatın 10 şubat, 96. yıldönümü idi. Yıldönümü vesilesi ile Yıldız Üniversitesi ve İstanbul Medeniyet Üniversitesi işbirliği ile iki açık oturumdan oluşan etkinlik düzenlendi. İlk panel Abdülhamid'in sağlık politikasıyla ilgiliydi. Oturum başkanlığını yaptığım bu panelde konuşmacılar özet olarak şunları anlattılar:
Prof. Dr. Hüsrev Hatemi; Abdülhamid'in çok iyi niyetli, sağlam karakterli ve vefalı bir insan olduğunu söyledi. Kendisinden çok devleti düşünürdü. 33 sene zalimlik yapmadan devleti ustalıkla idare etmişti. Ona atılan iftiralardan biri de pinti olduğuna dairdi. Bu çok çirkin bir suçlama olduğunu ifade etti. Aristokrat havada, halktan uzak yaşamamıştı. Atatürk'ün Abdülhamid'i küçümseyici veya kötüleyici bir sözünün olmadığını da ekledi.
Prof. Dr. Nil Sarı ise Abdülhamid'in sağlık alanındaki eserlerinden söz etti ve bazılarının fotoğraflarını gösterdi. Abdülhamid 90 adet gureba hastanesi, 19 adet belediye hastanesi, 89 adet askeri hastane ayrıca eğitim hastaneleri, kadın hastaneleri, akıl hastaneleri açmıştı. Bu hastaneler ülkemizden Lübnan'a, Yemen'den İsrail'e, Makedonya'dan Suriye'ye, Yunanistan'dan Libya'ya, Suudi Arabistan'dan Irak'a pek çok yerleşim bölgesine yayılmıştı. Ayrıca eczaneler, hapishane, sağlık merkezleri, fakirler, acizler ve hacılar için misafirhane de pek çoktur. Müthiş bir sağlık hizmetidir bu. Maalesef tahttan düştükten sonra bu eserlerin isimleri değiştirilmiş, bazıları yıkılmış ve bir kısmı da başka alanlarda kullanılmaya başlanmıştır. Kısacası bu büyük insan unutturulmak istenmiştir. Kasımpaşa, Haydarpaşa, Gülhane ve Mektebi Tıbbiye-i Şahane adlı eğitim ve üniversite hastanelerini açan da Abdülhamid olmuştur.
Doç. Dr. Adem Ölmez ise Abdülhamid Han'ın özellikle eğitim, sağlık, ulaşım ve asayişe önem verdiğini anlattı. Zamanında yeni bulunan aşıları ülkeye getirmiş, aşı ve kuduz hastalığı üzerine merkezler kurmuş, Bimarhaneleri yani akıl hastanelerini ıslah etmiştir. Akıl hastalarına zincir kullanımını yasaklayarak bugün bile saldırgan hastalarda kullanılan gömleği yerine koymuştur.
Dr. Şerif Esendemir konuşmasına Necip Fazıl'ın, "Abdülhamid'i anlamak her şeyi anlamak olacaktır." sözleriyle başladı. Abdülhamid'in tren yolları, bakteriyolojihane, cami ve mektepler yaptırdığını, çağına uygun yaşlılık politikası izlediğini, habitat yani biyosferi merkezi alan ekolojik politikaya önem verdiğini anlattı.
Bunları dinlerken aklıma hep başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan çağrışım yaptı. O da ülkeye duble yollar, hızlı trenler, Marmaray, üçüncü boğaz köprüsü, çok sayıda havaalanı gibi sayılamayacak eserler hediye etti. Sağlık alanında yeni hastaneleri hizmete açtı. Sağlık hizmetlerini halka yaydı. Eğitim alanını pek çok üniversite, sayısız derslik ve binlerce yeni öğretmenle destekledi güçlendirdi. Kısacası Abdülhamid'in çağdaş bir takipçisiyle karşı karşıyayız.
Abdülhamid Han'ı nasıl ki bir takım vicdansız, merhametsiz ve acımasız kişiler, iç ve dış düşmanların oyununa gelerek, maşası olarak bir saray darbesi ile düşürdülerse aynı komplo şu an başbakanımıza karşı düzenlenmektedirler. Bu ülkeye hizmet etmek bazılarının gözüne batmakta ve ellerinden geleni yapmaktadırlar.
Rabbim Başbakanımızı korusunu2026
Giriş: 2026-03-22 00:13:39Güncelleme: 2026-03-22 00:18:08
Modernleşme tarihimizden bugüne, yazıyla uğraşmış, derdini yazı yoluyla anlatmış, sadece kendi derdine yanmamış, başkasının derdini de kendine dert edinmiş ve bunu yazı yoluyla dillendirip o yazının o derde deva olacağına yürekten inanmış eski zaman muharrirleri Ahmet Rasim olsun, Reşat Ekrem...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2026-03-18 00:20:48Güncelleme: 2026-03-18 00:26:19
Geçen sonbaharda karşılaştığımızda, Oğuz Atay'ın "Tutunamayanlar" romanına dair bir kitap yazdığını söylemişti Murat Belge bana. O günden bugüne dört gözle bekliyordum kitabı. Ankara'da bir kitapçıda gördüm birkaç gün önce; demek çıkmış, hemen aldım, okumaya başladım. Pek hacimli bir kitap değil...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2026-03-15 01:57:58Güncelleme: 2026-03-15 02:02:50
Albert Camus'nün "Yabancı" romanı, "Annem öldü bugün, belki de dün, bilmiyorum" cümlesiyle başlar. Tolstoy'un "Bütün mutlu aileler birbirine benzer, her mutsuz ailenin mutsuzluğu kendine göredir" cümlesiyle başlayan "Anna Karenina"sının; "Uzun zaman, geceleri erkenden yattım," diye başlayan Marcel...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2026-03-11 00:02:03Güncelleme: 2026-03-11 00:04:50
Geçen yılın sonbaharında bir inme geçiren İsmail Beşikçi şu anda Diyarbekir'de Prof. Cenap Ekinci'nin ona tahsisi ettiği bir evde, iki bakıcının etrafında pervane olduğu, çiçeklerle dolu, iyi döşenmiş, bol ışıklı ferah bir odada, ziyaret eden dostlarının yoğun ilgisine mazhar bir halde şifa bulmayı...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2026-03-08 01:03:09Güncelleme: 2026-03-08 01:05:21
Öteden beri, meşhur yazarların, şairlerin, alimlerin ölmeden önce hangi kitabı okuduklarını merak eder dururum. Hatta bu merakım, o kişi öleceğini bilse, o sırada o kitabı mı okurdu diye daha da öteye gider. Bilirsiniz; bazı kitaplar mutluluk verir bize, huzur verir, haz duyarız; bu yüzden o...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2026-03-04 00:02:38Güncelleme: 2026-03-04 00:07:33
Bu yazının fikri İzmir'den Van'a uçarken, uçakta geldi aklıma. Memleket içinde seyahat ederken hepimiz karşılaşırız; uçağın içinde bir çocuk durmadan ağlar. Annesi babası çocuğu susturmak için didinir, terler, mahcup olur, uğraşır ama o çocuk hiç susmaz. Sonra uçak inişe geçer, tekerlekleri piste...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2026-03-01 02:00:18Güncelleme: 2026-03-01 02:02:13
Bu yazının başına oturduğumda bir süre debelenerek "Suç ve Ceza" romanının kahramanı Raskolnikov'u tek cümlede tanımlamaya çalıştım önce. İçinde "cinayet", "katil", "tefeci kadın", "vicdan azabı" gibi kelimelerin geçtiği birkaç cümle kurdum ama hiçbirisi; bir yazarın hayal ürünü, 1866 yılında...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2026-02-25 01:19:57Güncelleme: 2026-02-25 01:24:23
Bazen; "bir gün bir kitap okursun, bütün hayatın değişir." Bazen bir yerden bir yere gidersin bambaşka bir insan olursun. Birine rastlarsın bazen, o insan seni alır yoğurur; bir süre sonra senin de tahmin etmediğin başka bir insan haline gelirsin. * Eskiden, dedemin zamanında yani, çoğu...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2026-02-22 00:25:18Güncelleme: 2026-02-22 00:29:28
Orhan Pamuk'un aynı adlı romanından uyarlanan "Masumiyet Müzesi" dizisinin Hilton'da geçen görkemli nişan sahnesinde; aklı merasime gelmiş olan sevgilisi Füsun'da, bedeni nişanlısı Sibel'in kolları arasında isteksizce dans ederlerken Kemal; Sibel yanı başlarında esmer bir hanımla dans eden adamı...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2026-02-18 00:37:40Güncelleme: 2026-02-18 00:46:56
Türk edebiyatının gelmiş geçmiş en iyi eleştirmenlerinden, asıl mesleği iktisatçılık olduğu halde işini gücünü bırakıp roman okumaya karar vermiş, o romanları didik didik ederek nesnel bir eleştiriye tabi tutmuş, yazdığı eleştiri metinlerine deneme niteliğini kazandırmış, başta "100 Soruda...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2026-02-15 00:43:04Güncelleme: 2026-02-15 00:51:02
"Nuh'a beşikler vermiş Anadolu"nun geleneksel kadim değerlerini, asırlar boyunca gözün de gönlün de uzağına düşürülmüş ora insanının basit hayatını, toprağa bağlılığını, samimi ilişkilerini ince bir üslupla çok güzel hikayelere dönüştürmüş olan Mustafa Kutlu'nun sanırım bir sene önce yaptığı ve...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2026-02-11 00:08:16Güncelleme: 2026-02-11 00:14:13
Cemil Meriç, solcuyken sağcı olmadı. O ne sağcılığa ne de solculuğa fazla kıymet vermedi, ikisini de matah bir şey olarak görmedi. Peki neydi? Sorunun kısa bir cevabı var: Kendisiydi! Bu durum onu sağcı aydınlardan da solcu aydınlardan da ayıran en önemli vasfıydı. "Kendisi" olmayı seçmedi, öyle...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2026-02-08 00:33:45Güncelleme: 2026-02-08 00:38:49
İranlı yönetmen Jafar Panahi'nin 2025'te Cannes'da Altın Palmiye alan filmi "Görünmez Kaza", "kötülük" üzerine bir filmdir. Benzer bir temanın filmini vaktiyle Zeki Ökten yapmıştı bizde. "Ses" filminde Ökten bize; 12 Eylül zindanlarında, birçok uzvuyla birlikte zihnini de bırakmış yaralı bir...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2026-02-01 00:31:00Güncelleme: 2026-02-01 00:34:16
Dostoyevski'nin "Budala" romanı böyle havalarda okunacak kitap mıdır bilmiyorum; dışarıda aralıksız kar yağıyor ve ben bu bela kışın uzun gecesinde, romanın her türlü fırtınaya açık huzursuz kahramanlarının üşüyen ruhlarının arasında gezinip duruyorum. Prens Mişkin'in uzun bir süreden beri yakasını...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2026-01-28 00:14:12Güncelleme: 2026-01-28 00:19:43
Geçen hafta vefat eden; Batı tarzı müzikalleri Türkiye'ye getiren, aralarında Erol Günaydın, Altan Erbulak, Metin-Nisa Serezli, Erol Keskin, İzzet Günay, Genco Erkal, Metin Akpınar, Zeki Alasya'nın da bulunduğu birçok oyuncunun yetişmesinde emeği olan, "sahnenin beyefendisi" olarak anılan, Türk...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2026-01-25 00:34:39Güncelleme: 2026-01-25 00:40:33
Çok uzun bir süreden beri kendime verdiğim bir sözü tutuyorum. Elimden geldiği kadar gündelik siyasete, herkesin konuştuğu "büyük" meselelere dair yazı yazmamaya çalışıyorum. Herkesin uzmanı olduğu bir meselede (Türkiye'de herkes siyaset, ekonomi ve futbol uzmanıdır, hatta o sırada gündem neyse...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2026-01-21 00:05:16Güncelleme: 2026-01-21 00:12:59
Charles Dickens'ın tarif ettiği gibi üst üste binmiş derin kuyulardan müteşekkilse eğer bir şehir; gecenin o vaktinde herkes kendi dipsiz kuyusunda yapayalnız yaşıyordu. Kar, bir bela gibi yağıyordu şehre. Dünyanın her yerinde olup bitenleri kendime dert edindiğimi bilen makine, telefonuma...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2026-01-18 00:03:19Güncelleme: 2026-01-18 00:05:22
Komitacılık, yirminci asrın başında Bulgarların bulduğu bir fikir olarak Makedonya'da çıktı ortaya. "Siz bizdensiniz, o vahşi Osmanlıyla işiniz ne, kurtulun onlardan" diyerek Avrupalıların fişteklediği Bulgar milliyetçileri, amaçlarına ulaşmak için her türlü yolu mubah gören bir teşkilatlanmaya...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2026-01-14 00:06:33Güncelleme: 2026-01-14 00:08:20
Çok uzun bir süreden beri, tarihi "sıkıcı" ders kitaplarının sayfaları arasından çıkarıp, içine bol bol saray dedikodularını, Abdülhamit'in kızlarını katarak geniş kitlelere anlatmayı çalışan, böylece tarihçilikten ekmek yiyen birtakım pop tarihçiler, çıktıkları televizyon programlarında...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2026-01-11 07:59:41Güncelleme: 2026-01-11 08:05:24
Bir hayli zamandır görüşmediğim uzaktaki bir arkadaşımla, yeni yıl tatilini fırsat bilerek, şu anda yaşadığı bir Avrupa ülkesinin başkentinde buluştuk. Memleketten konuştuk, vaktiyle güldüğümüz şeylere güldük, aynı anda büyüyen çocuklarımızdan bahsettik, geçmişi yad ettik, geleceğe dair ise ikimiz...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2026-01-07 00:19:09Güncelleme: 2026-01-07 00:21:42
"Hükümet aleyhtarı bir bildiri yazıp dağıtmaktan", "Petraşevski Grubu"na mensup on beş arkadaşıyla birlikte Petropavloskaya Kalesi'ndeki zindana atılalı tam sekiz ay olmuştu. Bu süre zarfında üç hikâye ile iki roman düşünmüştü. Kendi kendine konuşmayı çoktan bırakmıştı. Bazen hücresinde hızlı...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2026-01-04 00:09:00Güncelleme: 2026-01-04 00:11:13
Roman okumaya ilkokul sıralarında başladım. Yaşar Kemal'in "İnce Memed"ini okur okumaz, hayatımın sonuna kadar, roman okumaktan bir daha asla vazgeçmeyeceğimi anladım. O romanı okuyuncaya kadar yaşadığım bir dünya vardı, gördüklerimle sınırlıydı, her sabah uyanır uyanmaz pencereden bakınca burun...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-12-31 00:01:04Güncelleme: 2025-12-31 00:09:19
Oğlum hayatı masal gibi saf, masal gibi huzurlu, masal gibi basit, masal gibi dertsiz, orada olup biten her şeyi gerçek sandığı yaşlardayken, uyumadan önce ona mutlaka içinde balonların uçuştuğu, uçurtmaların bulutlara asıldığı, hayvanların insanlarla konuştuğu, balıkların beğenmediği...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-12-28 00:27:07Güncelleme: 2025-12-28 00:29:34
Dünya edebiyatında; yazılmış, basılmış, okuyucusuna ulaşmış hiçbir roman, yazarı için tam anlamıyla bitmiş bir roman değildir. "Don Kişot" da "Anna Karenina" da "Kayıp Zamanın İzinde" de "Parma Manastırı" da "Suç ve Ceza" da "Tutunamayanlar" da (listeyi istediğiniz kadar uzatabilirsiniz) tam...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-12-24 00:18:11Güncelleme: 2025-12-24 00:22:46
Gazoz deyince benim aklıma; tavanı gökyüzü olan bir yazlık sinema gelir. Bir yıldız kayar semada, dilek mi tutsam filme mi ağlasam, seyirci kararsız kalır. Beleş film seyre çıkmış bir çocuk düşer ağaçtan; bıçak değer, bir karpuz yarılır balkonda; bir renkli ampul söner asılı olduğu duvarda;...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-12-21 01:31:15Güncelleme: 2025-12-21 01:35:11
Anlatacağım anekdot, Halide Edip'in sürgündeyken İngilizce yazdığı, memlekete döndükten sonra önemli bir kısmını bizzat kendisi sansürleyerek Vedat Günyol'a dikte ettirip Türkçeye çevirttirdiği "Türk'ün Ateşle İmtihanı" adını verdiği hatıratında geçer. En son 9 Eylül 1922'de İzmir de işgalden...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-12-17 00:20:34Güncelleme: 2025-12-17 00:26:09
Bazı kitaplar oku oku hiç bitmez, hep elinin yetişeceği bir yerde durur. Fakülteye girdiğim 1983 yılından ilk dersini aldığım günden bugüne hep "hocam" kalan, şu anda Amerika'da, dünyanın en saygın üniversitelerinden birinde tarih profesörlüğü yapan M. Şükrü Hanioğlu'nun 2023 Eylül'ünde...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-12-14 03:06:48Güncelleme: 2025-12-14 03:08:40
İbrahim Kalın'ın "Heidegger'in Kulübesine Yolculuk" kitabını; dışarda durmadan kar yağarken, gecenin bir hayli geç bir saatinde, "kendi kulübemizi inşa etmek için gerekli malzemeleri" sayıp döktüğü son sayfalarını da okuyup kapattıktan sonra; bir süre pencereden yağan karı seyrettim, sonra döndüm,...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-12-10 00:18:38Güncelleme: 2025-12-10 00:22:10
Dostoyevski'ye mal edilen, ama onun söylediği müphem söze istinaden İvan Turgenyev'den Lev Tolstoy'a, Fyodor Dostoyevski'den İvan Gonçarov'a, Anton Çehov'dan Maksim Gorki'ye kadar, 19. Asır Rus edebiyatının bütün o dev yazarlarının alayı, Nikolay Gogol'un yazdığı tek bir hikayeden, meşhur...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-12-07 00:08:15Güncelleme: 2025-12-07 02:39:34
Rahmetli Rasim Özdenören, çok sevdiği Dostoyevski'nin, "Budala" romanında karşısına çıkan, "Gerçekten de tablonuz için benden bir konu istediğinizde şöyle bir öneride bulunmayı düşünmüştüm size: İdam sehpasında ayakta duran bir idam mahkumunun başını giyotinin altına koymadan bir dakika önceki...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-12-03 00:02:55Güncelleme: 2025-12-03 00:12:26
Yarın 4 Aralık… 4 Aralık 1945; bu şehr-i İstanbul'da, polis gözetiminde, basının kışkırtması, hükümetin desteğiyle; iyice galeyana getirilmiş, üniversitelerde ders başında olması gereken talebelerin; kaleleri, garnizonları boşaltarak huruç hareketi başlatan leşker gibi yurtları, derslikleri...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-11-30 00:45:43Güncelleme: 2025-11-30 00:52:04
Her dilde vardır böylesi sevimsiz, başka milletleri rencide eden kem, çirkin sözler… O sözlerin mucidi atalar (kimlerse artık onlar ki gören olmamıştır şu ana kadar, sadece isimleri "ata" olarak geçer, hepsi büyük söz ustasıdır), böyle boş zamanlarında, bazen bir söğüt gölgesine uzanmış tavuk...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-11-26 09:29:49Güncelleme: 2025-11-30 15:37:16
Bütün hayatını arşivlik malzeme toplamakla geçirmiş Taha Toros, bir gün Ahmet Rasim'e, "çelişkilerle dolu bir hayatı olan" Hoca Hayret Efendi'nin bir fotoğrafını nerde bulabileceğini sorunca üstat gülümseyerek, edebiyat ve kültür hayatımızda ün yapmış iki kişinin hayatları boyunca fotoğraf...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-11-23 17:57:21Güncelleme: 2025-11-23 18:18:24
"Babalar ve oğullar" deyince aklımıza hemen bir roman ismi gelir amenna ama aslında Doğu'nun "Rüstem ve Sohrab" masalından Batı medeniyetinin temel metinlerinden birisi olan "Oidipus Efsanesi"ne, Turgenyev'in aynı adlı romanından Dostoyevski'nin "Karamazof Kardeşler"ine kadar herkesin üzerine çok...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-11-21 09:54:08Güncelleme: 2025-11-21 09:57:59
Boğaziçi, İstanbul'u ikiye ayıran kalbinin hatıra sandığıdır. Neler neler gizlidir o sandıkta. Her şey konuşur orada; yalılar, köşkler, kasırlar, hisarlar, evler, bayırlar, bahçeler, dereler, çeşmeler, camiler, kahveler… Kimi gamlı kimi neşeli, kimi kırgın kimi yorgun, kimi zinde kimi ağır aksak...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-11-16 12:09:10Güncelleme: 2025-11-16 12:14:39
Ahmet Kaya 25 sene önce bugün öldü. Siz bakmayın şairin, sürgünde kalbi duran Nazım Hikmet için "Haziran'da ölmek zor" demiş olmasına; sürgünde ölmek zordur amenna ama en zoru sürgündeyken Kasım'da ölmektir. Hele Paris'te… Zira Kasım ayında Paris'te, Montmartre'da bir ressam bırakır fırçasını,...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-11-13 11:07:28Güncelleme: 2025-11-13 11:11:45
Türkî, Arabî, Farsî ve Kurdî masallarının sonunda gökten üç elma düşer; o elmalardan birisi masalı anlatanın, birisi onu dinleyenin, öteki de masaldan ibret alıp ders çıkaranın payına düşer. Ama benim yazımın sonunda değil, daha başında gökten üç elma düşmüş; biri tarih öncesinde Adem'in, biri...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-11-09 00:10:04Güncelleme: 2025-11-09 00:15:25
Demir Özlü'nün "1989 Sait Faik Hikâye Aramağanı"nı kazanmış kitabı "Stockholm Öyküleri"nde yer alan "Stockholm'de Bir Öğle Vakti" hikayesi; "Ön yüzleri Rokoko Tarzı'ndan bozma yapılarıyla düzgün bir cadde. Kurşun rengi, koyu sarı, mat açık mavi yapılar. Ekim ayının yağmurlu bir günü. Sokaklar...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-11-05 00:01:33Güncelleme: 2025-11-05 00:04:22
2 Kasım Pazar günü, Anadolu Ajansı o haberi geçinceye kadar; tam yüzyıllık, centilmen, kumarbaz, çapkın, boksör bir casusumuz vardı, Mekteb-i Sultani'den çıkmış bir efsane olan "İngiliz Kemal" olarak biliyorduk onu ve tarihin bir döneminde, özellikle milli mücadele sırasında Fransızlarla...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-11-02 02:19:44Güncelleme: 2025-11-02 02:26:33
Orhan Veli, Ahmet Haşim'in belalısıdır. Takılmadan duramaz. Aslında takıldığı Haşim'in kişiliği değil, şiiridir. Zira Haşim, Yahya Kemal'le birlikte Orhan Veli ve arkadaşlarının başkaldırdığı eski şiirin sembolüdür, şiiri "yüksek sanat" olarak görür. Orhan Veli'yle özdeşleşen "Garip" akımı,...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-10-31 11:16:26Güncelleme: 2025-10-31 11:19:39
Günümüzde ihtişamlı bir otele dönüştürülmüş olan, bir zamanlar "aydın üniversitesi" olarak bilinen, aralarında Nazım Hikmet, Kemal Tahir, Orhan Kemal, Aziz Nesin gibi meşhur yazar ve şairlerin de bulunduğu birçok münevveri "mezun eden" eski Sultanahmet Cezaevi'nin civarı, ta 1977 yılından beri...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-10-26 00:36:22Güncelleme: 2025-10-26 00:56:58
Yirminci asrın en önemli entelektüellerinden, felsefi fikirlerini daha çok roman yoluyla dillendirmiş; "saçma", "başkaldırı", "yabancılaşma" "Sisifos'un mutluluğu" gibi kavramları felsefeye kazandırmış, bu kavramlardan yola çıkarak "Yabancı", "Veba", "Düşüş" gibi çok önemli romanlar yazmış...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-10-22 09:51:59Güncelleme: 2025-10-22 09:54:13
Oğuz Atay, 1970 yılının Nisan ayında, ilk romanı "Tutunamayanlar"ın yavaş yavaş sonuna yaklaştığı bir dönemde, kahramanı "Selim gibi" günlük tutmaya karar verir. Sevin gitmiş, o da kimseyle konuşmak istemiyor, günlüğü "dert ortağı" olsun istiyor. "Kimse dinlemiyorsa, ya da istediği gibi...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-10-19 10:16:37Güncelleme: 2025-10-19 10:19:38
Tanzimat'la birlikte modernleşme sürecine giren Osmanlı toplumunun öncü aydınları devlet memuru yazar ve şairlerse, ilk ressamları da -resim dersleri ilk mekteplerine girdiği için- askerlerdir. O devirde münevverana dahil olmanın yolu "edebiyatçı" olmaktan geçiyordu. "Mühendisin" adı henüz...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-10-15 07:28:38Güncelleme: 2025-10-15 07:36:42
Entelektüel gıdasını çiğ, rahatsız edici, göz köreltici, dimağ kurutucu ışığının aydınlattığı cep telefonunun küçük ekranından alan, ruhunu doyurmak için bunu yeterli sayıp o sırada konuşulan, tartışılan mesele neyse o konuda sarf edebileceği en az üç cümle biriktirmiş olan, böylece kendini muazzam...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-10-12 00:15:01Güncelleme: 2025-10-12 00:26:04
Türkçe; içinde "burun" geçen deyimler cennetidir. Kendini beğenmişler için "Burnu havada olmak"; kibirliler için "burnundan kıl aldırmamak", bildiğini okuyanlar için "burnunun dikine gitmek", özgüveni yüksek olanlar için "burnu Kaf dağında", gururu kırılanlar için "burnu sürtülmek", kendisini...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-10-08 00:08:50Güncelleme: 2025-10-08 00:23:36
63 kişiydik. Aradan on iki sene geçmiş. On iki senede köprünün altından azgın nehirler akmış. Kimimiz ölmüş, kalanların hemen hemen hepsi yaşlanmış. * Bir hafta önce, birbirimizi sevme nedenimiz ortak sevdiklerimiz olan beş arkadaş, en varlıklımızın teknesiyle gittiğimiz Rodos'ta tarihi...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-10-05 11:41:21Güncelleme: 2025-10-05 11:48:01
İstiklal Caddesi'nde aylak aylak dolaşıyorum. Şerbet gibi bir hava var. Caddenin bitimine doğru, İsveç Başkonsolosluğuna varmadan solda, meşhur Botter Apartmanı'nın önünde durdum. Girişinin üzerinde "Casa Botter Sanat Merkezi" levhası var, belediye dönüştürmüş sanat merkezine. İçeri girdim. 1992...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-10-01 00:32:11Güncelleme: 2025-10-01 00:36:05
Attila İlhan şiirlerinden firar etmiş pis bir yağmur yağıyordu şehre. Herkes sığınacak bir yer arıyordu. Cesaret edip atamadım kendimi sokağa. Gerisin geri girdim kaldığım yere. Kuruldum bir masaya, bir çay daha söyledim, açtım bilgisayarımı önüme. Akşam, bir dost sofrasında en çok ondandan...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-09-28 00:50:18Güncelleme: 2025-09-28 00:56:23
Peyami Safa'nın; dört ay önce, 27 Şubat 1961 günü, Erzincan'da yedek subay öğretmen olarak askerlik yaparken ölen oğlu Merve'nin acısına daha fazla dayanamayarak, 15 Haziran 1961 günü, Çiftehavuzlar'da "felçli eşinin bedduasını alarak gittiği sevgilisinin" evindeyken tansiyonu yükseldi, beyin...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-09-24 10:05:28Güncelleme: 2025-09-24 10:08:54
Hakiki dostluk; senin parmağın kesildiğinde onunkinin kanamasıysa eğer, çok nadir rastlanan bir şey olsa gerek. Ömrünün sonuna doğru üç dört dostun varsa eğer, ölürken gözün arkada kalmaz, çünkü tabutuna mutlaka onlardan bir ikisi omuz verecek. Sen dostundan önce öldüysen eğer, kurtulmuşsun, çünkü...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-09-21 01:37:51Güncelleme: 2025-09-21 01:41:39
Cahit Sıtkı Tarancı'nın; Türk edebiyatının kült şiirlerinden birisi olan "Otuz Beş Yaş" şiiri; "Yaş otuz beş! Yolun yarısı eder/Dante gibi ortasındayız ömrün" dizeleriyle başlar. Hemen hemen hepimizin bildiği, okul kitaplarında yer alan, şairinden de meşhur bu şiir, ister istemez herkesi...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-09-17 08:43:09Güncelleme: 2025-09-17 08:48:49
Tarihte, mekân değiştirmiş ilk insan Adem'dir. O da kendi isteğiyle değil. Kendisine "yapma" denilen bir şeyi yaptı ve kovuldu cennetten. Mekân değiştirmenin bir bedeli vardır. Adem'in ödediği bedel çok ağır oldu ama. O bedel ondan biz çocuklarına miras kaldı. O ağır yükü Adem alıp biz...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-09-14 00:01:23Güncelleme: 2025-09-14 00:03:13
Yazarlığa başladığı günden bugüne, aradan geçen 30 yılda kitapları bütün dünyada çeyrek milyar satmış olan Dan Brown'ın Türkçeye "Sırların Sırrı" adıyla çevrilmiş olan yeni romanı vesilesiyle, "seçilmiş kişi" olarak kendisiyle bir mülakat yapan Ertuğrul Özkök'ün sorduğu bir soruya verdiği cevap;...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-09-10 00:08:46Güncelleme: 2025-09-10 00:12:28
Bazen, öyle derin bir tefekküre halinde değilken bile, bir anda insanın aklına bazı tuhaf şeyler takılır. Mesela, radyoaktiviteyi keşfetmiş, tarihte iki defa Nobel ödülünü almış tek kişi olan Marie Curie'nin, aşırı dozda radyasyona maruz kaldığı için kan kanserinden ölmesi ne kadar hazin değil...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-09-07 00:03:59Güncelleme: 2025-09-07 00:08:43
Ahmet Hamdi Tanpınar, "Bu ülke evlatlarına kendisinden başka bir şeyle meşgul olmak imkânını vermiyor," diye yazmıştı günlüğüne. Bu sözü; gündelik siyasetin içinde boğulmuş, karşılıklı kazılmış siperlerden birisine girerek hasmına bulduğu her silahla durmadan ateş etmiş, günün sonunda yorulmuş,...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-09-03 00:08:49Güncelleme: 2025-09-03 00:16:32
Bir kafede; her masada birbirlerinin yüzündeki derin kuyulardan sır çekmek ister gibi birbirlerine bakarak sadece kendilerinin duyacağı bir sesle konuşan, birbirlerinin "küçük zaferlerine de büyük yenilgilerine" de ortak olmak ister gibi huşu içinde sohbet eden müşterilerin içinde bir masa...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-08-31 00:15:07Güncelleme: 2025-08-31 00:17:46
Dr. Abdullah Cevdet 1932 yılında İstanbul'da sefalet içinde, yapayalnız vefat ettikten on beş sene sonra; Naziler Rusya'yı işgal edince, işgal altında kalan topraklarda yaşayan halkı ajan ilan eden Stalin'in zulmüne uğramasınlar diye bozgundan sonra geri çekilirlerken beraberinde götürdükleri o...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-08-27 08:48:35Güncelleme: 2025-08-27 08:51:40
Her insan bir âlem ise, her ülke bir dünyadır. Her insan dünyada biricik olduğuna kani, her ülke "asıl dünya benim etrafımda döner" der. Herkesin meşguliyeti farklı, herkes kendi derdini dünyanın en büyük derdi sanır. Mesela, dünyanın ulaştığı bu refah düzeyinde, Gazze'de BM resmen kıtlık ilan...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-08-24 07:01:15Güncelleme: 2025-08-24 07:35:21
"Beyaz Toroslar; binlerce faili meçhul cinayetin işlendiği, binlerce köyün boşaltıldığı, içindeki teröristler yansın diye hektar hektar ormanın yakıldığı, onlarca gazeteci ve yazarın ensesine tek kurşun sıkılarak sokak ortasında katledildiği, PKK şiddetinin ayyuka çıktığı tarihimizin en kanlı...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-08-20 08:45:57Güncelleme: 2025-08-20 08:59:49
Eskiden, "Biz aşağıda imzası olanlar"ın behemehal dönmemizi istedikleri o "asrı saadet" zamanlarında yani; gazetelerde yazı yazan, roman, şiir yayınlayan, resim yapan, siyasal iktidarın koyduğu "resmi görüşün" dışında fikir serdeden insanları, 1965'te MİT adını almış olan istihbarat teşkilatımız...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-08-17 06:19:47Güncelleme: 2025-08-17 10:04:13
Dr. Abdullah Cevdet, Ziya Gökalp'ten yedi yaş büyüktür. Cevdet, Malatya Arapgirli, Gökalp Diyarbekir Çermiklidir. Abdullah Cevdet'in babası Diyarbekir birinci tabur kâtiplerinden Hacı Ömer Vasfi Efendidir; oldukça dindar bir ailede yetişti Cevdet, çocukluğunda sıkı bir din eğitiminden geçti. Ziya...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-08-13 00:19:25Güncelleme: 2025-08-13 00:25:07
İstanbul'da "Menekşeli Vadi"nin yerini bilen var mı sahiden? 9 Şubat 1947 gününden beri bu sorunun cevabını çok kişi merak etmiş, bazıları tutamamış kendini onun arayışına çıkmış, bazıları ise tahminler yürütmüş, başkaları da bizzat onun varlığını biliyor sandıkları adama giderek, onları oraya...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-08-10 00:24:38Güncelleme: 2025-08-10 00:30:37
Sabahın çok erken bir saatinde yürüyüşe çıkmıştım. Sabah olduğunu ilk onlar hissetmişti; orman hınca hınç kuş sesleriyle doluydu, hepsinin ağzından çıkan ayrı ayrı ezgiler, tek bir serin şarkıya dönüşmüştü. Anayoldan patikaya saptım. Ağaçların arasından yüksekçe bir tepeye çıkıyordu yol. Tepenin...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-08-06 00:03:37Güncelleme: 2025-08-06 00:15:58
Haberi "Serbestiyet"te gördüm. Geçen ekim ayında, Meclis açılışı sırasında Devlet Bahçeli'nin DEM sıralarına gidip orada bulunanların elini sıkarak başlattığı, ardından Öcalan'ı Meclis'te gelerek örgütünü fesih ettiğini açıklamaya davet eden, zaman geçtikçe yavaş yavaş ete kemiğe bürünen,...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-08-03 01:02:12Güncelleme: 2025-08-03 01:09:03
1983 yazıydı. Vedat Günyol'un Bostancı Kasaplar Çarşısı'nda bulunan bir apartmanın giriş katındaki evinde, birkaç yazar arkadaşı (şimdi muhayyilemi zorluyorum, hiçbirisinin adı gelmiyor aklıma, hemen hemen her gün farklı yazar arkadaşları o evde bir araya gelir muhabbet ederdi) yüksek sesle bir...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-07-30 00:11:42Güncelleme: 2025-07-30 00:16:19
Kürtçe adı Ava Zê, Türkçe adıyla Zap Suyu; Ahmed Arif'in, "Otuz Üç Kurşun" şiirinde "Nemrut'un yavrusu" dediği Mengene Dağı ile "Acem hududunda" kalan Haravil Dağı eteklerinden dökülen sulardan alır kaynağını. Başkale vadisini geçip "Gelyê Zê" (Zap Vadisi) denilen derin bir koyağın içinden akarak...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-07-27 02:31:11Güncelleme: 2025-07-27 02:37:00
"Roman, tanrısını kaybetmiş bir dünyanın destanıdır." Bana göre romana dair edilmiş en hikmetli laflardan birisi olan bu külçe ağırlığındaki lafın sahibi, Marksist estetik kuramı ve edebiyat eleştirisinin öncü isimlerinden Macar eleştirmen György Lukács'tır. Ona göre romancılar ikiye ayrılır:...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-07-23 08:59:03Güncelleme: 2025-07-23 09:01:00
Ülkesi Güney Afrika'da yıllar yılı, beyaz ırkçı rejime karşı sabotajlar düzenleyerek, bomba dahil olmak üzere her türlü silahı kullanarak başkaldırmış olan Nelson Mandela, günün birinde yakalandı ve müebbet hapis cezasını çekmek üzere demir parmaklıklar arasına kapatıldı. Yattığı yer sadece...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-07-20 03:28:17Güncelleme: 2025-07-20 03:33:45
İhtiyar zeytin ağacının gölgesinde oturmuş, saçlarımda denizin tuzu, elimde Laurent Seksik'in "Franz Kafka Ölmek İstemiyor" (YKY) romanı, bir yandan kitap okuyor, bir yandan da ayağımı ısıran karasineği bulup canına okumak istiyorum. Sineği öldürmek için her hamle ettiğimde çarpacakmış gibi...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-07-16 00:08:07Güncelleme: 2025-07-16 00:12:35
PKK'nın; lideri Öcalan'ın talimatı üzerine dağdan inip silahlarını yakmasından sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yaptığı konuşmada yeni dönemde "Türk, Kürt ve Arap ittifakından" bahsetmesi; istesek de istemesek de, birileri bu gidişatı "ümmetçiliğe", "Sünni ittifakına" gidiş olarak yorumlasa da bent...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-07-13 01:58:12Güncelleme: 2025-07-13 02:06:40
PKK'nın silahları yakma töreninden sonra; törenden geri dönerken bir arabanın içinde olan biten her şeyi, gördüklerini, tanıklığını, içine zerre hissiyatını katmadan mükemmel bir gazetecilik lisanıyla en ince ayrıntısına kadar tatlı tatlı anlatan Habertürk'ten Mehmet Akif Ersoy'u dinlerken, uzun...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-07-09 00:33:43Güncelleme: 2025-07-09 00:39:17
Ömrü, Cumhuriyet'ten sonra kurulan siyasi partileri görmeye yetmemiş, müzmin bir İttihatçı düşmanı, Anadolu hareketini de İttihatçılığın devamı olarak gördüğü için Mustafa Kemal ve arkadaşlarına da düşman, Damat Ferit Paşa hükümetinde nazırlık yapmış, Milli mücadele kazanılınca derdest edilip...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-07-06 00:10:08Güncelleme: 2025-07-06 00:22:41
1970 yılının sonbaharında, şehir merkezindeki yatılı mektebe gönderdikleri gün terk ettiğim, geçen elli sene zarfında bir iki istisna hariç bir daha da gitmediğim, çocukluğumun dört yılını geçirdiğim, 1924 yılına kadar Nasturilerin yaşadığı, tekmil "gavur" buralardan sürülünce de topraksız fakir...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-07-02 00:15:19Güncelleme: 2025-07-02 00:23:53
Hayatımda karşılaştığım ilk slogan; babamın köyden geldikten sonra, koyununu davarını satarak üzerinde ev yapmak için satın aldığı birkaç yüz metrekare araziye komşu, bundan neredeyse üç yüz elli sene önce, Hakkari Miri İzzeddin bin İbrahim Bey tarafından inşa edilmiş, Kürtçe "Mevlid"in müellifi...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-06-29 00:02:40Güncelleme: 2025-06-29 00:07:10
Dirseklerini pencerenin önüne dayamış, yüzünü avuçlarının arasına almış, kırık camdan karın yağmasını seyrediyordu. Kar yağıyordu. Gökten niye ve nasıl indiklerine dair en ufak bir fikri olamadan, süzüle süzüle inerken birbirlerine çarpıp dağılmayan ışıltılı taneciklere dalgın dalgın bakıyordu. *...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-06-25 00:48:33Güncelleme: 2025-06-25 00:54:11
Refik Halit Karay, 1913 yılında beş yıllık sürgün cezasını çekmek üzere Çorum'a gönderildiğinde "Kirpi" müstear adıyla "Kalem" dergisinde yazılar yazıyor, oklarını sağa sola batırıyordu. Kirpi, İttihatçılardan nefret ediyordu. Hele o Alman stili tek tip bıyıkları yok mu? O bıyıkların sahiplerini...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-06-22 00:21:26Güncelleme: 2025-06-22 00:29:15
1983 yılı... Ferahlatıcı bir limonata tadında bir hava var İstanbul'da. "İç kamaştıran hüzünler" ayı Eylül, Sezen Aksu'nun "Firuze" şarkısıyla gelmiş. "Yudum yudum yıllarımı" içmişim sanki, "bir gün dönüp bakacak düşlerin" peşinden gelmişim bu şehre. Gözlerimin önünden telaşla yıllar uçmuş, her...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-06-18 00:16:03Güncelleme: 2025-06-18 00:23:40
Buralarda nevri dönmeye başladı dünyanın. Kuzey ışıklarının gökyüzünü süslediği çok uzun kış gecelerinden, güneşin bir türlü batmadığı çok uzun yaz günlerine geldik nihayet. Akşam bir türlü inmiyor hanemize; aydınlık içinde bir gece hüküm sürüyor saatlerce, o büyülü beyaz gecelerin eli kulağında…...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-06-15 00:03:26Güncelleme: 2025-06-15 00:07:43
Evet, Greta bir proje çocuktur. Bütün dünyanın tanıdığı, çocukken eylemciliğe başlayan, şimdi genç bir kız olan, en son bir tekneye binerek "Gazze ablukasını kırmaya" giden İsveçli Greta Thunberg'ten bahsediyorum… Çok haklısınız, kelimenin tam anlamıyla annesinin babasının projesidir o çocuk. Onun...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-04-06 00:09:58Güncelleme: 2025-04-06 00:11:52
Dünyada, yazarlarına şairlerine, sanatçılarına çok kötü muamele yapmış devletlerin başında Rusya geliyorsa, ikincisi Türkiye'dir. Ama Rusya; yazarlarına, şairlerine, sanatçılarına yaşarken ne kadar çok kötülük yapmışsa, ölümlerinin arkasından o kadar gözyaşı dökmüş, onları kendisini affettirmek...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-04-02 00:05:22Güncelleme: 2025-04-02 00:11:14
Başlıktaki soru, Rus devrimci demokrat gazeteci, materyalist filozof, edebiyat eleştirmeni ve bazılarına göre ütopik sosyalist Çernişevski'nin, 4 Aralık 1862'de hapishanede yatarken başladığı, 4 Nisan 1863'te, dört aylık süre zarfında yine hapishanede yazıp bitirdiği iki ciltlik, bütün dünyada...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-03-30 00:09:48Güncelleme: 2025-03-30 00:24:48
Mucidi Amerikalı bir dişçidir. Ketenhelva diyordu eskiler, sonra İngilizcedeki "cotton candy"den direkt çevirdik, "pamuk şeker" demeye başladık, hani bitki olan, bildiğimiz tekstil mamullerinde kullanılan pamuk… Bu yeni isimli haliyle ilk defa tanışan çocuklar, yumuşaklığından dolayı böyle bir isim...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-03-26 00:32:08Güncelleme: 2025-03-26 08:58:17
PKK'nın; kurucusu Abdullah Öcalan'ın çağrısı üzerine kongresini toplayarak kendini feshetmesi beklentisi, Öcalan'ın çağrı yaptığı 27 Şubat'tan beri güncelliğini muhafaza ediyor. Teşkilatın ileri gelenleri, kongrenin toplanabilmesi için sağlanacak "güvenli ortamdan" bahsederken, Devlet Bahçeli tarih...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-03-23 01:53:29Güncelleme: 2025-03-23 15:30:05
Edebiyat eleştirmeni rahmetli Fethi Naci'ye göre "Türkiye'nin gerçek tarihi romanlarda gizlidir". Çok doğru bir tespit. Zira Türk romanı bir tez romanıdır. Bir derde deva olsun diye yazılmış. Kimisi halkı aydınlatarak memleketi "muasır medeniyet seviyesine" çıkarmayı; kimisi halkı...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-03-19 00:27:00Güncelleme: 2025-03-19 00:30:14
"Yalnız Okurlar İçin" programında rahmetli Selim İleri anlatmıştı; oradan kalmış aklımda. Bir tarihte Selim İleri, Hulki Aktunç ile Cemal Süreya, bir "Aşk Şiirleri Antolojisi" hazırlamaya karar vermişler. Herkes beğendiği şiirleri bir sonraki buluşmada getirecek, üçü şiirleri okuyacak, kitaba...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-03-16 00:43:20Güncelleme: 2025-03-16 00:49:53
Yusuf Atılgan'ın hacmi küçük kendisi büyük romanı "Aylak Adam"da, okuyan herkesi afallatan şöyle bir paragraf vardır: "Çağımızda geçmiş yüzyılların bilmediği, kısa ömürlü bir yaratık yaşıyor. Sinemadan çıkmış insan. Gördüğü film ona bir şeyler yapmış. Salt çıkarını düşünen kişi değil. İnsanlarla...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-03-12 00:07:59Güncelleme: 2025-03-12 00:17:45
İtalyan dilinin kurucu babası Dante Alighieri, bugün artık dünya kültür mirasının en nadide parçalarından birisi olarak kabul edilen "İlahi Komedya" adlı eserinde "Cehennem", "Araf" ve "Cennet"i iki rehber eşliğinde gezer. Rehberlerden birisi Roma döneminin en büyük şairi Vergilius, öteki de...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-03-09 00:01:11Güncelleme: 2025-03-09 00:03:49
Odessa'da, gece saat birde palamarı çözülen İlyiç vapuru Karadeniz'de, önüne düşen bir buzkıranın rehberliğinde, şiddetli bir fırtınayla boğuşa boğuşa, 12 Şubat 1929 Salı sabahı şehrin üzerini örtmüş sis şalını adeta yırtarak Boğaz'a girdiğinde, İstanbul ahalisi uyku mahmurluğunu henüz üzerinden...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-03-05 00:20:31Güncelleme: 2025-03-05 00:24:14
On dokuzuncu asrın ikinci yarısında doğan üç Osmanlı kadını, şiir, roman ve resim alanında ilkleri başarmış öncü kadınlardır. 1856'da doğan Şair Nigâr Hanım Türkiye'nin ilk kadın şairi; 1864'te doğan Fatma Aliye ilk kadın romancısı; 1880'de doğan Celile Hanım ise ilk kadın ressamıdır. Üçü de...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-03-02 00:03:07Güncelleme: 2025-03-02 00:05:53
Her yazar, külliyatı içinde en çok bir başyapıtıyla tanınır. Gabriel Garcia Marquez onlarca roman yazmış ama o daha çok "Yüzyıllık Yalnızlık"ın yazarıdır. Tolstoy'un yazdıklarını üst üste koysan boyunu aşar ama "Anna Karenina" başyapıtıdır. Dostoyevsk'yi bu kadar kudretli yapan kitaplarının içinde...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-02-26 00:40:38Güncelleme: 2025-02-26 00:49:23
Yazmaya yeni başlamış bir yeniyetme, eserlerine hayran olduğu, kendinden büyük gördüğü, küçücük bir önerisinin onun için dünyalara bedel olduğuna inandığı başka bir yazardan tavsiye almak ister, hatta çoğu zaman onun tavsiyeleri, yeni başlayan yazar için kendisine verilmiş dünyanın en büyük...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-02-23 00:04:27Güncelleme: 2025-02-23 00:10:40
Amin Maalouf'un "Doğunun Limanları" romanının kahramanı İsyan, "uzun süre doğuya hükmetmiş" yabancımız olmayan bir aileden gelen ihtiyar bir şehzadedir. Romanın anlatıcısıyla 1976 yılında Paris'te karşılaşıyorlar. Hikayesini bir "çığlıkla" başlatıyor İsyan. O gün Dersaadet'te korkunç bir hadise...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-02-19 01:58:19Güncelleme: 2025-02-19 02:01:43
Bütün gece kar yağdı. İri iri kar taneleri, sokak lambasının etrafında pervaneler gibi döne döne uçuşup durdu sabaha kadar. Ben bütün gece Fethi Naci'nin "Anılar Kitabı"nı (Sel Yayıncılık) okudum. Sabah kalktım, pencereden berrak bir gökyüzü görünüyordu. Kar, her şeyin üzerine beyaz bir örtü...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-02-16 00:23:56Güncelleme: 2025-02-16 00:28:37
Yaşamış bir insanı bir roman kahramanına dönüştürmek zordur; ama bir roman kahramanını yaşamış bir insana benzetmek zor değildir. "Sanat hayatı taklit eder" amenna fakat hayatın köşeleri belli, girintisi çıkıntısına dair bilinmeyen çok az şey var ama sanat öyle değil; sonuz bir evrende köşeleri,...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-02-12 00:58:31Güncelleme: 2025-02-12 01:00:22
Yazı yokken de şiir vardı. Şiir bellekte yazılırdı, oraya kaydedilebilirdi. Şiir her zaman okunmaz, çoğu zaman söylenirdi. Türkü, şarkı halinde ekseriyet... Bu yüzden süt kardeşidir şarkıların, türkülerin şiir… * Çocukluğumda; yaz aylarında kartalların alçaktan uçtuğu, yelin serin estiği,...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-02-09 00:03:04Güncelleme: 2025-02-09 00:07:17
Yakup Kadri'nin deyimiyle devrinin en büyük "naşiri", Türk edebiyatının gelmiş geçmiş en büyük "edip"lerinden birisi olarak kabul edilen Diyarbekirli Süleyman Nazif'in; 1927 senesinin karlı bir kış gününde; o zamanlar oldukça bakımsız, bugün bir hayli mutena, Harbiye'den Valikonağı Caddesine...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-02-05 00:01:11Güncelleme: 2025-02-05 00:08:02
Kaç yaşıma girdiğimi tam olarak bilmiyorum ama yaşıma dair aşağı yukarı bir bilgi var bende. "Dedemizin öldüğü seneydi" diyor sadece aile tarihimizi değil, tekmil coğrafyanın tarihini de belleğine kaydetmiş gözleri görmeyen bilge abim Kadir; dedemin ölüm tarihi kesin bilgidir onda. Annem de...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-02-02 00:01:04Güncelleme: 2025-02-02 00:03:01
"Yalnız Okurlar İçin" programında Selim İleri anlatmıştı. Hayatının son yıllarında, Abdülhak Şinasi Hisar'ın oturduğu apartmanın karşısında küçücük bir kitapçı dükkânı işleten genç Şükran Kurdakul, yazara duyduğu hayranlıktan mütevellit fırsat buldukça evine uğrar, ufak tefek işlerinde yardımcı...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-01-29 00:06:32Güncelleme: 2025-01-29 00:08:39
Güçlü kadınlar vardır; sadece oğullarının hayatlarına değil, yaşadıkları sürece onların her şeylerine hükmederler, hatta bilinçaltlarına bile... Baudelaire'in buz gibi "soğuk" annesi, Cahit Sıtkı'nın "bahtsız" annesi, Yaşar Kemal'in öç almaya yeminli "öfkeli" annesi, Nazım Hikmet'in "sanatkâr"...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-04-02 00:05:22Güncelleme: 2025-04-02 00:11:14
Başlıktaki soru, Rus devrimci demokrat gazeteci, materyalist filozof, edebiyat eleştirmeni ve bazılarına göre ütopik sosyalist Çernişevski'nin, 4 Aralık 1862'de hapishanede yatarken başladığı, 4 Nisan 1863'te, dört aylık süre zarfında yine hapishanede yazıp bitirdiği iki ciltlik, bütün dünyada...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-03-30 00:09:48Güncelleme: 2025-03-30 00:24:48
Mucidi Amerikalı bir dişçidir. Ketenhelva diyordu eskiler, sonra İngilizcedeki "cotton candy"den direkt çevirdik, "pamuk şeker" demeye başladık, hani bitki olan, bildiğimiz tekstil mamullerinde kullanılan pamuk… Bu yeni isimli haliyle ilk defa tanışan çocuklar, yumuşaklığından dolayı böyle bir isim...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-03-26 00:32:08Güncelleme: 2025-03-26 08:58:17
PKK'nın; kurucusu Abdullah Öcalan'ın çağrısı üzerine kongresini toplayarak kendini feshetmesi beklentisi, Öcalan'ın çağrı yaptığı 27 Şubat'tan beri güncelliğini muhafaza ediyor. Teşkilatın ileri gelenleri, kongrenin toplanabilmesi için sağlanacak "güvenli ortamdan" bahsederken, Devlet Bahçeli tarih...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-03-23 01:53:29Güncelleme: 2025-03-23 15:30:05
Edebiyat eleştirmeni rahmetli Fethi Naci'ye göre "Türkiye'nin gerçek tarihi romanlarda gizlidir". Çok doğru bir tespit. Zira Türk romanı bir tez romanıdır. Bir derde deva olsun diye yazılmış. Kimisi halkı aydınlatarak memleketi "muasır medeniyet seviyesine" çıkarmayı; kimisi halkı...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-03-19 00:27:00Güncelleme: 2025-03-19 00:30:14
"Yalnız Okurlar İçin" programında rahmetli Selim İleri anlatmıştı; oradan kalmış aklımda. Bir tarihte Selim İleri, Hulki Aktunç ile Cemal Süreya, bir "Aşk Şiirleri Antolojisi" hazırlamaya karar vermişler. Herkes beğendiği şiirleri bir sonraki buluşmada getirecek, üçü şiirleri okuyacak, kitaba...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-03-16 00:43:20Güncelleme: 2025-03-16 00:49:53
Yusuf Atılgan'ın hacmi küçük kendisi büyük romanı "Aylak Adam"da, okuyan herkesi afallatan şöyle bir paragraf vardır: "Çağımızda geçmiş yüzyılların bilmediği, kısa ömürlü bir yaratık yaşıyor. Sinemadan çıkmış insan. Gördüğü film ona bir şeyler yapmış. Salt çıkarını düşünen kişi değil. İnsanlarla...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-03-12 00:07:59Güncelleme: 2025-03-12 00:17:45
İtalyan dilinin kurucu babası Dante Alighieri, bugün artık dünya kültür mirasının en nadide parçalarından birisi olarak kabul edilen "İlahi Komedya" adlı eserinde "Cehennem", "Araf" ve "Cennet"i iki rehber eşliğinde gezer. Rehberlerden birisi Roma döneminin en büyük şairi Vergilius, öteki de...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-03-09 00:01:11Güncelleme: 2025-03-09 00:03:49
Odessa'da, gece saat birde palamarı çözülen İlyiç vapuru Karadeniz'de, önüne düşen bir buzkıranın rehberliğinde, şiddetli bir fırtınayla boğuşa boğuşa, 12 Şubat 1929 Salı sabahı şehrin üzerini örtmüş sis şalını adeta yırtarak Boğaz'a girdiğinde, İstanbul ahalisi uyku mahmurluğunu henüz üzerinden...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-03-05 00:20:31Güncelleme: 2025-03-05 00:24:14
On dokuzuncu asrın ikinci yarısında doğan üç Osmanlı kadını, şiir, roman ve resim alanında ilkleri başarmış öncü kadınlardır. 1856'da doğan Şair Nigâr Hanım Türkiye'nin ilk kadın şairi; 1864'te doğan Fatma Aliye ilk kadın romancısı; 1880'de doğan Celile Hanım ise ilk kadın ressamıdır. Üçü de...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-03-02 00:03:07Güncelleme: 2025-03-02 00:05:53
Her yazar, külliyatı içinde en çok bir başyapıtıyla tanınır. Gabriel Garcia Marquez onlarca roman yazmış ama o daha çok "Yüzyıllık Yalnızlık"ın yazarıdır. Tolstoy'un yazdıklarını üst üste koysan boyunu aşar ama "Anna Karenina" başyapıtıdır. Dostoyevsk'yi bu kadar kudretli yapan kitaplarının içinde...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-02-26 00:40:38Güncelleme: 2025-02-26 00:49:23
Yazmaya yeni başlamış bir yeniyetme, eserlerine hayran olduğu, kendinden büyük gördüğü, küçücük bir önerisinin onun için dünyalara bedel olduğuna inandığı başka bir yazardan tavsiye almak ister, hatta çoğu zaman onun tavsiyeleri, yeni başlayan yazar için kendisine verilmiş dünyanın en büyük...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-02-23 00:04:27Güncelleme: 2025-02-23 00:10:40
Amin Maalouf'un "Doğunun Limanları" romanının kahramanı İsyan, "uzun süre doğuya hükmetmiş" yabancımız olmayan bir aileden gelen ihtiyar bir şehzadedir. Romanın anlatıcısıyla 1976 yılında Paris'te karşılaşıyorlar. Hikayesini bir "çığlıkla" başlatıyor İsyan. O gün Dersaadet'te korkunç bir hadise...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-02-19 01:58:19Güncelleme: 2025-02-19 02:01:43
Bütün gece kar yağdı. İri iri kar taneleri, sokak lambasının etrafında pervaneler gibi döne döne uçuşup durdu sabaha kadar. Ben bütün gece Fethi Naci'nin "Anılar Kitabı"nı (Sel Yayıncılık) okudum. Sabah kalktım, pencereden berrak bir gökyüzü görünüyordu. Kar, her şeyin üzerine beyaz bir örtü...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-02-16 00:23:56Güncelleme: 2025-02-16 00:28:37
Yaşamış bir insanı bir roman kahramanına dönüştürmek zordur; ama bir roman kahramanını yaşamış bir insana benzetmek zor değildir. "Sanat hayatı taklit eder" amenna fakat hayatın köşeleri belli, girintisi çıkıntısına dair bilinmeyen çok az şey var ama sanat öyle değil; sonuz bir evrende köşeleri,...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-02-12 00:58:31Güncelleme: 2025-02-12 01:00:22
Yazı yokken de şiir vardı. Şiir bellekte yazılırdı, oraya kaydedilebilirdi. Şiir her zaman okunmaz, çoğu zaman söylenirdi. Türkü, şarkı halinde ekseriyet... Bu yüzden süt kardeşidir şarkıların, türkülerin şiir… * Çocukluğumda; yaz aylarında kartalların alçaktan uçtuğu, yelin serin estiği,...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-02-09 00:03:04Güncelleme: 2025-02-09 00:07:17
Yakup Kadri'nin deyimiyle devrinin en büyük "naşiri", Türk edebiyatının gelmiş geçmiş en büyük "edip"lerinden birisi olarak kabul edilen Diyarbekirli Süleyman Nazif'in; 1927 senesinin karlı bir kış gününde; o zamanlar oldukça bakımsız, bugün bir hayli mutena, Harbiye'den Valikonağı Caddesine...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-02-05 00:01:11Güncelleme: 2025-02-05 00:08:02
Kaç yaşıma girdiğimi tam olarak bilmiyorum ama yaşıma dair aşağı yukarı bir bilgi var bende. "Dedemizin öldüğü seneydi" diyor sadece aile tarihimizi değil, tekmil coğrafyanın tarihini de belleğine kaydetmiş gözleri görmeyen bilge abim Kadir; dedemin ölüm tarihi kesin bilgidir onda. Annem de...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-02-02 00:01:04Güncelleme: 2025-02-02 00:03:01
"Yalnız Okurlar İçin" programında Selim İleri anlatmıştı. Hayatının son yıllarında, Abdülhak Şinasi Hisar'ın oturduğu apartmanın karşısında küçücük bir kitapçı dükkânı işleten genç Şükran Kurdakul, yazara duyduğu hayranlıktan mütevellit fırsat buldukça evine uğrar, ufak tefek işlerinde yardımcı...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-01-29 00:06:32Güncelleme: 2025-01-29 00:08:39
Güçlü kadınlar vardır; sadece oğullarının hayatlarına değil, yaşadıkları sürece onların her şeylerine hükmederler, hatta bilinçaltlarına bile... Baudelaire'in buz gibi "soğuk" annesi, Cahit Sıtkı'nın "bahtsız" annesi, Yaşar Kemal'in öç almaya yeminli "öfkeli" annesi, Nazım Hikmet'in "sanatkâr"...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-01-26 02:24:17Güncelleme: 2025-01-26 02:37:57
Eskiden; memleket dışına, daha çok da Avrupa'ya "cevelan" maksatlı veya "tedavi" sebebiyle gitmek bu kadar kolay değilken, devlet her önüne gelene pasaport vermezken, verse bile herkese "cebinde gezdirmesi yasak" olan döviz temininde pek cimri davranıyorken yani; Ahmet Haşim'den Ahmet Hamdi...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-01-22 00:15:36Güncelleme: 2025-01-22 00:26:38
Yaşarken kaç yazarın, şairin, sanatçının yaşadığı o şehirde veya bir biçimde yolunun kesiştiği başka şehirlerde bir meydan, cadde veya sokağa adı verilmiştir bilmiyorum ama her kıymetli şahsiyet, yaşarken adını bir meydan, bir cadde, bir sokak tabelasında görürse eğer, ziyadesiyle mutlu olur. Eğer...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-01-19 00:02:48Güncelleme: 2025-01-19 00:06:42
Uzun yıllar boyunca okumuş yazmış bazı Kürtler; uzak dere yataklarında, kayıp nehir sularında, insandan ırak yanardağ ağızlarında, kimsenin ayağının değmediği kumlarda, elinin yetişmediği toprak altında inatla altın arayan maceracıların sabrı ve heyecanıyla "Türk edebiyatında Kürtler"i arayıp...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-01-15 01:07:52Güncelleme: 2025-01-15 01:12:52
Selim İleri'yle birlikte "son daktilocu" da öldü. O, daktilo kullanan son yazardı çünkü. Belki son yıllarda, hastalığından dolayı o da daktilosunun tuşlarına "sert vuramıyor", bir söylentiye göre yakın dostu Türkan Şoray'ın aldığı bir dizüstü bilgisayarı ve kalemle idare ediyordu ama "yazabildiği...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-01-12 00:44:13Güncelleme: 2025-01-12 00:45:57
Selim İleri için en güzel sözü Müjde Ar söylemiştir bence: "Selim'in bir özelliği de herkese eşit oranda saygı duymasıdır." Herkesin kendi ölüsüne ağladığı bu zor zamanlarda; Selim İleri'nin ölümünün herkesi derinden üzmesinin sebebi budur. Sol bir çevrenin içinde büyümüş, yazar olmuştu ama...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-01-07 15:28:04Güncelleme: 2025-01-07 15:53:31
Büyük Tolstoy, "Savaş ve Barış"ta toplumların gidişatından bahsederken "zamanın bir yerinde ilahi bir güç, o toplumun kaderini değiştirmek üzere birisini seçer" diyerek başlar Napolyon'un Moskova'ya yaptığı seferin sonuçlarını anlatmaya. Fazla uzatmadan yekten söyleyeyim söyleyeceğimi: Sayın Devlet...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-01-05 00:09:08Güncelleme: 2025-01-05 00:11:59
Konuşurken Bal Mahmut misali ağzından bal damlayan, ne anlatırsa anlatsın üstün bir belagat yeteneğiyle aynı lezzet kıvamını tutturan bir arkadaşımla bir süre önce sohbet ederken, söz döndü dolaştı, nereden terzilerle berberlere geldi bilmiyorum, bir anda kendimizi bu iki meslek erbabı üzerine...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2025-01-01 02:34:46Güncelleme: 2025-01-01 02:39:58
Oğlum küçükken, masallara sahiden inanıyorken; masal gibi saf, masal gibi huzurlu, masal gibi basit, masal gibi dertsiz, insanın içinde sınırsızca koştuğu bir gelincik tarlası sanıyorken hayatı yani; gece uyumadan önce ona mutlaka içinde balonların uçuştuğu, uçurtmaların bulutlara asıldığı,...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-12-29 00:06:44Güncelleme: 2024-12-29 00:10:43
Batı edebiyatının, sanatının üzerinde yükseldiği temel eser "İlyada ve Odysseia" destanıdır ki İzmirli olduğu rivayet edilen kör bir anlatıcı olan Homeros tarafından söylenmiştir. "İlyada" Troya savaşını, "Odysseia" ise savaştan sonra Kral Odysseus'un anavatanım dediği İtaka'ya tam on sene süren...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-12-25 00:44:38Güncelleme: 2024-12-25 00:48:52
İkinci Yeni şairleri ya hep bir geyiği kovalarlar ya da bir geyik hep onları kovalar. Geyik musallat olur, ne yapar eder, bir yolunu bulur, ille de şiirlerinden birine sızar. Sezai Karakoç'ta yalnızlık "geyik gözlüdür"; Edip Cansever'de "binlerce geyik ya da binlerce kuşun beraberliğinden" oluşan...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-12-22 02:24:34Güncelleme: 2024-12-22 09:01:00
Akşam, Netflix'te seyrettiğim "Çocukların Treni" filmi, neden bu kadar kalbime dokundu; biliyorum! Film bitti, girdim yatağa. Kapkaranlık odada, o koyu karanlığın sınırsız boşluğunda, çok erken yaşlarda annelerinden ayrılmak zorunda kalan kalabalık bir çocuk kafilesinin içine düştüm. Çocuk...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-12-18 00:05:27Güncelleme: 2024-12-18 01:35:35
Bazı kelimeler sağcı, bazı kelimeler solcudur. Bazı kelimeler muhafazakâr, bazı kelimeler devrimcidir. Bazı kelimeler ilerici, bazı kelimeler gericidir. Bazı kelimeler laik, bazı kelimeler dincidir. Listeyi bir hayli uzatmak mümkün. Demem o ki, kelimeler siyasi kamplar, ayrı fikirler arasında...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-12-15 01:40:04Güncelleme: 2025-04-21 11:35:37
Uzun bir süreden beri yazılarımı takip eden ve her okumadan sonra sabahın erken bir saatinde mesaj yazan, genellikle de beğenisini ifade eden yeni tanıştığımız ama çok çabuk kaynaştığımız bir dostum geçenlerde, "Rus yazarlara doyduk, biraz İttihat Terakki yazalım hocam," diye bir mesaj gönderdi....
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-12-11 01:29:39Güncelleme: 2024-12-11 01:34:52
Rahmetli Mehmed Uzun'un, benim "Aşk Gibi Aydınlık, Ölüm Gibi Karanlık" adıyla Türkçeye çevirdiğim romanının İstanbul'da yeni yayınlandığı 2000'li yılların başında bir akşam vaktiydi. Hem siyasi hem siyaset dışı hem aşk hem nefret hem büyülü hem gerçekçi hem güncel hem tarihi diyebileceğimiz, "yok"...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-12-08 00:17:47Güncelleme: 2024-12-08 00:32:44
2013, 2014 ve 2021 yıllarında peş peşe yayınlanan üç kudretli şairin üç soylu kadına yazdıkları aşk mektuplardan oluşan üç kitap, (Ahmed Arif'ten Leyla Erbil'e "Leylim Leylim", Orhan Veli'den Nahit Hanım'a "Yalnız Seni Arıyorum", Edip Cansever'den Alev Ebüzziya'ya "İki Satır, İki Satırdır") bana...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-12-04 00:10:57Güncelleme: 2024-12-04 00:19:18
Nabi Avcı Hoca'nın iflah olmaz bir kalem müptelası olduğunu arkadaşım Mustafa Şahin'den öğrendim. Bir gece yarısı, çoğu zaman yaptığımız gibi telefon aracılığıyla yazışırken Mustafa'yla, bana gönderdiği, bir mağazada çektiği kalem dolusu çekmecenin fotoğrafını az önce Nabi Hoca'ya da yolladığını,...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-12-01 02:19:54Güncelleme: 2024-12-01 02:22:58
Bana, "bu kitabı mutlaka okumalısın" diyen "siyasi abi" kimdi hatırlamıyorum şimdi. Soluk, sepya bir fotoğrafta çok eski zamanlardan bugüne belleğimde kalan belli belirsiz yüzlerden bir yüzdür, o kadar. Hayal meyal bir yerlerde, karlı bir kış günü, her şeyin soğuktan donduğu, kaskatı kesildiği,...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-11-27 00:56:12Güncelleme: 2024-11-27 00:58:43
Aktivsitliği öteden beri vazife edinmiş bizdeki kalem erbabı, arada bir "biz aşağıda imzası olanlar" diye bildiriler yayınlar. Dünyanın en kolay, riski en az, en zahmetsiz, en çaba gerektirmeyen işi olduğu için; vaktiyle benim de yaptığım gibi bir metnin altına atıyorsun imzanı, "insanlığını"...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-11-24 00:02:58Güncelleme: 2024-11-24 00:07:08
Bazı kitaplar orada, senin çok yakınında yıllar yılı hep sabırla onu eline alıp okunmanı bekler ama o an bir türlü gelmez. Tıpkı çok istediğin halde bir türlü gidemediğin ama hep hayalini kurduğun, uzak ama hep yakınında hissettiğin bir şehre gidememek gibi… Tolstoy'un "Savaş ve Barış" romanı,...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-11-20 00:20:18Güncelleme: 2024-11-20 00:22:46
Çok değil bundan on, on beş sene öncesine kadar, başka bir mahallede, fikri fikrime benzer, hayat biçimi benimkiyle aynı, aynı şeyleri düşünüp aynı şeyleri dillendirdiğimiz, kendimizden başka herkesi haksız gördüğümüz, memleket düze çıkıp refaha kavuşacaksa eğer bunun ancak fikrimizin iktidarıyla...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-11-17 00:43:48Güncelleme: 2024-11-17 00:46:56
Dünya kurulalı beri, anlatılmış ve anlatılmakta olan ne kadar yazılı hikâye varsa hepsi Gılgamış'la başlar. İnsan tek başına bir anlam ifade etmez. Bu yüzden yüce yaradan topraktan yarattığı Adem'e eş olsun diye, onun kaburga kemiğinden Havva'yı yarattı. İkisi birlikte bir anlama büründüler. İkisi...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-11-13 00:01:23Güncelleme: 2024-11-13 00:11:51
Ankara'da, Meclis Hastanesi'nde birtakım rutin sağlık tetkiklerini yaptırdıktan sonra sıra doktorun yazacağı reçeteye geldi, matbu bir reçete aldı doktor, her zaman alıştığımız şekilde, bütün doktorların bir tek eczacıların okuyabildiği bir yazıyla yazdıkları reçeteye ilacın ismini yazıp bana...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-11-10 00:17:49Güncelleme: 2024-11-10 00:20:34
"Bin Bir Gece Masalları"nın 1704 yılında, "doğuştan romancı" addedilen, seyyah, antika meraklısı, eski el yazması kitap avcısı Antoine Gallan tarafından Fransızcaya çevrilmesiyle birlikte Batılı edebiyatçılar Doğu'yu merak etmeye başladı. Öncesinde de vardı Batılı yazarlarda Doğuya karşı bir merak...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-11-06 00:04:51Güncelleme: 2024-11-22 02:02:34
Geç sonbaharın parlak bir sabahında, Ankara henüz uyku mahmuruyken, bu yazıyı yazmak için, bu şehre geldiğimde bulduğum her fırsatta gittiğim yarısı kitapçı, yarısı kafe olan mekâna müthiş bir hafiflik duygusuyla girdim. Sade bir Türk kahvesi istedim, parasını ödedim, masaya kuruldum, bilgisayarımı...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-11-02 23:58:23Güncelleme: 2024-11-03 07:20:07
1840 Baharında, Hakkari-Tiyar Vadisi'nde, Keşiş Hanişo'nun Başından Geçen Bir Hikaye KATİL ANLATIYOR Ne zamandır takip ediyorum gavuru, günlerin sayısını ben bile unuttum. Çok uzun bir süreden beri diyeyim de başınızı fazla ağrıtmayayım. Artık işim oldu benim her sabah aynı adamın peşine...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-10-30 08:59:02Güncelleme: 2024-10-30 09:03:37
Arkaik ve günümüz Rusçasını iyi bilenlerle bazı Tolstoy uzmanları, ustanın büyük romanı "Savaş ve Barış"ın adının, Rusçadaki bir harfin yazılışından kaynaklı imladan dolayı, başka dillere yanlış çevrildiğini iddia ederler. Kitabın orijinal adı olan "Vayna i mir"in doğru çevrisinin "Savaş ve Barış"...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-10-26 23:51:01Güncelleme: 2024-10-26 23:54:04
Yılmaz Erdoğan'ın "İnci Taneleri" dizisinin Dilber'i, nefret ettiği kocası Zahir'le evlendirilmesi hikayesini anlatırken Âzem'e, "Babamın Zahir'in babasına kumar borcu vardı, öyle oldu" der. Bu hikâye öyle pek uyduruk bir hikâye değildir; bir kumarbazın kumar için, kumar borcu veya alacağı için...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-10-23 00:02:01Güncelleme: 2024-10-23 00:10:53
LEVENT-GÜLTEPE İKTİSADI "Levent ile Gültepe geniş bir caddeyle birbirinden ayırılır. Büyükdere Caddesinin orta refüjünde, yönünüz Maslak'a doğru durursanız, Levent sağ tarafınıza düşer. Bu semtte hane başına ortalama gelir yaklaşık 30 bin dolar kadardır. Gençlerin çoğu okula gider ve yetişkinlerin...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-10-20 00:17:40Güncelleme: 2024-10-20 00:22:56
Dünya edebiyatında Turgenyev ile Flaubert'in dostluğu bizden Akif ile Neyzen'in, Cahit Sıtkı ile Ziya Osman'ın dostluklarına benziyor biraz; çıkarsız, teklifsiz, saf bir dostluk; birinin ayağına taş değse öbürünün canı yanacak cinsinden. Biri Rus, öteki Fransız'dır. Ayrı coğrafyaların, ayrı...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-10-16 00:06:06Güncelleme: 2024-10-16 00:07:43
Birçok komşumuzun bahçesinde elma ağacı var, ama bizim eve en yakın komşu evin bahçesindeki elma ağacının dibinde yığın yığın elma vardı kısa bir süre öncesine kadar. Sanki küfeyle oraya taşımışlar gibi. Bir ağacın bu kadar elma verdiğini bilmezdim o ağacı görünceye kadar. Bir süre önce kızımla...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-10-13 00:17:04Güncelleme: 2024-10-13 00:24:47
10 Ekim Perşembe sabahı Nobel Edebiyat Ödülü'nün açıklanmasına birkaç saat kala, Avrupa saatiyle saat 13.00'ü beklerken, kulaklığımı takmış, bir iki günden beri yaptığım gibi Tolstoy'un "Savaş ve Barış"ını dinliyordum oturduğum koltukta. İsveç televizyonu her sene bu saatte ödülün açıklandığı İsveç...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-10-09 00:03:55Güncelleme: 2024-10-09 00:12:08
"Asri" kelimesinin revaçta olduğu yıllardı. "Sınıfsız imtiyazsız kaynaşmış kitleden" el çabukluğuyla hepimizden "saf bir ulus" yaratılıyordu. İmparatorluk geride kalmış, "ümmetten millete" geçmiş, burada da durmamış, şimdi "milletten ulusa" geçiyorduk. Yeni bir "anlatı"nın, yeni bir "tarihin", yeni...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-10-06 00:08:05Güncelleme: 2024-10-07 08:45:23
Bir süre önce Arnavutluk Başbakanı, ülkelerinde etkili, saygın ve özel bir yeri olan Bektaşiliği, tıpkı Vatikan gibi bir çeşit devlet statüsüne yükseltmeyi düşündüğünü söylemesiyle bizim matbuatımızda başlayan yaygara üzerine 10Haber'de İsmet Berkan'ın yazdığı "Bektaşi Devleti kurulması çok...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-10-02 00:25:23Güncelleme: 2024-10-02 00:33:48
1990'lı yıllarda, o zamanlar Türkiye'nin en büyük reklam ajansı olan Manajans'ta işe girip, ajansın sahibi, Türkiye'de reklamcılık sektörünün öncülerinden Eli Acıman'ın -ki onun hepimizdeki adı Bay Acıman'dı- karşısına metin yazarı olarak çıkıncaya kadar, bir metinde kelimelerin kapladığı yere,...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-09-29 06:12:53Güncelleme: 2024-09-29 06:14:59
OPERASYON 11 Mayıs 1960 günü, akşam saat altı buçuk sularında Arjantin'in başkenti Buenos Aires'in kuzeyinde, bir sanayi bölgesi olan San Fernando'da, orta yaşını çoktan geçmiş, yorgun argın ama hep diken üstünde bir adam, Garibaldi Caddesi'ndeki gecekondusuna yakın durakta belediye otobüsünden...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-09-25 00:09:36Güncelleme: 2024-09-25 00:11:36
Oğuz Atay'ın aynı zamanda kendi hocası da olan Prof. Mustafa İnan'ı anlattığı biyografik kitabı "Bir Bilim Adamının Romanı" şu paragrafla açılır: "Orta boylu, esmer ve ürkek bakışlı genç bir adam, üniversitenin büyük kapısı önünde durdu; ilkyazın sıcak günlerinden biriydi. Yakasını gevşeten bu...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-09-22 00:01:25Güncelleme: 2024-09-22 00:10:50
Kime, hangi edebiyat eleştirmenine, işin erbabına, sıradan meraklı roman okuruna "Bana, dünya edebiyatından beş romancı say" deyin, sayacağı beş yazar arasında mutlaka Dostoyevski'nin adını anar. Hele bu soruyu biraza daha daraltıp, "Ya Rus edebiyatından üç romancı?" diye sorarsanız, Tolstoy'dan...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-09-18 00:04:38Güncelleme: 2024-09-18 00:10:12
Ben ve benden büyük olanlar, biz birkaç kuşak, doğduğumuz köyde aynı ekmekle beslenerek büyüdük: "Nanê kurore" diyorlardı bizi büyüten ekmeğe. Bir tür mısır ekmeği yani. Sınırlı tarlaların büyük bir kısmını pirince, geride kalanını da mısıra ayırırlardı bizim köylüler. Mısır tarlasına aynı anda üç...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-09-15 00:03:04Güncelleme: 2024-09-15 00:48:25
Üç kişiydiler. Nazım Hikmet, Vâlâ Nurettin (Va-Nû), bir de Şevket Süreyya Aydemir. Anadolu'da ihtilal yapanlardan pek "yüz bulamayınca" yola çıktılar; başka bir ihtilal diyarına, birkaç sene önce "Bolşevik İhtilalini" yapmış olanların memleketine, Moskova'ya gittiler. Bu şehirde yeni kurulmuş olan...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-09-11 01:09:02Güncelleme: 2024-09-11 01:11:42
(Edebiyat; tuhaf, gizemli, tehlikeli, eğlenceli, ilginç, çekici, yasak, kışkırtıcı, ispatlanması güç, inanması zor, akıldan uzak, korkunç, komik, hüzünlü, kederli, acıklı, gerçek dışı, öğretici, felsefi, dini, aklınıza ne gelirse gelsin içinde her türlü temayı barındıran, bildiğimiz dünyaya pek...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-09-08 00:08:25Güncelleme: 2024-09-09 13:21:35
Bütün zamanların en büyük aşk romanı olarak kabul edilen Tolstoy'un "Anna Karenina" romanının sayfaları arasında bir "düello heyulası" dolaşır durur. Anna'nın aldatılan kocası Aleksey Aleksandroviç ile aşığı Vronski, romanın birçok yerinde aklından geçirirler düelloya durmayı. Kâh Vronski...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-09-04 00:01:40Güncelleme: 2024-09-04 00:03:42
İlkbahardan firar etmiş şurup gibi bir hava vardı dışarıda. Kulaklıkları taktım kulağıma, bastım telefonun düğmesine, attım kendimi dışarı. İki tarafı huş ve köknar ağaçlarıyla kaplı uzun yolun sonu yok, yürü yürüyebildiğin kadar. Yoluma hep çıkan, yanından her geçtiğimde aklıma uzak ırmakları...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-09-01 08:53:05Güncelleme: 2024-09-01 08:56:27
Yeniçeri Ocağı'nda padişah için av köpeği yetiştirmekle görevli "saksoncubaşı" bir Gürcü babanın oğlu olarak; kendisi de aynı ocakta "yirmi sekizinci ortada" hizmet gördüğü için hayatı boyunca bu sıfatla anılan, çorbacılık ve muhzır ağalığından katipliğe terfi edilen, oradan Darphane...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-08-28 07:46:48Güncelleme: 2024-08-28 07:51:02
Gül fidanının bu mevsimde dikildiğini bilmiyordum. Daha doğrusu hangi mevsimde dikildiğini de bilmiyordum. Yalnız gülü sevdiğimi biliyordu karım. Özellikle "gulên Muhammedî", "Muhammedi gülleri"ni yani… Dedemin saklı bahçesinde bitmişlerdi. Kıymetli şeylerini muhafaza ettiği yerdi orası dedemin....
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-08-24 22:47:40Güncelleme: 2024-08-25 06:50:12
Bir zamanlar, meşhur şahsiyetlerle yapılan röportajlarda, -gazetelerde, dergilerde, radyolarda, sonradan da televizyonda olsun-, mülakatın sonunda mutlaka "Issız bir adaya düşerseniz yanınıza alacağınız üç şey ne olurdu?" sorusu sorulurdu. Bu soru belli ki o kadar çok sorulmuş ki, hiç kimse...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-08-21 00:15:23Güncelleme: 2024-08-21 00:23:10
Bazen uçuk, gerçekleşmesi imkânsız ama hayal ettikçe, rüyada uçarken hissettiğimize benzer bir hissiyatın hafifliğine bizi götüren tuhaf fikirler gelir hepimizin aklına. Sizin aklınıza gelenleri bilmem ama arada bir aklıma gelen bu güzel fikirlerden birisi, okumaya başladığım günden beri yanımdan...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-08-18 00:22:29Güncelleme: 2024-08-18 00:31:44
Kemal Tahir'in 1968 yılında eşi Semiha Hanım'la birlikte Sovyetler Birliği'ne gittiklerini biliyordum ama Türk solcularının Stalin'den mütevellit bir "resmi tarih" uydurmaya çalıştıkları o gerçeküstü zamanlarda Kemal Tahir'in Sovyetler Birliği hakkında ne düşündüğüne dair kayda değer bir bilgiye...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-08-14 00:07:06Güncelleme: 2024-08-14 00:09:35
Çocukluğumda, evimizde "kör" kelimesi telaffuz etmek yasaktı. Hiçbirimiz kullanmıyorduk Kürtçedeki "kor" kelimesini. Birisinin gözleri görmüyorsa onun için "kore" demiyorduk mesela, böyle bir kelime sözlüğümüzde yoktu, evin içinde zinhar kullanılmıyordu, çok mecbur kalınca "hafız" diyorduk...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-08-11 01:19:12Güncelleme: 2024-08-11 01:25:21
Ben gördüm rüyayı. Aynı rüyayı, iki kişi göremez çünkü. Ben onun rüyasına gitmemiştim, o benim rüyama gelmişti. Beraber benim düşümde tırmanıyorduk dağa. Neden ille de o bilmiyorum, belki de yakın zamanda öldüğü için… Belki de ölümü üzerine dönüp bir yığın hikayesini, denemesini yeniden okuduğum...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-08-07 00:07:58Güncelleme: 2024-08-07 00:14:48
"Dalaman Açık Cezaevi'nin Tesisleri"ne her girişimde benzer bir hissiyat kaplıyor içimi. Gittiyseniz oraya, sanırım aynısı size de olmuştur. Büyük bir tesis olan lokanta, kafe ve markette çalışan herkes mahkumdur. Siz ise "özgürsünüz"; herhangi bir nizamiyeden girmeden, üstünüz başınız aranmadan,...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-08-04 00:28:35Güncelleme: 2024-08-04 00:30:17
Allah-u Teâlâ, Kuran-ı Kerim'de "Vet tini vez zeytuni" diyerek, "incir ve zeytin" üzerine kasem ederek başlar "Tin" suresine. Kutsal kitapta, üzerine yemin edilen iki nimetten biri incir, öteki zeytindir. Zeytin dalında dursun, onun hasadı sonbaharda ama incir, manav tezgahlarını çoktan...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-07-30 23:14:49Güncelleme: 2024-07-31 01:48:48
Şair sözünden mülhem, çoğu zaman giden değil, kalandır ölen. Gidenin nereye gittiği, bundan sonra ne hissettiği, bir şey hissedip hissetmediği, gittiği yerin nasıl bir yer olduğu, rahatının yerinde olup olmadığı, acı çekip çekmediği, bir şeyi özleyip özlemediği; üşüyor mu, sıcaktan veya soğuktan...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-07-28 00:08:40Güncelleme: 2024-07-28 00:12:47
DENGBÊJ MECLİSİNDE Dışarıda kar yağıyordu, Hacı Abdurrahman içerde hikâye anlatıyordu. Gökten kar taneleri nasıl usulcacık yere iniyorsa, Hacı'nın ağzından kelimeler öyle dışarı çıkıyordu; uçarcasına, tane tane… Dinleyicileri hiç değişmiyordu. Uzun kış geceleri, onun hikâyeleriyle kısalıyordu...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-07-24 00:15:18Güncelleme: 2024-07-24 00:18:02
Yanına Batı'yı alıp Doğu'ya gittiğinde -Paris'te eğitimini tamamlamış yurda dönmüş, Türkiye Cumhuriyeti'nin her erkek vatandaşı gibi askerlik yapacak, o zamanlar yedek subayları öğretmen yapıyorlar, o da kabul etmiş, onu Hakkâri'ye, Pirkanis köyüne öğretmen olarak göndermişlerdi- yirmili...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-07-21 00:01:51Güncelleme: 2024-07-21 00:07:08
Verandada oturmuşum; sadece belirli aralıklarla, düzenli bir biçimde kıyıya vuran dalgaların sesi geliyor. Gece, üzerine ayın şavkı düşmüş derin bir kuyunun dibi gibi sessiz... Ay, gökyüzünde bakır bir tepsi misali. Sanki o tepsiden avuç avuç gümüş döküyorlar denize; yakamozlar, yeşil bir...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-07-17 00:13:49Güncelleme: 2024-07-17 16:27:48
15 Şubat 1990'da Sivas Temeltepe'de sekiz aylık kısa dönem askerliğimin iki aylık acemiliğini tamamlamış, çavuş olarak Alemdağ'daki birliğime katılmak üzere İstanbul'a gelmiştim. İki haftalık iznimi kullandıktan sonra mart başında birliğime teslim olmaya hazırlanırken, o zamanlar Cağaloğlu'nda,...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-07-14 01:40:02Güncelleme: 2024-07-14 01:42:54
2006 yılında kızımız doğduğunda, annesi ile karar verdik; çocukla sadece Kürtçe konuşacaktık, Türkçeyi biz ona öğretmeyecektik, çünkü Türkçe ikimizin de ikinci diliydi, ikimizin de aksanı vardı, çocuk bizim gibi aksanlı Türkçe konuşsun istemiyorduk. Nihayet anaokuluna gidecek yaşa geldi çocuk,...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-07-10 00:34:59Güncelleme: 2024-07-10 00:50:34
İsveç'in kuzeyinde, başkente altı yüz kilometre uzaklıkta bulunan Östersund şehrinden başlayıp Hakkari'de soluklanan, oradan Van'a, Van'dan İstanbul'a, İstanbul'dan Dalaman'a devam eden ve nihayet Datça'da sona eren çıktığım uzun seyahat sırasında fırsat buldukça Taberi'nin "Milletler ve...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-07-07 00:19:36Güncelleme: 2024-07-07 00:25:33
Bir mezar kalmış aklımda. Yalnızlıktan kaskatı kesilmiş bir mezar. Kimsesiz. Kimin mezarı? Her söylenti bir efsane… Her efsane bir muamma… Eskiden, çok eskiden beri o mezar orada. Kimin kazdığını kimse hatırlamıyor. İçinde kim yatıyor, rivayet muhtelif… Bir meczubun mezarı diyen de var, umarsız bir...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-07-03 00:30:31Güncelleme: 2024-07-03 01:05:07
Hakkâri-Çukurca yolunun; -Şortê deresinin çıkış yeri anlamında "Derava Şortê" ki Han yaylasından gelen ırmak burada Zap'a karışır- yol ayrımından Han Yaylasına kadar yaklaşık 40 kilometrelik vadiye onlarca köy yerleşmiş. Vadi; girişinden bitimine kadar iki isimle anılır. Benim doğduğum köy olan...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-06-30 00:30:55Güncelleme: 2024-06-30 00:40:37
Kaymakam Mert Kumcu'nun daveti üzerine memleketim Çukurca'da düzenlenen "Fotosafari ve Doğa Sporları Festivali"ne katılmak üzere sabahın çok erken bir saatinde Hakkari'den yola çıktık. Şehir merkezinden ilçe merkezine kadar uzanan Zap kanyonunda yol ırmağa paralel gidiyor. En kadim güzergâhtır bu...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-06-26 00:15:59Güncelleme: 2024-06-26 00:27:46
Pazar günü İstanbul'da bir kitapçıda eşeleniyordum. Kitapların bazılarını sırtı dönük, bazılarını ise kapakları görülecek şekilde raflara dizmişler. Eğilip bükülerek onlara bakıyordum. Bir anda, adeta sağ kulağıma fısıldayan bir adamın sesiyle irkildim: "Muhsin Bey, bu adam yalancı," dedi. Sağıma...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-06-23 09:34:36Güncelleme: 2024-06-23 09:57:44
Evden çıkıp sağa dönünce, şehir merkezine kadar uzanan 10.5 kilometrelik bir bisiklet yolu var mahallemizde. Orman içinden gidiyor, birkaç yerde küçük dereler kesiyor yolu, dereciklerin üzerine tahta köprüler yapmışlar, su sesi, kuş cıvıltısı, ağaç hışırtısı arasında alıp başını gidebileceğin,...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-06-19 00:11:14Güncelleme: 2024-06-19 00:16:30
Yazıya büyü muamelesi yapan, yazılı olan her şeye körü körüne inanan, birisini bir gerçeğe inandırmak için "gazetede yazıyor" demeyinceye kadar onu o gerçeğe ikna etmede zorlanılan, yazılı olan her şeye kutsal kelam muamelesi yapan bizde, okuma oranının bu kadar düşük olmasının izahı bir hayli zor...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-06-16 00:12:43Güncelleme: 2024-06-16 00:33:40
Bundan tam otuz sene önce karlı bir kış günü, çok uzun bir süreden beri görüşmediğimiz, görüşmediğimiz zamanlarda da bize hep görüşüyormuşuz gibi gelen arkadaşlarımdan biri Ankara'dan İstanbul'a beni görmeye geldi. Gelişi -tesadüfen galiba-, doğum günüme denk gelmişti. (Gerçek doğum günümü bilmem,...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-06-12 00:02:52Güncelleme: 2024-06-12 00:06:45
Meşhur Ezop masalıdır. Çocuk bahçede oyun oynuyor. Bahçenin her tarafını otlar bürümüş, çocuk bu, hangi otun hangi ot olduğunu bilmeden dokunur birisine; ısırgan otu anında yakar onu, acılar içinde ağlayarak annesine koşar, otun kendisini ısırdığını söyler. Annesi, "Sen ona dokunduğun için o seni...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-06-09 02:31:30Güncelleme: 2024-06-09 02:34:13
1976 yılının bir ilkbahar günü öğleden sonra, Hakkâri İl Halk Kütüphanesi'nin asma katında bulunan, sadece depozito parasını yatırıp abone olanlara kitap veren odaya girdiğimde, mahalleden buraya yokuş yukarı çıkılan uzun yol boyunca avucumda sıkı sıkıya sakladığım kâğıt 5 lira terden ıslanmıştı....
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-06-05 00:01:09Güncelleme: 2024-06-05 13:35:38
Her şeyi kitaba dayandırmak isteyen, kitapta yeri olmayan bilginin bilgi sayılmadığına inanan, kitaplara iman etmiş, hayat hakkında ne varsa onu kitaplardan öğrenmiş olan eskinin ağır abileri (onlardan hâlâ var), bir polemik sırasında bir iddia ortaya attıklarında, iddialarını ispatlamak için...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-06-02 00:45:49Güncelleme: 2024-06-02 00:49:00
1962 yılının Mayıs ayı, St. Petersburg'ta akasya, yasemin, ıhlamur kokularının hınca hınç doldurduğu bir parkta, biri kadın, biri erkek iki kişi, ikisi de de ihtiyar, kadın başını örtmüş, hava sıcak olduğu halde paltosunun önünü kapatmış; yaşları birbirine yakın ama erkeğin beli daha bükük; ikisi...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-05-29 00:49:41Güncelleme: 2024-05-29 00:58:01
Yaşar Kemal, Türkçedeki "umut" kelimesinin mucididir. Hayatının son yıllarında yazıp tamamladığı dört ciltlik "Bir Ada Hikayesi" romanının birinci cildi "Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana"nın başkahramanı umuttur. Yıllardır süren savaşlardan, katliamlardan, kıtlıktan, sürgünlerden, büyük felaketlerden...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-05-26 01:25:59Güncelleme: 2024-05-26 01:30:17
İnsan hayatında bazı günler, berrak bir suyun dibinde her daim ışıl ışıl parlayan çakıl taşlarına benzer. O taşlar yıllar yılı üzerinden akan onca suya rağmen renklerinden, parlaklıklarından nasıl bir şey kaybetmiyorlarsa; o günler de insan hafızasında tıpkı o taşlar gibi, üzerinden zamanın onca...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-05-22 00:17:28Güncelleme: 2024-05-22 00:23:15
Büyük yazarların birbirleriyle ilgili fikirlerini okumak, onların da birbirleriyle ilgili biz sıradan insanlar gibi, birbirimizle konuştuğumuz gibi konuştuklarını duymak çoğu zaman bizi eğlendirdiği gibi bazen de hayal kırıklığına uğratır bizi. Mesela "Rus Edebiyatı Dersleri" (İletişim Yayınları)...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-05-19 00:01:22Güncelleme: 2024-05-19 00:06:35
İslam dünyasında, Arap dilinde bir dünya tarihi yazmaya teşebbüs eden ilk tarihçi mi desem, alim mi desem, müfessir mi desem, muhaddis mi desem, fakih mi desem, galiba bütün bunları bünyesinde barındıran ilk şahsiyet "Taberi" diye bilinen Ebu Cafer Muhammed bin Cerir bin Yezid el-Taberi'dir. 839...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-05-15 00:00:59Güncelleme: 2024-05-15 00:23:24
Şubat ayı içinde, kara bir kış günü; alayı "Türkiye Türklerindir" gazetesinden kovulmuş, hayatları boyunca Aydın Doğan'dan maaş alıp "Pravda"da çalıştıklarını sanan bir grup "eski solcu", son yıllarda tekrar "yeni solcu" gazetecinin yazdığı bir haber sitesinde Ümit Kartoğlu'nun Hacettepe...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-05-12 02:28:21Güncelleme: 2024-05-12 02:35:09
İnternet bilgi çöplüğüdür. Hem de çöpün hiç ayrıştırılmadığı berbat bir çöplük… Metaller, kağıtlar, plastikler, evden çıkanlar, tıbbi atıklar hepsi bir arada. İşin erbabı değilseniz eğer, internette bir şey ararken çok çabuk "tufaya" gelebilirsiniz. Özellikle şiir mevzubahisse… Bu alem, tam...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-05-08 00:09:16Güncelleme: 2024-05-08 00:12:46
Madrid'de bulunan "Kraliçe Sofia Ulusal Sanat Müzesi"nin önüne açılış saatinden bir süre önce vardık. Meğer geç kalmışız, zira buradan köye uzanan bir kuyrukla karşılaştık kapıda. Biz de kuyruğun bir yerine asıldık. Bekleyişimiz uzun sürdü, bir buçuk, iki saat sonra ana kapıya vardığımızda,...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-05-05 00:00:07Güncelleme: 2024-05-05 00:03:39
Her "sivil itaatsizlik" eylemi masum değildir. Bazı sivil eylemler, eylemcilerin niyetlerinden bağımsız korkunç sonuçlara yol açabilirler. O eylemi düzenleyenler, eylem sonucunda ortaya çıkan "korkunç sonuca" isyan edip, "biz böyle bir sonuç için bu eylemi düzenlememiştik, ortaya çıkan sonuç bizi...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-05-01 00:06:36Güncelleme: 2024-05-01 00:15:18
Bazı yazarlar akrabadır. Aynı soydan gelmeseler de aynı geleneğin yazarlarıdır. Farklı milletlere mensup olmaları, birbirinden farklı dillerde yazmaları onları birbirine yabancı kılmaz. Birbirlerini görmeseler de hiç karşılaşmasalar da birbirlerinin kitaplarını okumasalar da birbirlerini çok iyi...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-04-28 00:05:42Güncelleme: 2024-04-28 00:10:33
2014 yılının 14 Nisan'ında, dışarıda bütün haşmetiyle gürül gürül bir bahar akarken ölen yirminci asrın en büyük yazarlarından Gabriel Garcia Marqouez'e, oğulları Rodrigo ve Gonzalo Garcia Barca, ölümünün onuncu yılında iki kez ihanet ettiler. İlk ihanetleri; yazıp çekmecesine koyduğu, içine tam...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-04-24 00:01:44Güncelleme: 2024-04-24 00:05:50
Belli aralıklarla, dolap raflarındaki kitaplarımı bir düzene sokar, böylece aradıklarımı kolayca bulur mutlu olurum derken aradan bir süre geçer bir de bakarım ki aradığım hiçbir kitap daha önce bıraktığım yerde değil, her kitabın yeri değişmiş, karma karışık bir hal almıştır kütüphanem. Çoğu...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-04-21 00:03:42Güncelleme: 2024-04-21 00:07:18
Otobüs durağında ne zamandan beri bekliyordum, bilmiyorum. Olur bazen, aniden farkına varırsın zamanın. Sanki o ana kadar zaman durmuş, bir el sizi zamanın dışına atmış, dünyadan koparmış, sizin de bilmediğiniz, farkına varmadığınız bir yok yerde unutulmuş gibi hissedersiniz kendinizi. Sonra bir...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-04-17 00:08:09Güncelleme: 2024-04-17 00:14:22
Hemen hemen bütün yazarlar yazı yazmayı, bir çilehanede çile çekmeye benzetirler. Yine aynı yazarlar, bu çilehanede çile çekmekten haz aldıklarını, yazı yazmadan bir gün bile geçiremeyeceklerini de söylerler. Yazı yazmak; yazının derinliklerinde o sırada at koşturuyorsa eğer yazar, dünyanın en...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-04-14 06:28:32Güncelleme: 2024-04-14 06:55:45
Dünya edebiyatının en sarsıcı, en kışkırtıcı, en gizemli, en dehşet verici metinlerinden birisi, Dostoyevski'nin "Karamazov Kardeşler" romanındaki "Büyük Engizisyoncu" bölümüdür. Bir dolma kalemden sarı bir saman kâğıda damlayan koyu bir mürekkep damlası nasıl kısa süre zarfında kâğıda nüfuz...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-04-10 07:47:40Güncelleme: 2024-04-10 08:06:07
Bir zamanlar ne Osmanlı ne de Cumhuriyet memurlarının ayak bastığı, dolayısıyla "resmi"hiçbir uygulamanın etkisinde kalmayan, tamamen "sivil", Cizre'deki "Medresa Sor" (Kızıl Medrese) veya civardaki Kürt medreselerinde yetişen din alimlerinin sakinlerine "rehberlik" ettiği, dolayısıyla hayatın...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-04-07 09:06:24Güncelleme: 2024-04-07 10:06:04
Bazen ne yazacağımı bilmeden otururum yazının başına. Bugün de öyle oldu. Uzun süre debelenip durdum. Bir yığın kitap karıştırdım. Ufak tefek şeyler okudum. Uzun uzun not defterime baktım. Pencereden dışarıyı seyrettim. Tekrar masaya oturdum. Perdelerini çektim otel odasının, oda loş olsun istedim....
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-04-03 00:11:03Güncelleme: 2024-04-03 00:16:31
Seçimden iki üç gün önce memleketin bir ucundan bir ucuna; Muğla'nın Datça kasabasından Van'a, çok uzun bir yolculuk yaptım. Geze geze geldik; ilk konağımız Muğla'dan Adana'ya oldu, ertesi gün Bingöl'e vardık, bir gün sonra da oradan Van'a ulaştık. Yol medeniyetse eğer, medeni bir memlekette...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-03-31 01:06:21Güncelleme: 2024-03-31 01:11:03
Van havaalanından üniversiteye kadar uzanan yeni yapılmış sahil yolundaki parkları, bahçeleri, mesire yerlerini, piknik alanlarını geçip kalenin eteklerine geldiğimizde söz Bediüzzaman'a nasıl geldi bilmiyorum; yanımdaki Mehdi Eker'e, "Saîdê Kurdî, ilk defa İstanbul'a gittiğinde tek kelime Türkçe...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-03-27 00:45:39Güncelleme: 2024-03-27 00:49:10
Şapka meselesi, öteden beri bizde "yara" olan bir meseledir. Eskilerden hemen hemen herkesin bir şapka hikayesi olduğu gibi; şapkaya dair hemen hemen herkesin bir hatırası da vardır. Mesela şapka deyince İslamcıları aklına "İskilipli Atıf Hoca"; 1970'li yılların devrimcilerinin aklına "kapının...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-03-24 00:17:30Güncelleme: 2024-03-24 00:23:06
Kar yağışı akşam saatlerinde başladı. Mükellef bir iftar sofrasından kalktık, çıktık sokağa, her yer bembeyazdı. Öyle güzel yağıyordu ki kar! Sokak lambalarından yansıyan ışığın içinden süzülerek nazlı nazlı iniyordu caddeye... Etraf tenhaydı. Bütün evlerin pencerelerinden ramazan huzuru yansıyordu...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-03-20 00:10:57Güncelleme: 2024-03-20 00:16:45
Van'ın göğünde karabulutlar var. Pencerenin önüne oturmuş bu yazıyı yazıyorum. Tam karşımda Artos dağı... Yarısına kadar sise gömülmüş. Eteklerinde makasla kesilmiş gibi beyaz şeritler uzanıyor enlemesine; dağın kendisi pamuğa sarılmış gibi. Şehre pis bir yağmur yağıyor. Edremit'e doğru uzanan...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-03-17 00:14:20Güncelleme: 2024-03-17 00:22:03
Kafka, kendi isteğiyle hukuk okumadı. Bir Aşkenaz Yahudi'si olan babası öyle istiyordu. Zengindi babası, oğlu da kendisine benzesin, zengin olsun, başarılı olsun istiyordu. Bu yüzden baskı altında büyüttü onu. Annesi de babasının iş yerinde çalışıyordu, babanın zorbalığına o da karşı çıkamadı,...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-03-13 00:08:24Güncelleme: 2024-03-13 00:12:01
Sabahın saat sekizinden akşamın saat sekizine kadar, İsveç'in Östersund şehrinden başlayıp Van'da biten çok uzun bir uçak yolculuğu boyunca durmadan Sezai Karakoç'un hatıralarını okudum. Çok lezzetli bir kitap, "ranza arkadaşı" Cemal Süreya'ya -ki kitapta hemen hemen hiç soyadını kullanmaz, hep...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-03-10 00:01:46Güncelleme: 2024-03-10 00:09:42
Önceki yazımda İsveç'e hekim olarak gidip az bildiği İsveççe ve İngilizceyle yarım yamalak konuşmaktansa, anadili Fransızcayla "yazmaya" karar veren Michel Foucault'un "insanın tek gerçek vatanının, ayağını basabileceği tek toprağın, başını sokabileceği, sığınabileceği tek evin, çocukluğundan...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-03-06 00:44:45Güncelleme: 2024-03-06 09:15:42
Düşünce tarihçisi, alim Michel Foucault, kendisiyle yapılan uzun bir mülakatın kitabı olan "Güzel Tehlike"de (Metis Yayınları) yazma zevkini keşfedebilmesi için anadilinden uzaklaşarak yurt dışına çıkması gerektiğinden bahseder. Ülkesi Fransa'dan İsveç'e gider, orada önünde iki seçenek belirir;...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-03-03 00:20:17Güncelleme: 2024-03-03 00:22:29
Üç semavi dinin mensupları için Kudüs, Mekke nasıl birer mukaddes şehirlerse, bir zamanlar komünistler için Moskova da öyle mukaddes bir şehirdi. "Sosyalizmin Alfabesi"ni, "Felsefenin Temel İlkelerini" okumuş, orda yazılanlara iman etmiş her sosyalist, SSCB'nin ortadan kalktığı 90'lı yılların...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-02-28 00:16:32Güncelleme: 2024-02-28 00:21:28
Türkiye'de sosyolojiyi, tarihi romanın emrine vererek, toplumu roman aracılığıyla tahlil etmeye kalkışan ilk yazar Kemal Tahir'dir; amacı yazdığı romanlarla "halkı kurtarmak" değil, kurtarılması istenen halkın nasıl bir halk olduğunu, düşünüş biçimini, geçirdiği evreleri, kendi deyimiyle "ruhunu"...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-02-25 00:38:00Güncelleme: 2024-02-25 00:40:46
Bundan iki bin yirmi dört sene evvel de dünya aynı dünyaydı. Güneş aynı güneşti; doğudan doğuyor, batıdan batıyordu. Su aynı suydu, akmakta olan akıyor, dalgalanan dalgalanıyor, çalkalanan çalkalanıyor, duran duruyordu. Ot aynı ottu; baharda yeşeriyor, yazın kuruyor, sonbaharda yavaş yavaş yok...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-02-21 09:24:11Güncelleme: 2024-02-21 09:26:53
Sene 1932… Şair Nazım Hikmet, Bursa cezaevinde yatıyor. Koğuşta yirmi sekiz kişi uyuyor, bir tek o uyanıktır. Başucundaki çiviye asılı şimendifer marka saatine bakar, saat gecenin ikisidir. Dışarıdan kulelerde nöbet tutan jandarmaların düdük sesleri, üstündeki idamlıkların koğuşundan gelen zincir...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-02-18 00:10:48Güncelleme: 2024-02-18 00:18:54
Palto deyince aklıma hep Derviş gelir. "Derviş de kim" diyeceksiniz, haklısınız, o meşhur biri değil, hiçbiriniz görmediniz onu, hatta ben bile görmedim. Hiç karşılaşmadık ama ben onun hikayesiyle büyüdüm. Taşın sert olduğunu anladığım andan itibaren evimizde, "bizim gavur" diye birisinden...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-02-14 00:22:30Güncelleme: 2024-02-14 00:35:34
Ben Yılmaz Karakoyunlu'yu, 1989 Yunus Nadi Roman Ödülü'nü kazanmış ilk kitabı "Salkım Hanımın Taneleri"yle değil, 1991'de çıkan "Üç Aliler Divanı" romanıyla tanıdım. Beyaz bir fon üzerinde iç içe geçmiş kırmızı, gri, sarı üç halkanın bulunduğu kitabın kapağı, Sadık Karamustafa'nın tasarımıydı…...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-02-11 01:32:44Güncelleme: 2024-02-11 01:43:20
Halil İnalcık, İlber Ortaylı gibi baba tarihçiler, Hezarfen Ahmet Çelebi'nin 1632 yılında, kuvvetli bir lodosun estiği bir havada, kuş kanatlarına benzer bir alet takıp İstanbul Boğazı'nın üzerinden süzüle süzüle 3 bin 358 metre uçup Üsküdar'da, Doğancılar Meydanı'na konmasını; Erzurum soğuğunu...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-02-07 00:01:56Güncelleme: 2024-02-07 00:09:06
A'NIN ŞAPKASI "İnci Taneleri"nin birinci bölümünde Âzem'in otel odasının kapısı çalınır, Dilber belirir kapıda. Daha önce resepsiyonda karşılaştığı adam ilgisini çekmiş Dilber'in, oracıkta adını sorar; Âzem, "Adım Âzem, a'nın şapkası vardı bir zamanlar ama kaldırıldı," cevabını verince Dilber...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-02-04 00:07:09Güncelleme: 2024-02-04 00:09:34
Edward Said, "Sürgün Üzerine Düşünceler" başlıklı denemesinde (Metis Seçki, "Kış Ruhu" içinde), modern Batı kültürünün büyük ölçüde sürgünlerin, göçmenlerin, mültecilerin ürünü olduğunu söyler. Alime göre Amerikan akademik, entelektüel ve estetik düşüncesi; faşizmden, komünizmden ve muhaliflere...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-01-31 00:32:03Güncelleme: 2024-01-31 00:34:30
Çocukluğumda, katırına binerek yüksek dağ başlarındaki yaylaları gidip, orada, durmadan yanıp sönen yıldızlarla dolu gökyüzünün altında, yaylanın en büyük kara kıl çadırında toplanmış olanlara masallar anlatıp, anlattıkları o masalların karşılığında kimin gönlünden ne koptuysa artık, yün mü olur,...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-01-28 00:52:15Güncelleme: 2024-01-28 00:58:05
Yaşamak için günün sadece bir saatini dünyaya ayıran, bunun dışında aralıksız on beş ila on sekiz saatini perdeleri çekilmiş, mum ışığıyla aydınlanan bir odada yazarak geçiren, modern edebiyatın gelmiş geçmiş en ağır işçisi Honoré de Balzac, 51 yıllık kısa ömrünü "Burjuva, hatta yüksek burjuvaziye...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-01-24 00:06:41Güncelleme: 2024-01-24 00:09:11
Çocukluğumda çok üşüdüm. Öyle üşüdüm ki, üşüme hakkımı bütünüyle o zaman kullanmış olmalıyım ki ömrümün şu demine kadar bir daha öyle üşümedim. Kar yağarken, Edip Cansever'den desturla, "gök sapından boşalmış papatya yaprakları gibi duruyordu." Böylesini de bir daha hayatımda hiç görmeyeceğimi...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-01-21 00:02:39Güncelleme: 2024-01-21 00:04:47
Açık kalmış kitap dolabının kapağını kapatırken o küçük kitabın; bulunduğu raftaki kitapların arasından, hafifçe dışarıya uzanmış halde kenarı açıkta kalmamış olsaydı, ben onu oradan çekmeyecek, o hikâyeyi okumayacak, bu yazı da hiç yazılmamış olacaktı. Böyledir, bazı şaheserlerle yolun tesadüfen...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-01-17 09:36:47Güncelleme: 2024-01-17 10:12:57
Yaşlanmak güzel değildir belki ama güzel yaşlanmak, güzeldir. Kendisiyle barışık insanlar güzel yaşlanır. Saçları beyazlar, sakalları kırlaşır, yüzünün derisi buruşur; "olsun" der "yaşlanmak zaten budur", kendini o haliyle daha çok sever, merhamet akar böylelerinin yüzlerinden, Hulusi Kentmen gibi...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-01-14 00:37:09Güncelleme: 2024-01-14 00:41:03
James Joyce'un meşhur romanı "Ulysses"i, Nevzat Erkmen tarafından Türkçeye çevrilip yayınlandığı 1996 yılından beri kaç kez okumaya teşebbüs ettim bilmiyorum ama her girişimimde başarısız olup geri çekildim, hatta bir seferinde otuz sayfa kadar da okudum ama ilerlemek ne mümkün, nasip olmadı....
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-01-10 00:09:13Güncelleme: 2024-01-10 00:13:19
DİYAR-I KALB'DE Hüsn çağırırsa eğer Aşk gider. Çağırmasa da gider, mesele Hüsn ise eğer… Yol uzar, Aşk kuyuya düşer, bir dev esir alır onu, sihirbaz bir cadının pençesine düşer, cinlerin cirit attığı çölde yolunu kaybeder, Şebbi Yelda'da fırtınaya tutulur, Çin şahının kızı baştan çıkarmak ister...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-01-07 02:22:41Güncelleme: 2024-01-07 02:24:17
Kitap çalmak, kimine göre "ulvi bir hırsızlık" olsa da sonuçta hırsızlıktır. Ama yine de bu işin önüne geçmek mümkün değil, zira kitap hırsızlığı için fazla sofistike planlarara gerek yok, isteyen istediği yerde kolayca çalabilir onları. Geride bıraktığımız 2023 yılında, Rusya'daki kitapçı...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2024-01-03 00:19:43Güncelleme: 2024-01-03 00:30:39
Türkiye 1959 yılını geride bıraktığında, o yılın edebiyat olayı kayıtlara "beş romancının tartışması" olarak geçer. Tartışmanın kayıtları Mehmet Barlas'ın babası Cemil Sait Barlas'ın Ankara'dan İstanbul'a taşıdığı ve kısa sürede solcu aydınların kendilerini ifade ettikleri bir yayın organına...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2023-12-31 00:02:02Güncelleme: 2023-12-31 00:05:02
Oğlum küçükken, mutlu sonla biten masallara bütün kalbiyle inanıyorken, hayatı masal gibi uçucu, masal gibi huzur veren, masal gibi umut dolu, masal gibi ilmik ilmik çözülüp serin yellerin estiği, çayır çimen yuvarlanılan bir gelincik tarlası sanıyorken yani; uyumadan önce ona mutlaka içinde...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2023-12-27 00:17:55Güncelleme: 2023-12-27 00:20:41
Gördüğünüz rüyanın peşine düşer, onlara inanır, her gördüğünüz rüyadan sonra ne anlama geldiklerini öğrenmek için eskiden her evde bulunan "rüya tabirleri kitabına" başvurursanız, rüyalar sizi pençesine alır, yakanızı bırakmaz, her gece daha çok rüya görür, gördüğünüz rüyaları gündüz daha çok...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2023-12-24 00:08:52Güncelleme: 2023-12-24 00:13:11
Çocukluğu doğayla iç içe, toprakla, hayvanla, nebatatla hemhal bir şekilde geçmiş olup da hayvanlara eziyet etmeyen çocuk yoktur herhalde. Her ne kadar sizi büyütenler tarafından sıkı sıkıya tembihlenmişseniz de mutlaka bir kuşun yuvasını bozmuş, arıların girip çıktığı duvar deliğini sıvamış,...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2023-12-20 00:11:51Güncelleme: 2023-12-20 11:08:32
Pazar günü maaile, Oğuz Atay'ın deyimiyle "büyük kahvaltıya" oturmuş, hem günün kalan kısmında kimin ne yapacağını konuşuyor hem de küçük dertlerimizden bahsediyorduk birbirimize. Oğlanın derdi bir an önce masadan kalkmaktı, arkadaşlarına verdiği sözü sırdı; kızımız ise hocasının dilbilgisi...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2023-12-17 00:57:14Güncelleme: 2023-12-17 01:02:58
Burada yazdığım yazılarda fırsat buldukça; şimdilik "Yemeniden Postala" adını verdiğim, Yeniçeri Ocağı'nın kurulmasından günümüze kadar yaşanan askeri darbelere dair hikayeler de anlatıyorum. Takip edenler bilir, 1800'lü yıllara kadar gelmiştim daha önce. 1789 Fransız İhtilalinden sonra dünyaya...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2023-12-13 00:30:39Güncelleme: 2023-12-13 00:32:53
Bugün 13 Aralık… Bundan 46 sene önce 13 Aralık 1977 Salı günü Oğuz Atay; "Tutunamayanlar" romanının kahramanı Selim Işık'ın intiharına benzer bir şekilde, arkadaşı Altan Gündüz'ün evinde banyoya girdi, kapıyı arkadan kilitledi, uzun bir süre çıkmayınca kapı kırıldı, içeri girdiler, ölmüştü, henüz...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2023-12-10 00:33:26Güncelleme: 2023-12-10 13:29:33
Akşam seyrettiğim bir dizi filmde, Nazilerin Paris işgali sırasında, şehrin bilinmeyen bir yerinden yayın yapan bir radyo istasyonunun peşindeki Gestaponun çaresizliğini; buna karşın büyük bir maharetle yayını yapan kör kızın her şeyi öğrettikten sonra direnişçilere katılmaya giden babasının...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2023-12-06 00:12:23Güncelleme: 2023-12-06 00:14:51
27 Mayıs darbesinden sonra Basın Yayın Genel Müdürlüğü Hukuk Müşavirliğine getirilen Yüzbaşı Fikret Ekinci olmasa, İdris Küçükömer yurtdışından dönüp Kıbrıslı bir işadamından bahsetmese, arkadaşları gevşeyip kısır tartışmalara girmese; büyük bir ihtimalle Oğuz Atay büyük bir heves ve ciddiyetle...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2023-12-03 00:59:41Güncelleme: 2023-12-03 10:23:54
Size de oluyor mu bilmiyorum; daha önce okuduğum bir romanı aradan yıllar geçtikten sonra tekrar okumaya kalkışmak tarifi imkânsız korkuyla karışık bir heyecan yaratıyor bende. Ya ilk okuduğum andaki hazzı vermezse bana, ya yıllar yılı bende kalan o ilk okuma anındaki tat kaybolur, o kitaptan...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2023-11-29 01:15:49Güncelleme: 2023-11-29 01:20:10
Atatürk Kültür Merkezi (AKM)'nin yıkılıp yeniden inşa edilmesinden sonra birilerinin aklına yeni AKM'yi memleketin birkaç kültür insanına soralım fikri gelmiş olmalı ki benim karşıma çıkan bir videoda "AKM'yi bir şairle irtibatlandırırsanız, sizin dünyanızda bu isim kim olurdu?" sorusuna Nabi Avcı...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2023-11-26 01:02:06Güncelleme: 2023-11-27 14:09:45
İspanya 1930'da yıkılan krallıktan sonra cumhuriyete geçti. Yeni hükümeti cumhuriyetçiler, sosyalistler ve anarşistler destekliyordu. Gidişattan rahatsız olan kilise ve büyük toprak sahipleri o sırada Fas'ta bulunan General Franco'yu yardıma çağırdılar. Bunun üzerine hükümeti destekleyen gruplar da...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2023-11-22 00:02:49Güncelleme: 2023-11-22 00:09:08
Selim İleri'nin TRT 2'de yayınlanan "Yalnız Okurlar İçin" programının bir bölümü Edip Cansever'e ayrılmıştı. Belli ki ağır bir hastalıktan kalkmış romancı, kelimeler ağzında dolaşıyor bazen ama maşallah hafızası o kadar canlı ki, her ayrıntıyı her ismi o kadar net hatırlıyor ki,...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2023-11-19 00:08:40Güncelleme: 2023-11-19 01:04:40
Kalubeladan beri arkadaşım Mustafa Erdoğan aradı. "Anadolu Ateşi"nden bir öğrencisi "Flamenko müziğine seslerle zenginleştirilmiş icra kolaylığı sağlayacak" yeni bir müzik aleti yapmış. "Biz bu alete 'Ziryab' adını verdik, sence de yakışmaz mı?" dedi neşeyle. "Ziryab" adını duyunca Mustafa'nın daha...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2023-11-15 00:02:01Güncelleme: 2023-11-15 00:05:13
Unutamadığımız film sahneleri üzerine konuşuyorduk. İflah olmaz sinema tutkunları hep yapar bunu, birbirlerine hafızalarından silinmemiş film sahnelerini anlatırlar. O kadar çok filmden aklımda kalan o kadar çok sahne var ki… Hangisini anlatsam acaba? Ha, tamam! "Zeki Ökten'in 'Sürü' filminden...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2023-11-12 00:03:05Güncelleme: 2023-11-12 00:05:40
Öğrenciliğinde, kör Jorge Luis Borges'e dört yıl boyunca kitap okumuş, yazarlığının yanında dünyada çok dilli bir çevirmen olarak bilinen, bizde birçok kitabı çıkmış, hatta "Tanpınar'ın İzinde Beş Şehir" adıyla bir kitap da yazmış olan Arjantinli velut yazar Alberto Manguel'in "Efsanevi Yaratıklar"...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2023-11-08 00:05:59Güncelleme: 2023-11-08 00:07:09
Stockholm "Gamla Stan" meydanı Stortorget'in ortasında tarihi bir çeşme var. Meydana girer girmez çeşme sizi kendine çeker. İlk anda "Ne zamandan beri burada duruyor?" sorusunu getirmez akla, sanki ahir zamandan beri hep orada duruyor; bizim oralarda bazı köy meydanlarına kök salmış bin yıllık...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2023-11-05 00:04:21Güncelleme: 2023-11-05 00:08:37
Stockholm'ün, aynı zamanda bir ada olan Gamla Stan denilen eski şehrine kemerli bir kapıdan girilir. Kesme taşlarla döşeli yol sizi doğrudan Stortorget'e -ki "ana meydan"demektir- çıkarır. Kraliyet Sarayı ve Nobel Müzesi'nin de bulunduğu bu meydanın çevresini bir ağ gibi Arnavut kaldırımlı daracık...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2023-11-01 00:01:08Güncelleme: 2023-11-01 11:33:34
Evinde bir hayli kitap biriktirmiş, onlara gözü gibi bakmış, kapaklı dolaplar, kapaksız raflar yaptırmış, bulduğu her fırsatta tozlarını almış, kapaklarını şefkatle okşamış, günde bir kez önüne geçip onlarla konuşmuş, eline geçen her kitaba bakıp bakıp onu edindiği günü hatırlamış, bir dostundan...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2023-10-29 00:13:39Güncelleme: 2023-10-29 00:18:56
"Nazırları arasında, Sadrazam Sait Paşa'dan başka kırkını aşmış pek az adam bulunmasına rağmen devlet ihtiyardı. Arkasında kendi altı asırlık mazisi değil, bütün ihtiyar şark vardı." Mustafa Kemal; Anadolu'ya gitmek üzere Bandırma Vapuruna bindiğinde, Ahmet Hamdi Tanpınar'ın "Sahnenin...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2023-10-25 00:47:45Güncelleme: 2023-10-25 00:57:48
Oğuz Atay, "Tutunamayanlar" romanında kitapçı dükkanlarıyla çiçekçi dükkanlarını birbirine benzetir. İkisi de güzel kokular yayar etrafa… İkisi de birbirine yakın ürünler satar… İkisi de albenili, rengarenk mekanlardır. İkisinin de ürünleri sevinç yaratır insanda. Büyük romancıya göre kitaplarla...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2023-10-22 00:02:30Güncelleme: 2023-10-24 16:12:09
"Bilmediğim şeyleri öğrenmek için yazıyorum," diyen "büyülü gerçekçi" edebiyat akımının önemli yazarlarından İtalo Calvino, bu sene 100 yaşına girdi. Sağda solda, bizim matbuatta, bazı kitap eklerinde, edebiyat sitelerinde yazarın 100'üncü yılıyla ilgili haberler gözüme çarptı ama beni asıl bu...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2023-10-18 00:40:48Güncelleme: 2023-10-18 00:42:54
"Babil", büyülü bir kelimedir. Sadece Türkçede değil, edebiyatı yapılan dünyanın bütün dillerinde muteber bir yeri var. Adında "Babil" geçen sayısız kitap vardır dünya kütüphanelerinde, sinemada birçok filmin ad olmuş, resim sanatında özel bir yer tutar. Artık olmayan Sümer dilinde "Tanrının...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2023-10-15 08:01:30Güncelleme: 2023-10-15 08:07:18
Nuri Bilge Ceylan'ın "Kuru Otlar Üstüne" filmini Ankara'da seyretmemle; Erden Kıral'ın, Ferit Edgü'nün "O" romanından uyarladığı, 1982 kışında Hakkâri'de çekilen, "memleketin durumunu Avrupalılara kötü gösteriyor" diye beş yıl yasaklı kalan "Hakkari'de Bir Mevsim" (Baudelaire'in "Cehennemde Bir...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2023-10-10 19:13:49Güncelleme: 2023-10-11 10:40:07
Ahmet Hamdi Tanpınar, "Sahnenin Dışındakiler" romanında, Mütareke yıllarında, asıl "sahnede olan" Anadolu'dakileri değil, o sahnenin dışında, işgal altındaki İstanbul'da, yüreği sahnede ama varlığı o sahnenin dışında kalmış olan bir avuç Osmanlı aydının hüzünlü çırpınışını anlatır. Romanın bir...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2023-10-08 06:15:34Güncelleme: 2023-10-09 10:23:12
Bir yazarın başka bir yazarın romanına kahraman olarak girmesi edebiyatta çok sık rastlanan bir hadise değildir. Borges'in yazdıklarından bahsetmiyorum, onun "raporu var"; o yazdığı her şeyi, en akıl dışı, en inanılmaz olanı da dahil aklın sınırları arasına almada olağanüstü bir beceriye...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2023-10-04 09:30:59Güncelleme: 2023-10-04 09:32:31
"Buradan yaklaşık 200 km uzakta Sveg denilen küçük bir şehir var, iş için oraya gitmem lazım, sen de gelsene," dedi karım. Önce mırın kırım ettim, o da "Ben seni oraya nasıl götüreceğimi bilirim" der gibi bana bakıp gülümseyerek "Henning Mankell'in şehri, yazarsın belki," deyince gözlerim...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2023-10-01 07:37:48Güncelleme: 2023-10-01 07:39:54
Latin Amerika'nın kare ası dört romancısından üçünü Mehmed Uzun tanıştırdı benimle. Kolombiyalı Garcia Marquez'i 1984 yılında Seçkin Selvi'nin olağanüstü çevrisiyle Can Yayınları'ndan çıkan "Yüzyıllık Yalnızlık"la biliyordum ama karenin diğer üçlüsünü Meksikalı Carlos Fuentes'i, Arjantinli Julio...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2023-09-27 00:01:11Güncelleme: 2023-09-27 10:27:08
Biri İstanbullu, diğer ikisi Adanalıdır. İstanbul Fatih'te, dede konağının denize bakan üst katında dünyaya gelmiş Vedat Günyol 1911 yılında. O zamanlar sivil kaymakam olan babası Ali Fikri Bey ömrünü Anadolu'da özellikle de Diyarbekir kazalarında geçirmiş. Dedesi adliye müsteşarı, hatta bir ara...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2023-09-24 00:22:41Güncelleme: 2023-09-24 00:27:34
Ahmet Hamdi Tanpınar, kitap olarak yayınlanmadan önce bir gazetede tefrika edilen, bu yüzden de romanlarının içinde dili en sade olan "Sahnenin Dışındakiler"de, roman kahramanları İhsan ile Sabiha'yı, kitabın başlarında "ezeli meselelerimiz" üzerine bol bol konuşturur. Bir ara söz "hürriyet"...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2023-09-20 00:01:33Güncelleme: 2023-09-20 00:05:02
Bir şairi büyük şair yapan, çok şiir yazmış olması değildir. Dünya edebiyatında örnekleri çoktur ama mesela bizde Ahmed Arif'in sadece 19 şiiri var. Bir döneme kadar, (belki de Leyla Erbil'den "umudunu kesinceye" kadar) yazdıklarını yazmış, ölümsüzler mertebesine ulaşmış, daha sonra da çeşitli...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2023-09-17 00:03:24Güncelleme: 2023-09-17 09:45:36
HÜKÜM GECESİ: 14 Eylül 1961 gününü 15 Eylül'e bağlayan gece yarılanmak üzere. Koridorda el ayak çekilmiş. Gece yarısından sonra onu bekleyen subaylar nöbet değiştirecekler, demek daha yeni gün başlamamış. 9 metre kareden az, küçük bir gözetleme deliğinden başka penceresi olmayan, havalandırmaya...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2023-09-13 00:01:33Güncelleme: 2023-09-13 11:18:00
Elimde bir sepet, daldım ormana. "Mavi yemiş" toplayacağım. Siz onları "yabanmersini" diye biliyorsunuz, gavur "blueberry" (mavi çilek) der. Tam mevsimidir şimdi. Açık mavi, soluk mavi, koyu lacivert renkleriyle üzümsü bir bitkidir. İsveç ormanlarında sürüsüne bereket… Burada yetişenlerin aynısı...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2023-09-10 00:17:55Güncelleme: 2023-09-10 00:21:31
Acılarından halat yapıp cehennemin dibine inerek oradan "Kötülük Çiçekleri"ni derleyen şairlerin şairi Baudelaire'in on dokuz dörtlükten oluşan, annesine yazdığı uzun şiiri "Hayır Duası" şöyle başlar: "Karşı konmaz güçlerin buyruğu üzre şair Geldiğinde bu tatsız, can sıkıcı dünyaya Dehşet...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2023-09-06 00:01:22Güncelleme: 2023-09-06 00:06:57
Cemal Süreya'nın deyimiyle şiirde bir çağ kapatıp yeni bir çağ açan büyük Fransız şairi Baudelaire'in "Her nerede değilsem orada iyi olacakmışım gibi gelir," diyen meşhur bir mısraı vardır. Mısra, hayatımızdan memnun değilsek, nerede olursak olalım, isterseniz cennette, bulunduğumuz yerde değil, o...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2023-09-03 00:06:13Güncelleme: 2023-09-03 00:10:23
Yahya Kemal'i ölüm döşeğinde, sabah vefat etmeden önce gece saat onda son görenlerden ikisi Satvet Lütfü Tozan ve karısı Zeynep Hanım'dır. Bunu Ahmet Hamdi Tanpınar'ın günlüklerinden öğreniyoruz. Tanpınar'ın 26 Teşrin-i sani 1958 günü yazdıklarına göre öldüğü günün gecesinde saat yedide Fatma...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2023-08-30 00:01:47Güncelleme: 2023-08-30 00:06:14
27 Mayıs 1960'ta Türkiye'de askeri darbe olduğunda; roman bahsi açıldığında ilk akla gelen, uzun bir süre sol aydınlar tarafından "sağcıdır" diyerek yok sayılan, Türk edebiyatının en büyük yazarlarından birisi olan Ahmet Hamdi Tanpınar Paris'tedir. İspanya'dan Paris'e gelir o gün, bir otele...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2023-08-27 00:07:33Güncelleme: 2023-08-27 01:13:29
Lanetli kitaplar vardır; bazıları onları okumaktan, hatta onlara dokunmaktan çekinir, bazıları da dokununca onlara canından olur. Umberto Eco'nun "Gülün Adı" romanında, Aristo'nın "Poetika"sının ikinci cildine dokunan ölüyor mesela. Aristo'nun kitabı gülme teorisi üzerinedir; Orta Çağda...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2023-08-23 04:56:50Güncelleme: 2023-08-23 05:01:18
Bir şehre gittiğinizde; çok değil bundan elli sene önce orada insanların yaşadığına dair bir emareyle karşılaşmıyor, bir istasyon, bir postane binası, bir kışla, bir cami çıkmıyorsa karşınıza eğer, binalar eciş bücüş, ön cephesi sıvasız, yapılardan çıkan demir filizleri birer mızrak başı gibi...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2023-08-20 00:01:50Güncelleme: 2023-08-20 00:06:02
Pei-Yu Chang adında Tayvanlı bir öğrenci, memleketi Taipei'de Alman Dili ve Edebiyatını okuduktan sonra yüksek lisans için Almanya'nın Münster şehrine gider. Münster Sanat Akademisi'nde görsel iletişim tasarımı bölümünde, illüstrasyon dalında bitirme tezi üzerine düşünür ve bütün zamanların en ağır...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2023-08-16 05:02:08Güncelleme: 2023-08-16 05:09:36
Can Yücel'in kader ayı belli ki Ağustos'tur. Aynı ayda doğmuş, aynı ayda ölmüş. Doğumu 21, ölümü 12 Ağustos... Datça'da yazdığı şiirlerden birisi olan TAKAZA şiirinde -ki benim yeni duyduğum bir kelimedir, "azarlama" demekmiş- ağustos böceğini paklar. "Mahşeri sıcakta ağustos böceği Kulağımın...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2023-08-13 00:04:37Güncelleme: 2023-08-13 00:09:51
Masallar birer hazinedir. Hepsinin içinde küpler dolusu altın var. Saraylar altından, kasırlar konaklar hanlar hamamlar altındandır. Biri yolda altın bulur, başını belaya sokar. Biri altın arar, altın birisinin yoluna Şahmeranı çıkarır, altın gibi bir hayata kavuşmuşken kırkıncı odaya girmesi...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2023-08-09 04:55:51Güncelleme: 2023-08-09 04:59:05
Murathan Mungan'ın 2005'te "Sonraki yıllarda baskısı tekrarlanmayacaktır" notuyla çıkardığı, o zamanlar üzerinde çalıştığı kitaplardan derlediği, Bülent Erkmen'in özel olarak tasarladığı, pembe kapağında adı yazılmamış "Elli Parça" adında hacimli bir kitabı vardır. (Şair o sene 50 yaşına...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2023-08-05 23:20:04Güncelleme: 2023-08-06 00:01:28
Çetin Altan uzun yazarlık hayatı boyunca hep "mesleksizler toplumu" olmamızdan yakınıp durdu. Dönüp dönüp bu konuya geliyordu. Ona göre "hazineden geçinenlerle" mesleksizlerden oluşuyordu bu toplum; "hazineden geçinmek" yani memurluk da bir meslek değildi. Memurların, başka bir deyimle atanmışların...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2023-08-02 05:00:49Güncelleme: 2023-08-02 05:07:49
Yeni 17 yaşına giren kızımın doğum gününde Datça'da, Can Yücel'in evine komşu bir evin lokantaya dönüştürülmüş şirin bahçesinde maaile oturmuş geç bir kahvaltı yapıyorduk. Oturduğumuz yerde zeytin ağacının dalları soframıza eğilmiş, Ağustos böcekleri durmadan şarkı söylüyordu. Bir kedi atladı...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2023-07-30 00:38:18Güncelleme: 2023-07-30 00:43:37
Soru şu: Suyu evin içindeki musluktan akmayan, kaba kaçağa, içmeye yıkanmaya ya bahçedeki kuyudan ya da mahalle çeşmesinden tedarik edildiği; kışın sadece soba yanan odanın ısındığı, çoğu evin gaz lambasıyla aydınlandığı, buzdolabı girmemiş evlerde yiyeceklerin tel dolaplarda muhafaza edildiği,...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2023-07-26 04:58:24Güncelleme: 2023-07-26 05:03:04
Şehir ışıklarının ulaşmadığı uzak dağ başlarında, geniş kanatlı atların mesafeleri kısalttığı tekinsiz düzlüklerde; serin bir yelin estiği aysız yaz gecelerinde kafanızı gökyüzüne kaldırıp kayan bir yıldız görürseniz eğer, bilin ki o sırada dünyanın herhangi bir yerinde bir şair ölmüştür. 19...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2023-07-22 20:11:21Güncelleme: 2023-07-23 02:57:59
Edebiyat tarihinde Ahmet Hamdi Tanpınar'ın Yahya Kemal'le ilişkisi en çok Dante ile Vergilius ilişkisini getirir akla; en azında bana öyle gelir. Vergilius, Hıristiyan inancı yaygınlaşmadan önce yaşadığı için "İlahi Komedya"da Dante'ye sadece Cehennem ile Araf'ta "rehberlik" yapar, cennete...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2023-07-19 05:11:33Güncelleme: 2023-07-19 05:23:01
Yaşar Kemal'in "Kimsecik Üçlemesi"; "Yağmurcuk Kuşu", "Kale Kapısı" ve "Kanın Sesi"nden oluşur. Devasa kitap, bir çocuğun korkudan kaçmasının romanıdır. Birinci Cihan Harbi yılları… Ruslar Kars'tan girmiş, top sesleri eşliğinde Van'a doğru geliyorlar. Kaçış başlar, menzil belli değil, sadece...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2023-07-16 05:00:42Güncelleme: 2023-07-16 05:07:29
Yirminci asırdan yirmi birinci asra kalan dünyanın en büyük romancılarından biri olan Milan Kundera Nobel almadan 94 yaşında öldü. Gerçi Nobel almak onun pek umurunda değildi ama ondan çok, okurları her sene bu ödülün ona verilmesini büyük bir sabırsızlıkla bekleyip durdular. Niye vermediler, adı...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2023-07-12 09:00:04Güncelleme: 2023-07-12 22:06:33
Marmaris'i geçtikten sonra tepeden inip Hisarönü Körfezine girince sesleri iyice artar, Çubucak'ta mahşeri bir hal alır, sonrasında Balıkaşıran'ı geçinceye kadar çam ormanı seyrek olduğundan burada sesler biraz azalır; Kurucabük koyuna iner inmez oradan başlayarak Emecik köyüne kadar artık bir...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2023-07-09 08:07:11Güncelleme: 2023-07-09 08:12:56
Hepinizin tanıdığı meşhur bir tiyatro, sinema sanatçısı arkadaşım, babaannesiyle yaşadığı şimdi anlatacağım hadiseyi bir sahne gösterisinde de anlatmıştı. Yeniyetmeliğinde bir gün babaannesinin odasına girmiş, bakmış ki yaşlı kadın önüne fotoğraf albümlerini almış, siyah beyaz fotoğrafları teker...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2023-07-05 07:06:54Güncelleme: 2023-07-05 07:12:38
İlkokuldan üniversiteye kadar tahsil hayatını İsveç'te tamamlamış olan karımla bir cumartesi günü, sabahın erken sayılabilecek bir saatinde çıktık evden. Evin etrafı koyu bir ormanla sarılıdır. Aşağısında ve yukarısında iki büyük göl var. Ormanın içinde herkesin kendi yolu var; arabaların yolu...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2023-07-02 11:14:54Güncelleme: 2023-07-02 11:21:43
Yüz, iki yüz yıldan beri; Tolstoy, Dostoyevski, Gogol, Çehov, Pasternak, Zamyatin gibi dünya edebiyatının aşılamaz denilen zirveleri neden Rusya gibi geri bir köylü toplumunda yükseldiler de neredeyse aynı sürede bilimde, sanatta, teknolojide, sinemada ve aklınıza gelebilecek birçok alanda...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2023-06-28 00:10:18Güncelleme: 2023-06-28 00:17:50
Yaşar Kemal, romanlarını yürürken yazardı. Zaten onu bir yerde otururken gören az kişi olmuş; kim karşılaşmışsa mutlaka yürürken karşılaşmıştır onunla. Ben ilk defa İstiklal Caddesi'nde yürürken görmüştüm onu mesela, o kadar kocamandı ki gövdesi, arkadan görsen bile gidenin Yaşar Kemal olduğunu...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2023-06-25 00:07:46Güncelleme: 2023-06-25 00:13:00
Gece, çoktan yarıyı devirmiş, saat bir buçuk falandı. Evin ışıkları sönük ama içerisi ürkütücü bir aydınlık içindeydi. Balkona çıktım. "Kuzey yarımkürenin çok koyu mavi bir gecesi" hüküm sürüyordu dışarıda. Gökyüzüne baktım. Masalsıydı. Parlaktı. Ufuk, leylak kırmızısı bir hal almıştı. Diğer yerler...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2023-06-21 05:15:52Güncelleme: 2023-06-21 09:08:16
Kuzey yarımkürenin beyaz bir gecesinde pencereden dışarı bakıp her şeyi "Türkçe anlamlandırmanın" mecburiyeti üzerine düşünürken, "Büyük Saat" içinde karşıma çıkan Turgut Uyar'ın "Büyük Gurbetçi" şiiri alıp götürdü beni çok geride kalmış uzak bir sılaya. "Sen bir ağlayış gibisin neden Bir...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2023-06-18 00:35:49Güncelleme: 2023-06-18 00:45:23
Aşık olduğumuz birisiyle geçen bir dakikanın varlığı hissedilmez ama bir zelzele anında geçen birkaç saniye bir asırdan fazla gelir insana. Mutluluk zamanı unutturur, felaket ise zamanı dağ yapar, yıkar insanın üstüne. Hükmedemediğimiz tek şeydir zaman; Tanpınar'ın deyimiyle "insanın içinde ve...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2023-06-14 04:59:05Güncelleme: 2023-06-14 05:07:15
Daha çok Türkiye'den gelen malların satıldığı, müşterisi buradaki yabancılardan oluşan, baklavadan ete, bulgurdan zeytinyağına, baharattan karpuza (karpuzlar Fas'tan geliyor, ben böyle karpuz yemedim) her türlü gıda ürününün satıldığı marketten içeri girdiğimde; kafamda dünya savaşın eşiğindeyse,...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2023-06-11 01:50:58Güncelleme: 2023-06-11 09:02:40
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen göreve başlama töreninde yapığı konuşmada Şeyh Edebali ve Yunus Emre'den sonra Ehmedê Xanî (Ahmed-i Hani)'nin adını andı. 21 yıllık iktidarları döneminde hizmet götürürken hiç kimseyi ayırmadıklarını vurgulayıp,...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Giriş: 2023-06-07 04:32:49Güncelleme: 2023-06-07 05:07:52
Ben Engin Ardıç'ı 1987 yılının Aralık ayının ilk haftasında Nokta Dergisinde çıkan, "Yazar denen garip yaratık" başlıklı yazısıyla tanıdım. 13 Aralık, Oğuz Atay'ın öldüğü gündür; öleli tam on yıl oluyordu o sene; yakın arkadaştılar Oğuz Atay'la, Atay'ın günlüğünde sık sık adı geçer, Pakize Hanım'la...
DEVAMINI GÖRÜNTÜLE
Bugün 234 ziyaretçi (890 klik) kişi burdaydı!